Tanıma Ve Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4850 E. 2018/8001 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tashih↗ maddi hatanın düzeltilmesi↗ tanıma ve tenfiz↗ tavzih↗ tanıma↗ maddi hata↗ tenfiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Romanya ... Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) görülen 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, davalının 05/07/2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar ile davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, kararın ... Temyiz Mahkemesi 525 sayılı ve 03/07/2014 tarihli kararı ile 03/07/2014 tarihinde kesinleştiği, tanıma ve tenfiz koşullarının bulunduğu gerekçesiyle Romanya ... Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, 05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar, ... Temyiz Mahkemesi 525 sayılı ve 03/07/2014 tarihli kararı ile 03.07.2014 kesinleşme tarihli ilamının tanınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair hüküm kurulduktan sonra, tashih yoluyla yabancı mahkeme kararının “tenfizine” hükmedilmiştir. 6100 sayılı HMK 304 maddesine dayalı olarak hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir. Ancak, maddi hatanın düzeltilmesi ya da HMK 305. maddesi uyarınca hükmü tavzihi yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi taraflara tanınan haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı ve genişletilemeyeceği halde, mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair karar verildikten sonra tashih yoluyla kararın “tenfizine” de hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3957 E. 2022/5804 K.
Ortak:tanıma · tenfiz
İncelediğiniz karardaTemyiz Mahkemesi 525 sayılı ve 03/07/2014 tarihli kararı ile 03/07/2014 tarihinde kesinleştiği, «tanıma» ve «tenfiz» koşullarının bulunduğu gerekçesiyle Romanya ...
1- Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair hüküm kurulduktan sonra, «tashih» yoluyla yabancı mahkeme kararının “«tenfizine»” hükmedilmiştir.
Ancak, «maddi hatanın düzeltilmesi» ya da HMK 305. maddesi uyarınca hükmü «tavzihi» yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi taraflara tanınan haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı ve genişletilemeyeceği halde, mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair karar verildikten sonra «tashih» yoluyla kararın “«tenfizine»” de hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… letlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 52,53,54 ve 58. maddelerinde belirtilen şartları taşıdığı, bu haliyle mevzuatımaza uygun olduğu bu nedenle «tanıma» ve «tenfiz» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tespit davası · dava sebebi
Benzer bu kararda… ra, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, huzurdaki davanın mahiyeti itibariyle bir «tespit davası» niteliğinde olması hasebiyle maktu harçla görülüp sonuçlandırılmasında isabetsizlik bulunmamasına ve 6102 sayılı TTK’nın 5/4. maddesi uyarınca, davanın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görülmemiş olmasının bozma «sebebi» yapılamayacak olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5368 E. 2020/4418 K.
Ortak:tanıma · tenfiz
İncelediğiniz karardaTemyiz Mahkemesi 525 sayılı ve 03/07/2014 tarihli kararı ile 03/07/2014 tarihinde kesinleştiği, «tanıma» ve «tenfiz» koşullarının bulunduğu gerekçesiyle Romanya ...
1- Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair hüküm kurulduktan sonra, «tashih» yoluyla yabancı mahkeme kararının “«tenfizine»” hükmedilmiştir.
Ancak, «maddi hatanın düzeltilmesi» ya da HMK 305. maddesi uyarınca hükmü «tavzihi» yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi taraflara tanınan haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı ve genişletilemeyeceği halde, mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair karar verildikten sonra «tashih» yoluyla kararın “«tenfizine»” de hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tanınması ve «tenfizi» istenen Romanya Bükreş Mahkemelerinin (Medeni Bölümü) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, 05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Kararı ile davalının davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, bu kararın Bükreş Temyiz Mahkemesi’nin 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 tarihinde kesinleştiği kararın «tanıma» ve tenfiz koşullarının gerçekleştiği, tanınmasına ve tenfizine hukuken engel bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne Romanya Bükreş Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında,05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar, Bükreş Temyiz Mahkemesi 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 kesinleşme tarihli ilamının tanınmasına, tenfizine ve Türkiye Cumhuriyetinde «infaz» edilebileceğinin tespitine karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının tanınma ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı mahkeme ilamı · kesin delil · kesin süre · infaz · taşıyan · eksik inceleme · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaAncak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Şu halde, tanınması ve «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının aslının ve onanmış tercümelerinin dosyada bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece, HMK 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı olan kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararının aslını veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tanınması ve «tenfizi» istenen Romanya Bükreş Mahkemelerinin (Medeni Bölümü) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, 05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Kararı ile davalının davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, bu kararın Bükreş Temyiz Mahkemesi’nin 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 tarihinde kesinleştiği kararın «tanıma» ve tenfiz koşullarının gerçekleştiği, tanınmasına ve tenfizine hukuken engel bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne Romanya Bükreş Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında,05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar, Bükreş Temyiz Mahkemesi 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 kesinleşme tarihli ilamının tanınmasına, tenfizine ve Türkiye Cumhuriyetinde «infaz» edilebileceğinin tespitine karar verilmiştir.
Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17542 E. 2014/20151 K.
Ortak:tashih · tavzih
İncelediğiniz karardaAncak, «maddi hatanın düzeltilmesi» ya da HMK 305. maddesi uyarınca hükmü «tavzihi» yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi taraflara tanınan haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı ve genişletilemeyeceği halde, mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair karar verildikten sonra «tashih» yoluyla kararın “«tenfizine»” de hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair hüküm kurulduktan sonra, «tashih» yoluyla yabancı mahkeme kararının “«tenfizine»” hükmedilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin 17.02.2014 tarihli «tashih» kararına yönelik temyizine gelince; Gerekçeli kararda mahkemece, reddedilen miktar yönünden davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiş, davalı vekilinin tashih talebi üzerine 17.02.2014 tarihinde hükmün tashih edildiği belirtilerek davalı yararına 1.320,00 TL «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
305/1. maddesi gereğince de taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin 17.02.2014 tarihli «tashih» kararına yönelik temyizine gelince; Gerekçeli kararda mahkemece, reddedilen miktar yönünden davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiş, davalı vekilinin tashih talebi üzerine 17.02.2014 tarihinde hükmün tashih edildiği belirtilerek davalı yararına 1.320,00 TL «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
3- Davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece, taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği halde reddedilen kısım yönünden kendini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücretine» hükmolunmaması doğru olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer verilmeyen «vekalet ücretine» dair hükmün «tashihen» hükme eklenmesi mümkün olmayıp, 17.02.2014 tashih kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2082 E. 2022/2479 K.
Ortak:tashih · tavzih · maddi hata
İncelediğiniz karardaAncak, «maddi hatanın düzeltilmesi» ya da HMK 305. maddesi uyarınca hükmü «tavzihi» yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi taraflara tanınan haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı ve genişletilemeyeceği halde, mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair karar verildikten sonra «tashih» yoluyla kararın “«tenfizine»” de hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair hüküm kurulduktan sonra, «tashih» yoluyla yabancı mahkeme kararının “«tenfizine»” hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili 14.02.2022 tarihli hükmün düzeltilmesi istemli dilekçesi ile hükmün 5. bendinde davalı yararına hükmedilen «vekalet ücreti» hususunda «maddi hata» yapıldığı, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün düzeltilmesi talebinde bulunmuş, davacı vekilinin «tashih» talebi üzerine, mahkemece, 2019/332 Esas, 2020/104 Karar sayılı asıl (aynı) dosya üzerinden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, 23.02.2022 tarihli karar i …
Her ne kadar mahkemece «tashih» kararı verilmiş ise de, düzeltilen husus yukarıda bahsedilen 304. madde kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi bir an için «tavzih» kabul edilse bile HKM’nın 305/2. maddesinin uygulanamayacağı da açıktır.
Mahkemece verilen 23.02.2022 tarihli «tashihe» ilişkin kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · hükmün kesinleşmesi · yargılama giderleri · bono · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaKaldı ki kabule göre verilen «tashih» kararı da hatalıdır, hükmün gerekçesinde davacının «yargılama giderlerinden sorumlu» olacağı belirtilmiş olup, hükmün 5. maddesinin ilk cümlesinin başında belirtilen “davacı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden” ibaresinin “davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden” şeklinde düzeltilmesi gerekirken tam tersi olacak şekilde cümlenin sonundaki kısmın düzeltilmesi de hatalı olmuştur.
Dava; «bonoya» dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın easası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, karar Yargıtay incelemesinden geçerek 11.11.2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili 14.02.2022 tarihli hükmün düzeltilmesi istemli dilekçesi ile hükmün 5. bendinde davalı yararına hükmedilen «vekalet ücreti» hususunda «maddi hata» yapıldığı, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün düzeltilmesi talebinde bulunmuş, davacı vekilinin «tashih» talebi üzerine, mahkemece, 2019/332 Esas, 2020/104 Karar sayılı asıl (aynı) dosya üzerinden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, 23.02.2022 tarihli karar i …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11832 E. 2014/19241 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · zamanaşımı
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, tecavüzün tespit edildiği tarih dikkate alındığında, 818 sayılı BK'nın 60. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarih itibariyle 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 03.01.2008 tarih 2005/15 Esas, 2008/2 sayılı kararıyla 556 sayılı KHK'nın 61-A-c maddesi iptal edildiğinden «ceza zamanaşımının» somut olaya uygulanamayacağı, dayanak mahkeme dosyasında, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması beyanının, zamanaşımını tek başına kesmeyeceği gerekçesiyle, zam …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2168 E. 2015/7296 K.
Ortak:maddi hatanın düzeltilmesi · tavzih · maddi hata
İncelediğiniz karardaAncak, «maddi hatanın düzeltilmesi» ya da HMK 305. maddesi uyarınca hükmü «tavzihi» yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi taraflara tanınan haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı ve genişletilemeyeceği halde, mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair karar verildikten sonra «tashih» yoluyla kararın “«tenfizine»” de hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaTalep, mahkeme hükmündeki açık «maddi hatanın düzeltilmesine» ilişkin olup, mahkemece HMK'nın 305/2. maddesine göre hüküm fıkrasındaki taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların «tavzih» yolu ile değiştirilmeyeceği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, HMK'nın 304. maddesi gereğince açık maddi hataların düzeltilmesinin her zaman mümkün olduğu ve davalının «maddi hatanın düzeltilmesi» isteminin yerinde olduğu nazara alınmadan talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, HMK'nın 305.maddesinin ikinci fıkrasında "hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez, değiştirilemez" hükmü uyarınca tavzih talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4850 E. , 2018/8001 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Huku Mahkemesi’nce verilen 13/11/2015 tarih ve 2015/765-2015/1795 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin, dava dışı ... şirketinde ortaklığı sırasında davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak müvekkilinin hisselerini gerçek değerinin altında bir bedelle devraldığını, herhangi bir ödeme yapmadığını, bu hususla alakalı ... Mahkemesinde açılan davanın, 05.07.2013 tarihli 6028/3/2012 sayılı karar ile kabulüne karar verilerek 230.221,68lei tazminata hükmedildiğini, kararın 03.07.2014 tarihinde kesinleştiğini, kararın tercüme edildiğini, apostil şerhinin bulunduğunu ileri sürerek ... Mahkemesinin 05.07.2013 tarihli 6028/3/2012 sayılı ve 03.07.2014 kesinleşme tarihli kararının tanınmasını ve tenfizini istemiştir.
Davalı; ... Mahkemesinin kararının sadece Romanya Devleti'ndeki kişi ve kuruluşları ilgilendirdiğini, mahkemenin görevli olmadığını, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunu, tanıma ve tenfiz için kararda gerekli şerhin bulunmadığını, kararın tanınması ve tenfizinin yasal olarak mümkün olmadığını, iki ülke arasında imzalanan ticari bir anlaşmanın bulunmadığını, davacı yararına hükmedilen meblağın davacı adına bankaya bloke edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Romanya ... Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) görülen 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, davalının 05/07/2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar ile davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, kararın ... Temyiz Mahkemesi 525 sayılı ve 03/07/2014 tarihli kararı ile 03/07/2014 tarihinde kesinleştiği, tanıma ve tenfiz koşullarının bulunduğu gerekçesiyle Romanya ... Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, 05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar, ... Temyiz Mahkemesi 525 sayılı ve 03/07/2014 tarihli kararı ile 03.07.2014 kesinleşme tarihli ilamının tanınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair hüküm kurulduktan sonra, tashih yoluyla yabancı mahkeme kararının “tenfizine” hükmedilmiştir. 6100 sayılı HMK 304 maddesine dayalı olarak hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir. Ancak, maddi hatanın düzeltilmesi ya da HMK 305. maddesi uyarınca hükmü tavzihi yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi taraflara tanınan haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı ve genişletilemeyeceği halde, mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair karar verildikten sonra tashih yoluyla kararın “tenfizine” de hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465462900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz