Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17592 E. 2014/6700 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak zayii↗ hmk 115/3↗ ek mehil↗ kıymetli evrak↗ vekile tebliğ↗ ara karar↗ cy/cy şerhi↗ zayi↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ ihtar↗ ticaret sicili↗ dosya masrafı↗ ilan↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, çeklerin kaybolduğunun Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmesi amacıyla gerekli ilan giderinin yatırılması için davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince ihtarlı davetiye çıkarıldığı, buna rağmen tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kıymetli evrakın zayii iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, davacının bu talebi üzerine esasa kaydedilen davaya yönelik olarak düzenlenen tensip tutanağında, “masrafı davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmak üzere çeklerin kaybolduğunun ilanı için müzekkere yazılmasına” karar verilmiş, bu tensip davacı vekiline tebliğ edilmiş ve tebliğ evrakının üzerine de “tensip tutanağının 2. maddesi gereği ilan ücretinin HMK'nın 120/2. maddesi uyarınca iki haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi takdirde davanın reddine karar verileceği” ihtarı yazılmış, bu süre içerinde masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle de davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 120/2. maddesinde davacı tarafça yatırılan avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir. Bu süre, HMK'nın 94/1. maddesine göre kanunun belirlediği süredir ve kesindir. HMK'nın 90/1. maddesi uyarınca da hakim kanunda belirlenen istisnai durumlar dışında kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez.
Ancak, somut olayda olduğu gibi, kanunun öngördüğü bu kesin sürenin olaya uygulanabilir olması hakim tarafından belirlenecek, bu husus hakim tarafından karar altına alınacak ve karar davanın taraflarına bildirilecektir. O halde, mahkemece kanunda belirlenen bu kesin sürenin somut olaya uygulanacağı yönünde verilmiş bir ara karar bulunmamasına rağmen, davetiyenin üzerine yazılan şerhe göre verilen mehilin kesin olduğundan bahisle davanın usulden reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14030 E. 2017/2072 K.
Ortak:ara karar · zayi · kesin süre · usulden reddi · ilan · kesin hüküm · Çek iptali
İncelediğiniz karardaDava, «kıymetli evrakın zayii» iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, davacının bu talebi üzerine esasa kaydedilen davaya yönelik olarak düzenlenen tensip tutanağında, “«masrafı» davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmak üzere çeklerin kaybolduğunun «ilanı» için müzekkere yazılmasına” karar verilmiş, bu tensip davacı «vekiline tebliğ» edilmiş ve tebliğ evrakının üzerine de “tensip tutanağının 2. maddesi gereği ilan ücretinin HMK'nın 120/2. maddesi uyarınca iki haftalık «kesin süre» içerisinde tamamlanması, aksi takdirde davanın reddine karar verileceği” «ihtarı» yazılmış, bu süre içerinde masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle de davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, çeklerin kaybolduğunun Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilmesi amacıyla gerekli ilan giderinin yatırılması için davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince ihtarlı davetiye çıkarıldığı, buna rağmen tebliğden itibaren iki haftalık «kesin süre» içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
O halde, mahkemece kanunda belirlenen bu «kesin sürenin» somut olaya uygulanacağı yönünde verilmiş bir «ara» karar bulunmamasına rağmen, davetiyenin üzerine yazılan «şerhe» göre verilen «mehilin» kesin olduğundan bahisle davanın «usulden reddi» doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · çek · ibraz
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
Mahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11411 E. 2018/6082 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaO halde, mahkemece kanunda belirlenen bu «kesin sürenin» somut olaya uygulanacağı yönünde verilmiş bir «ara» karar bulunmamasına rağmen, davetiyenin üzerine yazılan «şerhe» göre verilen «mehilin» kesin olduğundan bahisle davanın «usulden reddi» doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, çeklerin kaybolduğunun Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilmesi amacıyla gerekli ilan giderinin yatırılması için davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince ihtarlı davetiye çıkarıldığı, buna rağmen tebliğden itibaren iki haftalık «kesin süre» içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «kıymetli evrakın zayii» iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, davacının bu talebi üzerine esasa kaydedilen davaya yönelik olarak düzenlenen tensip tutanağında, “«masrafı» davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmak üzere çeklerin kaybolduğunun «ilanı» için müzekkere yazılmasına” karar verilmiş, bu tensip davacı «vekiline tebliğ» edilmiş ve tebliğ evrakının üzerine de “tensip tutanağının 2. maddesi gereği ilan ücretinin HMK'nın 120/2. maddesi uyarınca iki haftalık «kesin süre» içerisinde tamamlanması, aksi takdirde davanın reddine karar verileceği” «ihtarı» yazılmış, bu süre içerinde masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle de davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3772 E. 2023/2916 K.
Ortak:ek mehil · vekile tebliğ · ara karar · kesin süre · usulden reddi · ihtar · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava, «kıymetli evrakın zayii» iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, davacının bu talebi üzerine esasa kaydedilen davaya yönelik olarak düzenlenen tensip tutanağında, “«masrafı» davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmak üzere çeklerin kaybolduğunun «ilanı» için müzekkere yazılmasına” karar verilmiş, bu tensip davacı «vekiline tebliğ» edilmiş ve tebliğ evrakının üzerine de “tensip tutanağının 2. maddesi gereği ilan ücretinin HMK'nın 120/2. maddesi uyarınca iki haftalık «kesin süre» içerisinde tamamlanması, aksi takdirde davanın reddine karar verileceği” «ihtarı» yazılmış, bu süre içerinde masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle de davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
O halde, mahkemece kanunda belirlenen bu «kesin sürenin» somut olaya uygulanacağı yönünde verilmiş bir «ara» karar bulunmamasına rağmen, davetiyenin üzerine yazılan «şerhe» göre verilen «mehilin» kesin olduğundan bahisle davanın «usulden reddi» doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, çeklerin kaybolduğunun Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilmesi amacıyla gerekli ilan giderinin yatırılması için davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince ihtarlı davetiye çıkarıldığı, buna rağmen tebliğden itibaren iki haftalık «kesin süre» içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekiline 05.04.2016 tarihli ön incelemeye hazırlık tensip tutanağının 10 nolu «ara» kararında "Davacı tarafa; dosyaya 775,00 TL tercüme «bilirkişi ücreti» ve Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü'ne 48,00 TL yurt dışı davetiye giderini yatırması ve makbuzunu «ibraz» etmesi için tebliğden itibaren 2 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi halde dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddine karar verileceğinin «ihtarına»," şeklinde karar verilip tensip tutanağının davacı «vekiline tebliğ» edildiği, belirtilen süre içerisinde 10 nolu ara kararı yerine getirmediği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 120 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre dava şartı yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Değerlendirme Mahkemece 03.05.2016 tarihli önincelemeye hazırlık tensip tutanağında davacıya dosyaya 775,00 TL tercüme «bilirkişi ücretini» ve 48,00 TL yurtdışı davetiye giderini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verilmiş, aksi halde dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verileceği «ihtar» edilmiştir.
Mahkemece «kesin mehil» verilen giderler ve yatırılmamasının sonuçları ayrı ayrı belirtilerek usulüne uygun şekilde «ihtar» yapılmaması ve ayrıca 250,00 TL gider avansının dosyaya yatırıldığı görülmekle «gider avansı» açısından «ihtarat» yapılmasına da gerek görülmeksizin işlem yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · gider avansı · kesin mehil · ihtarat · bilirkişi ücreti · dava şartı yokluğu · tebligat · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece «kesin mehil» verilen giderler ve yatırılmamasının sonuçları ayrı ayrı belirtilerek usulüne uygun şekilde «ihtar» yapılmaması ve ayrıca 250,00 TL gider avansının dosyaya yatırıldığı görülmekle «gider avansı» açısından «ihtarat» yapılmasına da gerek görülmeksizin işlem yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekiline 05.04.2016 tarihli ön incelemeye hazırlık tensip tutanağının 10 nolu «ara» kararında "Davacı tarafa; dosyaya 775,00 TL tercüme «bilirkişi ücreti» ve Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü'ne 48,00 TL yurt dışı davetiye giderini yatırması ve makbuzunu «ibraz» etmesi için tebliğden itibaren 2 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi halde dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddine karar verileceğinin «ihtarına»," şeklinde karar verilip tensip tutanağının davacı «vekiline tebliğ» edildiği, belirtilen süre içerisinde 10 nolu ara kararı yerine getirmediği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 120 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre dava şartı yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 45 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince tercüme «bilirkişi ücreti» «delil avansı» olup, «tebligat» gideri ise gider avansıdır.
Değerlendirme Mahkemece 03.05.2016 tarihli önincelemeye hazırlık tensip tutanağında davacıya dosyaya 775,00 TL tercüme «bilirkişi ücretini» ve 48,00 TL yurtdışı davetiye giderini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verilmiş, aksi halde dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verileceği «ihtar» edilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2324 E. 2018/7772 K.
Ortak:ek mehil · ara karar · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaO halde, mahkemece kanunda belirlenen bu «kesin sürenin» somut olaya uygulanacağı yönünde verilmiş bir «ara» karar bulunmamasına rağmen, davetiyenin üzerine yazılan «şerhe» göre verilen «mehilin» kesin olduğundan bahisle davanın «usulden reddi» doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, çeklerin kaybolduğunun Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilmesi amacıyla gerekli ilan giderinin yatırılması için davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince ihtarlı davetiye çıkarıldığı, buna rağmen tebliğden itibaren iki haftalık «kesin süre» içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «kıymetli evrakın zayii» iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, davacının bu talebi üzerine esasa kaydedilen davaya yönelik olarak düzenlenen tensip tutanağında, “«masrafı» davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmak üzere çeklerin kaybolduğunun «ilanı» için müzekkere yazılmasına” karar verilmiş, bu tensip davacı «vekiline tebliğ» edilmiş ve tebliğ evrakının üzerine de “tensip tutanağının 2. maddesi gereği ilan ücretinin HMK'nın 120/2. maddesi uyarınca iki haftalık «kesin süre» içerisinde tamamlanması, aksi takdirde davanın reddine karar verileceği” «ihtarı» yazılmış, bu süre içerinde masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle de davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, verilen «kesin mehile» rağmen davacının 640 TL tercüme ücretini yatırmadığı gerekçesiyle HMK 114/1 (g) ve 120/2 maddesi gereğince davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemenin 06.11.2014 günlü tensip 11 no'lu «ara» kararı ile davacıya 640.00 TL tercüme «bilirkişi ücreti» ile yurtdışı davetiye giderini yatırmak ve makbuzunu «ibraz» etmek için 2 haftalık «kesin süre» verilmiştir.
Dava şartı olarak belirlenen gider avansına yönelik «ara» kararında gider avansını oluşturan ve gider gerektiren işlemlerden olan yurtdışı «tebligat» gideri miktarı açıklanmamış olup «kesin sürenin» bu nedenle bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · bilirkişi ücreti · dava şartı yokluğu · tebligat · ibraz
Benzer bu karardaDava YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, verilen «kesin mehile» rağmen davacının 640 TL tercüme ücretini yatırmadığı gerekçesiyle HMK 114/1 (g) ve 120/2 maddesi gereğince davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemenin 06.11.2014 günlü tensip 11 no'lu «ara» kararı ile davacıya 640.00 TL tercüme «bilirkişi ücreti» ile yurtdışı davetiye giderini yatırmak ve makbuzunu «ibraz» etmek için 2 haftalık «kesin süre» verilmiştir.
Dava şartı olarak belirlenen gider avansına yönelik «ara» kararında gider avansını oluşturan ve gider gerektiren işlemlerden olan yurtdışı «tebligat» gideri miktarı açıklanmamış olup «kesin sürenin» bu nedenle bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Usulüne uyulmaksızın verilen «kesin mehile» dayanılarak yazılı şekilde tesis olunan kararda yasal temelden yoksun olduğu için davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17592 E. , 2014/6700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ERZURUM 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/07/2013
NUMARASI 2013/531-2013/698
Hasımsız olarak görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.07.2013 tarih ve 2013/531-2013/698 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ticari alışveriş nedeniyle müvekkili şirketin lehtar, G.Dem.Çel. İnş. Malz. İnş. Taah. San. Ltd. Şti'nin de keşideci olduğu ve keşide yeri Erzurum olan 30 adet toplam 30.000 TL bedelli çek yaprağının kaybolduğunu ileri sürerek bu çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, çeklerin kaybolduğunun Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmesi amacıyla gerekli ilan giderinin yatırılması için davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince ihtarlı davetiye çıkarıldığı, buna rağmen tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kıymetli evrakın zayii iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olup, davacının bu talebi üzerine esasa kaydedilen davaya yönelik olarak düzenlenen tensip tutanağında, “masrafı davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmak üzere çeklerin kaybolduğunun ilanı için müzekkere yazılmasına” karar verilmiş, bu tensip davacı vekiline tebliğ edilmiş ve tebliğ evrakının üzerine de “tensip tutanağının 2. maddesi gereği ilan ücretinin HMK'nın 120/2. maddesi uyarınca iki haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi takdirde davanın reddine karar verileceği” ihtarı yazılmış, bu süre içerinde masrafın yatırılmadığı gerekçesiyle de davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 120/2. maddesinde davacı tarafça yatırılan avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir. Bu süre, HMK'nın 94/1. maddesine göre kanunun belirlediği süredir ve kesindir. HMK'nın 90/1. maddesi uyarınca da hakim kanunda belirlenen istisnai durumlar dışında kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez.
Ancak, somut olayda olduğu gibi, kanunun öngördüğü bu kesin sürenin olaya uygulanabilir olması hakim tarafından belirlenecek, bu husus hakim tarafından karar altına alınacak ve karar davanın taraflarına bildirilecektir. O halde, mahkemece kanunda belirlenen bu kesin sürenin somut olaya uygulanacağı yönünde verilmiş bir ara karar bulunmamasına rağmen, davetiyenin üzerine yazılan şerhe göre verilen mehilin kesin olduğundan bahisle davanın usulden reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101708200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz