YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2324 E. 2018/7772 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ bilirkişi ücreti↗ ek mehil↗ ara karar↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ tebligat↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, verilen kesin mehile rağmen davacının 640 TL tercüme ücretini yatırmadığı gerekçesiyle HMK 114/1 (g) ve 120/2 maddesi gereğince davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 06.11.2014 günlü tensip 11 no'lu ara kararı ile davacıya 640.00 TL tercüme bilirkişi ücreti ile yurtdışı davetiye giderini yatırmak ve makbuzunu ibraz etmek için 2 haftalık kesin süre verilmiştir.
Dava şartı olarak belirlenen gider avansına yönelik ara kararında gider avansını oluşturan ve gider gerektiren işlemlerden olan yurtdışı tebligat gideri miktarı açıklanmamış olup kesin sürenin bu nedenle bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Usulüne uyulmaksızın verilen kesin mehile dayanılarak yazılı şekilde tesis olunan kararda yasal temelden yoksun olduğu için davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11411 E. 2018/6082 K.
Ortak:ara karar · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · tebligat · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava şartı olarak belirlenen gider avansına yönelik «ara» kararında gider avansını oluşturan ve gider gerektiren işlemlerden olan yurtdışı «tebligat» gideri miktarı açıklanmamış olup «kesin sürenin» bu nedenle bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Dava YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, verilen «kesin mehile» rağmen davacının 640 TL tercüme ücretini yatırmadığı gerekçesiyle HMK 114/1 (g) ve 120/2 maddesi gereğince davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemenin 06.11.2014 günlü tensip 11 no'lu «ara» kararı ile davacıya 640.00 TL tercüme «bilirkişi ücreti» ile yurtdışı davetiye giderini yatırmak ve makbuzunu «ibraz» etmek için 2 haftalık «kesin süre» verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3772 E. 2023/2916 K.
Ortak:kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · ara karar · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · tebligat · dava şartı · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz karardaDava YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, verilen «kesin mehile» rağmen davacının 640 TL tercüme ücretini yatırmadığı gerekçesiyle HMK 114/1 (g) ve 120/2 maddesi gereğince davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemenin 06.11.2014 günlü tensip 11 no'lu «ara» kararı ile davacıya 640.00 TL tercüme «bilirkişi ücreti» ile yurtdışı davetiye giderini yatırmak ve makbuzunu «ibraz» etmek için 2 haftalık «kesin süre» verilmiştir.
Dava şartı olarak belirlenen gider avansına yönelik «ara» kararında gider avansını oluşturan ve gider gerektiren işlemlerden olan yurtdışı «tebligat» gideri miktarı açıklanmamış olup «kesin sürenin» bu nedenle bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekiline 05.04.2016 tarihli ön incelemeye hazırlık tensip tutanağının 10 nolu «ara» kararında "Davacı tarafa; dosyaya 775,00 TL tercüme «bilirkişi ücreti» ve Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü'ne 48,00 TL yurt dışı davetiye giderini yatırması ve makbuzunu «ibraz» etmesi için tebliğden itibaren 2 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi halde dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddine karar verileceğinin «ihtarına»," şeklinde karar verilip tensip tutanağının davacı «vekiline tebliğ» edildiği, belirtilen süre içerisinde 10 nolu ara kararı yerine getirmediği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 120 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre dava şartı yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Değerlendirme Mahkemece 03.05.2016 tarihli önincelemeye hazırlık tensip tutanağında davacıya dosyaya 775,00 TL tercüme «bilirkişi ücretini» ve 48,00 TL yurtdışı davetiye giderini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verilmiş, aksi halde dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verileceği «ihtar» edilmiştir.
Mahkemece «kesin mehil» verilen giderler ve yatırılmamasının sonuçları ayrı ayrı belirtilerek usulüne uygun şekilde «ihtar» yapılmaması ve ayrıca 250,00 TL gider avansının dosyaya yatırıldığı görülmekle «gider avansı» açısından «ihtarat» yapılmasına da gerek görülmeksizin işlem yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · gider avansı · ihtarat · vekile tebliğ · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece «kesin mehil» verilen giderler ve yatırılmamasının sonuçları ayrı ayrı belirtilerek usulüne uygun şekilde «ihtar» yapılmaması ve ayrıca 250,00 TL gider avansının dosyaya yatırıldığı görülmekle «gider avansı» açısından «ihtarat» yapılmasına da gerek görülmeksizin işlem yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekiline 05.04.2016 tarihli ön incelemeye hazırlık tensip tutanağının 10 nolu «ara» kararında "Davacı tarafa; dosyaya 775,00 TL tercüme «bilirkişi ücreti» ve Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü'ne 48,00 TL yurt dışı davetiye giderini yatırması ve makbuzunu «ibraz» etmesi için tebliğden itibaren 2 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi halde dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddine karar verileceğinin «ihtarına»," şeklinde karar verilip tensip tutanağının davacı «vekiline tebliğ» edildiği, belirtilen süre içerisinde 10 nolu ara kararı yerine getirmediği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 120 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre dava şartı yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… zetle; 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesi gereğince gider avansının dava şartı sayıldığını, delil avansını dava şartı olarak kabul etmediğini, tercüman ücretinin «gider avansı» olmadığını, mahkemece kendiliğinden gider avansı olarak nitelendirilerek dava şartı sayılmasının yerinde görülmediğini, dava açılırken 250,00 TL gider avansının ya …
Değerlendirme Mahkemece 03.05.2016 tarihli önincelemeye hazırlık tensip tutanağında davacıya dosyaya 775,00 TL tercüme «bilirkişi ücretini» ve 48,00 TL yurtdışı davetiye giderini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verilmiş, aksi halde dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verileceği «ihtar» edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3658 E. 2015/11650 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17592 E. 2014/6700 K.
Ortak:ek mehil · ara karar · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, verilen «kesin mehile» rağmen davacının 640 TL tercüme ücretini yatırmadığı gerekçesiyle HMK 114/1 (g) ve 120/2 maddesi gereğince davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemenin 06.11.2014 günlü tensip 11 no'lu «ara» kararı ile davacıya 640.00 TL tercüme «bilirkişi ücreti» ile yurtdışı davetiye giderini yatırmak ve makbuzunu «ibraz» etmek için 2 haftalık «kesin süre» verilmiştir.
Dava şartı olarak belirlenen gider avansına yönelik «ara» kararında gider avansını oluşturan ve gider gerektiren işlemlerden olan yurtdışı «tebligat» gideri miktarı açıklanmamış olup «kesin sürenin» bu nedenle bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaO halde, mahkemece kanunda belirlenen bu «kesin sürenin» somut olaya uygulanacağı yönünde verilmiş bir «ara» karar bulunmamasına rağmen, davetiyenin üzerine yazılan «şerhe» göre verilen «mehilin» kesin olduğundan bahisle davanın «usulden reddi» doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, çeklerin kaybolduğunun Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilmesi amacıyla gerekli ilan giderinin yatırılması için davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince ihtarlı davetiye çıkarıldığı, buna rağmen tebliğden itibaren iki haftalık «kesin süre» içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «kıymetli evrakın zayii» iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, davacının bu talebi üzerine esasa kaydedilen davaya yönelik olarak düzenlenen tensip tutanağında, “«masrafı» davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmak üzere çeklerin kaybolduğunun «ilanı» için müzekkere yazılmasına” karar verilmiş, bu tensip davacı «vekiline tebliğ» edilmiş ve tebliğ evrakının üzerine de “tensip tutanağının 2. maddesi gereği ilan ücretinin HMK'nın 120/2. maddesi uyarınca iki haftalık «kesin süre» içerisinde tamamlanması, aksi takdirde davanın reddine karar verileceği” «ihtarı» yazılmış, bu süre içerinde masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle de davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · kıymetli evrak · vekile tebliğ · cy/cy şerhi · zayi · ihtar · dosya masrafı · ilan
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrakın zayii» iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, davacının bu talebi üzerine esasa kaydedilen davaya yönelik olarak düzenlenen tensip tutanağında, “«masrafı» davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmak üzere çeklerin kaybolduğunun «ilanı» için müzekkere yazılmasına” karar verilmiş, bu tensip davacı «vekiline tebliğ» edilmiş ve tebliğ evrakının üzerine de “tensip tutanağının 2. maddesi gereği ilan ücretinin HMK'nın 120/2. maddesi uyarınca iki haftalık «kesin süre» içerisinde tamamlanması, aksi takdirde davanın reddine karar verileceği” «ihtarı» yazılmış, bu süre içerinde masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle de davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, çeklerin kaybolduğunun Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilmesi amacıyla gerekli ilan giderinin yatırılması için davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince ihtarlı davetiye çıkarıldığı, buna rağmen tebliğden itibaren iki haftalık «kesin süre» içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
O halde, mahkemece kanunda belirlenen bu «kesin sürenin» somut olaya uygulanacağı yönünde verilmiş bir «ara» karar bulunmamasına rağmen, davetiyenin üzerine yazılan «şerhe» göre verilen «mehilin» kesin olduğundan bahisle davanın «usulden reddi» doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2324 E. , 2018/7772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2014 tarih ve 2014/289-2014/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; “....” ibareli markanın müvekkili tarafından tanınmış hale getirildiğini, davalı şirketin 2012/64035 sayılı 1, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 11, 16, 20, 21, 24, 25, 29, 30, 31, 32, 33 ve 34. sınıf mal ve hizmetleri kapsayan “.... ....” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın nihai olarak ... YİDK kararıyla reddedildiğini, davalı şirketin marka başvurusunun 556 sayılı KHK 7/B, 7/C ve 8/A maddeleri uyarınca reddinin gerektiğini, “....” ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, cins ve çeşit belirttiğini, markaların 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı ... vekili; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markaların benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı vekiline 26.06.2014 tarihli tensip tutanağında, 640,00 TL tercüme gider avansını yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, yatırılmadığı takdirde dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacının verilen süre içerisinde gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, verilen kesin mehile rağmen davacının 640 TL tercüme ücretini yatırmadığı gerekçesiyle HMK 114/1 (g) ve 120/2 maddesi gereğince davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 06.11.2014 günlü tensip 11 no'lu ara kararı ile davacıya 640.00 TL tercüme bilirkişi ücreti ile yurtdışı davetiye giderini yatırmak ve makbuzunu ibraz etmek için 2 haftalık kesin süre verilmiştir.
Dava şartı olarak belirlenen gider avansına yönelik ara kararında gider avansını oluşturan ve gider gerektiren işlemlerden olan yurtdışı tebligat gideri miktarı açıklanmamış olup kesin sürenin bu nedenle bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Usulüne uyulmaksızın verilen kesin mehile dayanılarak yazılı şekilde tesis olunan kararda yasal temelden yoksun olduğu için davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararı davacı yararına BOZULMASINA, peşin temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464724900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz