Faydalı model hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1868 E. 2018/7430 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu davalıya ait ... nolu faydalı modele konu buluşun yeni olarak kabul edilmesi gerektiği, bilirkişi kurulunun kök raporundaki “bizzat faydalı model sahibi tarafından piyasaya sunulduğu” şeklinde yer verilen durumun gerçekleşmediği ve dosyaya davacı tarafça sunulan delillerin yeniliği ortadan kaldırmadığı gerekçesi ile davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davalıya ait faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamından sonra alınan ek bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dava konusu faydalı model belgesinin zorunlu olan yıllık ücretinin ödenmemesi sebebiyle faydalı model hakkının sona erdiği ileri sürülmüştür. Bu durumda, yargılama aşamasında 551 sayılı KHK’nın 166. maddesi yollaması ile 173. maddesi kapsamında faydalı model hakkının sona erip ermediğinin, gerektiğinde ...’den sorulup araştırılmak suretiyle, davanın konusuz kalıp kalmadığının hususu belirlenmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8943 E. 2016/2846 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde davacı şirketin karar tarihinden sonra «tüzel kişiliğinin» sona erip ermediğinin, dolayısıyla da «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10387 E. 2014/13400 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · hukuki yarar · ticaret sicili · terkin · e-defter
Benzer bu karardaDava, «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından, «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» kaydından «terkin» edildiği ve davacının icra takibine konu ettiği çekten dolayı ihyası istenen şirketten alacaklı olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece davacının bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin yeniden «ihyası» için şirketin usulüne uygun sona erip ermediğinin tespiti gerektiği, bunun içinde şirketin «defter» ve belgelerinin incelenmesinin zorunlu olduğu, ilgili defter ve belgelerin imha edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11215 E. 2011/12390 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihalenin feshi · delil değerlendirmesi · iyiniyet kuralı · bekletici mesele · aktif husumet ehliyeti · genel kurul kararının iptali · aktif husumet · iyiniyet
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 12.4.2011 tarihli karar ile “..«genel kurul kararlarının iptalini» isteyen ortağın bu sıfatını iptal davasının kesinleşmesine kadar devam ettirmesi gerektiği, davacının hissesinin 11.08.2010 tarihinde davadışı ...'a ihale edildiğinin davalı yan vekilince bildirilerek buna ilişkin belgeler «ibraz» edilmiş olmakla, bu «deliller değerlendirilerek» davacının «aktif husumet ehliyetinin» sona erip ermediği konusunun açıklığa kavuşturulup sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekliliğine değinilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, …
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde, «aktif husumet ehliyeti» bakımından davacının hisselerinin satılmasına ilişkin «ihalenin feshine» yönelik olarak açılan davaların sonuçlanmasının «bekletici mesele» yapılıp yapılmayacağının yerel mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen kara …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1868 E. , 2018/7430 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/02/2017 tarih ve 2016/239-2017/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının katlanabilir cam sistemleri imal edip sattığını, katlanabilir cam sistemlerine perde takılabilmesine olanak sağlayan ve oğlu ... tarafından geliştirilen sisteme 2009/00990B numarası ile incelemeli patent belgesi aldığını, ürünün piyasada çok beğeni toplamasından dolayı çok talep gördüğünü ve kopyalanmaya başlandığını, davalının da aynı konuda 2011/01826 numaralı faydalı model belgesi aldığını, ancak davalının faydalı modelinin yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olmadığını ileri sürerek 2011/01826 nolu faydalı model belgesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının davaya konu patent konusu ürünü ile davacının ürününün aynı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu davalıya ait ... nolu faydalı modele konu buluşun yeni olarak kabul edilmesi gerektiği, bilirkişi kurulunun kök raporundaki “bizzat faydalı model sahibi tarafından piyasaya sunulduğu” şeklinde yer verilen durumun gerçekleşmediği ve dosyaya davacı tarafça sunulan delillerin yeniliği ortadan kaldırmadığı gerekçesi ile davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davalıya ait faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamından sonra alınan ek bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dava konusu faydalı model belgesinin zorunlu olan yıllık ücretinin ödenmemesi sebebiyle faydalı model hakkının sona erdiği ileri sürülmüştür. Bu durumda, yargılama aşamasında 551 sayılı KHK’nın 166. maddesi yollaması ile 173. maddesi kapsamında faydalı model hakkının sona erip ermediğinin, gerektiğinde ...’den sorulup araştırılmak suretiyle, davanın konusuz kalıp kalmadığının hususu belirlenmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465178200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz