Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11215 E. 2011/12390 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihalenin feshi↗ delil değerlendirmesi↗ iyiniyet kuralı↗ bekletici mesele↗ aktif husumet ehliyeti↗ genel kurul kararının iptali↗ aktif husumet↗ iyiniyet↗ husumet ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 12.4.2011 tarihli karar ile “..genel kurul kararlarının iptalini isteyen ortağın bu sıfatını iptal davasının kesinleşmesine kadar devam ettirmesi gerektiği, davacının hissesinin 11.08.2010 tarihinde davadışı ...'a ihale edildiğinin davalı yan vekilince bildirilerek buna ilişkin belgeler ibraz edilmiş olmakla, bu deliller değerlendirilerek davacının aktif husumet ehliyetinin sona erip ermediği konusunun açıklığa kavuşturulup sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekliliğine değinilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek bulunmadığına hükmedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde, aktif husumet ehliyeti bakımından davacının hisselerinin satılmasına ilişkin ihalenin feshine yönelik olarak açılan davaların sonuçlanmasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının yerel mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8943 E. 2016/2846 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 12.4.2011 tarihli karar ile “..«genel kurul kararlarının iptalini» isteyen ortağın bu sıfatını iptal davasının kesinleşmesine kadar devam ettirmesi gerektiği, davacının hissesinin 11.08.2010 tarihinde davadışı ...'a ihale edildiğinin davalı yan vekilince bildirilerek buna ilişkin belgeler «ibraz» edilmiş olmakla, bu «deliller değerlendirilerek» davacının «aktif husumet ehliyetinin» sona erip ermediği konusunun açıklığa kavuşturulup sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekliliğine değinilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, …
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde, «aktif husumet ehliyeti» bakımından davacının hisselerinin satılmasına ilişkin «ihalenin feshine» yönelik olarak açılan davaların sonuçlanmasının «bekletici mesele» yapılıp yapılmayacağının yerel mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen kara …
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde davacı şirketin karar tarihinden sonra «tüzel kişiliğinin» sona erip ermediğinin, dolayısıyla da «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde davacı şirketin karar tarihinden sonra «tüzel kişiliğinin» sona erip ermediğinin, dolayısıyla da «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10387 E. 2014/13400 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · hukuki yarar · ticaret sicili · terkin · e-defter
Benzer bu karardaDava, «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından, «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» kaydından «terkin» edildiği ve davacının icra takibine konu ettiği çekten dolayı ihyası istenen şirketten alacaklı olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece davacının bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin yeniden «ihyası» için şirketin usulüne uygun sona erip ermediğinin tespiti gerektiği, bunun içinde şirketin «defter» ve belgelerinin incelenmesinin zorunlu olduğu, ilgili defter ve belgelerin imha edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11215 E. , 2011/12390 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2008 gün ve 2006/696-2008/595 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/04/2011 gün ve 2009/5125-2011/4263 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle, müvekkilinin azınlık hissesine sahip olduğu davalı şirketin 25.08.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5 ve 8 nolu kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 12.4.2011 tarihli karar ile “..genel kurul kararlarının iptalini isteyen ortağın bu sıfatını iptal davasının kesinleşmesine kadar devam ettirmesi gerektiği, davacının hissesinin 11.08.2010 tarihinde davadışı ...'a ihale edildiğinin davalı yan vekilince bildirilerek buna ilişkin belgeler ibraz edilmiş olmakla, bu deliller değerlendirilerek davacının aktif husumet ehliyetinin sona erip ermediği konusunun açıklığa kavuşturulup sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekliliğine değinilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek bulunmadığına hükmedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde, aktif husumet ehliyeti bakımından davacının hisselerinin satılmasına ilişkin ihalenin feshine yönelik olarak açılan davaların sonuçlanmasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının yerel mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033844600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz