Pay defterine tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6222 E. 2013/12262 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine tescil↗ ciro ve teslim↗ pay defterine kayıt↗ ticari işletme↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ ciro↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama yazılı hisse senetlerinin, ciro ve teslimle birlikte yönetim kurulu kararına dayalı olarak pay defterine kayıt edilmesi ile devredilebileceği, 6762 sayılı TTK'nın 418. maddesi ve şirket anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun, hisse devirlerini pay defterine hiçbir neden göstermeden kayıt etmeme yetkisinin bulunduğu, somut olayda da davalı şirket yönetim kurulunun davaya konu hisse senedi devrinin pay defterine tesciline ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, davalı şirketteki hisselerini diğer davalılara devretmiş olmasına rağmen hisse devrinin davalılarca şirket pay defterine kaydedilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 418. ve şirket anasözleşmesinin 9. maddeleri uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun hiçbir neden göstermeden hisse devirlerini pay defterine kayıt etmeme yetkisinin bulunduğu, yönetim kurulunun davaya konu hisse devrinin pay defterine tesciline ilişkin bir kararının
bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle işbu dava anonim şirket pay defterine kayıt davası olup davalı şirket de bu talebe karşı çıktığına göre davalı şirketin hisse devrini pay defterine kayıttan imtina ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 418/1. maddesinde, şirketin devir keyfiyetini anasözleşmede düzenlenen sebeplerle pay defterine kayıttan imtina edebileceği düzenlenmiş aynı maddenin ikinci fıkrasında ise sebep gösterilmeksizin dahi kayıttan imtina edilebileceği şartının anasözleşmeye konulmasının mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır. Davalı şirketin anasözleşmesinde de şirket yönetim kuruluna hisse devrini sebep göstermeksizin reddetme yetkisi tanınmıştır. Ancak bu yetkinin keyfi olarak uygulanması söz konusu olmayıp böyle bir durumda bu hususun dava konusu yapılması mümkündür ([…], Ticari İşletme ve Şirketler, c.2,b.3, s.2529). Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın hisse devrini pay defterine kaydetmemek için haklı neden oluşturabilecek herhangi bir durumun mevcudiyetini savunmamış olmasının ve devrin de davalı şirket ortaklarına yapılması nedeniyle bağlam kuralına da bir aykırılığın bulunmadığının gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13739 E. 2013/23228 K.
Ortak:pay defterine tescil · pay defterine kayıt · hisse senedi · ciro · pay defteri · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama yazılı hisse senetlerinin, «ciro» ve «teslimle» birlikte «yönetim kurulu» kararına dayalı olarak «pay defterine kayıt» edilmesi ile devredilebileceği, 6762 sayılı TTK'nın 418. maddesi ve şirket anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun, hisse devirlerini pay defterine hiçbir neden göstermeden kayıt etmeme «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da davalı şirket yönetim kurulunun davaya konu «hisse senedi» devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Davacı taraf, davalı şirketteki hisselerini diğer davalılara devretmiş olmasına rağmen «hisse devrinin» davalılarca şirket «pay defterine» kaydedilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 418. ve şirket anasözleşmesinin 9. maddeleri uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun hiçbir neden göstermeden hisse devirlerini «pay defterine kayıt» etmeme «yetkisinin» bulunduğu, yönetim kurulunun davaya konu hisse devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Ancak, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle işbu dava «anonim şirket» «pay defterine kayıt» davası olup davalı şirket de bu talebe karşı çıktığına göre davalı şirketin «hisse devrini» pay defterine kayıttan imtina ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin nama yazılı hisse senetlerinin, «ciro» ve «teslimle» birlikte «yönetim kurulu» kararına dayalı olarak «pay defterine kayıt» edilmesi ile devredilebileceği, 6762 sayılı TTK'nın 418. maddesi ve şirket anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun, hisse devirlerini pay defterine hiçbir neden göstermeden kayıt etmeme «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da davalı şirket yönetim kurulunun davaya konu «hisse senedi» devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7630 E. 2018/878 K.
Ortak:hisse devri · pay defteri · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaAncak, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle işbu dava «anonim şirket» «pay defterine kayıt» davası olup davalı şirket de bu talebe karşı çıktığına göre davalı şirketin «hisse devrini» pay defterine kayıttan imtina ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama yazılı hisse senetlerinin, «ciro» ve «teslimle» birlikte «yönetim kurulu» kararına dayalı olarak «pay defterine kayıt» edilmesi ile devredilebileceği, 6762 sayılı TTK'nın 418. maddesi ve şirket anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun, hisse devirlerini pay defterine hiçbir neden göstermeden kayıt etmeme «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da davalı şirket yönetim kurulunun davaya konu «hisse senedi» devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Davacı taraf, davalı şirketteki hisselerini diğer davalılara devretmiş olmasına rağmen «hisse devrinin» davalılarca şirket «pay defterine» kaydedilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 418. ve şirket anasözleşmesinin 9. maddeleri uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun hiçbir neden göstermeden hisse devirlerini «pay defterine kayıt» etmeme «yetkisinin» bulunduğu, yönetim kurulunun davaya konu hisse devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Benzer bu kararda… an deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nin 491 ve 492. m. kapsamında nama yazılı payların ancak şirket onayı ile gerçekleşebileceği, 04.12.2010 tarihli şirket «yönetim kurulu» kararında ise, işbu davaya konu olan ...- ... arasında 29.03.2005 tarihli «hisse devir sözleşmesinin» kabul edilmediği, devre «muvafakat» verilmediği, «pay defterine» işlenmemesine yönelik karar alındığı, kanunen pay satışının deftere işlenmesine yönelik aranan şartın sağlanmamış olması, «pay devrine» yönelik yapılan sözleşmenin hükümsüz kalması ve TTK ile şirket «esas sözleşmesinin» yönetim kuruluna vermiş olduğu bu yetkiyi kullanması nedeniyle şirket ve davalı ...'un hak ve nesafet kuralları gereği sorumluluğu doğmayıp, tazminata mahkum edile …
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. -/- Dava, devralınan «anonim şirket» hissesinin şirket «defterine» kaydedilmesi, aksi halde uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nin 418/1 madde ve fıkrasında, şirketin devir keyfiyetini ana sözleşmede düzenlenen sebeplerle «pay defterine» kayıttan imtina edebileceği düzenlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, sebep gösterilmeksizin dahi kayıttan imtina edilebileceği şartının ana sözleşmeye konulmasının mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nama yazılı senet · esas sözleşme · pay devri · kısıtlılık · hisse devir sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu kararda… an deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nin 491 ve 492. m. kapsamında nama yazılı payların ancak şirket onayı ile gerçekleşebileceği, 04.12.2010 tarihli şirket «yönetim kurulu» kararında ise, işbu davaya konu olan ...- ... arasında 29.03.2005 tarihli «hisse devir sözleşmesinin» kabul edilmediği, devre «muvafakat» verilmediği, «pay defterine» işlenmemesine yönelik karar alındığı, kanunen pay satışının deftere işlenmesine yönelik aranan şartın sağlanmamış olması, «pay devrine» yönelik yapılan sözleşmenin hükümsüz kalması ve TTK ile şirket «esas sözleşmesinin» yönetim kuruluna vermiş olduğu bu yetkiyi kullanması nedeniyle şirket ve davalı ...'un hak ve nesafet kuralları gereği sorumluluğu doğmayıp, tazminata mahkum edile …
Anılan yasal düzenleme uyarınca, «anonim şirketlerde» «pay devri» olgusunun diğer pay sahiplerini beklenmedik veya istenmeyen durumlarla karşı karşıya bırakmasını önlemek amacıyla ana sözleşmeye, nama yazılı hisse senetlerinin devrini «kısıtlayan» veya tamamen yasaklayan hükümler konulabilir ki bu hükümler “bağlam” meydana getirirler ve bu tür senetlere de bağlı «nama yazılı senet» denir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacının, 29/03/2005 tarihli «hisse devir sözleşmesiyle» davalıdan hisseleri devraldığı ancak şirket yönetim kurulunun 04.12.2010 tarihli kararı ile işbu «hisse devrinin» TTK'nin 418. maddesi çerçevesinde ana sözleşmenin 7. maddesinin verdiği yetkiye istinaden kabul edilmemesine, hissenin devrine «muvafakat» verilmemesine ve bu hisse devrinin ortaklar «pay devrine» işlenmemesine yönelik karar alındığı, anılan kararın yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğu, bu itibarla hisse devir sözleşmesinin akim kaldığı anlaşılmakla birlikte, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/364 E. 2013/17720 K.
Ortak:pay defterine kayıt · pay defteri · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama yazılı hisse senetlerinin, «ciro» ve «teslimle» birlikte «yönetim kurulu» kararına dayalı olarak «pay defterine kayıt» edilmesi ile devredilebileceği, 6762 sayılı TTK'nın 418. maddesi ve şirket anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun, hisse devirlerini pay defterine hiçbir neden göstermeden kayıt etmeme «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da davalı şirket yönetim kurulunun davaya konu «hisse senedi» devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Ancak, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle işbu dava «anonim şirket» «pay defterine kayıt» davası olup davalı şirket de bu talebe karşı çıktığına göre davalı şirketin «hisse devrini» pay defterine kayıttan imtina ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Davacı taraf, davalı şirketteki hisselerini diğer davalılara devretmiş olmasına rağmen «hisse devrinin» davalılarca şirket «pay defterine» kaydedilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 418. ve şirket anasözleşmesinin 9. maddeleri uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun hiçbir neden göstermeden hisse devirlerini «pay defterine kayıt» etmeme «yetkisinin» bulunduğu, yönetim kurulunun davaya konu hisse devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Benzer bu karardaSomut olayda davalı şirketin ana sözleşmesinin 7. maddesinde ''«yönetim kurulu» sebep göstermeden «pay devrini» onaylamayabilir'' şeklinde hüküm mevcut olup davalı şirket bu hükme dayanarak davacının «pay sahipliğini» «pay defterine» işlememiş, bu davada da davacı ...'ın Menemen'de oturmadığı veya Menemen nüfusuna kayıtlı olmadığı gerekçesi ile şirketin yabancılaşmasının önlenmesi için davacı ...'ın «pay defterine kayıt» talebinin reddedildiğini savunmuştur.
Dava, devralınan «anonim şirket» hissesinin şirket «defterine» kaydedilmemesi nedeniyle açılan ortaklığın tespiti ve hissenin «pay defterine kaydı» davasıdır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yönetim kurulunun, 6762 sayılı TTK'nun 418. maddesi ve davalı şirketin «esas sözleşmesinin» hisse senetleri başlıklı 7. maddesindeki yetkiye istinaden hisse senetlerinin devrini onaylamamasının ve «pay defterine» kayıttan imtina etmesinin yasaya ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · pay defteri kaydı · haklı sebep · esas sözleşme · pay devri · pay sahipliği · dürüstlük kuralı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yönetim kurulunun, 6762 sayılı TTK'nun 418. maddesi ve davalı şirketin «esas sözleşmesinin» hisse senetleri başlıklı 7. maddesindeki yetkiye istinaden hisse senetlerinin devrini onaylamamasının ve «pay defterine» kayıttan imtina etmesinin yasaya ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, devralınan «anonim şirket» hissesinin şirket «defterine» kaydedilmemesi nedeniyle açılan ortaklığın tespiti ve hissenin «pay defterine kaydı» davasıdır.
Somut olayda davalı şirketin ana sözleşmesinin 7. maddesinde ''«yönetim kurulu» sebep göstermeden «pay devrini» onaylamayabilir'' şeklinde hüküm mevcut olup davalı şirket bu hükme dayanarak davacının «pay sahipliğini» «pay defterine» işlememiş, bu davada da davacı ...'ın Menemen'de oturmadığı veya Menemen nüfusuna kayıtlı olmadığı gerekçesi ile şirketin yabancılaşmasının önlenmesi için davacı ...'ın «pay defterine kayıt» talebinin reddedildiğini savunmuştur.
Davalının devretmeme nedeni olarak ileri sürdüğü Menemen'de oturma ve Menemen nüfusuna kayıtlı olma hususu da davalı şirket yönünden «haklı sebep» oluşturmamaktadır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14607 E. 2016/2596 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hisse devri · pay defteri · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaAncak, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle işbu dava «anonim şirket» «pay defterine kayıt» davası olup davalı şirket de bu talebe karşı çıktığına göre davalı şirketin «hisse devrini» pay defterine kayıttan imtina ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama yazılı hisse senetlerinin, «ciro» ve «teslimle» birlikte «yönetim kurulu» kararına dayalı olarak «pay defterine kayıt» edilmesi ile devredilebileceği, 6762 sayılı TTK'nın 418. maddesi ve şirket anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun, hisse devirlerini pay defterine hiçbir neden göstermeden kayıt etmeme «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da davalı şirket yönetim kurulunun davaya konu «hisse senedi» devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Davacı taraf, davalı şirketteki hisselerini diğer davalılara devretmiş olmasına rağmen «hisse devrinin» davalılarca şirket «pay defterine» kaydedilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 418. ve şirket anasözleşmesinin 9. maddeleri uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun hiçbir neden göstermeden hisse devirlerini «pay defterine kayıt» etmeme «yetkisinin» bulunduğu, yönetim kurulunun davaya konu hisse devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Benzer bu karardaTTK'nın 416/2 maddesi uyarınca davalıya «usulüne uygun tebligatla» bildirilmemiş olduğu anlaşıldığından «pay devrinin» davalı şirket açısından hüküm ifade etmediği, ayrıca, her ne kadar davacı 30/10/2012 tarihli noter «ihtarnamesi» ile tekrar devrin tescilini talep etmiş ise de, davacı ile dava dışı... arasında yapılan pay devri işleminin davalı şirket «yönetim kurulu» tarafından herhangi bir sebep gösterilmeksizin onay verilmemesi ve «pay defterine» kaydından kaçınılmasının mümkün olduğu ve buna bağlı olarak söz konusu pay devrine davalı şirket yönetim kurulunca açıkça onay verilmediği ve «pay defterine kaydı» kabul edilmediği sürece pay devrinin davalı şirket açısından hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «pay devrinin» davalı «anonim şirket» tarafından «pay defterine» kayıttan imtina edilmesi nedeniyle ortaklığın tespiti ile devrin pay defterine işlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hisse devrinin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için devrin şirkete bildirilmesi ve «pay defterine kayıt» edilmesi lazımdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıskat · usulüne uygun tebligat · pay defteri kaydı · pay devri · usulüne uygun tebliğ · tebligat · ihtarname · dava sebebi
Benzer bu karardaTTK'nın 416/2 maddesi uyarınca davalıya «usulüne uygun tebligatla» bildirilmemiş olduğu anlaşıldığından «pay devrinin» davalı şirket açısından hüküm ifade etmediği, ayrıca, her ne kadar davacı 30/10/2012 tarihli noter «ihtarnamesi» ile tekrar devrin tescilini talep etmiş ise de, davacı ile dava dışı... arasında yapılan pay devri işleminin davalı şirket «yönetim kurulu» tarafından herhangi bir sebep gösterilmeksizin onay verilmemesi ve «pay defterine» kaydından kaçınılmasının mümkün olduğu ve buna bağlı olarak söz konusu pay devrine davalı şirket yönetim kurulunca açıkça onay verilmediği ve «pay defterine kaydı» kabul edilmediği sürece pay devrinin davalı şirket açısından hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, somut davada davacı tarafından «hisse devrine» dair «ihtarnamenin» 06/04/2009 tarihinde davalı şirket çalışanına tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de, ihtarnamenin tebliğ edildiği şahsın, tebliğ tarihinde davalı şirket çalışanı olmadığı ve bu nedenle bildirimin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edilmediği dosyaya «ibraz» edilen belgelerden anlaşılmakla, 30/10/2012 tarihinde noter vasıtasıyla yapılan bildirim esnasında davacıya hisseyi devreden...'in «ıskatının» kesinleşip kesinleşmediği, bu tarih itibariyle payın halen bu kişi adına kayıtlı olup olmadığı, davalı şirketin «pay devrini» işlememekte ne gibi haklı «sebebi» bulunduğu hususları üzerinde durularak karar vermek gerekirken, bizatihi ana sözleşmedeki anılan hüküm nedeniyle davanın reddi doğru olmadığından, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı...'in davalı şirkette bulunan 50 adet hissesini, 26/02/2009 tarihinde devraldığı ve bunu 02/04/2009 tarihli noter «ihtarnamesi» ile davalı şirkete bildirerek tescil talebinde bulunduğu ancak, «tebligatın» şirketle ilgisi olmayan bir kişiye yapıldığı ve 6762 s.
Dava, «pay devrinin» davalı «anonim şirket» tarafından «pay defterine» kayıttan imtina edilmesi nedeniyle ortaklığın tespiti ile devrin pay defterine işlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12044 E. 2017/234 K.
Ortak:hisse devri · pay defteri · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaAncak, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle işbu dava «anonim şirket» «pay defterine kayıt» davası olup davalı şirket de bu talebe karşı çıktığına göre davalı şirketin «hisse devrini» pay defterine kayıttan imtina ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama yazılı hisse senetlerinin, «ciro» ve «teslimle» birlikte «yönetim kurulu» kararına dayalı olarak «pay defterine kayıt» edilmesi ile devredilebileceği, 6762 sayılı TTK'nın 418. maddesi ve şirket anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun, hisse devirlerini pay defterine hiçbir neden göstermeden kayıt etmeme «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da davalı şirket yönetim kurulunun davaya konu «hisse senedi» devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Davacı taraf, davalı şirketteki hisselerini diğer davalılara devretmiş olmasına rağmen «hisse devrinin» davalılarca şirket «pay defterine» kaydedilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 418. ve şirket anasözleşmesinin 9. maddeleri uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun hiçbir neden göstermeden hisse devirlerini «pay defterine kayıt» etmeme «yetkisinin» bulunduğu, yönetim kurulunun davaya konu hisse devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Benzer bu karardaDava, devralınan «anonim şirket» hissesinin şirket «defterine» kaydedilmemesi nedeniyle açılan ortaklığın tespiti ve hissenin «pay defterine kaydı» istemine ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 418/1 madde ve fıkrasında, şirketin devir keyfiyetini ana sözleşmede düzenlenen sebeplerle «pay defterine» kayıttan imtina edebileceği düzenlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, sebep gösterilmeksizin dahi kayıttan imtina edilebileceği şartının ana sözleşmeye konulmasının mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır.
… hiçbir hissedarın yönetim kurulunun onayı olmaksızın hisselerini satmayacağının, devretmeyeceğinin, başka suretle elden çıkarmayacağının düzenlendiği, bu yönde bir «yönetim kurulu» kararının bulunmadığı, davalının şirkete yeni bir paydaş almak istememesi ve davacıyı ortaklığa kabul etmemesinin keyfi ve kötü niyetli hareket olarak değerlendiri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nama yazılı senet · pay defteri kaydı · esas sözleşme · pay devri · pay sahipliği · kısıtlılık · üçüncü kişi · geçersizlik
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 493. maddesinde ise şirketin «esas sözleşmede» öngörülmüş önemli bir «sebebi» ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer «pay sahipleri» ya da «üçüncü kişiler» hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebileceği belirtilmiştir.
Anılan yasal düzenleme uyarınca, «anonim şirketlerde» «pay devri» olgusunun diğer pay sahiplerini beklenmedik veya istenmeyen durumlarla karşı karşıya bırakmasını önlemek amacıyla ana sözleşmeye, nama yazılı hisse senetlerinin devrini «kısıtlayan» veya tamamen yasaklayan hükümler konulabilir ki bu hükümler “bağlam” meydana getirirler ve bu tür senetlere de bağlı «nama yazılı senet» denir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 28/7 maddesi uyarınca, 6762 sayılı TTK döneminde hazırlanan ana sözleşmelerdeki «pay devrine» ilişkin sınırlandırmalardan 6102 sayılı TTK'ya uyum sağlamayan hükümlerin geçis süresinin ardından «geçersiz» hale geleceği öngörülmüştür.
Dava, devralınan «anonim şirket» hissesinin şirket «defterine» kaydedilmemesi nedeniyle açılan ortaklığın tespiti ve hissenin «pay defterine kaydı» istemine ilişkindir.
-
HUMK 440 kapsamına girmeyen karar düzeltme isteminin reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18786 E. 2015/5565 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6222 E. , 2013/12262 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.01.2013 tarih ve 2012/402-2013/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu davalı şirketteki hisselerini yazılı bir protokol ile diğer davalılara devretmiş olmasına rağmen hisse devrinin davalılar tarafından şirket pay defterine kaydedilmediğini, gerekli ilan ve tescillerin yapılmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette bulunan hisselerinin devredildiğinin tespitine, hisse devrinin resen ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin tasfiye halinde bulunduğunu, bu nedenle hisse devrinin yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama yazılı hisse senetlerinin, ciro ve teslimle birlikte yönetim kurulu kararına dayalı olarak pay defterine kayıt edilmesi ile devredilebileceği, 6762 sayılı TTK'nın 418. maddesi ve şirket anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun, hisse devirlerini pay defterine hiçbir neden göstermeden kayıt etmeme yetkisinin bulunduğu, somut olayda da davalı şirket yönetim kurulunun davaya konu hisse senedi devrinin pay defterine tesciline ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, davalı şirketteki hisselerini diğer davalılara devretmiş olmasına rağmen hisse devrinin davalılarca şirket pay defterine kaydedilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 418. ve şirket anasözleşmesinin 9. maddeleri uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun hiçbir neden göstermeden hisse devirlerini pay defterine kayıt etmeme yetkisinin bulunduğu, yönetim kurulunun davaya konu hisse devrinin pay defterine tesciline ilişkin bir kararının
bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle işbu dava anonim şirket pay defterine kayıt davası olup davalı şirket de bu talebe karşı çıktığına göre davalı şirketin hisse devrini pay defterine kayıttan imtina ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 418/1. maddesinde, şirketin devir keyfiyetini anasözleşmede düzenlenen sebeplerle pay defterine kayıttan imtina edebileceği düzenlenmiş aynı maddenin ikinci fıkrasında ise sebep gösterilmeksizin dahi kayıttan imtina edilebileceği şartının anasözleşmeye konulmasının mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır. Davalı şirketin anasözleşmesinde de şirket yönetim kuruluna hisse devrini sebep göstermeksizin reddetme yetkisi tanınmıştır. Ancak bu yetkinin keyfi olarak uygulanması söz konusu olmayıp böyle bir durumda bu hususun dava konusu yapılması mümkündür ([…], Ticari İşletme ve Şirketler, c.2,b.3, s.2529). Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın hisse devrini pay defterine kaydetmemek için haklı neden oluşturabilecek herhangi bir durumun mevcudiyetini savunmamış olmasının ve devrin de davalı şirket ortaklarına yapılması nedeniyle bağlam kuralına da bir aykırılığın bulunmadığının gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453811900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz