İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9753 E. 2016/3163 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet akdi↗ sigorta ettiren↗ sorumluluk sigortası↗ riziko↗ üçüncü kişi↗ rücu↗ ihbar↗ tebligat↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin dışında kalan diğer karar düzeltme isteklerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, işveren sorumluluk sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirketin çalışanı olan kişinin 17.01.2003 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle 13.04.2010 tarihinde açılan dava ve akabinde yapılan takip sonucu kazazedeye 53.348,61 TL ödendiğini ileri sürerek bu bedel yönünden girişilen takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı tarafça, açılan davanın 24.08.2010 tarihinde ihbar edildiği, ihbar tarihinden daha önceki bir dönem için faiz talep edilemeyeceği savunulmuş, mahkemece de gerek 6762 sayılı TTK'nın 1292. maddesi, gerekse 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun riskin gerçekleştiğini öğrendiği tarihte başladığı gerekçesiyle davalının sorumluluğu bu esaslar doğrultusunda belirlenmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İşveren sigorta poliçesi genel şartlarında bu sigortanın kapsamı, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dolaylı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminattır. İşveren sorumluluk sigortasında riziko ise, işçinin iş kazasına uğraması veya meslek hastalığına tutulması durumunda işverenin işçisine karşı olan sorumluluğudur.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 1292. maddesine göre, sigorta ettiren kimse sigortanın taallük ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.
Bu itibarla, rizikonun dava açılmakla gerçekleştiği, dava açılması ile de davalı sigorta şirketine yapılan ihbarın zamanında olduğu ve bu nedenle de davalı sigorta şirketinin davacı şirketin dava dışı işçiye olay tarihinden itibaren faiziyle ödediği miktardan sorumlu bulunduğu kabul edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, riziko tarihi yanlış belirlenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.05.2015 gün 2015/1394 Esas – 2015/6704 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün davacı yararına bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10583 E. 2011/3355 K.
Ortak:sigorta ettiren · sorumluluk sigortası · riziko · üçüncü kişi · ihbar · tebligat
İncelediğiniz karardaİşveren «sorumluluk sigortasında» «riziko» ise, işçinin iş kazasına uğraması veya meslek hastalığına tutulması durumunda işverenin işçisine karşı olan sorumluluğudur.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 1292. maddesine göre, «sigorta ettiren» kimse sigortanın taallük ettiği «rizikonun» gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur.
Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava o …
Benzer bu karardaTTK' nun «ihbar» mükellefiyetine ilişkin 1292. maddesi “«sigorta ettiren» kimse sigortanın taallük ettiği «rizikonun» gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur.
Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmünü havi olup, bu hüküm tartışılıp «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihi gözetilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konşimento · alacak davası · zamanaşımı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taşımanın 18.12.2003 tarihinde tamamlandığı, deniz taşımacılığından doğan «alacak davalarının» 1 yıllık, sigorta hukukundan doğan alacak davalarının ise 2 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının yaptığı taşıma sonunda alıcıdan banka cirolu «konşimentoyu» almaksızın «teslimat» yapması nedeniyle gönderene ödediği tazminatın, davalı ile yaptığı Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Sözleşmesine istinaden davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama sonucunda yukarıdaki gerekçelerle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmünü havi olup, bu hüküm tartışılıp «zamanaşımı» süresinin başlangıç tarihi gözetilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2404 E. 2019/7025 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda2- Dava, işveren «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
İşveren «sigorta poliçesi» genel şartlarında bu sigortanın kapsamı, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir «hizmet akdi» ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dolaylı ikame edilecek «rücu» davaları sonunda ödenecek tazminattır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt yüklenici · teminat
Benzer bu kararda… davacı ile dava dışı asıl işveren arasında düzenlenen İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinde sigortalı asıl işverenin işçilerinin gördüğü zararlara karşı davalı «alt yüklenicinin» mali sorumluluklarının «teminat» altına alınmamış olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gere …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/756 E. 2019/2790 K.
Ortak:riziko · üçüncü kişi · ihbar · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaBu itibarla, «rizikonun» dava açılmakla gerçekleştiği, dava açılması ile de davalı sigorta şirketine yapılan «ihbarın» zamanında olduğu ve bu nedenle de davalı sigorta şirketinin davacı şirketin dava dışı işçiye olay tarihinden itibaren faiziyle ödediği miktardan sorumlu bulunduğu …
2- Dava, işveren «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davalı tarafça, açılan davanın 24.08.2010 tarihinde «ihbar» edildiği, ihbar tarihinden daha önceki bir dönem için faiz talep edilemeyeceği savunulmuş, mahkemece de gerek 6762 sayılı TTK'nın 1292. maddesi, gerekse 6102 sayıl …
Benzer bu kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işverenin iş mahkemesinde kendisine işçinin dava açması üzerine davayı davalı sigorta şirketine «ihbar» ettirdiği, İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesinin «üçüncü kişi» olan işçiye ödenecek tüm ödemeleri «teminat» altına aldığı, sigorta şirketinin «temerrüte» düşürülmesi tarihinin bir önemi bulunmadığı, davacının işçisine kaza tarihinden itibaren ödediği faizin tamamından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, alacak likit olduğundan davalının «icra inkar tazminatından» sorumlu olduğu gerekçeleri ile davacının davasının kabulü ile Çorum 2.
Dosya kapsamı uyarınca davacı işverenin «rizikoyu» doğuran iş kazasını davalı sigortacıya 6762 sayılı TTK 1292. (6102 sayılı TTK 1475) maddesi çerçevesinde bildirimde bulunmadığı, davacının sigortacıya rizikoyu doğuran olayla ilgili bildirimi, Çorum İş Mahkemesinde kendi aleyhine 03/12/2007 tarihinde dava açılmasından sonra 30/05/2011 tarihinde yaptığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun reddi · icra takibine itiraz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · kusur · temerrüt · teminat
Benzer bu kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı işverenin iş mahkemesinde kendisine işçinin dava açması üzerine davayı davalı sigorta şirketine «ihbar» ettirdiği, İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesinin «üçüncü kişi» olan işçiye ödenecek tüm ödemeleri «teminat» altına aldığı, sigorta şirketinin «temerrüte» düşürülmesi tarihinin bir önemi bulunmadığı, davacının işçisine kaza tarihinden itibaren ödediği faizin tamamından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, alacak likit olduğundan davalının «icra inkar tazminatından» sorumlu olduğu gerekçeleri ile davacının davasının kabulü ile Çorum 2.
İcra Müdürlüğünün 2013/7320 Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun borca yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'sine tekabül eden 14.859,47 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı sigortacıya bildirimin gecikmeksizin yapıldığından söz edilemeyeceğinden davacının bu duruma kendi «kusuru» ile sebebiyet verdiğinin kabulü ile 6762 sayılı TTK 1292/3 maddesi çerçevesinde sigortacının ödemekle yükümlü olduğu faizden indirim yapılmayacağı hususunun tartışılmaksızın, karar gerekçesinde bu hususa değinilmeden hüküm kurulması doğru olmamış, İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki kararına yönelik davacı «istinaf başvurusunun reddine» kararı verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
2-Dava, iş kazası nedeni ile işveren tarafından zarar gören dava dışı işçiye yapılan ödemenin işveren mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortacıdan tahsiline ilişkin «icra takibine itirazın» iptaline ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/895 E. 2013/1562 K.
Ortak:hizmet akdi · sorumluluk sigortası · rücu · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaİşveren «sigorta poliçesi» genel şartlarında bu sigortanın kapsamı, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir «hizmet akdi» ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dolaylı ikame edilecek «rücu» davaları sonunda ödenecek tazminattır.
2- Dava, işveren «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
İşveren «sorumluluk sigortasında» «riziko» ise, işçinin iş kazasına uğraması veya meslek hastalığına tutulması durumunda işverenin işçisine karşı olan sorumluluğudur.
Benzer bu karardaAncak, «işveren mali sorumluluk sigortası» genel şartlarının 1. maddesinde; “Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir «hizmet akdi» ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek «rücu» davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.” şeklinde belirtilmektedir.
2- Dava, «işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işveren mali sorumluluk sigortası · sigorta teminatı kapsamı · mali sorumluluk sigortası · sigorta teminatı · teminat kapsamı · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaDavacı şirketin alacak talebinin «sigorta teminatı kapsamında» olup olmadığının tespiti açısından bu genel şart değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir.
2- Dava, «işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Ancak, «işveren mali sorumluluk sigortası» genel şartlarının 1. maddesinde; “Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir «hizmet akdi» ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek «rücu» davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.” şeklinde belirtilmektedir.
… kadarlık kısmının ... tarafından ödendiği dışındaki itirazlarının ek bilirkişi raporunda ve mahkemenin gerekçesinde karşılığını bulmadığı da anlaşılmakla, mahkemece «eksik inceleme» yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/442 E. 2018/7926 K.
Ortak:sigorta ettiren · sorumluluk sigortası · riziko · üçüncü kişi · rücu · ihbar · tebligat · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda2- Dava, işveren «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
İşveren «sigorta poliçesi» genel şartlarında bu sigortanın kapsamı, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir «hizmet akdi» ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dolaylı ikame edilecek «rücu» davaları sonunda ödenecek tazminattır.
İşveren «sorumluluk sigortasında» «riziko» ise, işçinin iş kazasına uğraması veya meslek hastalığına tutulması durumunda işverenin işçisine karşı olan sorumluluğudur.
Benzer bu karardaBu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dâva açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının «tebligat» üzerine dâvayı öğrendiği, sigortalının «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dâva olmaksızın yahut dâva neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.” Böylece, üçüncü şahısların sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardıma zorunlu tutan «sorumluluk sigortalarında», sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği tarihin, «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir.
Sigorta ettirenin «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören «sorumluluk sigortalarında» ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan «gerçek zararı» gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi «masraflarını» da karşılamakla yükümlüdür.
Dava, işveren mali mesuliyet «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup davacı vekili, dava dışı yaralanan işçi tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının takibe konması neticesinde davalı ... şirketinin icra dosyasına 76.426,00 TL ödeme yaptığını, kalan 23.384,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğini, aynı iş kazası ile ilgili olarak ... tarafından açılan «rücu» davasında davalı tarafından 80.616,00 TL ödendiğini, geriye kalan 7.684,00 TL'yi davacının ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 29.943,73 TL'nin davalıdan tahsi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar yükümlülüğü · gerçek zarar · temerrüt faizi · dosya masrafı · hasar · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaAyrıca 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1292. maddesinde yer alan süresinde «ihbar yükümlüğünün» yerine getirilmiş olması kaydıyla sigortalının üçüncü şahsa ödediği tazminatın «temerrüt faizinin» tamamının da sigortacı tarafından karşılanması gerekmektedir.
Sigorta ettirenin «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören «sorumluluk sigortalarında» ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan «gerçek zararı» gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi «masraflarını» da karşılamakla yükümlüdür.
Mahkemece, davanın kabulüne, 22.259,73 TL ve 7.684,00 TL olmak üzere toplam 29.943,73 TL'nin 27/12/2013 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sorumluluk sigortasında «rizikonun» gerçekleşme anı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ayrı bir hükümle düzenlenmemişse de, rizikonun «ihbar yükümlülüğü» ile ilgili 1292. maddesinden yararlanılarak rizikonun gerçekleşme anını tespit etmek mümkündür. (Ulaş, Işıl, Uygulamalı Sigorta Hukuku, s.718) Anılan maddeye göre …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9753 E. , 2016/3163 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05/11/2014 gün ve 2013/581 - 2014/433 sayılı kararı onayan Daire'nin 11/05/2015 gün ve 2015/1394 - 2015/6704 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili çalışanı ....'ın 17.01.2003 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle 13.04.2010 tarihinde açılan dava ve akabinde yapılan takip sonucu kazazedeye 53.348,61 TL ödendiğini, müvekkilinin işveren sorumluluk sigortacısı olan davalıya davanın 25.08.2010 tarihinde ihbar edildiğini, davalının kazadan henüz 28.01.2004 tarihinde haber aldığını, müvekkilinin yaptığı ödemenin sigortacı davalıdan tahsili için yapılan takibe davalının 27.311,61 TL üzerinden itiraz ettiğini, davalının müvekkilinin yaptığı tüm ödemeden sorumlu olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çalışanın davacı aleyhine açtığı davanın 24.08.2010 tarihinde müvekkiline ihbar edildiğini, ihbar tarihinden daha önceki bir dönem için faiz talep edilemeyeceğini, müvekkilinin, aleyhine başlatılan icra dosyasına kısmen ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin dışında kalan diğer karar düzeltme isteklerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, işveren sorumluluk sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirketin çalışanı olan kişinin 17.01.2003 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle 13.04.2010 tarihinde açılan dava ve akabinde yapılan takip sonucu kazazedeye 53.348,61 TL ödendiğini ileri sürerek bu bedel yönünden girişilen takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı tarafça, açılan davanın 24.08.2010 tarihinde ihbar edildiği, ihbar tarihinden daha önceki bir dönem için faiz talep edilemeyeceği savunulmuş, mahkemece de gerek 6762 sayılı TTK'nın 1292. maddesi, gerekse 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun riskin gerçekleştiğini öğrendiği tarihte başladığı gerekçesiyle davalının sorumluluğu bu esaslar doğrultusunda belirlenmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İşveren sigorta poliçesi genel şartlarında bu sigortanın kapsamı, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dolaylı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminattır. İşveren sorumluluk sigortasında riziko ise, işçinin iş kazasına uğraması veya meslek hastalığına tutulması durumunda işverenin işçisine karşı olan sorumluluğudur.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken, 6762 sayılı TTK'nın 1292. maddesine göre, sigorta ettiren kimse sigortanın taallük ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar.
Bu itibarla, rizikonun dava açılmakla gerçekleştiği, dava açılması ile de davalı sigorta şirketine yapılan ihbarın zamanında olduğu ve bu nedenle de davalı sigorta şirketinin davacı şirketin dava dışı işçiye olay tarihinden itibaren faiziyle ödediği miktardan sorumlu bulunduğu kabul edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, riziko tarihi yanlış belirlenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.05.2015 gün 2015/1394 Esas – 2015/6704 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün davacı yararına bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin diğer karar düzeltme isteklerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.05.2015 gün 2015/1394 Esas – 2015/6704 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün davacı yararına bu nedenle BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 22/03/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık İşveren Sorumluluk Sigortasında rizikonun gerçekleşme zamanına ilişkindir.
Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK 1292/1 maddesinde “Sigorta ettiren kimsenin sigortanın taalluk ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecbur olduğu, bu müddetin üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği ... tarihten başlayacağı” düzenlenmiştir.
İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, Sigorta Teminatının Kapsamı başlıklı 1. maddesinde “Poliçenin işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat taleplerini ... poliçede yazılı meblağlara kadar temin edeceği, sigortacının ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlü olduğu”,
Yine Genel Şartların Zarar Vukuunda Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri başlıklı 8/a maddesinde “... sigorta ettirenin sorumluluğunu mucip olabilecek her hadiseyi buna muttali olduğu andan itibaren beş gün içinde sigortacıya yazıyla ihbar edeceği” , 8/e maddesinde de “... sigorta ettirenin dava yolu ile veya sair suretle bir tazminat talebi karşısında kalması durumunda keyfiyetten sigortacıyı derhal haberdar edeceği,
Genel Şartların Tazminat Miktarının Tesbiti başlıklı 9. maddesinde ise “.... dava açılması halinde davanın takip ve idaresinin sigortacıya ait olduğu, dava masraflarının sigortacı tarafından karşılanacağı” öngörülmüştür.
Mülga 6762 sayılı TTK 1292/1 maddesinde de açıkca ifade edildiği gibi, Genel Şartların 9. maddesi gereğince sigortacı, sigortalının savunmasına yardıma zorunlu bulunduğundan somut uyuşmazlıkta sigortalı davacının, zarar gören 3 kişi tarafından aleyhine Samsun 2.İş Mahkemesinin 2010/425 esas sayılı dosyasında açılan davadaki tebliğ tarihi riziko tarihidir. Davalı sigorta şirketi, bu dosyada sigortalının ihbarı üzerine 7.6.006 tarihinde temerrüde düşürülmüştür.
Bu halde davalı sigorta şirketi, sözü geçen dosyada, 3 kişi lehine hükmedilen 16.000,00 TL maddi ve manevi tazminat, 7.6.006 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faiz ile bu dosyanın yargılama giderlerinden sorumludur.
Nitekim,yerel mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda da bu yönde hesaplama yapılmış olup, yerel mahkemece de bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında mülga TTK 1292 maddesi ile Poliçe Genel Şartlarına aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yerel mahkeme kararı ile temyiz üzerine Dairenin onama kararı usul ve yasaya uygundur.
Karar düzeltme istemi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda oluşturulan “rizikonun eldeki davanın açılması ile gerçekleştiği, davalı sigorta şirketinin olay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin “bozma gerekçesi, mülga TTK 1292/1 maddesinde düzenlenen “...sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortaları ....” ile Genel Şartların 1. maddesinde düzenlenen “...Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları....”na ilişkin olup eldeki dava, Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenen tazminatın rücuuna ilişkin olmadığı gibi, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ilişkin sorumluluk sigortası niteliğinde de bulunmadığından çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219875000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz