6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tanıma Ve Tenfiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4850 E. 2018/8001 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tashih maddi hatanın düzeltilmesi tanıma ve tenfiz tavzih tanıma maddi hata tenfiz

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 304HMK 305

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Romanya ... Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) görülen 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, davalının 05/07/2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar ile davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, kararın ... Temyiz Mahkemesi 525 sayılı ve 03/07/2014 tarihli kararı ile 03/07/2014 tarihinde kesinleştiği, tanıma ve tenfiz koşullarının bulunduğu gerekçesiyle Romanya ... Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, 05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar, ... Temyiz Mahkemesi 525 sayılı ve 03/07/2014 tarihli kararı ile 03.07.2014 kesinleşme tarihli ilamının tanınmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair hüküm kurulduktan sonra, tashih yoluyla yabancı mahkeme kararının “tenfizine” hükmedilmiştir. 6100 sayılı HMK 304 maddesine dayalı olarak hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir. Ancak, maddi hatanın düzeltilmesi ya da HMK 305. maddesi uyarınca hükmü tavzihi yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi taraflara tanınan haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı ve genişletilemeyeceği halde, mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair karar verildikten sonra tashih yoluyla kararın “tenfizine” de hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3957 E. 2022/5804 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5368 E. 2020/4418 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17542 E. 2014/20151 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2082 E. 2022/2479 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11832 E. 2014/19241 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi hatanın düzeltilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2168 E. 2015/7296 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2017/4850 E.  ,  2018/8001 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Huku Mahkemesi’nce verilen 13/11/2015 tarih ve 2015/765-2015/1795 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin, dava dışı ... şirketinde ortaklığı sırasında davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak müvekkilinin hisselerini gerçek değerinin altında bir bedelle devraldığını, herhangi bir ödeme yapmadığını, bu hususla alakalı ... Mahkemesinde açılan davanın, 05.07.2013 tarihli 6028/3/2012 sayılı karar ile kabulüne karar verilerek 230.221,68lei tazminata hükmedildiğini, kararın 03.07.2014 tarihinde kesinleştiğini, kararın tercüme edildiğini, apostil şerhinin bulunduğunu ileri sürerek ... Mahkemesinin 05.07.2013 tarihli 6028/3/2012 sayılı ve 03.07.2014 kesinleşme tarihli kararının tanınmasını ve tenfizini istemiştir.

Davalı; ... Mahkemesinin kararının sadece Romanya Devleti'ndeki kişi ve kuruluşları ilgilendirdiğini, mahkemenin görevli olmadığını, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunu, tanıma ve tenfiz için kararda gerekli şerhin bulunmadığını, kararın tanınması ve tenfizinin yasal olarak mümkün olmadığını, iki ülke arasında imzalanan ticari bir anlaşmanın bulunmadığını, davacı yararına hükmedilen meblağın davacı adına bankaya bloke edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Romanya ... Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) görülen 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, davalının 05/07/2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar ile davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, kararın ... Temyiz Mahkemesi 525 sayılı ve 03/07/2014 tarihli kararı ile 03/07/2014 tarihinde kesinleştiği, tanıma ve tenfiz koşullarının bulunduğu gerekçesiyle Romanya ... Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, 05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar, ... Temyiz Mahkemesi 525 sayılı ve 03/07/2014 tarihli kararı ile 03.07.2014 kesinleşme tarihli ilamının tanınmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair hüküm kurulduktan sonra, tashih yoluyla yabancı mahkeme kararının “tenfizine” hükmedilmiştir. 6100 sayılı HMK 304 maddesine dayalı olarak hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir. Ancak, maddi hatanın düzeltilmesi ya da HMK 305. maddesi uyarınca hükmü tavzihi yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi taraflara tanınan haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı ve genişletilemeyeceği halde, mahkemece kısa ve gerekçeli kararda yabancı mahkeme kararının “tanınmasına” dair karar verildikten sonra tashih yoluyla kararın “tenfizine” de hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465462900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.