İstidat | Rücuan tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7151 E. 2013/10036 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ mali sorumluluk sigortası↗ acentelik sözleşmesi↗ peşin karar harcı↗ sorumluluk sigortası↗ acente↗ rücuen tazminat↗ acentelik↗ ek prim↗ üçüncü kişi↗ taahhütname↗ ihtarname↗ kusur↗ temerrüt↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; poliçenin düzenlenmesi aşamasında tahakkuk eden primlerin tahsili konusunda, vekili olduğu sigorta şirketinin hak ve yükümlülüklerini korumak zorunda olan davalının prim tahsil etmeden yapmış olduğu poliçe nedeniyle davacının zarar gören 3. şahsa ödeme yapmasına sebep olduğu, bu nedenle davacının sebepsiz olarak ödeme yapmasında davalının sorumlu bulunduğu, davacının yaptığı ödemeyi sözleşme kapsamında davalıdan tahsile hakkının olduğu gerekçesiyle, asıl davada 75.850,95 TL'den 72.221,95 TL'nin 16/11/2011 tarihinden, 3.629,00 TL'nin 11/04/2011 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte, birleşen davada 10.005,00 TL'nin 05/08/2011 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı acentenin prim tahsil etmeden düzenlediği ZMSS poliçesi nedeniyle davacının zarar gören üçüncü kişiye ödeme yapmasına sebep olduğu, bu suretle sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 91/2. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin primler peşin ödenecektir. Davalı, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine istinaden poliçe düzenlemiş, ardından poliçenin iptali yoluna gitmiş ve sigorta şirketini bu durumdan haberdar etmiştir. Bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacı tarafından Ağustos ayı rejistro kayıtlarında poliçe 27.08.2009 tarihi itibariyle iptal gösterilmiştir. Davacı ... şirketinin sigortalısına göndereceği ihtarname veya taahhütlü yazı ile primin ödenmesi için belirli bir süre verip, sürenin sonunda prim ödenmediğinde poliçenin iptal edileceğinin bildirilmesi ve iptalin Tramer kayıtlarına geçirilmesi gerekmektedir. Zira, poliçeyi elinde bulunduran sigortalı iptalden habersiz olduğu gibi, sigortalıya teslim edilen poliçenin şirket kayıtlarında iptale alınması zarar gören üçüncü şahıslara karşı ileri sürülemeyecektir. Tazminat talebine yol açan kaza, poliçe tanzimi ve iptal tarihlerinden 8 ayı aşkın bir süre sonra meydana gelmiştir. Bu süre zarfında yasal olarak poliçenin iptali gerçekleştirilmediğinden açılan dava sonunda poliçedeki teminat limitine göre ödeme yapmak durumunda kalınmıştır. Davalı acente primini tahsil etmeden poliçeyi teslim etmişse de, primin ödenmemesi nedeniyle iptal işlemini geciktirmeksizin sigorta şirketine bildirmiştir. Bu suretle, somut olayda acenteye yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3745 E. 2013/7527 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankaya «husumet» düşmeyeceği ve davacının hesabının bulunduğu dava dışı ... bankasına müracaat etmeden dava açtığı gerekçeleriyle «erken açılan» davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 04...2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yangın sigorta poliçesinden rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6795 E. 2011/16965 K.
Ortak:zorunlu mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · temerrüt
İncelediğiniz kararda2918 sayılı KTK'nın 91/2. maddesine göre «zorunlu mali sorumluluk sigortasına» ilişkin «primler» peşin ödenecektir.
… poliçenin düzenlenmesi aşamasında tahakkuk eden primlerin tahsili konusunda, vekili olduğu sigorta şirketinin hak ve yükümlülüklerini korumak zorunda olan davalının «prim» tahsil etmeden yapmış olduğu poliçe nedeniyle davacının zarar gören 3. şahsa ödeme yapmasına sebep olduğu, bu nedenle davacının sebepsiz olarak ödeme yapmasında davalının sorumlu bulunduğu, davacının yaptığı ödemeyi sözleşme kapsamında davalıdan tahsile hakkının olduğu gerekçesiyle, asıl davada 75.850,95 TL'den 72.221,95 TL'nin 16/11/2011 tarihinden, 3.629,00 TL'nin 11/04/2011 tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle birlikte, birleşen davada 10.005,00 TL'nin 05/08/2011 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan «rücuen tazminatın» tahsili istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı acentenin prim tahsil etmeden düzenlediği ZMSS poliçesi nedeniyle davacının zarar gören «üçüncü kişiye» ödeme yapmasına sebep olduğu, bu suretle sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, yangın «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan mümeyyiz ZMSS.şirketinden, davacının davadan önce ödeme talebinde bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, yeterli belgeler ile yapılması gereken başvuru yazısı ve tebliğine ilişkin belge davacı taraftan istenmek, «ibraz» edildiğinde 2918 sayılı KTK'nun 99/1 nci maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın 12 nci maddesi uyarınca «tebliğ tarihine» 8 iş günü ilave edilerek tespit edilecek tarihten, tebliğ kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken, bu olasılıklar üzerinde durulmadan bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan davalılar bakımından uygulama yeri olan ödeme tarihinin, bu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebliğ tarihi · rücuen tahsil · haksız eylem · temerrüt faizi · sigorta poliçesi · ibraz
Benzer bu kararda2-Dava, yangın «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan mümeyyiz ZMSS.şirketinden, davacının davadan önce ödeme talebinde bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, yeterli belgeler ile yapılması gereken başvuru yazısı ve tebliğine ilişkin belge davacı taraftan istenmek, «ibraz» edildiğinde 2918 sayılı KTK'nun 99/1 nci maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın 12 nci maddesi uyarınca «tebliğ tarihine» 8 iş günü ilave edilerek tespit edilecek tarihten, tebliğ kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken, bu olasılıklar üzerinde durulmadan bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan davalılar bakımından uygulama yeri olan ödeme tarihinin, bu …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu «haksız eylemin» meydana geldiği yerin fuar alanı olması nedeniyle kamuya açık bir alan olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10357 E. 2012/16381 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:görevli mahkeme
Benzer bu kararda… nen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu paranın ödenmesine ilişkin yazılı talimat altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, davalı banka «görevlilerinin» gerekli dikkat ve özeni göstermeden ve hesap sahibinin imzasını kontrol etmeden ödeme yaptıkları, bu nedenle davalı bankanın olayda tam kusurlu olup oluşan zararda …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4536 E. 2013/6902 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · taşıyan · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Sigorta Bilgi Merkezi Yönetmeliğinin 1. maddesinde Sigorta Bilgi Merkezinin «tüzel kişiliği» olduğunun belirtildiği, 9. maddesinde Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi (Tramer)'nin merkeze bağlı bir alt bilgi merkezi olduğunun düzenlendiği, buna göre tüzel kişiliği haiz olan Sigorta Bilgi Merkezinin taraf sıfatı «taşıyabileceği», alt birim olan Tramer'in tüzel kişiliğinin bulunmadığı, zira davacının vekaletnamesinde vekalet verenin Sigorta Bilgi Merkezi Temsilcileri olduğu, davacının taraf sıfatının bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın «sıfat yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… dilekçesinde davacı olarak gösterilen Trafik Sigortası Bilgi Merkezi dosyaya sunulmuş olan Sigorta Bilgi Merkezi'nin kuruluşuna ilişkin yönetmelik hükümlerine göre, «tüzel kişiliği» bulunan Sigorta Bilgi Merkezi'nin alt bilgi merkezlerinden birisi olup, dava dilekçesinin ekinde sunulan vekaletnamenin tüzel kişiliği haiz olan Sigorta Bilgi Merkezi «temsilcileri» tarafından da verilmiş olmasına nazaran, davacı tüzel kişiliği haiz olan Sigorta Bilgi Merkezi olup, başlıkta gösterilen Trafik Sigortası Bilgi Merkezinin alt bilgi merkezlerinden birisi olduğu, dava dilekçesinde alt bilgi merkezinin gösterilmesinin gerçekte davayı açan ve dava «ehliyetine» sahip olan tüzel kişiliği haiz Sigorta Bilgi Merkezinin davacılık sıfatını ortadan kaldırmayacağı, davanın dayanağını oluşturan vekaletname, yasal düzenlemeler ve …
Mahkemece, davacının «tüzel kişiliği» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7151 E. , 2013/10036 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.03.2012 tarih ve 2011/160-2012/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili asıl ve birleşen davada, ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin priminin tahsil edilememesi sebebiyle davalı acente tarafından düzenlenmesinden beş gün sonra iptal edildiğini, davaya konu aracın karıştığı kaza sebebiyle davacı aleyhine açılan tazminat davasının kısmen kabulle sonuçlanmasıyla müvekkilinin ödeme yaptığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın, Sigorta Ücretinin Ödenmesi başlıklı C.1 maddesinin sigorta ücretinin tamamının sözleşme yapılır yapılmaz poliçenin teslimi karşılığında peşinen ödeneceği hükmünü haiz olduğunu, davalı acentenin poliçeyi düzenledikten sonra prim bedelini tahsil edemediğinden poliçeyi iptal ettiğini, böylece yasaya, poliçe genel şartlarına aykırı davranan davalının davacı tarafından ödenen tazminattan sorumlu olduğunu ileri sürerek, davacı tarafından ödenen bedellerin rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, ay sonu hesap kesimlerinde iptal edilmiş poliçelerin belli olduğunu, poliçenin primi ödenmeyince davacı şirketin onayı ile iptal edildiğini, poliçenin sigortalıya teslim edilmediğini, poliçenin bölge müdürlüğünün onayı olmadan iptalinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; poliçenin düzenlenmesi aşamasında tahakkuk eden primlerin tahsili konusunda, vekili olduğu sigorta şirketinin hak ve yükümlülüklerini korumak zorunda olan davalının prim tahsil etmeden yapmış olduğu poliçe nedeniyle davacının zarar gören 3. şahsa ödeme yapmasına sebep olduğu, bu nedenle davacının sebepsiz olarak ödeme yapmasında davalının sorumlu bulunduğu, davacının yaptığı ödemeyi sözleşme kapsamında davalıdan tahsile hakkının olduğu gerekçesiyle, asıl davada 75.850,95 TL'den 72.221,95 TL'nin 16/11/2011 tarihinden, 3.629,00 TL'nin 11/04/2011 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte, birleşen davada 10.005,00 TL'nin 05/08/2011 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı acentenin prim tahsil etmeden düzenlediği ZMSS poliçesi nedeniyle davacının zarar gören üçüncü kişiye ödeme yapmasına sebep olduğu, bu suretle sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 91/2. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin primler peşin ödenecektir. Davalı, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine istinaden poliçe düzenlemiş, ardından poliçenin iptali yoluna gitmiş ve sigorta şirketini bu durumdan haberdar etmiştir. Bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacı tarafından Ağustos ayı rejistro kayıtlarında poliçe 27.08.2009 tarihi itibariyle iptal gösterilmiştir. Davacı ... şirketinin sigortalısına göndereceği ihtarname veya taahhütlü yazı ile primin ödenmesi için belirli bir süre verip, sürenin sonunda prim ödenmediğinde poliçenin iptal edileceğinin bildirilmesi ve iptalin Tramer kayıtlarına geçirilmesi gerekmektedir. Zira, poliçeyi elinde bulunduran sigortalı iptalden habersiz olduğu gibi, sigortalıya teslim edilen poliçenin şirket kayıtlarında iptale alınması zarar gören üçüncü şahıslara karşı ileri sürülemeyecektir.
Tazminat talebine yol açan kaza, poliçe tanzimi ve iptal tarihlerinden 8 ayı aşkın bir süre sonra meydana gelmiştir. Bu süre zarfında yasal olarak poliçenin iptali gerçekleştirilmediğinden açılan dava sonunda poliçedeki teminat limitine göre ödeme yapmak durumunda kalınmıştır. Davalı acente primini tahsil etmeden poliçeyi teslim etmişse de, primin ödenmemesi nedeniyle iptal işlemini geciktirmeksizin sigorta şirketine bildirmiştir. Bu suretle, somut olayda acenteye yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463330600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz