Hmk 115/3
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17889 E. 2015/5427 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 115/3↗ ihtarat↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ usulden reddi↗ ihtar↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, HMK'nın konuyla ilgili 77/1. maddesi “Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. ... kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.” hükmünü içermektedir. O halde, dava açılmasının da bir usul işlemi olduğu gözetildiğinde, vekaletnamesiz dava açılması durumunda bizatihi davacı tarafın yapılan işleme dilekçeyle onay vermesi halinde, davanın HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece davacı vekiline yapılacak ihtarda bu hususun da yer alması gerektiği izahtan varestedir. Mahkemece, davanın reddine dayanak teşkil eden tensip tutanağının 10. maddesinin bu yolda bir karar verilebilmesi için gerekli ve yeterli yasal ihtarat niteliğinde kabulü mümkün olmadığı gibi, gider avansına ilişkin yasa hükmü zikredilmek suretiyle davanın usulden reddine karar verilmesi de yerinde olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1383 E. 2018/7079 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece yazılı gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de, HMK'nın konuyla ilgili 77/1. maddesi “Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. ... kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği «kesin süre» içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir.
Benzer bu karardaŞu kadar ki, gecikmeinde zarar doğabilecek hallerde mahkeme, vereceği «kesin süre» içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul uşlemlerini yapmasına izin verebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyaz ciro · çek istirdadı · kötü niyetli iktisap · ciro silsilesi · ağır kusur · yetkili hamil · ciranta · eş rızası
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını araştırma zorunluluğu olmadığı, davacının çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve davalının kötü niyetle veya «ağır kusuru» ile çeki iktisap ettiğini ispatlaması gerektiği, davacı tarafın davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin bir iddiası bulunmayıp, çekin çalınmış olması ve davacının yerine çekin «beyaz ciro» ile el değiştirmiş olması ciro silsilesinde kopukluk yaratmayacağı, davacı tarafından davalının dava konusu çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/380 E. 2015/1524 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece yazılı gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de, HMK'nın konuyla ilgili 77/1. maddesi “Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. ... kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği «kesin süre» içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir.
Benzer bu karardaŞu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği «kesin süre» içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · dolaylı zarar · geri çevirme · anonim şirket yönetim kurulu · kötüleme · sorumluluktan kurtulma · özen yükümlülüğü
Benzer bu kararda2-Dava, «anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yönetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar başka bir deyişle «şirketin zarar» görmesi nedeniyle ortaklar ve alacaklılar da zarar görür.
Bu neviden bir sorumluluktan söz edebilmek için öncelikle bir zararın bulunması zararın oluşumunda «yönetim kurulu» üyelerinin kusurunun olması zorunludur.Yönetim kurulu üyesinin «sorumluluktan kurtulmak» için «kusursuzluğunu ispat» etmesi gereklidir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; kural olarak «yönetim kurulu» üyelerinin şirket namına yaptığı işlemlerden şahsen sorumlu olmadığı, TTK'nın 336. maddesinin bu durumun istisnası olduğu, somut olayda davalıların «icra takibine itiraz» edilen ve itirazın iptaline karar verilen süre içerisinde dava dışı borçlu şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğu, davalıların görev yaptıkları dönemde «özen yükümlülüğüne» aykırı davrandıkları ve «şirketi zarara» uğrattıkları, bu nedenle davacının alacağını borçlu şirketten tahsil edemediği, doğrudan zarardan kaynaklı davada «ispat külfetinin» davalılarda olduğu, davalıların oluşan zarara dair «kusurlarının» bulunmadığını ispat edemedikleri gerekçesiyle 19.399,98 TL'nin 28.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17889 E. , 2015/5427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/09/2014 tarih ve 2014/152-2014/206 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Marka ... Kararı İptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece; iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekiline 25.04.2014 tarihli Hazırlık Tensip Tutanağında, davacının temsil yetkisini içeren vekaletnameyi ibraz etmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, eksiklik tamamlanmadığı takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarında bulunulduğu, tensip tutanağının davacı tarafa 06.05.2014 tarihinde tebliğ edildiği; ancak verilen süre içerisinde vekaletnameyi ibraz etmediği, davacı vekilinin kesin süre içerisinde temsil yetkisini içeren vekaletnameyi ibraz etmemesinin dava şartlarından olması nedeniyle HMK 114/1 (g) ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, HMK'nın konuyla ilgili 77/1. maddesi “Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. ... kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.” hükmünü içermektedir. O halde, dava açılmasının da bir usul işlemi olduğu gözetildiğinde, vekaletnamesiz dava açılması durumunda bizatihi davacı tarafın yapılan işleme dilekçeyle onay vermesi halinde, davanın HMK'nın 115/2.
maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece davacı vekiline yapılacak ihtarda bu hususun da yer alması gerektiği izahtan varestedir. Mahkemece, davanın reddine dayanak teşkil eden tensip tutanağının 10. maddesinin bu yolda bir karar verilebilmesi için gerekli ve yeterli yasal ihtarat niteliğinde kabulü mümkün olmadığı gibi, gider avansına ilişkin yasa hükmü zikredilmek suretiyle davanın usulden reddine karar verilmesi de yerinde olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/396853800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz