Tek ortaklı limited şirket
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6941 E. 2013/9257 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tek ortaklı limited şirket↗ feragat nedeniyle davanın reddi↗ kollektif şirket↗ limited şirket ortağı↗ fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ kabul beyanı↗ limited şirket ortaklığı↗ ihtarat↗ ortaklıktan çıkarılma↗ peşin karar harcı↗ şirketin feshi↗ emredici hüküm↗ davadan feragat↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ feragat↗ limited şirket↗ yetkisizlik kararı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların dava dışı limited şirkete ortak oldukları, aralarında şirketle ilgili uyuşmazlıkların bulunduğu, davacının daha sonra ortaklıktan çıkarılmasını istediği, davalının bunu kabul ettiği, talep ve kabul beyanı dikkate alınarak davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, son celsede davadan feragat ettiğini bildirmiş ise de davanın kabul ile sona erdiği, feragatin dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava dışı ... Emlak Dan. Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılmasına, ortaklığı ile ilgili fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, TTK'nun 504/2. maddesi gereğince ortak sayısının 1'e düşmesi dikkate alınarak kararın kesinleşmesine müteakip 60 günlük süre içinde bu eksikliğin giderilmesine, aksi halde şirketin feshine karar verileceği hususunda ihtarat yapılmasına karar verilmiştir.Kararı, davacı temyiz etmiştir.Dava, iki ortaklı dava dışı limited şirket ortaklığından davacının çıkmasına izin verilmesi, olmadığı takdirde davalı diğer ortağın çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı ile davalının dava dışı limited şirketin ortakları oldukları, bu şirketin başka bir ortağının bulunmadığı çekişmesizdir. Somut davaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 512/1. maddesi uyarınca tüzel kişiliğe haiz ve ticaret şirketi niteliğindeki limited şirkette ortak sayısı, aynı Kanunun 504/1. maddesindeki emredici nitelikteki hüküm uyarınca ikiden az ve elliden çok olamaz. Anılan hükümler itibariyle limited şirketin kuruluşunda en az iki ortağın mevcudiyeti zorunlu bir koşul olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Her ne kadar TTK'nın 504/2. maddesinde ortak sayısının bire inmesi halinde, uygun bir süre içinde anılan eksikliğin giderilmesi için bir olanak sağlanmış ise de bu hüküm, ilk fıkradaki emredici nitelikteki genel hükmü ortadan kaldıran bir düzenleme olarak yorumlanamaz. Bahse konu fıkra, ancak ortakların birinin ölümü veya medeni hakları kullanma ehliyetini yitirmesi gibi hallerde, başka bir anlatımla, kendi iradesi dışında oluşan sebeplere ilişkin olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Mülga 6762 sayılı TTK'da kanun koyucu aksi düşüncede olsaydı kollektif şirkette olduğu gibi açıkça tek ortaklı limited şirketin de devamının mümkün olduğunu hükme bağlaması gerekirdi.Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde, mülga 6762 sayılı Kanunun limited şirkete ilişkin sistematiği ve hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, aynı Kanunun 551. maddesi uyarınca çıkma hakkının ancak ikiden fazla ortaklı limited şirketlerde uygulanmasının mümkün olacağının kabulü gerekmektedir. O halde, iki ortaklı limited şirket ortağı ancak aynı madde de düzenlenen fesih hakkını kullanabilir.Bu durum karşısında, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı Kanun uyarınca iki ortaklı limited şirkette çıkma davasının olmayacağı, emredici düzenlemelere aykırı böyle bir davanın kabul ile sonuçlanamayacağı, başka bir anlatımla bu şekilde bir davada davalının kabulünün sonuç doğurmayacağı, tasarruf yetkisinin bulunmadığı, esasen davalı vekilinin de vekaletnamesinde açıkça davayı kabul yetkisi olmadığı, davacı asilin davasından feragat ettiği dikkate alınıp, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11477 E. 2014/1443 K.
Ortak:limited şirket ortaklığı · şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket
İncelediğiniz karardaŞti. «ortaklığından çıkarılmasına», ortaklığı ile ilgili fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, TTK'nun 504/2. maddesi gereğince ortak sayısının 1'e düşmesi dikkate alınarak kararın kesinleşmesine müteakip 60 günlük süre içinde bu eksikliğin giderilmesine, aksi halde «şirketin feshine» karar verileceği hususunda «ihtarat» yapılmasına karar verilmiştir.Kararı, davacı temyiz etmiştir.Dava, iki ortaklı dava dışı «limited şirket ortaklığından» davacının çıkmasına izin verilmesi, olmadığı takdirde davalı diğer ortağın çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı ile davalının dava dışı limited …
Somut davaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 512/1. maddesi uyarınca «tüzel kişiliğe» haiz ve ticaret şirketi niteliğindeki «limited şirkette» ortak sayısı, aynı Kanunun 504/1. maddesindeki «emredici» nitelikteki hüküm uyarınca ikiden az ve elliden çok olamaz.
O halde, iki ortaklı «limited şirket ortağı» ancak aynı madde de düzenlenen «fesih» hakkını kullanabilir.Bu durum karşısında, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı Kanun uyarınca iki ortaklı limited şirkette çıkma davasının olmayacağı, «emredici» düzenlemelere aykırı böyle bir davanın kabul ile sonuçlanamayacağı, başka bir anlatımla bu şekilde bir davada davalının kabulünün sonuç doğurmayacağı, tasarruf «yetkisinin» bulunmadığı, esasen davalı vekilinin de vekaletnamesinde açıkça davayı kabul yetkisi olmadığı, davacı asilin davasından «feragat» ettiği dikkate alınıp, «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu karardaAnılan bu hüküm uyarınca davalı «limited şirketin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» devam ettirmesi söz konusu olabileceği gibi yine 6102 sayılı Kanun'un 636/3. maddesi gereğince mahkemece, «fesih» yerine davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına da hükmedileceği nazara alınmaksızın ve dosya kapsamına göre «şirketin feshi» için haklı gerekçe oluşturan hususlar aynı zamanda «ortaklıktan çıkma» için de haklı ve yeterli sebep teşkil ettiğinden, mahkemece 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümleri dikkate alınarak, öncelik …
Dava, haklı nedene dayalı olarak «limited şirket ortaklığından çıkma» ve şirket iki ortaklı olduğundan şirketin «fesih» ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
… leştirmediği, gelir elde etmediği halde davacı ortak aleyhine vergi yükümlülüğü doğduğu, diğer ortağın yanıltıcı belge düzenlediği hususları tespit edildikten sonra «şirketin feshi» için haklı sebeplerin oluştuğu sonucuna varılarak şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş, «limited şirkette» ortak sayısının ikiden az olamayacağı gerekçesi ile «ortaklıktan çıkma» talebi ise reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · haklı nedenle fesih · ortaklıktan çıkma · tasfiye memuru atanması · ortaklar kurulu kararı · tasfiye memuru · kâr payı · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı, 13.10.1999, 21.01.2004 ve 19.10.2005 tarihli «ortaklar kurulu» kararlarının imzasının taklit edilmesi suretiyle alındığını ileri sürmüş ise de, imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu iddianın şirketten ayrılmak için bir gerekçe oluşturmadığı, kaldı ki dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 504/1. maddesi uyarınca «limited şirketteki» ortak sayısının ikiden az olamayacağı, dava tarihi itibariyle çıkma hakkının ortak sayısı ikiden fazla olan limited şirketlerde söz konusu olacağı, davalı şirketin herhangi bir ticari varlığına rastlanılmadığı, yıllardır gayrifaal olduğu, şirketin ana sözleşmesindeki amaç ve konusunu gerçekleştirmediği, gelir elde etmediği halde davacı aleyhine vergi yükümlülüğü doğduğu, tasfiyeye karar verilmesi için haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle, davalı şirketin «haklı nedenle fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına», davacının «ortaklıktan çıkma» talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedene dayalı olarak «limited şirket ortaklığından çıkma» ve şirket iki ortaklı olduğundan şirketin «fesih» ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
Anılan bu hüküm uyarınca davalı «limited şirketin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» devam ettirmesi söz konusu olabileceği gibi yine 6102 sayılı Kanun'un 636/3. maddesi gereğince mahkemece, «fesih» yerine davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına da hükmedileceği nazara alınmaksızın ve dosya kapsamına göre «şirketin feshi» için haklı gerekçe oluşturan hususlar aynı zamanda «ortaklıktan çıkma» için de haklı ve yeterli sebep teşkil ettiğinden, mahkemece 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümleri dikkate alınarak, öncelik …
… leştirmediği, gelir elde etmediği halde davacı ortak aleyhine vergi yükümlülüğü doğduğu, diğer ortağın yanıltıcı belge düzenlediği hususları tespit edildikten sonra «şirketin feshi» için haklı sebeplerin oluştuğu sonucuna varılarak şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş, «limited şirkette» ortak sayısının ikiden az olamayacağı gerekçesi ile «ortaklıktan çıkma» talebi ise reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15872 E. 2013/14695 K.
Ortak:şirketin feshi
İncelediğiniz karardaŞti. «ortaklığından çıkarılmasına», ortaklığı ile ilgili fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, TTK'nun 504/2. maddesi gereğince ortak sayısının 1'e düşmesi dikkate alınarak kararın kesinleşmesine müteakip 60 günlük süre içinde bu eksikliğin giderilmesine, aksi halde «şirketin feshine» karar verileceği hususunda «ihtarat» yapılmasına karar verilmiştir.Kararı, davacı temyiz etmiştir.Dava, iki ortaklı dava dışı «limited şirket ortaklığından» davacının çıkmasına izin verilmesi, olmadığı takdirde davalı diğer ortağın çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı ile davalının dava dışı limited …
Benzer bu kararda… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı şirkete ortak olduğu, davanın açıldığı tarihte davalı şirketin iki ortaklı olmasına rağmen «ticaret sicil» kaydında «hisse devri» sonucunda ortak sayısının ikiden fazla olduğu, şirketin ikiden fazla ortağı olması sebebiyle davacı tarafın çıkma talebi ve «şirketin feshine» yönelik isteminin objektif iyi niyet kuralları da nazara alındığında ticari hayatın devamlılığı da göz önünde bulundurulduğunda şirketin feshi yönündeki talebin somut verilere göre yerinde olmadığı, davacının «kar payı» talebinin 2001 tarihinden itibaren başlaması sebebiyle ilk 5 yıllık dönem için «zamanaşımı» itirazının yerinde olduğu, TTK 533/2 maddesi gereği de çıkma ve kâr payı karar tarihine en yakın tarih esas alınarak hesaplandığından faize hükmedilmesine gererk bulunmadığı gerekçesiyle 13.127,15 TL kâr payı 89.752,41 TL «çıkma payı» olmak üzere toplam 102.879,56 TL bedelin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine ve davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıkma payı · kar payı · hisse devri · temerrüt faizi · kâr payı · ticaret sicili · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu kararda… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı şirkete ortak olduğu, davanın açıldığı tarihte davalı şirketin iki ortaklı olmasına rağmen «ticaret sicil» kaydında «hisse devri» sonucunda ortak sayısının ikiden fazla olduğu, şirketin ikiden fazla ortağı olması sebebiyle davacı tarafın çıkma talebi ve «şirketin feshine» yönelik isteminin objektif iyi niyet kuralları da nazara alındığında ticari hayatın devamlılığı da göz önünde bulundurulduğunda şirketin feshi yönündeki talebin somut verilere göre yerinde olmadığı, davacının «kar payı» talebinin 2001 tarihinden itibaren başlaması sebebiyle ilk 5 yıllık dönem için «zamanaşımı» itirazının yerinde olduğu, TTK 533/2 maddesi gereği de çıkma ve kâr payı karar tarihine en yakın tarih esas alınarak hesaplandığından faize hükmedilmesine gererk bulunmadığı gerekçesiyle 13.127,15 TL kâr payı 89.752,41 TL «çıkma payı» olmak üzere toplam 102.879,56 TL bedelin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine ve davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmiştir.
3- Ayrıca, davacının «çıkma payı» karşılığı hükmedilen tutara işbu kararın kesinleşme tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmek gerekirken bu husustaki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ancak, «kar payının» istenebilmesi için ortaklar kurulunca bu hususta karar alınması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5040 E. 2014/4642 K.
Ortak:limited şirket ortaklığı · ortaklıktan çıkarılma · şirketin feshi · limited şirket
İncelediğiniz karardaŞti. «ortaklığından çıkarılmasına», ortaklığı ile ilgili fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, TTK'nun 504/2. maddesi gereğince ortak sayısının 1'e düşmesi dikkate alınarak kararın kesinleşmesine müteakip 60 günlük süre içinde bu eksikliğin giderilmesine, aksi halde «şirketin feshine» karar verileceği hususunda «ihtarat» yapılmasına karar verilmiştir.Kararı, davacı temyiz etmiştir.Dava, iki ortaklı dava dışı «limited şirket ortaklığından» davacının çıkmasına izin verilmesi, olmadığı takdirde davalı diğer ortağın çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı ile davalının dava dışı limited …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların dava dışı «limited şirkete» ortak oldukları, aralarında şirketle ilgili uyuşmazlıkların bulunduğu, davacının daha sonra «ortaklıktan çıkarılmasını» istediği, davalının bunu kabul ettiği, talep ve «kabul beyanı» dikkate alınarak davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, «son» celsede «davadan feragat» ettiğini bildirmiş ise de davanın kabul ile sona erdiği, feragatin dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava dışı ...
Somut davaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 512/1. maddesi uyarınca «tüzel kişiliğe» haiz ve ticaret şirketi niteliğindeki «limited şirkette» ortak sayısı, aynı Kanunun 504/1. maddesindeki «emredici» nitelikteki hüküm uyarınca ikiden az ve elliden çok olamaz.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK'nın 504/1. maddesi gereğince, «limited şirketlerde ortakların» sayısı ikiden az olamayacağından iki ortaklı limited şirketler bakımından, ortaklardan birinin «ortaklıktan çıkarılması» isteminin ortaklar kurulunca kabulü sonucu itibarıyla tek kişi ile ortaklığın devamına olanak tanınması sonucu doğuracağı, aynı yasanın 551/3. maddesine dayanak hakkın, ancak ikiden fazla ortaklı limited şirketlerde uygulanmasının mümkün olacağı, dava dışı ortağın aynı Kanunun 549/4. maddesi uyarınca, «şirketin feshini» talep hakkını kullanması olanağının her zaman için mevcut olduğu, şirketin iki ortaklı olduğu belirlenmekle, TTK'nın 551/3. maddesi uyarınca, iki ortaklı limited ş …
Esasen mahkemece de isabetle belirlendiği ve Dairemizin bir çok emsal nitelikli kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere iki kişilik «limited şirkette ortaklardan» birinin şirketten çıkması çıkarılması hali dahi o şirketin «infisahı» sonucunu doğurur.Yani, çıkma yada çıkarılma ile ilgili önemli bir neden bulunduğu takdirde dahi diğer ortak tek başına şirketin devamını veya şirketi devralmayı değil, «şirketin feshini» istemek durumundadır.
… î ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanun'unun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanun'u hükümleri uygulanır.” hükmü uyarınca tek kişilik «limited şirketin» varlığını kabul eden 6102 sayılı yeni TTK’nın işbu hükümlerinin yürürlükten önceki olaylara uygulanmasını mümkün kıldığından dava dilekçesinde yer alan davalının şirket «ortaklığından çıkarılmasına» ilişkin iddialarının mahkemece anılan yasa hükümleri uyarınca değerlendirilip sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah
Benzer bu karardaEsasen mahkemece de isabetle belirlendiği ve Dairemizin bir çok emsal nitelikli kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere iki kişilik «limited şirkette ortaklardan» birinin şirketten çıkması çıkarılması hali dahi o şirketin «infisahı» sonucunu doğurur.Yani, çıkma yada çıkarılma ile ilgili önemli bir neden bulunduğu takdirde dahi diğer ortak tek başına şirketin devamını veya şirketi devralmayı değil, «şirketin feshini» istemek durumundadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14131 E. 2013/12400 K.
Ortak:limited şirket ortağı · limited şirket ortaklığı · ortaklıktan çıkarılma · şirketin feshi · fesih · taraf ehliyeti · limited şirket
İncelediğiniz karardaŞti. «ortaklığından çıkarılmasına», ortaklığı ile ilgili fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, TTK'nun 504/2. maddesi gereğince ortak sayısının 1'e düşmesi dikkate alınarak kararın kesinleşmesine müteakip 60 günlük süre içinde bu eksikliğin giderilmesine, aksi halde «şirketin feshine» karar verileceği hususunda «ihtarat» yapılmasına karar verilmiştir.Kararı, davacı temyiz etmiştir.Dava, iki ortaklı dava dışı «limited şirket ortaklığından» davacının çıkmasına izin verilmesi, olmadığı takdirde davalı diğer ortağın çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı ile davalının dava dışı limited …
O halde, iki ortaklı «limited şirket ortağı» ancak aynı madde de düzenlenen «fesih» hakkını kullanabilir.Bu durum karşısında, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı Kanun uyarınca iki ortaklı limited şirkette çıkma davasının olmayacağı, «emredici» düzenlemelere aykırı böyle bir davanın kabul ile sonuçlanamayacağı, başka bir anlatımla bu şekilde bir davada davalının kabulünün sonuç doğurmayacağı, tasarruf «yetkisinin» bulunmadığı, esasen davalı vekilinin de vekaletnamesinde açıkça davayı kabul yetkisi olmadığı, davacı asilin davasından «feragat» ettiği dikkate alınıp, «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların dava dışı «limited şirkete» ortak oldukları, aralarında şirketle ilgili uyuşmazlıkların bulunduğu, davacının daha sonra «ortaklıktan çıkarılmasını» istediği, davalının bunu kabul ettiği, talep ve «kabul beyanı» dikkate alınarak davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, «son» celsede «davadan feragat» ettiğini bildirmiş ise de davanın kabul ile sona erdiği, feragatin dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava dışı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iki ortaklı «limited şirkette», bir ortağın «ortaklıktan çıkarılmasına» izin verilmesi davası açamayacağı ancak feshi dava edebileceği, TTK’nun 504. maddesine göre limited ortaklıkta, ortak sayısını belirleyen hükme göre en az 2 ortakla ortaklık kurulmuşsa sayının bire inmesi halinde uygun süre içinde bu eksikliğin tamamlanması olanağı aynı yasada tanınmışsa da bu hükmün (TTK 504/2) ancak ortaklardan birinin ölümü yada medeni hakları kullanma «ehliyetini» kaybetmesi gibi irade dışında oluşan sebeplere hasredilerek kullanılması gerekeceği, somut olayda bu olgulara dayanılmadığı ancak ortaklar arasındaki başlayıp gelişen «husumet» olgusu dikkate alındığında, davacının davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması ve yeni ortak «kaydı» için süre verilmesi yada kendisinin haklı sebeple çıkmasına izin verilmesine ilişkin taleplerinin reddi gerektiği, davacının «terditli» taleplerinden birisi de, haklı sebeple şirketin «fesih» ve tasfiyesi olduğu, ortaklar arasındaki uyumsuzluk ve husumetin süreklileştiği, davacının ve davalının başkaca şirketlerinin bulunduğu ve faaliyetlerinin sürdürüldüğü dikkate alındığında, yasada feshi gerekli kılan haklı nedenlerin tek tek sınırlı sayma yoluyla düzenlenmediği gözetilerek, uyumsuzluk ve husumetin mevcut bu dava dışındaki davalara yansıdığı ve devam ettiği, ortaklar arasında görüş ayrılıklarının çıktığı, birbirleri «ihtarlar» ve cevaplar gönderdikleri, görüş ayrılıklarının uzunca bir süredir devam ettiği, ortakların bir araya gelip uzun süredir karar alamadıkları, «güven ilişkisinin» zedelendiği, bu haliyle şirketin devamının iki ortaklı olduğu da gözetilerek mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davalının şirket ortaklığından çıkarılması, yerine yeni ortak kabul edilecek kişinin mahkemece ortaklığa kabul edilip ortaklığın devamına karar verilmesi, bunun için süre tanınması, kabul görmediği taktirde de davacının kendisinin «ortaklıktan çıkma» isteğinin kabulü ile kendisinin «tasfiye memuru» olarak atanmasına dair taleplerin reddine, davacının şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebinin kabulü ile ...Tekstil Ltd.
Mahkemece iki ortaklı «limited şirkette», bir ortağın «ortaklıktan çıkarılmasına» izin verilmesi davası açılamayacağı ancak «şirketin feshinin» dava edilebileceği gerekçesiyle davacının şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkin talebinin kabulü ile ...Tekstil Ltd.
2- Davacı, davada, TTK.'nun 551/3. maddesi uyarınca ...’un «ortaklıktan çıkarılmasına», ortak olabileceği düşünülen ...ın 2. ortak kabul edilip kendisi ve ...ortaklığında şirketin devamına, bu talep reddedilirse yeni bir ortak alınması için 3 aylık süre tanınmasına, bu da kabul görmezse kendisinin çıkma talebinin kabulü ile ortaklığın «fesih» ve tasfiyesine, bu talepte kabul görmez ise şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak kendisinin atanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · güven ilişkisi · ortaklıktan çıkma · terditli dava · tasfiye memuru · ihtar · ek tasfiye · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iki ortaklı «limited şirkette», bir ortağın «ortaklıktan çıkarılmasına» izin verilmesi davası açamayacağı ancak feshi dava edebileceği, TTK’nun 504. maddesine göre limited ortaklıkta, ortak sayısını belirleyen hükme göre en az 2 ortakla ortaklık kurulmuşsa sayının bire inmesi halinde uygun süre içinde bu eksikliğin tamamlanması olanağı aynı yasada tanınmışsa da bu hükmün (TTK 504/2) ancak ortaklardan birinin ölümü yada medeni hakları kullanma «ehliyetini» kaybetmesi gibi irade dışında oluşan sebeplere hasredilerek kullanılması gerekeceği, somut olayda bu olgulara dayanılmadığı ancak ortaklar arasındaki başlayıp gelişen «husumet» olgusu dikkate alındığında, davacının davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması ve yeni ortak «kaydı» için süre verilmesi yada kendisinin haklı sebeple çıkmasına izin verilmesine ilişkin taleplerinin reddi gerektiği, davacının «terditli» taleplerinden birisi de, haklı sebeple şirketin «fesih» ve tasfiyesi olduğu, ortaklar arasındaki uyumsuzluk ve husumetin süreklileştiği, davacının ve davalının başkaca şirketlerinin bulunduğu ve faaliyetlerinin sürdürüldüğü dikkate alındığında, yasada feshi gerekli kılan haklı nedenlerin tek tek sınırlı sayma yoluyla düzenlenmediği gözetilerek, uyumsuzluk ve husumetin mevcut bu dava dışındaki davalara yansıdığı ve devam ettiği, ortaklar arasında görüş ayrılıklarının çıktığı, birbirleri «ihtarlar» ve cevaplar gönderdikleri, görüş ayrılıklarının uzunca bir süredir devam ettiği, ortakların bir araya gelip uzun süredir karar alamadıkları, «güven ilişkisinin» zedelendiği, bu haliyle şirketin devamının iki ortaklı olduğu da gözetilerek mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davalının şirket ortaklığından çıkarılması, yerine yeni ortak kabul edilecek kişinin mahkemece ortaklığa kabul edilip ortaklığın devamına karar verilmesi, bunun için süre tanınması, kabul görmediği taktirde de davacının kendisinin «ortaklıktan çıkma» isteğinin kabulü ile kendisinin «tasfiye memuru» olarak atanmasına dair taleplerin reddine, davacının şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebinin kabulü ile ...Tekstil Ltd.
Şti.'nin feshine, «tasfiye» feshin doğal sonucu olduğundan aynı zamanda tasfiyesine ve «tasfiye memuru» olarak mahkemece resen Mali Müşavir ...’ın atanmasına, Tasfiye memuru olarak atanan kişiye yapacağı iş karşılığı takdiren 2.500 TL'lik ücretin şirket bünyesinden karşılanmasına karar verilmiştir.
2- Davacı, davada, TTK.'nun 551/3. maddesi uyarınca ...’un «ortaklıktan çıkarılmasına», ortak olabileceği düşünülen ...ın 2. ortak kabul edilip kendisi ve ...ortaklığında şirketin devamına, bu talep reddedilirse yeni bir ortak alınması için 3 aylık süre tanınmasına, bu da kabul görmezse kendisinin çıkma talebinin kabulü ile ortaklığın «fesih» ve tasfiyesine, bu talepte kabul görmez ise şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak kendisinin atanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Şti.'nin feshine, «tasfiye» feshin doğal sonucu olduğundan aynı zamanda tasfiyesine ve «tasfiye memuru» olarak mahkemece resen Mali Müşavir ...’ın atanmasına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6941 E. , 2013/9257 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2011 tarih ve 2010/214-2011/422 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, emlakçılık alanında faaliyet göstermek üzere davalı ile iki ortaklı dava dışı limited şirketi kurduklarını, sermaye artırımıyla ilgili imzasını inkar ederek kendisine iftira attığını, sermaye borcunun bir kısmını ödemediğini, şahsi borcu nedeniyle şirkete karşı icra takibi yapıldığını, şirketin menfaatleri icabı icra borcunun kapatıldığını, yerel basında dolandırıldığını beyan ettiğini, şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, şirketin temsil ve ilzamının kendisine bırakılmasına, kayyım atanmasına, davalının yetkilerinin iptaline, ortaklıktan çıkarılmasına, şirket ortak sayısı bire düşeceğinden ve yeni TTK tasarısı buna olanak verdiğinden şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmek için süre verilmesine, iki ortaklı limited şirkette ortağın çıkarılmasına izin verilmeyecekse şirketin fesih hakkının kullanılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra da davasının öncelikle şirketten kendisinin çıkarılmasına, olmadığı takdirde davalının çıkarılmasına yönelik olduğunu açıklamıştır.Davalı vekili, kusurlu olanın davacı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, davacının ortaklıktan çıkma talebini kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların dava dışı limited şirkete ortak oldukları, aralarında şirketle ilgili uyuşmazlıkların bulunduğu, davacının daha sonra ortaklıktan çıkarılmasını istediği, davalının bunu kabul ettiği, talep ve kabul beyanı dikkate alınarak davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, son celsede davadan feragat ettiğini bildirmiş ise de davanın kabul ile sona erdiği, feragatin dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava dışı ... Emlak Dan. Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılmasına, ortaklığı ile ilgili fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, TTK'nun 504/2. maddesi gereğince ortak sayısının 1'e düşmesi dikkate alınarak kararın kesinleşmesine müteakip 60 günlük süre içinde bu eksikliğin giderilmesine, aksi halde şirketin feshine karar verileceği hususunda ihtarat yapılmasına karar verilmiştir.Kararı, davacı temyiz etmiştir.Dava, iki ortaklı dava dışı limited şirket ortaklığından davacının çıkmasına izin verilmesi, olmadığı takdirde davalı diğer ortağın çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı ile davalının dava dışı limited şirketin ortakları oldukları, bu şirketin başka bir ortağının bulunmadığı çekişmesizdir.
Somut davaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 512/1. maddesi uyarınca tüzel kişiliğe haiz ve ticaret şirketi niteliğindeki limited şirkette ortak sayısı, aynı Kanunun 504/1. maddesindeki emredici nitelikteki hüküm uyarınca ikiden az ve elliden çok olamaz. Anılan hükümler itibariyle limited şirketin kuruluşunda en az iki ortağın mevcudiyeti zorunlu bir koşul olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Her ne kadar TTK'nın 504/2. maddesinde ortak sayısının bire inmesi halinde, uygun bir süre içinde anılan eksikliğin giderilmesi için bir olanak sağlanmış ise de bu hüküm, ilk fıkradaki emredici nitelikteki genel hükmü ortadan kaldıran bir düzenleme olarak yorumlanamaz. Bahse konu fıkra, ancak ortakların birinin ölümü veya medeni hakları kullanma ehliyetini yitirmesi gibi hallerde, başka bir anlatımla, kendi iradesi dışında oluşan sebeplere ilişkin olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mülga 6762 sayılı TTK'da kanun koyucu aksi düşüncede olsaydı kollektif şirkette olduğu gibi açıkça tek ortaklı limited şirketin de devamının mümkün olduğunu hükme bağlaması gerekirdi.Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde, mülga 6762 sayılı Kanunun limited şirkete ilişkin sistematiği ve hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, aynı Kanunun 551. maddesi uyarınca çıkma hakkının ancak ikiden fazla ortaklı limited şirketlerde uygulanmasının mümkün olacağının kabulü gerekmektedir. O halde, iki ortaklı limited şirket ortağı ancak aynı madde de düzenlenen fesih hakkını kullanabilir.Bu durum karşısında, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı Kanun uyarınca iki ortaklı limited şirkette çıkma davasının olmayacağı, emredici düzenlemelere aykırı böyle bir davanın kabul ile sonuçlanamayacağı, başka bir anlatımla bu şekilde bir davada davalının kabulünün sonuç doğurmayacağı, tasarruf yetkisinin bulunmadığı, esasen davalı vekilinin de vekaletnamesinde açıkça davayı kabul yetkisi olmadığı, davacı asilin davasından feragat ettiği dikkate alınıp, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462498100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz