Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1173 E. 2018/7750 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas masasına alacak kaydı↗ iflasın açılması↗ usulden ret↗ kayıt kabul davası↗ yargı yolu↗ iflas idaresi↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tefrik↗ tahsilde tekerrür↗ vekâlet ücreti↗ eş rızası↗ muacceliyet↗ ipotek↗ denetime elverişlilik↗ dolandırıcılık↗ havale↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ dosya masrafı↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ temsil↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... bankaya 26/9/2001 ve 19/11/2001 tarihlerinde iki hesap açtırdğı ve davacının bu mevduat alacağının davalı banka tarafından kıyı bankası olarak nitelendirilene .... hesabına aktarıldığı,.... Ltd’de değerlendirilen bu mevduattın sigorta kapsamında olmadığı bu nedenle ...’nin bundan sorumlu olamayacağı, keza davalı ...’nın da bankaya el konulmasından önceki işlemlerden sorumlu tutulamayacağı, ancak bu iki kurum yönünden hizmetin yürütülmesinde idari bir kusuru söz konusu ise bunun tartışma yerinin idari yargı olduğu, bir kamu görevlisi olarak atama ile görev yapan ...’a husumetin yöneltilemeyeceği, yine banka ortağı yönetim kurulu üyesi olan ...’a da bu aşamada husumetin yöneltilemeyeceğini, ancak 698.686,00 TL davacı alacağının müflis banka iflas masasına alacak olarak kaydı gerektiği gerekçesiyle, davalı ... ve ...’ya yöenlik davanın yargı yolu yönünden reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniye reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis bankaya yönelik davanın kayıt kabul davası olarak kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin müflis banka iflas masasına alacak kaydı olarak kaydına, davalı ...-Shore Ltd’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ..., ..., Müflis İmar Bankası A.Ş. ve ...’a yönelik tüm, davalı ... A.Ş İflas İdaresi vekilinin aşağıdaki 3 numaralı bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin davalı ...’a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil .... Bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında .... Bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, ...’nin 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...-Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, ... hakkındaki ceza davasının sanığın yakalanamadığı ve savunmasının alınamadığı gerekçesiyle ana dava dosyasından tefrik edildiği, ancak ana dava dosyasında bankanın diğer yöneticileri hakkında bir kısım suçlar yönünden zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma ve bir kısım suçlar yönünden ise mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen ceza davasında mudi sahiplerinin iradeleri dışında bu hesapların adeta hesap sahibini rızası varmışcasına .... Kıyı Bankasına havale işleminin müflis banka tarafından kağıt üzerinde yapıldığı, oysa hiçbir zaman bu paraların kıyı bankasına gönderilmediğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasında her ne kadar ... yönünden henüz bir karar verilmemiş ise de, davalı ... yönünden ceza davasının beklenmesinde bir yarar elde edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece bir kısım yöneticiler hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma ve mahkumiyet kararları da nazara alındığında davalı ...’ın davalı bankanın yöneticisi olması nedeniyle B.K. 41 ve ...'nın 321/son maddeleri uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı ... A.Ş. İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK’nın 195. maddesi gereğince iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. Kural olarak iflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Somut olayda dava iflas tarihinden sonra açılmış olup, davacının masaya kaydı gereken 365.846,66 EURO alacağının nasıl belirlendiği, hangi tarihli kurdan karşılığının hesaplandığı açıklanmadan davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, belirtilen hususlar doğrultusunda denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak alacağın hesaplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; mahkemece, davalı ... yönünden idari yargının görevli olması nedeniyle dava usulden ret edilmiş olmasına rağmen kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı ... yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5141 E. 2021/4945 K.
Ortak:iflas masasına alacak kaydı · kayıt kabul davası · yargı yolu · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · iflas · cy/cy kaydı · avans faizi · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… lamayacağı, keza davalı ...’nın da bankaya el konulmasından önceki işlemlerden sorumlu tutulamayacağı, ancak bu iki kurum yönünden hizmetin yürütülmesinde idari bir «kusuru» söz konusu ise bunun tartışma yerinin idari yargı olduğu, bir kamu «görevlisi» olarak atama ile görev yapan ...’a «husumetin» yöneltilemeyeceği, yine banka ortağı «yönetim kurulu» üyesi olan ...’a da bu aşamada husumetin yöneltilemeyeceğini, ancak 698.686,00 TL davacı alacağının müflis banka «iflas» masasına alacak olarak «kaydı» gerektiği gerekçesiyle, davalı ... ve ...’ya yöenlik davanın «yargı yolu» yönünden reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniye reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis bankaya yönelik davanın «kayıt kabul davası» olarak kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin müflis banka «iflas masasına alacak kaydı» olarak kaydına, davalı ...-Shore Ltd’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin «tahsilde tekerrür olmamak» koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda dava «iflas» tarihinden sonra açılmış olup, davacının masaya «kaydı» gereken 365.846,66 EURO alacağının nasıl belirlendiği, hangi tarihli kurdan karşılığının hesaplandığı açıklanmadan davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK’nın 195. maddesi gereğince «iflas» masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TMSF ve BDDK’ya yönelik davanın «yargı yolu» yönünden reddine, davalı ...’a ve davalı ...’a yönelik davanın «husumet» nedeniyle reddine, Müflis bankaya yönelik davanın «kayıt kabul davası» olarak kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin müflis banka «iflas masasına alacak kaydı» olarak kaydına, davalı ...-Shore Ltd.’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin «tahsilde tekerrür olmamak» koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline dair verilen kararın davacı vekili, davalı ...A.Ş.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İflasa kayıt | Akdi ilişki olmadığının tespiti | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2094 E. 2017/7155 K.
Ortak:iflasın açılması · kayıt kabul davası · yargı yolu · iflas idaresi · tahsilde tekerrür olmaması · tefrik · tahsilde tekerrür · eş rızası · dava şartı · görev/görevsizlik · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… lamayacağı, keza davalı ...’nın da bankaya el konulmasından önceki işlemlerden sorumlu tutulamayacağı, ancak bu iki kurum yönünden hizmetin yürütülmesinde idari bir «kusuru» söz konusu ise bunun tartışma yerinin idari yargı olduğu, bir kamu «görevlisi» olarak atama ile görev yapan ...’a «husumetin» yöneltilemeyeceği, yine banka ortağı «yönetim kurulu» üyesi olan ...’a da bu aşamada husumetin yöneltilemeyeceğini, ancak 698.686,00 TL davacı alacağının müflis banka «iflas» masasına alacak olarak «kaydı» gerektiği gerekçesiyle, davalı ... ve ...’ya yöenlik davanın «yargı yolu» yönünden reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniye reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis bankaya yönelik davanın «kayıt kabul davası» olarak kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin müflis banka «iflas masasına alacak kaydı» olarak kaydına, davalı ...-Shore Ltd’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin «tahsilde tekerrür olmamak» koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… 8/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, ... hakkındaki ceza davasının sanığın yakalanamadığı ve savunmasının alınamadığı gerekçesiyle ana dava dosyasından «tefrik» edildiği, ancak ana dava dosyasında bankanın diğer yöneticileri hakkında bir kısım suçlar yönünden «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma ve bir kısım suçlar yönünden ise mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen ceza davasında mudi sahiplerinin iradeleri dışında bu hesapların adeta hesap sahibini «rızası» varmışcasına ....
Kural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Benzer bu kararda… a banka tarafından aktarıldığı, ancak bu kıyı bankasını hiçbir zaman aktif bankacılık hizmeti yapmadığı, bu paranın bu bankadan tahsil imkanı olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, 96.216,84 Euro alacağın davalı ... bankanın «iflas» tarihi olan 08.06.2005 tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte karşılığı 186.593,32 TL olmakla bu değerin müflis bankadan «kayıt kabul davası» olarak müflis masasına alacak «kaydına» karar verilmesi gerektiği ve yine 96.216,84 Euro alacaktan İmar Off-Shore Ltd'nin de sorumlu olduğu, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalı ... ise TMSF tarafından bankaya el konulmasından sonra atanan bir yönetici olması nedeniyle bu kişiye «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı ... yönünden eski TTK 309 ve 341 maddelerine göre bu aşamada davanın zamansız açıldığı, öncelikle davalı bankadan zararın tahsili gerektiği tahsil edilemediği takdirde ancak yönetime dönülebileceği gerekçesiyle, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın «yargı yolu» nedeniyle «usulden reddine», davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı ...
… 8/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, ... hakkındaki ceza davasının sanığın yakalanamadığı ve savunmasının alınamadığı gerekçesiyle ana dava dosyasından «tefrik» edildiği, ancak ana dava dosyasında bankanın diğer yöneticileri hakkında bir kısım suçlar yönünden «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma ve bir kısım suçlar yönünden ise mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen ceza davasında mudi sahiplerinin iradeleri dışında bu hesapların adeta hesap sahibini «rızası» varmışcasına off-shore kıyı bankasına «havale» işleminin müflis banka tarafından kağıt üzerinde yapıldığı, oysa hiçbir zaman bu paraların kıyı bankasına gönderilmediğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, davacının yatırdığı meblağ ile davacıya ödenen meblağlar gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıra cetveli · nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · kâr dağıtımı · usulden reddi · haksız fiil · ek tasfiye · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAlacağın ödenmesi ancak «tasfiye» sonunda masa mevcudunun «sıra cetveline» uygun biçimde «dağıtımı» aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
Bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekmektedir.
İflas İdaresinin hükmedilen karar ve ilam harcı ile «vekalet ücretinin» maktu kısmından sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde davalı «iflas idaresi» aleyhine nispi karar ve ilam harcı ile «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… a banka tarafından aktarıldığı, ancak bu kıyı bankasını hiçbir zaman aktif bankacılık hizmeti yapmadığı, bu paranın bu bankadan tahsil imkanı olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, 96.216,84 Euro alacağın davalı ... bankanın «iflas» tarihi olan 08.06.2005 tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte karşılığı 186.593,32 TL olmakla bu değerin müflis bankadan «kayıt kabul davası» olarak müflis masasına alacak «kaydına» karar verilmesi gerektiği ve yine 96.216,84 Euro alacaktan İmar Off-Shore Ltd'nin de sorumlu olduğu, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalı ... ise TMSF tarafından bankaya el konulmasından sonra atanan bir yönetici olması nedeniyle bu kişiye «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı ... yönünden eski TTK 309 ve 341 maddelerine göre bu aşamada davanın zamansız açıldığı, öncelikle davalı bankadan zararın tahsili gerektiği tahsil edilemediği takdirde ancak yönetime dönülebileceği gerekçesiyle, davalılardan BDDK ve TMSF aleyhine açılan davanın «yargı yolu» nedeniyle «usulden reddine», davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhinde açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/472 E. 2019/5615 K.
Ortak:iflasın açılması · iflas idaresi · tefrik · muacceliyet · ipotek · iflas · dosya masrafı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaKural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
… lamayacağı, keza davalı ...’nın da bankaya el konulmasından önceki işlemlerden sorumlu tutulamayacağı, ancak bu iki kurum yönünden hizmetin yürütülmesinde idari bir «kusuru» söz konusu ise bunun tartışma yerinin idari yargı olduğu, bir kamu «görevlisi» olarak atama ile görev yapan ...’a «husumetin» yöneltilemeyeceği, yine banka ortağı «yönetim kurulu» üyesi olan ...’a da bu aşamada husumetin yöneltilemeyeceğini, ancak 698.686,00 TL davacı alacağının müflis banka «iflas» masasına alacak olarak «kaydı» gerektiği gerekçesiyle, davalı ... ve ...’ya yöenlik davanın «yargı yolu» yönünden reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniye reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis bankaya yönelik davanın «kayıt kabul davası» olarak kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin müflis banka «iflas masasına alacak kaydı» olarak kaydına, davalı ...-Shore Ltd’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin «tahsilde tekerrür olmamak» koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda dava «iflas» tarihinden sonra açılmış olup, davacının masaya «kaydı» gereken 365.846,66 EURO alacağının nasıl belirlendiği, hangi tarihli kurdan karşılığının hesaplandığı açıklanmadan davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaKural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
3- Davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. «iflas idaresi» vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına «kaydı» istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, bu davalarda sadece alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir.
… kında açılan davalar reddedildiğinden ve haklarında verilen hüküm temyiz edilmeden keşinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmadığı, karar başlığına «dahil» edilmediği, davalı ... hakkındaki davanın «tefrik» edildiği, davalı ... hakkındaki davanın ise paravan bir şirket olduğu, bu davalı hakkındaki davanın da kabule şayan olmadığı gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın kabule şayan olmadığından reddine, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 171.974,95 TL'nin dava tarihi olan 19/11/2007 tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas masası · sıra cetveli · davanın konusu · kâr dağıtımı · ek tasfiye
Benzer bu karardaAlacağın ödenmesi ancak «tasfiye» sonunda masa mevcudunun «sıra cetveline» uygun biçimde «dağıtımı» aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
… kında açılan davalar reddedildiğinden ve haklarında verilen hüküm temyiz edilmeden keşinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmadığı, karar başlığına «dahil» edilmediği, davalı ... hakkındaki davanın «tefrik» edildiği, davalı ... hakkındaki davanın ise paravan bir şirket olduğu, bu davalı hakkındaki davanın da kabule şayan olmadığı gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın kabule şayan olmadığından reddine, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 171.974,95 TL'nin dava tarihi olan 19/11/2007 tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle, «iflas» tarihinden sonra açılmış olan bu davada, «dava konusu» alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. «iflas idaresi» yararına bozulması gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15411 E. 2012/15707 K.
Ortak:dolandırıcılık · iflas · yönetim kurulu kararı · dahili dava · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı · görev/görevsizlik · Tahsil
İncelediğiniz kararda… lamayacağı, keza davalı ...’nın da bankaya el konulmasından önceki işlemlerden sorumlu tutulamayacağı, ancak bu iki kurum yönünden hizmetin yürütülmesinde idari bir «kusuru» söz konusu ise bunun tartışma yerinin idari yargı olduğu, bir kamu «görevlisi» olarak atama ile görev yapan ...’a «husumetin» yöneltilemeyeceği, yine banka ortağı «yönetim kurulu» üyesi olan ...’a da bu aşamada husumetin yöneltilemeyeceğini, ancak 698.686,00 TL davacı alacağının müflis banka «iflas» masasına alacak olarak «kaydı» gerektiği gerekçesiyle, davalı ... ve ...’ya yöenlik davanın «yargı yolu» yönünden reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniye reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis bankaya yönelik davanın «kayıt kabul davası» olarak kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin müflis banka «iflas masasına alacak kaydı» olarak kaydına, davalı ...-Shore Ltd’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin «tahsilde tekerrür olmamak» koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» ....
A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...-Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak «dolandırıcılık» yaptıkları iddiasıyla ...
Benzer bu kararda… edelin tahsiline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu davalıya yönelik paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tesbitine karar verilmesi talebinde bulunduğu, «eda davası» açılabilecekken tesbit talebinde bulunulmasında davacının «hukuki yararı» görülmediğinden bu davalı hakkında açılan davanın reddine, davalı ...A.Ş'ye yönelik açılan davanın kayıt kabul talebine dönüştüğünü, ancak davanın erken açılmış olması nedeniyle bu davalı yönünden de reddine, davalılar BDDK ve TMSF yönünden açılan davanın idari yargı'da çözümlenmesi gerektiği, bu davalılar yönünden de açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ise davacı tarafından davalı ...
Ltd'e yatırılan meblağın adı geçenin mal varlığına aktarıldığının ve keza oluşan zararın «yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu» çerçevesinde adı geçen davalıdan tahsili gerektiği iddialarının usulüne uygun delillerle ispatı gerektiğinden davacı tarafça bu aşamada ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar «dahil» off-shore bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında off-shore bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu · eda davası · derdestlik · hak düşürücü süre · hukuki yarar
Benzer bu kararda… edelin tahsiline ilişkin bir talebinin bulunmadığı, bu davalıya yönelik paranın tahsil edilmesinin mümkün olmadığının tesbitine karar verilmesi talebinde bulunduğu, «eda davası» açılabilecekken tesbit talebinde bulunulmasında davacının «hukuki yararı» görülmediğinden bu davalı hakkında açılan davanın reddine, davalı ...A.Ş'ye yönelik açılan davanın kayıt kabul talebine dönüştüğünü, ancak davanın erken açılmış olması nedeniyle bu davalı yönünden de reddine, davalılar BDDK ve TMSF yönünden açılan davanın idari yargı'da çözümlenmesi gerektiği, bu davalılar yönünden de açılan davanın görev yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ise davacı tarafından davalı ...
Ltd'e yatırılan meblağın adı geçenin mal varlığına aktarıldığının ve keza oluşan zararın «yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu» çerçevesinde adı geçen davalıdan tahsili gerektiği iddialarının usulüne uygun delillerle ispatı gerektiğinden davacı tarafça bu aşamada ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın «derdest» olduğunu bildirmiştir.
235. maddesinde öngörülen 15 günlük «hak düşürücü sürede» açılmadığı anlaşıldığından bu davalı aleyhine açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmek gerekirken, bu davalı aleyhine açılan davanın erken olduğu gerekçesiyle reddi doğru olmamış, Müflis İmar Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın Müflis İmar Bankası A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14879 E. 2017/209 K.
Ortak:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · iflas
İncelediğiniz kararda… lamayacağı, keza davalı ...’nın da bankaya el konulmasından önceki işlemlerden sorumlu tutulamayacağı, ancak bu iki kurum yönünden hizmetin yürütülmesinde idari bir «kusuru» söz konusu ise bunun tartışma yerinin idari yargı olduğu, bir kamu «görevlisi» olarak atama ile görev yapan ...’a «husumetin» yöneltilemeyeceği, yine banka ortağı «yönetim kurulu» üyesi olan ...’a da bu aşamada husumetin yöneltilemeyeceğini, ancak 698.686,00 TL davacı alacağının müflis banka «iflas» masasına alacak olarak «kaydı» gerektiği gerekçesiyle, davalı ... ve ...’ya yöenlik davanın «yargı yolu» yönünden reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniye reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis bankaya yönelik davanın «kayıt kabul davası» olarak kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin müflis banka «iflas masasına alacak kaydı» olarak kaydına, davalı ...-Shore Ltd’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin «tahsilde tekerrür olmamak» koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK’nın 195. maddesi gereğince «iflas» masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir.
Kural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, davalılar ..., ... ve ... yönünden «tahsilde tekerrür olmamak» üzere 7.538.108,53 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte bu davalılardan tahsiline, davalı müflis ... yönünden anılan bedelin «iflas» masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın davalı ... ... ile davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6459 E. 2021/6973 K.
Ortak:iflas idaresi · iflas · avans faizi
İncelediğiniz kararda… lamayacağı, keza davalı ...’nın da bankaya el konulmasından önceki işlemlerden sorumlu tutulamayacağı, ancak bu iki kurum yönünden hizmetin yürütülmesinde idari bir «kusuru» söz konusu ise bunun tartışma yerinin idari yargı olduğu, bir kamu «görevlisi» olarak atama ile görev yapan ...’a «husumetin» yöneltilemeyeceği, yine banka ortağı «yönetim kurulu» üyesi olan ...’a da bu aşamada husumetin yöneltilemeyeceğini, ancak 698.686,00 TL davacı alacağının müflis banka «iflas» masasına alacak olarak «kaydı» gerektiği gerekçesiyle, davalı ... ve ...’ya yöenlik davanın «yargı yolu» yönünden reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniye reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis bankaya yönelik davanın «kayıt kabul davası» olarak kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin müflis banka «iflas masasına alacak kaydı» olarak kaydına, davalı ...-Shore Ltd’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin «tahsilde tekerrür olmamak» koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK’nın 195. maddesi gereğince «iflas» masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir.
Kural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Benzer bu kararda… olmadığından reddine, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 171.974,95 TL'nin dava tarihi olan 19.11.2007 tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. «iflas idaresi» vekili ile davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas masası
Benzer bu kararda… olmadığından reddine, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 171.974,95 TL'nin dava tarihi olan 19.11.2007 tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne dair verilen kararın, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. «iflas idaresi» vekili ile davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11371 E. 2018/3908 K.
Ortak:tahsilde tekerrür · iflas · avans faizi
İncelediğiniz kararda… lamayacağı, keza davalı ...’nın da bankaya el konulmasından önceki işlemlerden sorumlu tutulamayacağı, ancak bu iki kurum yönünden hizmetin yürütülmesinde idari bir «kusuru» söz konusu ise bunun tartışma yerinin idari yargı olduğu, bir kamu «görevlisi» olarak atama ile görev yapan ...’a «husumetin» yöneltilemeyeceği, yine banka ortağı «yönetim kurulu» üyesi olan ...’a da bu aşamada husumetin yöneltilemeyeceğini, ancak 698.686,00 TL davacı alacağının müflis banka «iflas» masasına alacak olarak «kaydı» gerektiği gerekçesiyle, davalı ... ve ...’ya yöenlik davanın «yargı yolu» yönünden reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniye reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis bankaya yönelik davanın «kayıt kabul davası» olarak kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin müflis banka «iflas masasına alacak kaydı» olarak kaydına, davalı ...-Shore Ltd’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin «tahsilde tekerrür olmamak» koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK’nın 195. maddesi gereğince «iflas» masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir.
Kural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı müflis ... yönünden «tahsilde tekerrür» oluşturmamak üzere davanın kabulü ile 4.502.332,36 TL'nin 15/06/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek sureti ile «iflas» işlemlerinin yürütüldüğü 2008/1 E. sayılı dosyasında müflis ... iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne, diğer davalılar ..., M...., ..., ... ve ... …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1173 E. , 2018/7750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2012 tarih ve 2011/50-2012/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...'da çalışarak biriktirdiği paraları İmar Bankası'na yatırdığını ve hesap cüzdanı aldığını, daha sonra 03.07.2003 tarihli kararla bankanın ...'ye devredildiğini, ayrıca ... tarafından .... hesaplarına yatırılan paraların ödenmeyeceğinin ilan edildiğini, oysa müvekkilinin parayı .... hesabına değil davalı bankaya yatırdığını, cüzdan üzerine .... yazılmasının müvekkilinin talimatı dışında olduğunu, davalı banka yanında bu bankanın ve.... Ltd.'nin hakim ortağı olan ...'ın da doğan zarardan sorumlu olduğunu, davalı ... ve ...'nin de gerekli denetimleri yapmaması nedeniyle bu usulsüz işlemlerden dolayı sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, 365.846.66 EURO karşılığı 701.840.23 YTL'nin avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili ile ... vekili, davanın idare mahkemesinde görülmesi gerektiğini, öncelikle görev ve yetki itirazları nedeniyle davanın usulden reddini ve ayrıca esas yönünden de davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Davalılardan ... vekili, müvekkilinin ... tarafından kuruma atanan bir görevli olduğunu, kendisine husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...A.Ş. İflas idaresi vekili, müflis bankanın bu işlemde .... nezdindeki bu havale işleminde havaleyi yapmaktan başka bir katkısının bulunmadığını, muhatabın müflis banka olamayacağını savunmuştur.
Davalılardan ... ve .... Ltd. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... bankaya 26/9/2001 ve 19/11/2001 tarihlerinde iki hesap açtırdğı ve davacının bu mevduat alacağının davalı banka tarafından kıyı bankası olarak nitelendirilene .... hesabına aktarıldığı,.... Ltd’de değerlendirilen bu mevduattın sigorta kapsamında olmadığı bu nedenle ...’nin bundan sorumlu olamayacağı, keza davalı ...’nın da bankaya el konulmasından önceki işlemlerden sorumlu tutulamayacağı, ancak bu iki kurum yönünden hizmetin yürütülmesinde idari bir kusuru söz konusu ise bunun tartışma yerinin idari yargı olduğu, bir kamu görevlisi olarak atama ile görev yapan ...’a husumetin yöneltilemeyeceği, yine banka ortağı yönetim kurulu üyesi olan ...’a da bu aşamada husumetin yöneltilemeyeceğini, ancak 698.686,00 TL davacı alacağının müflis banka iflas masasına alacak olarak kaydı gerektiği gerekçesiyle, davalı ...
ve ...’ya yöenlik davanın yargı yolu yönünden reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniye reddine, davalı ...’a yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, Müflis bankaya yönelik davanın kayıt kabul davası olarak kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin müflis banka iflas masasına alacak kaydı olarak kaydına, davalı ...-Shore Ltd’ye yönelik davanın kısmen kabulü ile 698.686,00 TL’nin tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ..., ..., Müflis İmar Bankası A.Ş. ve ...’a yönelik tüm, davalı ... A.Ş İflas İdaresi vekilinin aşağıdaki 3 numaralı bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin davalı ...’a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin parasını gerçekte davalı ... A.Ş’ye yatırdığını, bu bankanın çalışanlarının paranın başka bankaya yatırıldığını açıklamadıklarını, logolar dahil .... Bankasıyla aynı banka gibi davrandığını, yönetim ve faaliyetleri dikkate alındığında .... Bankasının paravan amaçlı kurulduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu, davalı ...’ın ise, bu bankanın yöneticisi bulunduğunu, ...’nin 336. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı ...’ın davalı ... A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı ...-Shore Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla ...
8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, ... hakkındaki ceza davasının sanığın yakalanamadığı ve savunmasının alınamadığı gerekçesiyle ana dava dosyasından tefrik edildiği, ancak ana dava dosyasında bankanın diğer yöneticileri hakkında bir kısım suçlar yönünden zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma ve bir kısım suçlar yönünden ise mahkumiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen ceza davasında mudi sahiplerinin iradeleri dışında bu hesapların adeta hesap sahibini rızası varmışcasına .... Kıyı Bankasına havale işleminin müflis banka tarafından kağıt üzerinde yapıldığı, oysa hiçbir zaman bu paraların kıyı bankasına gönderilmediğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı ... ile davalı ... A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasında her ne kadar ... yönünden henüz bir karar verilmemiş ise de, davalı ... yönünden ceza davasının beklenmesinde bir yarar elde edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece bir kısım yöneticiler hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma ve mahkumiyet kararları da nazara alındığında davalı ...’ın davalı bankanın yöneticisi olması nedeniyle B.K. 41 ve ...'nın 321/son maddeleri uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı ... A.Ş. İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK’nın 195. maddesi gereğince iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. Kural olarak iflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Somut olayda dava iflas tarihinden sonra açılmış olup, davacının masaya kaydı gereken 365.846,66 EURO alacağının nasıl belirlendiği, hangi tarihli kurdan karşılığının hesaplandığı açıklanmadan davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, belirtilen hususlar doğrultusunda denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak alacağın hesaplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; mahkemece, davalı ... yönünden idari yargının görevli olması nedeniyle dava usulden ret edilmiş olmasına rağmen kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı ... yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar ..., ..., Müflis İmar Bankası A.Ş. ve davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464683300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz