Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10583 E. 2011/3355 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı sorumluluk sigortası↗ konşimento↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ sigorta ettiren↗ sorumluluk sigortası↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ üçüncü kişi↗ alacak davası↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ tebligat↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taşımanın 18.12.2003 tarihinde tamamlandığı, deniz taşımacılığından doğan alacak davalarının 1 yıllık, sigorta hukukundan doğan alacak davalarının ise 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının yaptığı taşıma sonunda alıcıdan banka cirolu konşimentoyu almaksızın teslimat yapması nedeniyle gönderene ödediği tazminatın, davalı ile yaptığı Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Sözleşmesine istinaden davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama sonucunda yukarıdaki gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TTK' nun ihbar mükellefiyetine ilişkin 1292. maddesi “sigorta ettiren kimse sigortanın taallük ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmünü havi olup, bu hüküm tartışılıp zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi gözetilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, bu davanın davacısı Arfor Taşıma Hizmetleri A.Ş. olup, dosya içerisindeki Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Sözleşmesinin sigortalısıda davacı ... Hizmetleri A.Ş.'dir. Mahkemece bu husus nazara alınmaksızın davacının tanzim olunan poliçenin tarafı olmadığı gerekçesine de yer vermiş olması doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9753 E. 2016/3163 K.
Ortak:sigorta ettiren · sorumluluk sigortası · riziko · üçüncü kişi · ihbar · tebligat
İncelediğiniz karardaTTK' nun «ihbar» mükellefiyetine ilişkin 1292. maddesi “«sigorta ettiren» kimse sigortanın taallük ettiği «rizikonun» gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur.
Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmünü havi olup, bu hüküm tartışılıp «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihi gözetilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaİşveren «sorumluluk sigortasında» «riziko» ise, işçinin iş kazasına uğraması veya meslek hastalığına tutulması durumunda işverenin işçisine karşı olan sorumluluğudur.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 1292. maddesine göre, «sigorta ettiren» kimse sigortanın taallük ettiği «rizikonun» gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur.
Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi · rücu · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaİşveren «sigorta poliçesi» genel şartlarında bu sigortanın kapsamı, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir «hizmet akdi» ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dolaylı ikame edilecek «rücu» davaları sonunda ödenecek tazminattır.
2- Dava, işveren «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/442 E. 2018/7926 K.
Ortak:sigorta ettiren · sorumluluk sigortası · riziko · üçüncü kişi · ihbar · tebligat
İncelediğiniz karardaTTK' nun «ihbar» mükellefiyetine ilişkin 1292. maddesi “«sigorta ettiren» kimse sigortanın taallük ettiği «rizikonun» gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur.
Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmünü havi olup, bu hüküm tartışılıp «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihi gözetilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaBu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dâva açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine dâvayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dâva olmaksızın yahut dâva neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.” Böylece, üçüncü şahısların sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardıma zorunlu tutan «sorumluluk sigortalarında», sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği tarihin, «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir.
Sigorta ettirenin «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören «sorumluluk sigortalarında» ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan «gerçek zararı» gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi «masraflarını» da karşılamakla yükümlüdür.
Sorumluluk sigortasında «rizikonun» gerçekleşme anı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ayrı bir hükümle düzenlenmemişse de, rizikonun «ihbar yükümlülüğü» ile ilgili 1292. maddesinden yararlanılarak rizikonun gerçekleşme anını tespit etmek mümkündür. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Anılan maddeye göre …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar yükümlülüğü · gerçek zarar · rücu · temerrüt faizi · dosya masrafı · sigorta poliçesi · hasar · avans faizi
Benzer bu karardaDava, işveren mali mesuliyet «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup davacı vekili, dava dışı yaralanan işçi tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının takibe konması neticesinde davalı ... şirketinin icra dosyasına 76.426,00 TL ödeme yaptığını, kalan 23.384,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğini, aynı iş kazası ile ilgili olarak ... tarafından açılan «rücu» davasında davalı tarafından 80.616,00 TL ödendiğini, geriye kalan 7.684,00 TL'yi davacının ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 29.943,73 TL'nin davalıdan tahsi …
Sigorta ettirenin «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören «sorumluluk sigortalarında» ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan «gerçek zararı» gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi «masraflarını» da karşılamakla yükümlüdür.
Ayrıca 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1292. maddesinde yer alan süresinde «ihbar yükümlüğünün» yerine getirilmiş olması kaydıyla sigortalının üçüncü şahsa ödediği tazminatın «temerrüt faizinin» tamamının da sigortacı tarafından karşılanması gerekmektedir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 22.259,73 TL ve 7.684,00 TL olmak üzere toplam 29.943,73 TL'nin 27/12/2013 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1928 E. 2016/9544 K.
Ortak:sigorta ettiren · sorumluluk sigortası · riziko · üçüncü kişi · taşıyıcı · ihbar · tebligat · zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz karardaTTK' nun «ihbar» mükellefiyetine ilişkin 1292. maddesi “«sigorta ettiren» kimse sigortanın taallük ettiği «rizikonun» gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur.
Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmünü havi olup, bu hüküm tartışılıp «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihi gözetilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taşımanın 18.12.2003 tarihinde tamamlandığı, deniz taşımacılığından doğan «alacak davalarının» 1 yıllık, sigorta hukukundan doğan alacak davalarının ise 2 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1268 maddesinde "..... sigorta mukavelesinden doğan bütün mütalebelerin iki yılda müruruzaman'a uğrayacağı", 818 sayılı B.K 128 maddesinde "müruruzamanın alacağın «muaccel» olduğu zamanda başlayacağı", 6762 sayılı TTK 1299/1 maddesinde "sigorta bedelini ödeme borcunun, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil» bütün «mal sigortalarında» rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292'nci madde hükmünce doğduğu tarihte muaccel olacağı", 6762 sayılı TTK 1292/1 maddesinde "«sigorta ettiren» kimsenin sigortanın taalluk ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecbur olduğu, bu müddetin üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği ...... tarihten başlayacağı", Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6103 sayılı TTK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki kanunun 6/1 maddesinde de "Türk Ticaret Kanun'unun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan «zamanaşımı» sürüleri ile hak düşürücü sürelerin eski hukuka tabi olduğu", düzenlenmiştir.
Poliçe Genel Şartlarının 4/c maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, sigortacı, sigortalıya hukuki himaye sağlamayı «taahhüt» etmektedir ki, bu nitelikteki «sorumluluk sigortasında» «zamanaşımının başlangıcı» 6762 sayılı TTK 1292 maddesi gereğince sigortalının kendisine karşı bir dava açıldığını «tebligat» üzerine öğrendiği tarihtir.
Sigorta «sözleşmelerinden doğan» davaların hangi sürede «zamanaşımına» uğrayacağı, 6762 sayılı TTK’nın sigorta genel hükümlere ilişkin 1268 maddesinde “Sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar” ve 6102 sayılı TTK’nın sigorta genel hükümlerine ilişkin 1420 maddesinde “(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, «sigorta tazminatına» ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde «rizikonun» gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.(2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · mal sigortası · ihbar yükümlülüğü · taşıtan · zamanaşımı başlangıcı · sigorta tazminatı · peşin karar harcı · sözleşmeden doğan dava
Benzer bu karardaSigorta «sözleşmelerinden doğan» davaların hangi sürede «zamanaşımına» uğrayacağı, 6762 sayılı TTK’nın sigorta genel hükümlere ilişkin 1268 maddesinde “Sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar” ve 6102 sayılı TTK’nın sigorta genel hükümlerine ilişkin 1420 maddesinde “(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, «sigorta tazminatına» ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde «rizikonun» gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.(2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır” şeklinde düzenlenmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY Somut uyuşmazlıkta; 01.01.2007 - 01.01.2008 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davacı «taşıyan» tarafından davalı ... şirketine CMR Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 03.02.2007 tarihinde geçirdiği kaza sonucunda yükte meydana gelen «hasar» bedeli «taşıtanın» sigortacısı ....
Sigorta uyuşmazlıklarında «zamanaşımı» süresinin başlaması ve sigortacının «temerrüdü» için sigortalının «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirmesi gerekir.
Zira 6762 sayılı TTK’nın 1299.maddesinde yer alan “Sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında», rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihten «muaccel» olur” şeklindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, riziko tazminatının muaccel olabilmesi için sigortacının TTK’nın 1292.maddesindeki düzenlemeye uygun olarak ri …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10583 E. , 2011/3355 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 10.03.2009 tarih ve 2008/296-2009/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin konteyner taşımacılığı yaptığını, bu taşımaların davalı tarafından Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına aldığını, müvekkilinin 21.12.2003 tarihli konşimento tahtında yaptığı taşıma sonunda, alıcıdan banka cirolu orijinal konşimentoyu almaksızın teslimat yapması nedeniyle ve ilama dayalı olarak başlatılan icra takibi sonunda 08.01.2008 tarihinde 135.270,00 TL ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taşımanın 18.12.2003 tarihinde tamamlandığı, deniz taşımacılığından doğan alacak davalarının 1 yıllık, sigorta hukukundan doğan alacak davalarının ise 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının yaptığı taşıma sonunda alıcıdan banka cirolu konşimentoyu almaksızın teslimat yapması nedeniyle gönderene ödediği tazminatın, davalı ile yaptığı Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Sözleşmesine istinaden davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama sonucunda yukarıdaki gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TTK' nun ihbar mükellefiyetine ilişkin 1292. maddesi “sigorta ettiren kimse sigortanın taallük ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmünü havi olup, bu hüküm tartışılıp zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi gözetilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, bu davanın davacısı Arfor Taşıma Hizmetleri A.Ş. olup, dosya içerisindeki Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Sözleşmesinin sigortalısıda davacı ... Hizmetleri A.Ş.'dir. Mahkemece bu husus nazara alınmaksızın davacının tanzim olunan poliçenin tarafı olmadığı gerekçesine de yer vermiş olması doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018163200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz