Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5368 E. 2020/4418 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin kabul↗ hmk 115/3↗ 5718 sayılı möhuk↗ tanıma ve tenfiz↗ yabancı mahkeme ilamı↗ kesin delil↗ tanıma↗ möhuk 47↗ kesin süre↗ iş bölümü↗ infaz↗ tenfiz↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tanınması ve tenfizi istenen Romanya Bükreş Mahkemelerinin (Medeni Bölümü) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, 05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Kararı ile davalının davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, bu kararın Bükreş Temyiz Mahkemesi’nin 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 tarihinde kesinleştiği kararın tanıma ve tenfiz koşullarının gerçekleştiği, tanınmasına ve tenfizine hukuken engel bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne Romanya Bükreş Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında,05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar, Bükreş Temyiz Mahkemesi 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 kesinleşme tarihli ilamının tanınmasına, tenfizine ve Türkiye Cumhuriyetinde infaz edilebileceğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının tanınma ve tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını taşıyan 53. maddesinde tenfiz dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı mahkeme ilamının tanınmasına karar verilebilmesi için öncelikle yabancı mahkeme kararının kesinleşme şerhli aslı veya onanmış örneği ve onanmış tercümesinin dava dilekçesi ile mahkemeye ibrazı gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, mahkemece resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Şu halde, tanınması ve tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının aslının ve onanmış tercümelerinin dosyada bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece, HMK 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı olan kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararının aslını veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunmak üzere davacı vekiline kesin süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12850 E. 2017/1098 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesin delil · kesin süre · tenfiz · taşıyan · ibraz · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Şu halde, tanınması ve «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının aslının ve onanmış tercümelerinin dosyada bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece, HMK 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı olan kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararının aslını veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda5718 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince Yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının davalılara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yabancı mahkeme kararın kesinleşme şerhli aslının bulunduğu, ancak dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini gösterir «tebligat» belgelerinin de sunulması için davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · yazılı delil · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu numaralı kararının davalılara «usulüne uygun tebliğ» edildiğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının davalılara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yabancı mahkeme kararın kesinleşme şerhli aslının bulunduğu, ancak dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini gösterir «tebligat» belgelerinin de sunulması için davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3957 E. 2022/5804 K.
Ortak:tanıma · tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tanınması ve «tenfizi» istenen Romanya Bükreş Mahkemelerinin (Medeni Bölümü) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, 05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Kararı ile davalının davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, bu kararın Bükreş Temyiz Mahkemesi’nin 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 tarihinde kesinleştiği kararın «tanıma» ve tenfiz koşullarının gerçekleştiği, tanınmasına ve tenfizine hukuken engel bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne Romanya Bükreş Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında,05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar, Bükreş Temyiz Mahkemesi 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 kesinleşme tarihli ilamının tanınmasına, tenfizine ve Türkiye Cumhuriyetinde «infaz» edilebileceğinin tespitine karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının tanınma ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Benzer bu kararda… letlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 52,53,54 ve 58. maddelerinde belirtilen şartları taşıdığı, bu haliyle mevzuatımaza uygun olduğu bu nedenle «tanıma» ve «tenfiz» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tespit davası · dava sebebi
Benzer bu kararda… ra, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, huzurdaki davanın mahiyeti itibariyle bir «tespit davası» niteliğinde olması hasebiyle maktu harçla görülüp sonuçlandırılmasında isabetsizlik bulunmamasına ve 6102 sayılı TTK’nın 5/4. maddesi uyarınca, davanın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görülmemiş olmasının bozma «sebebi» yapılamayacak olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5396 E. 2016/7720 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesin delil · kesin süre · tenfiz · taşıyan · ibraz · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Şu halde, tanınması ve «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının aslının ve onanmış tercümelerinin dosyada bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece, HMK 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı olan kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararının aslını veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 58. maddesi gereğince Yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, tanınması istenen yabancı mahkeme ilamınının taraflara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu …
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, tanınması istenen yabancı mahkeme ilamınının taraflara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu …
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10773 E. 2013/23704 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · tenfiz · taşıyan · eksik inceleme · ibraz · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Şu halde, tanınması ve «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının aslının ve onanmış tercümelerinin dosyada bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece, HMK 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı olan kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararının aslını veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa «tenfizi» istenilen kararın kesinleştiğini gösteren usulüne uygun yazıyı ve tercümesini dosyaya sunması için süre verilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi
Benzer bu karardaSomut olayda, dava dilekçesine ekli olarak sunulan yabancı mahkeme kararının aslı üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi bu kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi de dosyaya sunulmamış, yalnızca yargılama sırasında kesinleşme şerhini içerir karar fotokopisi «ibraz» edilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması | Kararların tanınması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4818 E. 2017/7059 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesin delil · kesin süre · tenfiz · taşıyan · eksik inceleme · ibraz · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Şu halde, tanınması ve «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının aslının ve onanmış tercümelerinin dosyada bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece, HMK 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı olan kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararının aslını veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Bu durumda, mahkemece, HMK 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı olan kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararlarının aslını ve onanmış tercümelerini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2014/190 esas sayılı dosyasında karşı dava olarak açılmış ve mahkemece «tefrik» edilip «görevsizlik» kararı verilerek ...
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5639 E. 2013/11732 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · tenfiz · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tanınması ve «tenfizi» istenen Romanya Bükreş Mahkemelerinin (Medeni Bölümü) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, 05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Kararı ile davalının davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, bu kararın Bükreş Temyiz Mahkemesi’nin 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 tarihinde kesinleştiği kararın «tanıma» ve tenfiz koşullarının gerçekleştiği, tanınmasına ve tenfizine hukuken engel bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne Romanya Bükreş Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında,05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar, Bükreş Temyiz Mahkemesi 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 kesinleşme tarihli ilamının tanınmasına, tenfizine ve Türkiye Cumhuriyetinde «infaz» edilebileceğinin tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAnılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · cy/cy şerhi · tespit davası
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça «tenfizi» istenilen karar üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi bu kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi de dosyaya sunulmamıştır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12481 E. 2016/195 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesin süre · tenfiz · taşıyan · eksik inceleme · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞu halde, tanınması ve «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının aslının ve onanmış tercümelerinin dosyada bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece, HMK 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı olan kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararının aslını veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… 2 maddesi uyarınca davacı vekiline kesinleşme şerhli karar aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve karar tebliğine dair belgeleri sunmak üzere usulüne uygun «kesin süre» verilerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tebliğ tarihi · tebligat
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamınının diplomatik yolla tebliğ edilmediği, kararın postaya verilme tarihinin davalıya «tebliğ tarihi» sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kararın tebliğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı gibi kararın posta yoluyla tebliğ edildiğine dair bir iddia da bulunmadığından gerekçe dosya kapsamına uygun değildir.
Mahkemece, davacı vekiline sadece «tebligat» belgelerini sunmak üzere «kesin» olmayan süre verilmiş, davacı vekilince herhangi bir tebligat belgesi sunulmamıştır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7440 E. 2016/7715 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · tenfiz · taşıyan · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Şu halde, tanınması ve «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının aslının ve onanmış tercümelerinin dosyada bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece, HMK 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı olan kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararının aslını veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa «tenfizi» istenilen kararın noter veya konsolosluk tarafından onanmış tercümesini dosyaya sunması için süre verilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5368 E. , 2020/4418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İskilip Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.06.2019 tarih ve 2019/174- 2019/473 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin, dava dışı Hitit Comexim şirketinde ortaklığı sırasında davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak müvekkilinin hisselerini gerçek değerinin altında bir bedelle devraldığını, herhangi bir ödeme yapmadığını, bu hususla alakalı Bükreş Mahkemesinde açılan davanın, 05.07.2013 tarihli 6028/3/2012 sayılı karar ile kabulüne karar verilerek 230.221,68lei tazminata hükmedildiğini, kararın 03.07.2014 tarihinde kesinleştiğini, kararın tercüme edildiğini, apostil şerhinin bulunduğunu ileri sürerek Bükreş Mahkemesinin 05.07.2013 tarihli 6028/3/2012 sayılı ve 03.07.2014 kesinleşme tarihli kararının tanınmasını ve tenfizini istemiştir.
Davalı; Bükreş Mahkemesinin kararının sadece Romanya Devleti'ndeki kişi ve kuruluşları ilgilendirdiğini, mahkemenin görevli olmadığını, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunu, tanıma ve tenfiz için kararda gerekli şerhin bulunmadığını, kararın tanınması ve tenfizinin yasal olarak mümkün olmadığını, iki ülke arasında imzalanan ticari bir anlaşmanın bulunmadığını, davacı yararına hükmedilen meblağın davacı adına bankaya bloke edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, tanınması ve tenfizi istenen Romanya Bükreş Mahkemelerinin (Medeni Bölümü) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında, 05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Kararı ile davalının davacıya 230.221,68 lei tutarında tazminat ödemesine karar verildiği, bu kararın Bükreş Temyiz Mahkemesi’nin 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 tarihinde kesinleştiği kararın tanıma ve tenfiz koşullarının gerçekleştiği, tanınmasına ve tenfizine hukuken engel bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne Romanya Bükreş Mahkemeleri (Medeni Bölümünce) 6028/3/2012 esas sayılı dosyasında,05.07.2013 tarihli 5328 sayılı Medeni Karar, Bükreş Temyiz Mahkemesi 525/03/07/2014 sayılı ve tarihli kararı ile 03.07.2014 kesinleşme tarihli ilamının tanınmasına, tenfizine ve Türkiye Cumhuriyetinde infaz edilebileceğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının tanınma ve tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 5718 sayılı MÖHUK’un 58. maddesi gereğince yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Anılan Kanun’un “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını taşıyan 53. maddesinde tenfiz dilekçesine “yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı mahkeme ilamının tanınmasına karar verilebilmesi için öncelikle yabancı mahkeme kararının kesinleşme şerhli aslı veya onanmış örneği ve onanmış tercümesinin dava dilekçesi ile mahkemeye ibrazı gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, mahkemece resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Şu halde, tanınması ve tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının aslının ve onanmış tercümelerinin dosyada bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece, HMK 115/2. maddesi uyarınca, dava şartı olan kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararının aslını veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunmak üzere davacı vekiline kesin süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616016400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz