Çıkma payı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15872 E. 2013/14695 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıkma payı↗ şirketin feshi↗ kar payı↗ hisse devri↗ temerrüt faizi↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı şirkete ortak olduğu, davanın açıldığı tarihte davalı şirketin iki ortaklı olmasına rağmen ticaret sicil kaydında hisse devri sonucunda ortak sayısının ikiden fazla olduğu, şirketin ikiden fazla ortağı olması sebebiyle davacı tarafın çıkma talebi ve şirketin feshine yönelik isteminin objektif iyi niyet kuralları da nazara alındığında ticari hayatın devamlılığı da göz önünde bulundurulduğunda şirketin feshi yönündeki talebin somut verilere göre yerinde olmadığı, davacının kar payı talebinin 2001 tarihinden itibaren başlaması sebebiyle ilk 5 yıllık dönem için zamanaşımı itirazının yerinde olduğu, TTK 533/2 maddesi gereği de çıkma ve kâr payı karar tarihine en yakın tarih esas alınarak hesaplandığından faize hükmedilmesine gererk bulunmadığı gerekçesiyle 13.127,15 TL kâr payı 89.752,41 TL çıkma payı olmak üzere toplam 102.879,56 TL bedelin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine ve davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin ise aşağıda (3) numaralı bent dışında kalan, davalı vekilinin ise aşağıdaki (2) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, kar payının istenebilmesi için ortaklar kurulunca bu hususta karar alınması gerekir. Dava konusu uyuşmazlıkta alınmış bu şekilde bir karar bulunmadığından bu konudaki istemin reddine karar vermek gererkirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davacının çıkma payı karşılığı hükmedilen tutara işbu kararın kesinleşme tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmek gerekirken bu husustaki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16158 E. 2014/502 K.
Ortak:çıkma payı · şirketin feshi · kar payı · kâr payı · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz kararda… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı şirkete ortak olduğu, davanın açıldığı tarihte davalı şirketin iki ortaklı olmasına rağmen «ticaret sicil» kaydında «hisse devri» sonucunda ortak sayısının ikiden fazla olduğu, şirketin ikiden fazla ortağı olması sebebiyle davacı tarafın çıkma talebi ve «şirketin feshine» yönelik isteminin objektif iyi niyet kuralları da nazara alındığında ticari hayatın devamlılığı da göz önünde bulundurulduğunda şirketin feshi yönündeki talebin somut verilere göre yerinde olmadığı, davacının «kar payı» talebinin 2001 tarihinden itibaren başlaması sebebiyle ilk 5 yıllık dönem için «zamanaşımı» itirazının yerinde olduğu, TTK 533/2 maddesi gereği de çıkma ve kâr payı karar tarihine en yakın tarih esas alınarak hesaplandığından faize hükmedilmesine gererk bulunmadığı gerekçesiyle 13.127,15 TL kâr payı 89.752,41 TL «çıkma payı» olmak üzere toplam 102.879,56 TL bedelin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine ve davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmiştir.
2- Ancak, «kar payının» istenebilmesi için ortaklar kurulunca bu hususta karar alınması gerekir.
3- Ayrıca, davacının «çıkma payı» karşılığı hükmedilen tutara işbu kararın kesinleşme tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmek gerekirken bu husustaki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca «şirketin feshi» yönündeki talebin somut verilere göre yerinde olmadığı, davacının «kar payı» talebinin 2001 tarihinden itibaren başlaması sebebiyle ilk 5 yıllık dönem için «zamanaşımı» itirazının yerinde olduğu, TTK 533/2 maddesi gereği de çıkma ve kâr payı karar tarihine en yakın tarih esas alınarak hesaplandığından faize hükmedilmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle 13.127,15 TL kâr payı 89.752,41 TL «çıkma payı» olmak üzere toplam 102.879,56 TL bedelin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine ve davacının ortaklıktan çıkmasına dair verilen kararın taraf vekillerince …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11477 E. 2014/1443 K.
Ortak:şirketin feshi · kâr payı
İncelediğiniz kararda… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı şirkete ortak olduğu, davanın açıldığı tarihte davalı şirketin iki ortaklı olmasına rağmen «ticaret sicil» kaydında «hisse devri» sonucunda ortak sayısının ikiden fazla olduğu, şirketin ikiden fazla ortağı olması sebebiyle davacı tarafın çıkma talebi ve «şirketin feshine» yönelik isteminin objektif iyi niyet kuralları da nazara alındığında ticari hayatın devamlılığı da göz önünde bulundurulduğunda şirketin feshi yönündeki talebin somut verilere göre yerinde olmadığı, davacının «kar payı» talebinin 2001 tarihinden itibaren başlaması sebebiyle ilk 5 yıllık dönem için «zamanaşımı» itirazının yerinde olduğu, TTK 533/2 maddesi gereği de çıkma ve kâr payı karar tarihine en yakın tarih esas alınarak hesaplandığından faize hükmedilmesine gererk bulunmadığı gerekçesiyle 13.127,15 TL kâr payı 89.752,41 TL «çıkma payı» olmak üzere toplam 102.879,56 TL bedelin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine ve davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmiştir.
2- Ancak, «kar payının» istenebilmesi için ortaklar kurulunca bu hususta karar alınması gerekir.
3- Ayrıca, davacının «çıkma payı» karşılığı hükmedilen tutara işbu kararın kesinleşme tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmek gerekirken bu husustaki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAnılan bu hüküm uyarınca davalı «limited şirketin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» devam ettirmesi söz konusu olabileceği gibi yine 6102 sayılı Kanun'un 636/3. maddesi gereğince mahkemece, «fesih» yerine davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına da hükmedileceği nazara alınmaksızın ve dosya kapsamına göre «şirketin feshi» için haklı gerekçe oluşturan hususlar aynı zamanda «ortaklıktan çıkma» için de haklı ve yeterli sebep teşkil ettiğinden, mahkemece 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümleri dikkate alınarak, öncelik …
… leştirmediği, gelir elde etmediği halde davacı ortak aleyhine vergi yükümlülüğü doğduğu, diğer ortağın yanıltıcı belge düzenlediği hususları tespit edildikten sonra «şirketin feshi» için haklı sebeplerin oluştuğu sonucuna varılarak şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş, «limited şirkette» ortak sayısının ikiden az olamayacağı gerekçesi ile «ortaklıktan çıkma» talebi ise reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · haklı nedenle fesih · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · tasfiye memuru atanması · ortaklar kurulu kararı · tasfiye memuru · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı, 13.10.1999, 21.01.2004 ve 19.10.2005 tarihli «ortaklar kurulu» kararlarının imzasının taklit edilmesi suretiyle alındığını ileri sürmüş ise de, imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu iddianın şirketten ayrılmak için bir gerekçe oluşturmadığı, kaldı ki dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 504/1. maddesi uyarınca «limited şirketteki» ortak sayısının ikiden az olamayacağı, dava tarihi itibariyle çıkma hakkının ortak sayısı ikiden fazla olan limited şirketlerde söz konusu olacağı, davalı şirketin herhangi bir ticari varlığına rastlanılmadığı, yıllardır gayrifaal olduğu, şirketin ana sözleşmesindeki amaç ve konusunu gerçekleştirmediği, gelir elde etmediği halde davacı aleyhine vergi yükümlülüğü doğduğu, tasfiyeye karar verilmesi için haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle, davalı şirketin «haklı nedenle fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına», davacının «ortaklıktan çıkma» talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedene dayalı olarak «limited şirket ortaklığından çıkma» ve şirket iki ortaklı olduğundan şirketin «fesih» ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
… leştirmediği, gelir elde etmediği halde davacı ortak aleyhine vergi yükümlülüğü doğduğu, diğer ortağın yanıltıcı belge düzenlediği hususları tespit edildikten sonra «şirketin feshi» için haklı sebeplerin oluştuğu sonucuna varılarak şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş, «limited şirkette» ortak sayısının ikiden az olamayacağı gerekçesi ile «ortaklıktan çıkma» talebi ise reddedilmiştir.
Anılan bu hüküm uyarınca davalı «limited şirketin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» devam ettirmesi söz konusu olabileceği gibi yine 6102 sayılı Kanun'un 636/3. maddesi gereğince mahkemece, «fesih» yerine davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına da hükmedileceği nazara alınmaksızın ve dosya kapsamına göre «şirketin feshi» için haklı gerekçe oluşturan hususlar aynı zamanda «ortaklıktan çıkma» için de haklı ve yeterli sebep teşkil ettiğinden, mahkemece 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümleri dikkate alınarak, öncelik …
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz kararda… savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı şirkete ortak olduğu, davanın açıldığı tarihte davalı şirketin iki ortaklı olmasına rağmen «ticaret sicil» kaydında «hisse devri» sonucunda ortak sayısının ikiden fazla olduğu, şirketin ikiden fazla ortağı olması sebebiyle davacı tarafın çıkma talebi ve «şirketin feshine» yönelik isteminin objektif iyi niyet kuralları da nazara alındığında ticari hayatın devamlılığı da göz önünde bulundurulduğunda şirketin feshi yönündeki talebin somut verilere göre yerinde olmadığı, davacının «kar payı» talebinin 2001 tarihinden itibaren başlaması sebebiyle ilk 5 yıllık dönem için «zamanaşımı» itirazının yerinde olduğu, TTK 533/2 maddesi gereği de çıkma ve kâr payı karar tarihine en yakın tarih esas alınarak hesaplandığından faize hükmedilmesine gererk bulunmadığı gerekçesiyle 13.127,15 TL kâr payı 89.752,41 TL «çıkma payı» olmak üzere toplam 102.879,56 TL bedelin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine ve davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmiştir.
2- Ancak, «kar payının» istenebilmesi için ortaklar kurulunca bu hususta karar alınması gerekir.
3- Ayrıca, davacının «çıkma payı» karşılığı hükmedilen tutara işbu kararın kesinleşme tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmek gerekirken bu husustaki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · kâr payı alacağı · limited şirket · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15872 E. , 2013/14695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/08/2012 tarih ve 2011/743-2012/402 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete %10 oranında hissedar olduğunu, şirketin kuruluşundan bu yana şirket faaliyeti ve kazancına dair müvekkiline herhangi bir bilgi sunulmadığını, hissesine düşen kâr payına yönelik ödeme yapılmadığını ileri sürerek ortaklıktan çıkmaya izin verilmesine, şirketin feshine ve tasfiyesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL kar payının ve 7.000,00 TL ortaklık payının 21.05.2001 tarihinden itibaren %27 ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 21.05.2001 tarihi itibari ile kâr payı talep etmesinin mestnetsiz olduğunu, Borçlar Kanunu 126. maddesine göre 5 yıllık zaman aşımının dolduğunu, şirketten çıkma ve çıkarılma yönündeki talebin yerinde olmadığını, şirketin feshine yönelik herhangi haklı bir sebebin varlığının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı şirkete ortak olduğu, davanın açıldığı tarihte davalı şirketin iki ortaklı olmasına rağmen ticaret sicil kaydında hisse devri sonucunda ortak sayısının ikiden fazla olduğu, şirketin ikiden fazla ortağı olması sebebiyle davacı tarafın çıkma talebi ve şirketin feshine yönelik isteminin objektif iyi niyet kuralları da nazara alındığında ticari hayatın devamlılığı da göz önünde bulundurulduğunda şirketin feshi yönündeki talebin somut verilere göre yerinde olmadığı, davacının kar payı talebinin 2001 tarihinden itibaren başlaması sebebiyle ilk 5 yıllık dönem için zamanaşımı itirazının yerinde olduğu, TTK 533/2 maddesi gereği de çıkma ve kâr payı karar tarihine en yakın tarih esas alınarak hesaplandığından faize hükmedilmesine gererk bulunmadığı gerekçesiyle 13.127,15 TL kâr payı 89.752,41 TL çıkma payı olmak üzere toplam 102.879,56 TL bedelin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine ve davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin ise aşağıda (3) numaralı bent dışında kalan, davalı vekilinin ise aşağıdaki (2) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, kar payının istenebilmesi için ortaklar kurulunca bu hususta karar alınması gerekir. Dava konusu uyuşmazlıkta alınmış bu şekilde bir karar bulunmadığından bu konudaki istemin reddine karar vermek gererkirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davacının çıkma payı karşılığı hükmedilen tutara işbu kararın kesinleşme tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmek gerekirken bu husustaki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekkillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043561500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz