Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/442 E. 2018/7926 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar yükümlülüğü↗ sigorta ettiren↗ sorumluluk sigortası↗ gerçek zarar↗ riziko↗ cy/cy şerhi↗ üçüncü kişi↗ rücu↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ tebligat↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne, 22.259,73 TL ve 7.684,00 TL olmak üzere toplam 29.943,73 TL'nin 27/12/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, işveren mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup davacı vekili, dava dışı yaralanan işçi tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının takibe konması neticesinde davalı ... şirketinin icra dosyasına 76.426,00 TL ödeme yaptığını, kalan 23.384,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğini, aynı iş kazası ile ilgili olarak ... tarafından açılan rücu davasında davalı tarafından 80.616,00 TL ödendiğini, geriye kalan 7.684,00 TL'yi davacının ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 29.943,73 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sorumluluk sigortasında rizikonun gerçekleşme anı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ayrı bir hükümle düzenlenmemişse de, rizikonun ihbar yükümlülüğü ile ilgili 1292. maddesinden yararlanılarak rizikonun gerçekleşme anını tespit etmek mümkündür.
(Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Anılan maddeye göre “Sigorta ettiren kimse sigortanın taallûk ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dâva açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine dâvayı öğrendiği, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dâva olmaksızın yahut dâva neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.” Böylece, üçüncü şahısların sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardıma zorunlu tutan sorumluluk sigortalarında, sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği tarihin, riziko tarihi olarak kabulü gerekir. Sigorta ettirenin üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören sorumluluk sigortalarında ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin riziko tarihi olarak kabulü gerekir. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718)
Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan gerçek zararı gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi masraflarını da karşılamakla yükümlüdür. Ayrıca 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1292. maddesinde yer alan süresinde ihbar yükümlüğünün yerine getirilmiş olması kaydıyla sigortalının üçüncü şahsa ödediği tazminatın temerrüt faizinin tamamının da sigortacı tarafından karşılanması gerekmektedir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1292. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde mesuliyet sigortalarının diğer şekillerine göre beş günlük sürenin başlangıç zamanı hükme bağlanmış bulunmaktadır. (Doğanay, İsmail, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, 3. Cilt, s.3338) İşte somut olayda davacı tarafça sigortacı nezdindeki hasar dosyaları ve iş mahkemesi dosyaları getirtilerek incelenmek suretiyle sigorta şirketine ihbar tarihinin buna göre belirlenmesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1292. maddesi hükmü değerlendirilerek davacının ödemek zorunda kaldığı faizin tamamından davalının sorumlu olup olmadığının tespiti gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu suretle, mahkeme ilamının belirtilen sebeplerle bozulması gerekirken, yazılı gerekçeyle bozulması nedeniyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 20/09/2016 gün ve 2015/15671 Esas 2016/7383 Karar sayılı ilamının 2. bendinin kaldırılarak kararın bu değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10583 E. 2011/3355 K.
Ortak:sigorta ettiren · sorumluluk sigortası · riziko · üçüncü kişi · ihbar · tebligat
İncelediğiniz karardaBu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dâva açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine dâvayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dâva olmaksızın yahut dâva neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.” Böylece, üçüncü şahısların sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardıma zorunlu tutan «sorumluluk sigortalarında», sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği tarihin, «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir.
Sigorta ettirenin «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören «sorumluluk sigortalarında» ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan «gerçek zararı» gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi «masraflarını» da karşılamakla yükümlüdür.
Sorumluluk sigortasında «rizikonun» gerçekleşme anı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ayrı bir hükümle düzenlenmemişse de, rizikonun «ihbar yükümlülüğü» ile ilgili 1292. maddesinden yararlanılarak rizikonun gerçekleşme anını tespit etmek mümkündür. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Anılan maddeye göre …
Benzer bu karardaTTK' nun «ihbar» mükellefiyetine ilişkin 1292. maddesi “«sigorta ettiren» kimse sigortanın taallük ettiği «rizikonun» gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur.
Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmünü havi olup, bu hüküm tartışılıp «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihi gözetilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konşimento · alacak davası · zamanaşımı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taşımanın 18.12.2003 tarihinde tamamlandığı, deniz taşımacılığından doğan «alacak davalarının» 1 yıllık, sigorta hukukundan doğan alacak davalarının ise 2 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının yaptığı taşıma sonunda alıcıdan banka cirolu «konşimentoyu» almaksızın «teslimat» yapması nedeniyle gönderene ödediği tazminatın, davalı ile yaptığı Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Sözleşmesine istinaden davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama sonucunda yukarıdaki gerekçelerle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmünü havi olup, bu hüküm tartışılıp «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihi gözetilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12083 E. 2011/5182 K.
Ortak:sorumluluk sigortası · üçüncü kişi · sigorta poliçesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dâva açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine dâvayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dâva olmaksızın yahut dâva neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.” Böylece, üçüncü şahısların sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardıma zorunlu tutan «sorumluluk sigortalarında», sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği tarihin, «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir.
Sigorta ettirenin «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören «sorumluluk sigortalarında» ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan «gerçek zararı» gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi «masraflarını» da karşılamakla yükümlüdür.
Dava, işveren mali mesuliyet «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup davacı vekili, dava dışı yaralanan işçi tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının takibe konması neticesinde davalı ... şirketinin icra dosyasına 76.426,00 TL ödeme yaptığını, kalan 23.384,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğini, aynı iş kazası ile ilgili olarak ... tarafından açılan «rücu» davasında davalı tarafından 80.616,00 TL ödendiğini, geriye kalan 7.684,00 TL'yi davacının ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 29.943,73 TL'nin davalıdan tahsi …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin «taşıyıcı» firmaya çekişmeye konu emtia için 70.000,00 TL limit ile «teminat» verdiği ve dava konusu kaza nedeni ile sigortalı emtiada oluşan zarar için sigortalısı Öz Nakliyat A.Ş'ne 70.000,00 TL'nı ödediği, «taşıyıcı sorumluluk» abonman ve spesifik «sigorta poliçelerine» bakıldığında, esas itibari ile bir «mal sigortası» şekilde düzenlenen poliçede, üçüncü kişilerin ortaya çıkabilecek zararları için güvence verilmesine karşılık, söz konusu bu zarar için tazminatın kime ödeneceği hususunda açık bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davalı ... şirketinin sigortalısına ödeme yapmasında sözleşme koşulları bakımından bir engel olmadığı, dolayısıyle davaya konu olayda bu şirketin davacı ... şirketine karşı artık bir tazminat ödeme sorumluluğu bulunmadığı, davacının sigortalısına ödediği, tesisin açılışının gecikmesi nedeniyle ödediği tazminatın davalı taşıyıcılardan istenemeyeceği, hasarlanan soğutucunun ikamesi için ortaya çıkan zararın 82.260,68 USD olduğu gerekçesiyle davalılardan Ankara Anonim Sigorta Şirketi aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar bakımından ise davanın kısmen kabulü ile 82.260.68 USD «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sigorta ettirenin eyleminden kaynaklanan zararlarda üçüncü kişilerin, «sorumluluk sigortasının» türü dikkate alınmaksızın sigortacıya karşı doğrudan talep ve dava haklarının mevcut olduğu kabul edilmektedir. (Bakınız Uygulamalı Sigorta Hukuku, Işıl Ulaş, Turhan Kitapevi, 7.
Bası, Sahife:722-723) Sigorta şirketine haber verme hususuna ilişkin TTK'nun 1292. maddesi, “...sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmünü havidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe teminat limiti · mal sigortası · nakliyat sigortası · taşıyıcının sorumluluğu · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · taşıyıcı · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin «taşıyıcı» firmaya çekişmeye konu emtia için 70.000,00 TL limit ile «teminat» verdiği ve dava konusu kaza nedeni ile sigortalı emtiada oluşan zarar için sigortalısı Öz Nakliyat A.Ş'ne 70.000,00 TL'nı ödediği, «taşıyıcı sorumluluk» abonman ve spesifik «sigorta poliçelerine» bakıldığında, esas itibari ile bir «mal sigortası» şekilde düzenlenen poliçede, üçüncü kişilerin ortaya çıkabilecek zararları için güvence verilmesine karşılık, söz konusu bu zarar için tazminatın kime ödeneceği hususunda açık bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davalı ... şirketinin sigortalısına ödeme yapmasında sözleşme koşulları bakımından bir engel olmadığı, dolayısıyle davaya konu olayda bu şirketin davacı ... şirketine karşı artık bir tazminat ödeme sorumluluğu bulunmadığı, davacının sigortalısına ödediği, tesisin açılışının gecikmesi nedeniyle ödediği tazminatın davalı taşıyıcılardan istenemeyeceği, hasarlanan soğutucunun ikamesi için ortaya çıkan zararın 82.260,68 USD olduğu gerekçesiyle davalılardan Ankara Anonim Sigorta Şirketi aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar bakımından ise davanın kısmen kabulü ile 82.260.68 USD «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «nakliyat sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Şirketine de «husumet» yöneltilmiş, davanın açılmasın sonrasında davalı ...Ş.'nin «ihtarı» üzerine davalı ... «poliçe teminat limiti» olan 70.000,00 TL'nı kendi sigortalısına ödemiştir.
Somut olayda, 24.02.2006 tarihinde açılan davayla, davalı ...Ş.'nin Yurtçi Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile «nakliyat sigortacısı» olan davalı ...
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9753 E. 2016/3163 K.
Ortak:sigorta ettiren · sorumluluk sigortası · riziko · üçüncü kişi · rücu · ihbar · tebligat · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaBu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dâva açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine dâvayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dâva olmaksızın yahut dâva neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.” Böylece, üçüncü şahısların sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardıma zorunlu tutan «sorumluluk sigortalarında», sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği tarihin, «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir.
Sigorta ettirenin «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören «sorumluluk sigortalarında» ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan «gerçek zararı» gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi «masraflarını» da karşılamakla yükümlüdür.
Dava, işveren mali mesuliyet «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup davacı vekili, dava dışı yaralanan işçi tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının takibe konması neticesinde davalı ... şirketinin icra dosyasına 76.426,00 TL ödeme yaptığını, kalan 23.384,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğini, aynı iş kazası ile ilgili olarak ... tarafından açılan «rücu» davasında davalı tarafından 80.616,00 TL ödendiğini, geriye kalan 7.684,00 TL'yi davacının ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 29.943,73 TL'nin davalıdan tahsi …
Benzer bu kararda2- Dava, işveren «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
İşveren «sigorta poliçesi» genel şartlarında bu sigortanın kapsamı, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir «hizmet akdi» ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dolaylı ikame edilecek «rücu» davaları sonunda ödenecek tazminattır.
İşveren «sorumluluk sigortasında» «riziko» ise, işçinin iş kazasına uğraması veya meslek hastalığına tutulması durumunda işverenin işçisine karşı olan sorumluluğudur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi
Benzer bu karardaİşveren «sigorta poliçesi» genel şartlarında bu sigortanın kapsamı, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir «hizmet akdi» ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dolaylı ikame edilecek «rücu» davaları sonunda ödenecek tazminattır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1928 E. 2016/9544 K.
Ortak:ihbar yükümlülüğü · sigorta ettiren · sorumluluk sigortası · riziko · üçüncü kişi · rücu · ihbar · tebligat
İncelediğiniz karardaBu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dâva açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine dâvayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dâva olmaksızın yahut dâva neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.” Böylece, üçüncü şahısların sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardıma zorunlu tutan «sorumluluk sigortalarında», sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği tarihin, «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir.
Sorumluluk sigortasında «rizikonun» gerçekleşme anı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ayrı bir hükümle düzenlenmemişse de, rizikonun «ihbar yükümlülüğü» ile ilgili 1292. maddesinden yararlanılarak rizikonun gerçekleşme anını tespit etmek mümkündür. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Anılan maddeye göre …
Sigorta ettirenin «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören «sorumluluk sigortalarında» ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan «gerçek zararı» gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi «masraflarını» da karşılamakla yükümlüdür.
Benzer bu kararda1268 maddesinde "..... sigorta mukavelesinden doğan bütün mütalebelerin iki yılda müruruzaman'a uğrayacağı", 818 sayılı B.K 128 maddesinde "müruruzamanın alacağın «muaccel» olduğu zamanda başlayacağı", 6762 sayılı TTK 1299/1 maddesinde "sigorta bedelini ödeme borcunun, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil» bütün «mal sigortalarında» rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292'nci madde hükmünce doğduğu tarihte muaccel olacağı", 6762 sayılı TTK 1292/1 maddesinde "«sigorta ettiren» kimsenin sigortanın taalluk ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecbur olduğu, bu müddetin üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği ...... tarihten başlayacağı", Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6103 sayılı TTK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki kanunun 6/1 maddesinde de "Türk Ticaret Kanun'unun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan «zamanaşımı» sürüleri ile hak düşürücü sürelerin eski hukuka tabi olduğu", düzenlenmiştir.
Sigorta uyuşmazlıklarında «zamanaşımı» süresinin başlaması ve sigortacının «temerrüdü» için sigortalının «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirmesi gerekir.
Zira 6762 sayılı TTK’nın 1299.maddesinde yer alan “Sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında», rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihten «muaccel» olur” şeklindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, riziko tazminatının muaccel olabilmesi için sigortacının TTK’nın 1292.maddesindeki düzenlemeye uygun olarak ri …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · mal sigortası · taşıtan · zamanaşımı başlangıcı · sigorta tazminatı · peşin karar harcı · sözleşmeden doğan dava · rücuen tazminat
Benzer bu karardaSigorta «sözleşmelerinden doğan» davaların hangi sürede «zamanaşımına» uğrayacağı, 6762 sayılı TTK’nın sigorta genel hükümlere ilişkin 1268 maddesinde “Sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar” ve 6102 sayılı TTK’nın sigorta genel hükümlerine ilişkin 1420 maddesinde “(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, «sigorta tazminatına» ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde «rizikonun» gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.(2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır” şeklinde düzenlenmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY Somut uyuşmazlıkta; 01.01.2007 - 01.01.2008 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davacı «taşıyan» tarafından davalı ... şirketine CMR Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 03.02.2007 tarihinde geçirdiği kaza sonucunda yükte meydana gelen «hasar» bedeli «taşıtanın» sigortacısı ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/517 esas sayılı dosyasında davacı «taşıyan» ile dava dışı «taşıtan» aleyhine «rücuen tazminat davası» açılmış, dava dilekçesi davacıya 27.06.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, mahkemenin 13.09.2011 gün 2011/617 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş kesinleşen karar üzerine taşıtan ...
Zira 6762 sayılı TTK’nın 1299.maddesinde yer alan “Sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında», rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihten «muaccel» olur” şeklindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, riziko tazminatının muaccel olabilmesi için sigortacının TTK’nın 1292.maddesindeki düzenlemeye uygun olarak ri …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/442 E. , 2018/7926 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26/05/2015 gün ve 2014/1078 - 2015/502 sayılı kararı bozan Daire'nin 20/09/2016 gün ve 2015/15671 - 2016/7383 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı... İnşaat A.Ş. işçilerini dövize endeksli işveren mali mesuliyet poliçesi ve ferdi kaza poliçesi ile sigortalattığını,... İnşaat A.Ş. işçisi ...'nın iş kazası neticesinde yaralandığını, bunun üzerine müvekkili aleyhine açılan maddi manevi tazminat davasının takibe konması neticesinde dosya kapak hesabının 99.808,89 TL olarak hesaplanmasına rağmen davalı ... şirketinin 76.426,00 TL ödeme yaptığını, kalan 23.384,00 TL'nin müvekkili tarafından ödendiğini, aynı iş kazası ile ilgili olarak ... tarafından açılan rücu davasında 88.300,00 TL borç bedelinin davalı tarafından 80.616,00 TL'lik kısmı ödendiğinden geriye kalan 7.684,00 TL'nin müvekkili tarafından ödendiğini, davalının poliçe kapsamında icra vekalet ücreti ve fer'ilerinden de sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL tazminatın ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 11.11.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile; tazminat talebini 29.943,73 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 22.259,73 TL ve 7.684,00 TL olmak üzere toplam 29.943,73 TL'nin 27/12/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, işveren mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup davacı vekili, dava dışı yaralanan işçi tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının takibe konması neticesinde davalı ... şirketinin icra dosyasına 76.426,00 TL ödeme yaptığını, kalan 23.384,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğini, aynı iş kazası ile ilgili olarak ... tarafından açılan rücu davasında davalı tarafından 80.616,00 TL ödendiğini, geriye kalan 7.684,00 TL'yi davacının ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 29.943,73 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sorumluluk sigortasında rizikonun gerçekleşme anı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ayrı bir hükümle düzenlenmemişse de, rizikonun ihbar yükümlülüğü ile ilgili 1292. maddesinden yararlanılarak rizikonun gerçekleşme anını tespit etmek mümkündür.
(Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Anılan maddeye göre “Sigorta ettiren kimse sigortanın taallûk ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dâva açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine dâvayı öğrendiği, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dâva olmaksızın yahut dâva neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.” Böylece, üçüncü şahısların sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardıma zorunlu tutan sorumluluk sigortalarında, sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği tarihin, riziko tarihi olarak kabulü gerekir.
Sigorta ettirenin üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören sorumluluk sigortalarında ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin riziko tarihi olarak kabulü gerekir. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718)
Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan gerçek zararı gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi masraflarını da karşılamakla yükümlüdür. Ayrıca 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1292. maddesinde yer alan süresinde ihbar yükümlüğünün yerine getirilmiş olması kaydıyla sigortalının üçüncü şahsa ödediği tazminatın temerrüt faizinin tamamının da sigortacı tarafından karşılanması gerekmektedir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1292. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde mesuliyet sigortalarının diğer şekillerine göre beş günlük sürenin başlangıç zamanı hükme bağlanmış bulunmaktadır. (Doğanay, İsmail, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, 3. Cilt, s.3338) İşte somut olayda davacı tarafça sigortacı nezdindeki hasar dosyaları ve iş mahkemesi dosyaları getirtilerek incelenmek suretiyle sigorta şirketine ihbar tarihinin buna göre belirlenmesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1292. maddesi hükmü değerlendirilerek davacının ödemek zorunda kaldığı faizin tamamından davalının sorumlu olup olmadığının tespiti gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu suretle, mahkeme ilamının belirtilen sebeplerle bozulması gerekirken, yazılı gerekçeyle bozulması nedeniyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 20/09/2016 gün ve 2015/15671 Esas 2016/7383 Karar sayılı ilamının 2. bendinin kaldırılarak kararın bu değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20/09/2016 gün ve 2015/15671 Esas 2016/7383 Karar sayılı ilamının 2. bendinin kaldırılarak kararın bu değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine,
13/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465358700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz