Ttk 391
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7686 E. 2013/12362 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 391↗ aktif dava ehliyeti↗ ihtiyati tedbir↗ üçüncü kişi↗ taraf ehliyeti↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ tacir↗ ilan↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yönetim kurulunun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının TTK’nın 359/2. maddesine aykırı olduğu, aynı Yasa'nın 390. maddesinde öngörüldüğü şekilde yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile alındığını kabul etmenin yasanın ruhuna uygun bulunmadığı, anılan kararda B grubu ortak imzasının olmamasının da anasözleşmenin 8. maddesine uygun düşmediği, TTK’nın 391/c maddesinde belirtildiği gibi pay sahiplerinin haklarını ihlal edici, kullanmalarını engelleyici nitelikte olduğu gerekçesiyle ...’nün ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu’nun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının tescil ve ilanına ilişkin 08/01/2013 günlü işlemin iptaline, ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Kararı, üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
Talep, ticaret sicil memurluğunun işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı MP Sağlık ve Ticaret A.Ş. vekili, müvekkilinin ortağı olduğu ... Sağlık Hiz. A.Ş’nin 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı yönetim kurulu kararının ...’nce tescil ve ilanına ilişkin 08/01/2013 günlü işleminin iptalini ve tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Mahkemece tensiple birlikte anılan kararın tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Ticaret siciline yapılacak tescilleri ve terkinleri talep etme hakkı 6762 sayılı TTK’nın 30. maddesine göre “ilgililere” aittir. 6102 sayılı TTK’nın 34. maddesinde de yine aynı yönde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu ilgililerin kimler olacağı Ticaret Sicil Nizamnamesi’nin 31. maddesinde açıklanmıştır. Bu maddeye göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun salahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edilmektedir. Açılan herhangi bir davada veya itirazda, dava açan yahut itiraz eden kişinin bu davayı açmaya veya itiraza yetkisi olup olmadığı, yani aktif dava veya itiraz ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun saptanması resen göz önünde tutulur. Yapılan açıklamalara göre, şirket ortağı ilgililer kavramına girmediğinden davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı anlaşılmış bulunmakla bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14232 E. 2012/15710 K.
Ortak:ihtiyati tedbir · ticaret sicili · ilan
İncelediğiniz karardaYönetim Kurulu’nun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının tescil ve «ilanına» ilişkin 08/01/2013 günlü işlemin iptaline, «ihtiyati tedbirin» karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Talep, «ticaret sicil» memurluğunun işleminin iptali istemine ilişkindir.
A.Ş’nin 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı «yönetim kurulu» kararının ...’nce tescil ve «ilanına» ilişkin 08/01/2013 günlü işleminin iptalini ve tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
Benzer bu kararda1- Ticaret sicil memurluğu kararına itiraz ile tescil ve «ilan» işlemlerinin iptali talebiyle açılan davada «ihtiyati tedbir» kararı talep edilmiş olup, bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
Mahkemece, tensip kararı ile «ihtiyati tedbir» isteminin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararı, «ihtiyati tedbir» talep edenler vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8077 E. 2013/11824 K.
Ortak:ihtiyati tedbir
İncelediğiniz karardaYönetim Kurulu’nun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının tescil ve «ilanına» ilişkin 08/01/2013 günlü işlemin iptaline, «ihtiyati tedbirin» karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tensiple birlikte dava dilekçesi ekindeki «deliller değerlendirildiğinde» HMK’nın 390/3 maddesi uyarınca davacı tarafın haklılığı hususunda mahkemeye bu aşamada kanaat gelmediği gerekçesiyle «ihtiyati tedbir» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati tedbir» isteyen davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile «ihtiyati tedbir» talep edilmiş, mahkemece tensip tutanağı ile tedbirin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin tedbir isteminin yeniden değerlendirilmesi talebi de mahkemece reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · ara karar · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, tensiple birlikte dava dilekçesi ekindeki «deliller değerlendirildiğinde» HMK’nın 390/3 maddesi uyarınca davacı tarafın haklılığı hususunda mahkemeye bu aşamada kanaat gelmediği gerekçesiyle «ihtiyati tedbir» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tensiple birlikte karar verildiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz edilen «ara» karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/249 E. 2013/1461 K.
Ortak:ihtiyati tedbir
İncelediğiniz karardaYönetim Kurulu’nun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının tescil ve «ilanına» ilişkin 08/01/2013 günlü işlemin iptaline, «ihtiyati tedbirin» karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tensip kararı ile davacı vekilinin «ihtiyati tedbir» talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Davacı «haksız rekabete» dayalı açmış olduğu tazminat davasında «ihtiyati tedbir» kararı talep edilmiş olup, mahkemece bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
HMK’nun 391/3 maddesi uyarınca «ihtiyati tedbir» talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda1-Davacı «haksız rekabete» dayalı açmış olduğu tazminat davasında «ihtiyati tedbir» kararı talep edilmiş olup, mahkemece bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11386 E. 2013/10017 K.
Ortak:ihtiyati tedbir
İncelediğiniz karardaYönetim Kurulu’nun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının tescil ve «ilanına» ilişkin 08/01/2013 günlü işlemin iptaline, «ihtiyati tedbirin» karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Davacı, «hamili» olduğu 3 adet çekin kaybolduğunu ileri sürerek açtığı «çek iptali» davasında «ihtiyati tedbir» kararı talep etmiş olup, mahkemece bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca «ihtiyati tedbir» talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.
Bundan başka, «ihtiyati tedbir» kararının HMK’nın 391/2. maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali · hamil · çek
Benzer bu kararda1- Davacı, «hamili» olduğu 3 adet çekin kaybolduğunu ileri sürerek açtığı «çek iptali» davasında «ihtiyati tedbir» kararı talep etmiş olup, mahkemece bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1192 E. 2013/2146 K.
Ortak:ihtiyati tedbir
İncelediğiniz karardaYönetim Kurulu’nun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının tescil ve «ilanına» ilişkin 08/01/2013 günlü işlemin iptaline, «ihtiyati tedbirin» karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 08.11.2012 tarihli tensip tutanağında, dava dilekçesi, eki belgeler ile değerlendirildiğinde alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacının «ihtiyati tedbir» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati tedbir» talep eden davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, dava dilekçesinde «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini talep etmiş, bu istemin tensip tutunağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7686 E. , 2013/12362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2013 tarih ve 2013/10-2013/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve Medicalpark Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı... Sağlık Hiz. A.Ş’nin ortağı olduğunu, şirketin paylarının A ve B grubu imtiyazlı paylar şeklinde ayrıldığını, şirket ana sözleşmesinin 8. maddesine göre "Şirket tarafından alınacak kararların, yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için A ve B grubu hissedarlara ait Yönetim Kurulu Üyelerinden birer yönetim kurulu üyesinin şirket unvanı altına konulmuş müşterek imzasını taşıması zorunluluğu” bulunduğunu, ancak şirketin... şubesine müdür ve müdür yardımcısı seçilmesine ilişkin yönetim kurulunca alınan 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı kararın sadece A grubuna dahil yönetim kurulu üyelerince imzalandığını, kararda B grubunun imzası bulunmadığından kararın anasözleşme ve TTK’nın 390.
ve 391. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan yönetim kurulu kararının davalı ...'nce tescil ve ilanına ilişkin 8/1/2013 günlü işleminin iptaline ve yönetim kurulunun 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı kararının tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, yasal hasım durumunda olduklarını ancak davanın ... Sağlık Hiz. A.Ş’ye yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilleri, tensiple verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davanın da esastan reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yönetim kurulunun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının TTK’nın 359/2. maddesine aykırı olduğu, aynı Yasa'nın 390. maddesinde öngörüldüğü şekilde yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile alındığını kabul etmenin yasanın ruhuna uygun bulunmadığı, anılan kararda B grubu ortak imzasının olmamasının da anasözleşmenin 8. maddesine uygun düşmediği, TTK’nın 391/c maddesinde belirtildiği gibi pay sahiplerinin haklarını ihlal edici, kullanmalarını engelleyici nitelikte olduğu gerekçesiyle ...’nün ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu’nun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının tescil ve ilanına ilişkin 08/01/2013 günlü işlemin iptaline, ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Kararı, üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
Talep, ticaret sicil memurluğunun işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı MP Sağlık ve Ticaret A.Ş. vekili, müvekkilinin ortağı olduğu ... Sağlık Hiz. A.Ş’nin 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı yönetim kurulu kararının ...’nce tescil ve ilanına ilişkin 08/01/2013 günlü işleminin iptalini ve tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Mahkemece tensiple birlikte anılan kararın tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Ticaret siciline yapılacak tescilleri ve terkinleri talep etme hakkı 6762 sayılı TTK’nın 30. maddesine göre “ilgililere” aittir. 6102 sayılı TTK’nın 34. maddesinde de yine aynı yönde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu ilgililerin kimler olacağı Ticaret Sicil Nizamnamesi’nin 31.
maddesinde açıklanmıştır. Bu maddeye göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun salahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edilmektedir. Açılan herhangi bir davada veya itirazda, dava açan yahut itiraz eden kişinin bu davayı açmaya veya itiraza yetkisi olup olmadığı, yani aktif dava veya itiraz ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun saptanması resen göz önünde tutulur. Yapılan açıklamalara göre, şirket ortağı ilgililer kavramına girmediğinden davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı anlaşılmış bulunmakla bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davada üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve Medicalpark Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan şirketler yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve ... Sağlık Hizmetleri A.Ş'ye iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/466948900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz