İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5738 E. 2013/12738 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ müteselsil kefil↗ tespit davası↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ menfi tespit↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/5738 E. , 2013/12738 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2010 gün ve 2010/169-2010/350 sayılı kararı onayan Daire’nin 27/11/2012 gün ve 2010/15108-2012/19262 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili,... Bankası-... ile ... Giyim San. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeleri davacının müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imzaladığını, ayrıca krediye teminat olması içinde açığa atılı boş senet alındığını, borcun ödenmemesi üzerine davacı hakkında açığa imzalı senedin doldurulup takibe koyulduğunu, müvekkili hakkındaki icra takibine karşı menfi tespit davası açılarak sonuçta davacının davalı bankaya 509.000 Fransız Frangı borçlu olduğunun tespitine karar verildiğini, bu arada icra müdürlüğünde işlemlere devam edilerek davacıya ait iki evin 1/2 payıyla bir arsanın satışının yapıldığını, bu taşınmazların halen dava tarihinde ... bünyesinde bulunduğunu ileri sürerek, İİK'nun 40 maddesi ve gerekse 72/I, II, III, IV, V maddeleri gereğince icranın eski hale iadesiyle borcun ödenmesi karşılığında arsa, fabrika binası ve müştemilatının iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazların yapılan takipler neticesinde alacağa mahsuben satın alındığını, davacının genel kredi sözleşmesine istinaden sorumlu olduğu tutarın ödenip ödenmediği noktasında davanın düğümlendiğini, davacının 22.04.1998 tarihi itibarıyla borcunun 20.921,50 YTL olduğunu, bu durumda davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin, davanın kısmen kabulüne, 50.944,50 YTL tazminat karşılığı paranın faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine ilişkin kararı, Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı ve ıslah dilekçesi nazara alınarak davacının davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, 50.944,50 TL tazminat karşılığı paranın 28/01/2005 tarihinden itibaren faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istem ve sair taleplerin reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı ... vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9408 E. 2010/402 K.
Ortak:menfi tespit davası · tespit davası · kefil · ıslah · kredi sözleşmesi · menfi tespit · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaGiyim San. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeleri davacının «müşterek borçlu-müteselsil kefil» olarak imzaladığını, ayrıca krediye «teminat» olması içinde açığa atılı boş senet alındığını, borcun ödenmemesi üzerine davacı hakkında açığa imzalı senedin doldurulup takibe koyulduğunu, müvekkili hakkındaki icra takibine karşı «menfi tespit davası» açılarak sonuçta davacının davalı bankaya 509.000 Fransız Frangı borçlu olduğunun tespitine karar verildiğini, bu arada icra müdürlüğünde işlemlere devam edilerek …
… lmesine ilişkin kararı, Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı ve «ıslah» dilekçesi nazara alınarak davacının davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, 50.944,50 TL tazminat karşılığı paranın 28/01/2005 tarihinden itibaren faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istem ve sair taleplerin reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı ... vekili, taşınmazların yapılan takipler neticesinde alacağa mahsuben satın alındığını, davacının «genel kredi sözleşmesine» istinaden sorumlu olduğu tutarın ödenip ödenmediği noktasında davanın düğümlendiğini, davacının 22.04.1998 tarihi itibarıyla borcunun 20.921,50 YTL olduğunu, bu durumda davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaDavacı, aleyhindeki icra takibinden sonra «menfi tespit davası» açmış olup, bu dava neticesinde davacının davalı bankaya olan borcu belirlenerek mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Davacı, 18.06.2004 tarihinde açtığı bu dava ile, «menfi tespit davası» neticesinde belirlenen borcunun icrada yapılan «haciz» ve satışlarla karşılandığını ileri sürerek, borcunun ödenmiş olması karşısında fabrika binası ve müştemilatının aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
… ddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, İİK'nun 40. maddesinde düzenlenen icranın iadesine yönelik düzenlemenin sadece «ilamlı icra» takiplerine özgü olup, «kambiyo senetlerine mahsus takipler» açısından uygulanmasının mümkün olmadığı, kaldı ki İİK'nun 40. maddesinin hükme hacet kalmaksızın İcra Müdürlüğünce resen uygulanması gerektiği, «istirdat» davasında ise borçlu olunmayan, ancak icra takibinde ödenen paranın geri ödenmesinin konu edilebileceği, icra takibi neticesinde borçlu mallarının haczedilmesi ve satılması suretiyle elde edilen paranın ve «harç» giderlerin, faizin talep edilebileceği ancak icra takibinde satışı yapılan malın iadesinin talep edilemeyeceğinin yasa hükmü olduğu, mahkemenin 2002/233-1077 sayılı dosyasında; davacının sadece 509.553 Fransız Frangı tutarında (21.335,50 YTL) borçlu olduğunun belirlendiği, kendisinden borçlu olmadığı 50.944,50 YTL'nın ihale tarihi olan 08.09.2000 tarihinden itibaren tahsil edilmesi nedeniyle bu miktarın iadesini talep edilebileceği, «temlik» alanların taşınmazların kayden sahibi olmayıp, «menfi tespit» davasında taraf olmadıkları ve paranında tahsilini yapmadıkları için «husumetleri» olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, 50.944,50 YTL tazminat karşılığı paranın 28.01.2001 tarihli kararın kesinleşme tarihinden itibaren 4489 sayılı yas …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senetlerine mahsus takip · ilamlı icra · istirdat davası · kambiyo senedi · bono · temlik · istirdat · haciz
Benzer bu kararda… ddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, İİK'nun 40. maddesinde düzenlenen icranın iadesine yönelik düzenlemenin sadece «ilamlı icra» takiplerine özgü olup, «kambiyo senetlerine mahsus takipler» açısından uygulanmasının mümkün olmadığı, kaldı ki İİK'nun 40. maddesinin hükme hacet kalmaksızın İcra Müdürlüğünce resen uygulanması gerektiği, «istirdat» davasında ise borçlu olunmayan, ancak icra takibinde ödenen paranın geri ödenmesinin konu edilebileceği, icra takibi neticesinde borçlu mallarının haczedilmesi ve satılması suretiyle elde edilen paranın ve «harç» giderlerin, faizin talep edilebileceği ancak icra takibinde satışı yapılan malın iadesinin talep edilemeyeceğinin yasa hükmü olduğu, mahkemenin 2002/233-1077 sayılı dosyasında; davacının sadece 509.553 Fransız Frangı tutarında (21.335,50 YTL) borçlu olduğunun belirlendiği, kendisinden borçlu olmadığı 50.944,50 YTL'nın ihale tarihi olan 08.09.2000 tarihinden itibaren tahsil edilmesi nedeniyle bu miktarın iadesini talep edilebileceği, «temlik» alanların taşınmazların kayden sahibi olmayıp, «menfi tespit» davasında taraf olmadıkları ve paranında tahsilini yapmadıkları için «husumetleri» olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, 50.944,50 YTL tazminat karşılığı paranın 28.01.2001 tarihli kararın kesinleşme tarihinden itibaren 4489 sayılı yas …
İİK'nun 72. maddeye dayalı «istirdat davası» yönünden ise, somut olayda davacının malı haczedilip satılmış ve tapu «kaydı» davalı üzerine intikal etmiş olması nedeniyle davacıya para olarak iade edilecek bir miktar bulunmadığı gibi davacının da bu davadaki talebi «haciz» yolu ile satılan taşınmazının aynen iadesine yöneliktir.
Kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı «kefil» aleyhine «kambiyo senedine» dayalı olarak başlatılan icra takibine davacının itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiş ve «haciz» işlemlerine başlanmıştır.
Davacı, iddiasına dayanak olarak İİK'nun 40. maddesi ile 72. maddesine dayanmış ise de, mahkemece de isabetli olarak belirlendiği üzere, İİK'nun 40. maddesinde düzenlenmiş bulunan icranın iadesine ilişkin müessese ancak «ilamlı icra» takiplerine özgü bir yol olup, somut olayda «kambiyo senedine» dayalı icra takibi söz konusu olduğundan anılan maddenin uygulama alanı bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3987 E. 2012/7519 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… şkisinden dolayı 10.944,80 TL asıl borçlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.944,80 TL asıl alacağa 05.07.2001-13.07.2001 tarihleri arası %120 «akdi faiz», 13.07.2001 tarihinden itibaren %180 «temerrüt faizi» yürütülerek davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılarca yapılan ödemelerin İcra müdürlüğünce nazara alınmasına dair verilen kararın davalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1127 E. 2023/4312 K.
Ortak:kefil · menfi tespit
İncelediğiniz karardaGiyim San. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeleri davacının «müşterek borçlu-müteselsil kefil» olarak imzaladığını, ayrıca krediye «teminat» olması içinde açığa atılı boş senet alındığını, borcun ödenmemesi üzerine davacı hakkında açığa imzalı senedin doldurulup takibe koyulduğunu, müvekkili hakkındaki icra takibine karşı «menfi tespit davası» açılarak sonuçta davacının davalı bankaya 509.000 Fransız Frangı borçlu olduğunun tespitine karar verildiğini, bu arada icra müdürlüğünde işlemlere devam edilerek …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymet takdiri · cebri icra · müddeabih · dosyanın işlemden kaldırılması · kefalet limiti · ağır kusur · işlemden kaldırma · davanın konusu
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2008/120 E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçmesi «sebebi» ile uğradığını iddia ettiği zararın bu «davanın konusu» olmadığını, «temlik» alan kişinin, bu davada taraf da olmadığını, Mahkemenin 23.02.2009 tarihli tensibi ile davacı tarafa «maddi tazminat» talebinin açıklanmasına karar verilmiş ise de, bu açıklamanın on günlük «kesin süre» içerisinde yapılmadığı gibi açıklama içeriğinin «müddeabihin» miktarına ilişkin olmadığını, talep sonucunun genişletilmesine «muvafakat» de edilmediğini, davanın kısmi dava olarak açıldığını, bilirkişi raporunda da gayrimenkullerin değerleri değil, «cebri icra» ile satış tarihlerindeki kesinleşmiş «kıymet takdiri» tutarı ile taşınmazların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun) hükümleri muvacehesinde satış bedelleri arasındaki farklarının esas alındığını ve toplam 45.066.50 TL maddi zarar tespit edildiğini, itirazları mahfuz kalmak «kaydı» ile Mahkeme tarafından da bu bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, esasen bilirkişi raporu ile de tespit edilen tutarın, dava değerinden düşük kaldığı için harcı alınmayan talep yönünden esas hakkında hüküm tesisinin söz konusu olmadığını, davacının talebinde birikmiş faiz veya hükmolunacak tazminata faiz uygulanması talebinin de olmadığını, bozma ilamında kabul edilenin aksine davacının da kusurlu olduğunu, haksız uygulanan «haciz» olmadığını, her halde manevi tazminat talep edilebilmesi/ hükmolunabilmesi için «kötü niyet» veya «ağır kusurun» varlığı gerektiğini belirterek bozma ilamının kaldırılmasına ve temyiz itirazları doğrultusunda hükmün bozulmasını istemiştir.
… harcın yatırılması için gelecek celseye kadar süre verilmesi, bu süre içinde harcın yatırılması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması, yatırılmadığı takdirde «dosyanın işlemden kaldırılması» gerekirken harcı alınmayan talep yönünden esas hakkında hüküm tesisi doğru olmamış, kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.
3-Gayrimenkullerin değerinin altında bir tutarla satın alınması sebebiyle talep edilen tazminat yönünden mahkemenin kabulüne göre; kesinleşen mahkeme kararlarına göre davalı Banka, davalının «kefaletine» binaen verdiği senedi «kefalet limitinin» üstünde doldurup takibe koymuş ve davalının taşınmazlarını fazla miktar üzerinden doldurulan senetteki alacağa mahsuben satın almıştır.
Fabrikanın haczedilip «cebri icra» yoluyla alacağa mahsuben satın alınmasının davacının itibarını zedeleyeceği değerlendirilip «hakkaniyete» uygun bir miktar manevi tazminat takdiri gerekirken manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi de yerinde olmamıştır..." gerekçesiyle (1) numaralı bentte aç …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5738 E. , 2013/12738 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2010 gün ve 2010/169-2010/350 sayılı kararı onayan Daire’nin 27/11/2012 gün ve 2010/15108-2012/19262 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili,... Bankası-... ile ... Giyim San. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeleri davacının müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imzaladığını, ayrıca krediye teminat olması içinde açığa atılı boş senet alındığını, borcun ödenmemesi üzerine davacı hakkında açığa imzalı senedin doldurulup takibe koyulduğunu, müvekkili hakkındaki icra takibine karşı menfi tespit davası açılarak sonuçta davacının davalı bankaya 509.000 Fransız Frangı borçlu olduğunun tespitine karar verildiğini, bu arada icra müdürlüğünde işlemlere devam edilerek davacıya ait iki evin 1/2 payıyla bir arsanın satışının yapıldığını, bu taşınmazların halen dava tarihinde ... bünyesinde bulunduğunu ileri sürerek, İİK'nun 40 maddesi ve gerekse 72/I, II, III, IV, V maddeleri gereğince icranın eski hale iadesiyle borcun ödenmesi karşılığında arsa, fabrika binası ve müştemilatının iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazların yapılan takipler neticesinde alacağa mahsuben satın alındığını, davacının genel kredi sözleşmesine istinaden sorumlu olduğu tutarın ödenip ödenmediği noktasında davanın düğümlendiğini, davacının 22.04.1998 tarihi itibarıyla borcunun 20.921,50 YTL olduğunu, bu durumda davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin, davanın kısmen kabulüne, 50.944,50 YTL tazminat karşılığı paranın faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine ilişkin kararı, Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı ve ıslah dilekçesi nazara alınarak davacının davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın kısmen kabulüne, 50.944,50 TL tazminat karşılığı paranın 28/01/2005 tarihinden itibaren faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istem ve sair taleplerin reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine dair tesis edilen karar, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı ... vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, davalı ... harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 18/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453959700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz