6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8077 E. 2013/11824 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 390/3 delil değerlendirmesi usulüne uygun tebliğ ara karar ihtiyati tedbir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi karar verilmesine yer olmadığına

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 390HMK 391

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tensiple birlikte dava dilekçesi ekindeki deliller değerlendirildiğinde HMK’nın 390/3 maddesi uyarınca davacı tarafın haklılığı hususunda mahkemeye bu aşamada kanaat gelmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, 27.03.2013 tarihli dilekçesi ile tedbir isteminin yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, tensiple birlikte karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili temyiz etmiştir.

1- Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep edilmiş, mahkemece tensip tutanağı ile tedbirin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin tedbir isteminin yeniden değerlendirilmesi talebi de mahkemece reddedilmiştir. Ancak ayrı bir karar yazılmamıştır.

HMK’nın 391/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir. Bundan başka, ihtiyati

tedbir kararının HMK’nın 391/2 maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen ara karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK'nın 391/2. maddesine uygun olarak karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/249 E. 2013/1461 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali | İhtiyati tedbir

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12095 E. 2012/14498 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Usulüne uygun tebliğ

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14232 E. 2012/15710 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11386 E. 2013/10017 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Tedbir Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2864 E. 2013/5697 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/658 E. 2013/2209 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Tedbir Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14381 E. 2012/17246 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İhtiyati Tedbir Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14191 E. 2013/19000 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/8077 E.  ,  2013/11824 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.04.2013 tarih ve 2013/124-2013/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili, müvekkillerinin davalı ile kardeş olduklarını, babaları ... ’ın ölmeden önce ortağı olduğu ... Kollektif Şirketi’ndeki hisselerini müvekkillerinden mal kaçırmak maksadı ile muvazaalı olarak davalıya satmış gibi noter devir sözleşmesi düzenlendiğini, oysa gerçekte satış olmayıp ivazsız devir olduğunu ileri sürerek, muris muvazaası nedeniyle hisse devir sözleşmesinin iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tesciline ve dava konusu hissenin üçüncü kişilere devir temlikini önlemek amacıyla ticaret sicil kaydına tedbir konulmasına, şirket yönetiminin dava sonuçlanıncaya kadar kayyım eliyle sürdürülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, tensiple birlikte dava dilekçesi ekindeki deliller değerlendirildiğinde HMK’nın 390/3 maddesi uyarınca davacı tarafın haklılığı hususunda mahkemeye bu aşamada kanaat gelmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, 27.03.2013 tarihli dilekçesi ile tedbir isteminin yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, tensiple birlikte karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili temyiz etmiştir.

1- Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep edilmiş, mahkemece tensip tutanağı ile tedbirin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin tedbir isteminin yeniden değerlendirilmesi talebi de mahkemece reddedilmiştir. Ancak ayrı bir karar yazılmamıştır.

HMK’nın 391/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir. Bundan başka, ihtiyati

tedbir kararının HMK’nın 391/2 maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen ara karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK'nın 391/2. maddesine uygun olarak karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden ihtiyati tedbir isteyen davacılara iadesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467016900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.