İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1383 E. 2018/7079 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
beyaz ciro↗ çek istirdadı↗ kötü niyetli iktisap↗ ciro silsilesi↗ ağır kusur↗ haklı sebep↗ yetkili hamil↗ ciranta↗ eş rızası↗ ciro↗ yargılama giderleri↗ kesin süre↗ hamil↗ istirdat↗ çek↗ kötüniyet↗ kusur↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını araştırma zorunluluğu olmadığı, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının kötü niyetle veya ağır kusuru ile çeki iktisap ettiğini ispatlaması gerektiği, davacı tarafın davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin bir iddiası bulunmayıp, çekin çalınmış olması ve davacının yerine çekin beyaz ciro ile el değiştirmiş olması ciro silsilesinde kopukluk yaratmayacağı, davacı tarafından davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiği ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 76/1.maddesi uyarınca; avukat, açtığı veya takip ettiğ idava ve işlerde, noter tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır. Keza HMK'nın 77/1-2.maddesi uyarınca da; (1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmeinde zarar doğabilecek hallerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul uşlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. (2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir.
Somut olayda davalı şirket vekili olarak yargılamaya katılan Av. ... temyiz dilekçesi ekinde davalı şirket tarafından verilen vekaletnameyi sunmuş olup, Mahkemece HMK 77.maddesindeki prosedür işletilmeksizin davalı taraf lehine vekalet ücretine hüküm olunmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı taraf arasına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17889 E. 2015/5427 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaŞu kadar ki, gecikmeinde zarar doğabilecek hallerde mahkeme, vereceği «kesin süre» içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul uşlemlerini yapmasına izin verebilir.
Benzer bu karardaMahkemece yazılı gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de, HMK'nın konuyla ilgili 77/1. maddesi “Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. ... kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği «kesin süre» içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · açılmamış sayılma · usulden reddi · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dayanak teşkil eden tensip tutanağının 10. maddesinin bu yolda bir karar verilebilmesi için gerekli ve yeterli yasal «ihtarat» niteliğinde kabulü mümkün olmadığı gibi, gider avansına ilişkin yasa hükmü zikredilmek suretiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi de yerinde olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de, HMK'nın konuyla ilgili 77/1. maddesi “Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. ... kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği «kesin süre» içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir.
O halde, dava açılmasının da bir usul işlemi olduğu gözetildiğinde, vekaletnamesiz dava açılması durumunda bizatihi davacı tarafın yapılan işleme dilekçeyle onay vermesi halinde, davanın HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu nedenle, mahkemece davacı vekiline yapılacak «ihtarda» bu hususun da yer alması gerektiği izahtan varestedir.
-
Yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/380 E. 2015/1524 K.
Ortak:kesin süre · kusur · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaŞu kadar ki, gecikmeinde zarar doğabilecek hallerde mahkeme, vereceği «kesin süre» içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul uşlemlerini yapmasına izin verebilir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını araştırma zorunluluğu olmadığı, davacının çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve davalının kötü niyetle veya «ağır kusuru» ile çeki iktisap ettiğini ispatlaması gerektiği, davacı tarafın davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin bir iddiası bulunmayıp, çekin çalınmış olması ve davacının yerine çekin «beyaz ciro» ile el değiştirmiş olması ciro silsilesinde kopukluk yaratmayacağı, davacı tarafından davalının dava konusu çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 76/1.maddesi uyarınca; avukat, açtığı veya takip ettiğ idava ve işlerde, noter tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere «ibraz» etmek zorundadır.
Benzer bu karardaŞu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği «kesin süre» içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; kural olarak «yönetim kurulu» üyelerinin şirket namına yaptığı işlemlerden şahsen sorumlu olmadığı, TTK'nın 336. maddesinin bu durumun istisnası olduğu, somut olayda davalıların «icra takibine itiraz» edilen ve itirazın iptaline karar verilen süre içerisinde dava dışı borçlu şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğu, davalıların görev yaptıkları dönemde «özen yükümlülüğüne» aykırı davrandıkları ve «şirketi zarara» uğrattıkları, bu nedenle davacının alacağını borçlu şirketten tahsil edemediği, doğrudan zarardan kaynaklı davada «ispat külfetinin» davalılarda olduğu, davalıların oluşan zarara dair «kusurlarının» bulunmadığını ispat edemedikleri gerekçesiyle 19.399,98 TL'nin 28.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsi …
HMK'nın 76. maddesinde "Avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere «ibraz» etmek zorundadır." hükmü yer almakta olup aynı yasanın 77. maddesinde ise "Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · dolaylı zarar · geri çevirme · anonim şirket yönetim kurulu · kötüleme · sorumluluktan kurtulma · özen yükümlülüğü
Benzer bu kararda2-Dava, «anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yönetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar başka bir deyişle «şirketin zarar» görmesi nedeniyle ortaklar ve alacaklılar da zarar görür.
Bu neviden bir sorumluluktan söz edebilmek için öncelikle bir zararın bulunması zararın oluşumunda «yönetim kurulu» üyelerinin kusurunun olması zorunludur.Yönetim kurulu üyesinin «sorumluluktan kurtulmak» için «kusursuzluğunu ispat» etmesi gereklidir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; kural olarak «yönetim kurulu» üyelerinin şirket namına yaptığı işlemlerden şahsen sorumlu olmadığı, TTK'nın 336. maddesinin bu durumun istisnası olduğu, somut olayda davalıların «icra takibine itiraz» edilen ve itirazın iptaline karar verilen süre içerisinde dava dışı borçlu şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğu, davalıların görev yaptıkları dönemde «özen yükümlülüğüne» aykırı davrandıkları ve «şirketi zarara» uğrattıkları, bu nedenle davacının alacağını borçlu şirketten tahsil edemediği, doğrudan zarardan kaynaklı davada «ispat külfetinin» davalılarda olduğu, davalıların oluşan zarara dair «kusurlarının» bulunmadığını ispat edemedikleri gerekçesiyle 19.399,98 TL'nin 28.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsi …
-
Çek istirdatı | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1085 E. 2015/7315 K.
Ortak:çek istirdadı · ciro silsilesi · yetkili hamil · ciranta · eş rızası · ciro · hamil · istirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını araştırma zorunluluğu olmadığı, davacının çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve davalının kötü niyetle veya «ağır kusuru» ile çeki iktisap ettiğini ispatlaması gerektiği, davacı tarafın davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin bir iddiası bulunmayıp, çekin çalınmış olması ve davacının yerine çekin «beyaz ciro» ile el değiştirmiş olması ciro silsilesinde kopukluk yaratmayacağı, davacı tarafından davalının dava konusu çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Konfeksiyon arasında ticari ilişki mevcut olmadığından «ciro silsilesinde» kopukluk bulunduğu, dava konusu çekin davacı tarafa «istirdatının» gerektiği, buna karşılık davacı lehine «kötü niyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «çekin istirdatına», kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · çekin istirdadı · tahkikat · lehtar · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu karardaKonfeksiyon arasında ticari ilişki mevcut olmadığından «ciro silsilesinde» kopukluk bulunduğu, dava konusu çekin davacı tarafa «istirdatının» gerektiği, buna karşılık davacı lehine «kötü niyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «çekin istirdatına», kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Ayrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Somut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1383 E. , 2018/7079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/12/2015 tarih ve 2013/473-2015/1066 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının idaresindeki aracın arka camının kırılarak çanta içinde bulunan kendine ve tek imzası ile temsile yetkili olduğu ... Kalıp ve Makine Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti'ne ciro edilen çekler ile muhtelif banka hesaplarından aldığı boş çek yapraklarının çalındığını, ... ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/24 Esas sayılı dosyasından tedbir talepli olarak çek iptali davası açıldığını ve davanın derdest olduğunu, ... Katılım Bankası A.Ş, ... Şubesi'nin ... nolu, 30/03/2013 tarih ve 12.856-TL bedelli takastan, hamili davalı ... Madencilik Sanayi ve A.Ş tarafından ... Bankası ... Şubesi'ne ibraz edildiği, çek aslının bu bankada bulunduğunu bildirilmesi sebebiyle çek için istirdat davası açmak üzere süre verildiğini, hırsızlık sonucu davacının elinden çıkan çekin arkasında davacının cirosunun olmadığını, ciro, imza ve kaşelerin sahte olduğunu ileri sürerek ... Katılım Bankası A.Ş ... Şubesi'nin ... nolu, 30/03/2013 tarih, 12.856-TL bedelli çekin hamilinden istirdadı ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin 01/04/2013 tarihinde ibraz edildiğini, ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/24 sayılı mahkeme kararınca işlem yapılmadığını, çekin ... Bankası ... Şubesi'nde bulunduğunu, müvekkilinin ciro silsilesinin sonunda bulunduğunu ve öncekilerin sahte olup olmadıklarını bilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını araştırma zorunluluğu olmadığı, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının kötü niyetle veya ağır kusuru ile çeki iktisap ettiğini ispatlaması gerektiği, davacı tarafın davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin bir iddiası bulunmayıp, çekin çalınmış olması ve davacının yerine çekin beyaz ciro ile el değiştirmiş olması ciro silsilesinde kopukluk yaratmayacağı, davacı tarafından davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiği ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 76/1.maddesi uyarınca; avukat, açtığı veya takip ettiğ idava ve işlerde, noter tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır. Keza HMK'nın 77/1-2.maddesi uyarınca da; (1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmeinde zarar doğabilecek hallerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul uşlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.
(2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir.
Somut olayda davalı şirket vekili olarak yargılamaya katılan Av. ... temyiz dilekçesi ekinde davalı şirket tarafından verilen vekaletnameyi sunmuş olup, Mahkemece HMK 77.maddesindeki prosedür işletilmeksizin davalı taraf lehine vekalet ücretine hüküm olunmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı taraf arasına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464616200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz