Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17542 E. 2014/20151 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tashih↗ tavzih↗ vekalet ücreti takdiri↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların kazanın meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu, bu doğrultuda hasardan sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.202,10 TL'nin 25.06.2011 tarihi ile işlemiş yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl karara yönelik davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki 3 nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin 17.02.2014 tarihli tashih kararına yönelik temyizine gelince; Gerekçeli kararda mahkemece, reddedilen miktar yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş, davalı vekilinin tashih talebi üzerine 17.02.2014 tarihinde hükmün tashih edildiği belirtilerek davalı yararına 1.320,00 TL vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 304/1. maddesi uyarınca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. 305/1. maddesi gereğince de taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan
haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Somut uyuşmazlıkta, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer verilmeyen vekalet ücretine dair hükmün tashihen hükme eklenmesi mümkün olmayıp, 17.02.2014 tashih kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece, taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği halde reddedilen kısım yönünden kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmaması doğru olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2739 E. 2014/4577 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda305/1. maddesi gereğince de taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 01.09.2009 tarih 6 O 21209/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 01.09.2009 tarih 6 O 21209/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. .../... -2-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2735 E. 2014/4579 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda305/1. maddesi gereğince de taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2-Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 27.11.2009 tarih 10 O 14/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 27.11.2009 tarih 10 O 14/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2748 E. 2014/4576 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda305/1. maddesi gereğince de taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 27.04.2012 tarih sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 27.04.2012 tarih sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2738 E. 2014/4578 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda305/1. maddesi gereğince de taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 26.07.2010 tarih 5 O 418/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 26.07.2010 tarih 5 O 418/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. .../... -2-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10728 E. 2013/23696 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda305/1. maddesi gereğince de taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz etmiştir.
2- Davalı vekilinin 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Flensburg Yerel (Sulh Hukuk) Mahkemesi'nin 62 C 398/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 08.04.2013 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Flensburg Yerel (Sulh Hukuk) Mahkemesi'nin 62 C 398/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 08.04.2013 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 14.02.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9809 E. 2015/11515 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda305/1. maddesi gereğince de taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Benzer bu karardaTalep, «tavzih» yoluyla «masraf» tespiti kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl kararın «tenfizine» karar verilmesinden sonra 21.01.2013 tarihinde «tavzih» suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
… gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl hükmün «tenfizine» ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Talep, «tavzih» yoluyla «masraf» tespiti kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl kararın «tenfizine» karar verilmesinden sonra 21.01.2013 tarihinde «tavzih» suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece verilen «tavzih» kararı bozulup bozmaya uyulduktan sonra verilen «masraf» tespit kararının «tenfizi» kararı, tavzih mahiyetinde olup, tavzih suretiyle masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteli …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17542 E. , 2014/20151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KÜÇÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 01/11/2013
NUMARASI 2011/736-2013/628
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2013 tarih ve 2011/736-2013/628 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait emtianın davalı tarafından taşınması esnasında nakliye aracının elektrik ve telefon tellerine takılarak kaza yaptığını, 3.500 Euro tutarında hasar meydana geldiğini ileri sürerek 3.500 Euro'nun olay tarihinden itibaren işleyecek bankaların uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile 3.500 Euro'nun ödeme günündeki TL karşılığı olarak dövize uygulanacak faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, taşınan kazan emtiasının yüklemesinin tamamen davacı personeli tarafından yapıldığını, yükleme ve muhafaza tedbirleri alınmasınan davacı yanca yerine getirildiğini, müvekkilinin hiç bir müdahalesinin olmadığını, fabrika çıkışında bulunan elektrik ve telefon tellerinin olması gerekenden daha alçakta bulunması sonucu kazanların tellere çarparak bir adet kazanda hasarın meydana geldiğini, müvekkilinin hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını, taşınan kazan emtiasının değerinin gizlendiğini, istenen faiz türünü kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların kazanın meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu, bu doğrultuda hasardan sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.202,10 TL'nin 25.06.2011 tarihi ile işlemiş yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl karara yönelik davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki 3 nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin 17.02.2014 tarihli tashih kararına yönelik temyizine gelince; Gerekçeli kararda mahkemece, reddedilen miktar yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş, davalı vekilinin tashih talebi üzerine 17.02.2014 tarihinde hükmün tashih edildiği belirtilerek davalı yararına 1.320,00 TL vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 304/1. maddesi uyarınca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. 305/1. maddesi gereğince de taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan
haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Somut uyuşmazlıkta, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer verilmeyen vekalet ücretine dair hükmün tashihen hükme eklenmesi mümkün olmayıp, 17.02.2014 tashih kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece, taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği halde reddedilen kısım yönünden kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmaması doğru olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl karara yönelik tüm, davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin 17.02.2014 tarihli tashih kararının davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin asıl kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102441200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz