Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3588 E. 2018/6636 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi↗ ek prim↗ muacceliyet↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ ihbar↗ asıl alacak↗ hasar↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacak davasının görüldüğü mahkemenin 2014/331 esas sayılı dosyasında bilirkişinin davacının nihai olarak toplam alacak miktarını 50.689,05 TL olarak hesapladığı, bu dosyada verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta akdine dayalı olarak hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup davalı süresinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Davacı, davalının sigortaladığı, makinada hasar meydana gelmesi nedeniyle 07/05/2009 tarihinde hasarın ödenmesi için davalı ... şirketine ihbarda bulunmuştur. Davalı ... şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle 17/06/2010 tarihinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde kısmi dava açmış ve hasar bedelinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 10 bin TL talep etmiştir. Bakiye hasar bedeli için işbu davayı ise 17/01/2014 tarihinde açmıştır. Davada uygulanması gereken 6762 sayılı ...'nın 1268. maddesi gereğince, sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, 2 yılda müruruzamana uğrar. Açılan ilk dava kısmi dava olup alacağın tamamı için zamanaşımını kesmediğinden ve zamanaşımını kesen başkaca bir sebepde bulunmadığından davalının zamanaşımı defiinin alacağın muaccel olduğu ve işbu davanın açıldığı tarih göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekirken yanlış ilkeden hareketle zamanaşımı def'inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7345 E. 2013/5503 K.
Ortak:ek prim · muacceliyet · ihbar · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDavada uygulanması gereken 6762 sayılı ...'nın 1268. maddesi gereğince, sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, 2 yılda müruruzamana uğrar.
Açılan ilk dava kısmi dava olup alacağın tamamı için «zamanaşımını» kesmediğinden ve zamanaşımını kesen başkaca bir sebepde bulunmadığından davalının «zamanaşımı defiinin» alacağın «muaccel» olduğu ve işbu davanın açıldığı tarih göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekirken yanlış ilkeden hareketle «zamanaşımı def»'inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, sigorta akdine dayalı olarak «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup davalı süresinde «zamanaşımı» definde bulunmuştur.
Benzer bu kararda6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1299/1. maddesi gereğince, sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında», rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihte «muaccel» olur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının «ihbar» ve «kıdem tazminatları» ödenerek işten çıkartıldığı, «haklı nedenle fesih» «sebebine» dayanılmadığı, davacının iş akdinin haklı nedenle fesih edildiğine dair hiçbir delilin sunulmadığı, bu itibarla davacının dava dışı Garanti Bankası A.Ş.'den «hamili» olduğu kredi kartları sebebi ile toplam 4.111,11 TL iki kredi kartı harcamaları toplam tutarı kadar tazminat talep hakkının doğduğu, ancak ....000,00 TL üzerinden 07/.../2010 tarihinde fazlaya dair hak saklı tutulmak sureti ile açılan davada 04/01/2012 tarihinde dava «ıslah» olunmuş ise de, 31/.../2009 tarihinde işten çıkarılan davacının ihbar borcunun bu tarihte doğduğu ve ...'nın 1268. maddesi uyarınca «sigorta sözleşmesinden» ... bütün alacakların iki yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu suretle ıslah olunan bakiye kısım yönünden 31/.../2011 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ....000,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Aynı Kanun'un 1268. maddesi hükmü uyarınca da, sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden ... bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · haklı nedenle fesih · kıdem tazminatı · sigorta sözleşmesi · riziko · fesih · hamil · temerrüt faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının «ihbar» ve «kıdem tazminatları» ödenerek işten çıkartıldığı, «haklı nedenle fesih» «sebebine» dayanılmadığı, davacının iş akdinin haklı nedenle fesih edildiğine dair hiçbir delilin sunulmadığı, bu itibarla davacının dava dışı Garanti Bankası A.Ş.'den «hamili» olduğu kredi kartları sebebi ile toplam 4.111,11 TL iki kredi kartı harcamaları toplam tutarı kadar tazminat talep hakkının doğduğu, ancak ....000,00 TL üzerinden 07/.../2010 tarihinde fazlaya dair hak saklı tutulmak sureti ile açılan davada 04/01/2012 tarihinde dava «ıslah» olunmuş ise de, 31/.../2009 tarihinde işten çıkarılan davacının ihbar borcunun bu tarihte doğduğu ve ...'nın 1268. maddesi uyarınca «sigorta sözleşmesinden» ... bütün alacakların iki yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu suretle ıslah olunan bakiye kısım yönünden 31/.../2011 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ....000,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1299/1. maddesi gereğince, sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında», rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihte «muaccel» olur.
Dava, sigorta bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece «ıslah» edilen kısım için «riziko» tarihi ile ıslah tarihi arasında 6762 Sayılı Türk Ticet Kanunu'nun 1268. maddesinde düzenlenen ... yıllık sürenin geçtiğinden bahisle «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, sigorta alacağının hangi tarihte «muaccel» olduğu mahkemece incelenmeksizin «riziko» tarihinin «zamanaşımı» süresinin başlangıcı olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14938 E. 2012/20638 K.
Ortak:hasar · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDava, sigorta akdine dayalı olarak «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup davalı süresinde «zamanaşımı» definde bulunmuştur.
Davacı, davalının sigortaladığı, makinada «hasar» meydana gelmesi nedeniyle 07/05/2009 tarihinde hasarın ödenmesi için davalı ... şirketine «ihbarda» bulunmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesinde kısmi dava açmış ve «hasar» bedelinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 10 bin TL talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, somut olayda «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin «sigorta poliçesi» ile sigortalanmış bulunan imalatta «hasar» meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan ve BK’nun 126. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanmayacağı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK’nun 1 …
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davacının sigortalısı ile davalı arasındaki ilişkinin «eser sözleşmesi» niteliğinde bulunmasına ve davada uygulanması gereken «zamanaşımının» bozma kararı gereğince yapılacak değerlendirmede göz önüne alınacak olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva e …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eser sözleşmesi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, somut olayda «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin «sigorta poliçesi» ile sigortalanmış bulunan imalatta «hasar» meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan ve BK’nun 126. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanmayacağı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK’nun 1 …
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davacının sigortalısı ile davalı arasındaki ilişkinin «eser sözleşmesi» niteliğinde bulunmasına ve davada uygulanması gereken «zamanaşımının» bozma kararı gereğince yapılacak değerlendirmede göz önüne alınacak olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva e …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12661 E. 2012/19978 K.
Ortak:ek prim · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavada uygulanması gereken 6762 sayılı ...'nın 1268. maddesi gereğince, sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, 2 yılda müruruzamana uğrar.
Dava, sigorta akdine dayalı olarak «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup davalı süresinde «zamanaşımı» definde bulunmuştur.
Açılan ilk dava kısmi dava olup alacağın tamamı için «zamanaşımını» kesmediğinden ve zamanaşımını kesen başkaca bir sebepde bulunmadığından davalının «zamanaşımı defiinin» alacağın «muaccel» olduğu ve işbu davanın açıldığı tarih göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekirken yanlış ilkeden hareketle «zamanaşımı def»'inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6267 sayılı TTK'nun 1268 maddesinde "Sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar." Yasa'nın 6. maddesinde ise, "Kanunda aksine hüküm olmadıkça ticari hükümler koyan kanunlarla tayin olunan müruruzaman müddetleri mukavele ile değiştirilemez." hükmü getirilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «son» ödeme tarihi olan 30.04.2008 ile davanın açıldığı 24.08.2010 tarihi arasında 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · taahhütname · teminat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDosya kapsamına göre, taraflar arasında tanzim olunan Sigorta Poliçesinin 31.07.2000 başlangıç, 31.07.2001 bitiş tarihli olduğu, poliçeyle «teminat» altına alınan riskin 26/07/2001 tarihinde gerçekleştiği, dava dışı çalışan tarafından işbu davanın davacısı işveren aleyhine açılan manevi tazminat davasında, işverenin kaza geçiren çalışana bir miktar manevi tazminat ödemesine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacının en «son» 30.04.2007 tarihinde hükmolunan tazminatı ödediği, eldeki davanın ise yukarıda anılan Yasa hükümlerinde belirtilen iki yıllık süre dolduktan sonra 24/08/2010 tarih …
Bununla birlikte, dava konusu poliçede, davalının poliçede açıklanan özel ve ekli genel şartlar çerçevesinde sigortayı «taahhüt» ettiği belirtilmiş olup, İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 15.maddesinde ise, "Sigorta «sözleşmesinden doğan» bütün talepler on yılda zaman aşımına uğrar" düzenlemesine yer verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «son» ödeme tarihi olan 30.04.2008 ile davanın açıldığı 24.08.2010 tarihi arasında 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7318 E. 2013/6485 K.
Ortak:ek prim · zamanaşımı def'i · def'i · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAçılan ilk dava kısmi dava olup alacağın tamamı için «zamanaşımını» kesmediğinden ve zamanaşımını kesen başkaca bir sebepde bulunmadığından davalının «zamanaşımı defiinin» alacağın «muaccel» olduğu ve işbu davanın açıldığı tarih göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekirken yanlış ilkeden hareketle «zamanaşımı def»'inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Davada uygulanması gereken 6762 sayılı ...'nın 1268. maddesi gereğince, sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, 2 yılda müruruzamana uğrar.
Dava, sigorta akdine dayalı olarak «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkin olup davalı süresinde «zamanaşımı» definde bulunmuştur.
Benzer bu kararda6762 sayılı .... nun 1268. maddesi uyarınca sebepsiz yere ödenmiş olan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün talepler 2 yılda «zamanaşımına» uğrar.
Mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'i buna göre değerlendirmek gerekirken olayda uygulama yeri olmayan BK. nun «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava, «sebepsiz zenginleşme» hukuki «sebebine» dayalı olduğu, «zamanaşımı» BK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · istirdat · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava, «sebepsiz zenginleşme» hukuki «sebebine» dayalı olduğu, «zamanaşımı» BK.
Dava, davalı tarafa ödenen sigorta «primlerinin» «istirdatına» ilişkin olarak açılmıştır.
Mahkemece, davalı tarafın «zamanaşımı def»'i buna göre değerlendirmek gerekirken olayda uygulama yeri olmayan BK. nun «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3588 E. , 2018/6636 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2016 tarih ve 2014/56-2016/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firma tarafından işletmelerinde kullanılan araçların Birlik Sigorta bünyesinde sigortalandığını, müvekkili şirkete ait tekerlekli yükleyicinin 09/04/2009 tarihinde yükleme esnasında kollarından sol taraftakinin kırıldığını, müvekkili şirketin başvurusu üzerine gerekli işlemlerin başlatıldığını, ancak gerekli parçaların ... dışından geleceği ve bu nedenle tamir işinin çok uzun bir süre alacağının müvekkili şirkete bildirdiğini, aynı sorunun normal kaynak ile giderilebileceğinin ancak sigorta şirketinin böyle bir çözümü sigorta poliçesi kapsamında kabul etmeyeceğinin müvekkili şirkete bildirdiğini, Birlik Sigorta yetkililerinin olaya ilişkin olarak rapor tuttuklarını ve bahse konu arızanın ...
yapılan kaynak nedeniyle vuku bulduğunu iddia ettiğini ve bu nedenle müvekkili şirketin zararını tazmin etmeyeceklerini bildirdiklerini ileri sürerek müvekkili şirkete ait yükleyicinin arızalanması nedeniyle oluşan zararın ödenmeyen kısmına karşılık olarak 47.383 TL’nin fatura tarihi olan 17/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle yetki ve görev itirazında bulunduklarını, zira genel yetki uyarınca davanın Genel Müdürlüklerinin bulunduğu ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının gerektiğini, dolayısıyla açılan davanın yetki noktasında reddinin gerektiğini, yine dava konusu olayın 07/05/2009 tarihinde meydana geldiğini, anılan ek davanın ise 2014 yılı içerisinde açıldığını, bahse konu alacağın ilgili kanun hükümleri gereğince zamanaşımına uğradığını, esasa girilmeden zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davaya konu hasarın 07/05/2009 tarihinde müvekkili şirkete bildirildiğini, başvuru neticesinde hasar ile ilgili araştırma yapan müvekkili şirketin konu hakkında düzenlenen ekspertiz raporuna binaen hasar bedelini reddettiğini, zira ...
kaynak onarımına bağlı olarak makinenin tek taraflı olarak yüke bindiğini, oluşan kasıntı neticesinde ikinci hasar meydana geldiğini, davacı yanın iddia ettiği ve mahkemece tayin edilen bilirkişilerin belirttiği gibi ikinci hasarın ilk hasardan bağımsız olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacak davasının görüldüğü mahkemenin 2014/331 esas sayılı dosyasında bilirkişinin davacının nihai olarak toplam alacak miktarını 50.689,05 TL olarak hesapladığı, bu dosyada verilen kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta akdine dayalı olarak hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup davalı süresinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Davacı, davalının sigortaladığı, makinada hasar meydana gelmesi nedeniyle 07/05/2009 tarihinde hasarın ödenmesi için davalı ... şirketine ihbarda bulunmuştur. Davalı ... şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle 17/06/2010 tarihinde ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesinde kısmi dava açmış ve hasar bedelinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 10 bin TL talep etmiştir. Bakiye hasar bedeli için işbu davayı ise 17/01/2014 tarihinde açmıştır. Davada uygulanması gereken 6762 sayılı ...'nın 1268. maddesi gereğince, sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, 2 yılda müruruzamana uğrar. Açılan ilk dava kısmi dava olup alacağın tamamı için zamanaşımını kesmediğinden ve zamanaşımını kesen başkaca bir sebepde bulunmadığından davalının zamanaşımı defiinin alacağın muaccel olduğu ve işbu davanın açıldığı tarih göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekirken yanlış ilkeden hareketle zamanaşımı def'inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463294600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz