Iskat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14607 E. 2016/2596 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıskat↗ pay defterine kayıt↗ usulüne uygun tebligat↗ pay defteri kaydı↗ pay devri↗ usulüne uygun tebliğ↗ hisse devri↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ tebligat↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı...'in davalı şirkette bulunan 50 adet hissesini, 26/02/2009 tarihinde devraldığı ve bunu 02/04/2009 tarihli noter ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirerek tescil talebinde bulunduğu ancak, tebligatın şirketle ilgisi olmayan bir kişiye yapıldığı ve 6762 s. TTK'nın 416/2 maddesi uyarınca davalıya usulüne uygun tebligatla bildirilmemiş olduğu anlaşıldığından pay devrinin davalı şirket açısından hüküm ifade etmediği, ayrıca, her ne kadar davacı 30/10/2012 tarihli noter ihtarnamesi ile tekrar devrin tescilini talep etmiş ise de, davacı ile dava dışı... arasında yapılan pay devri işleminin davalı şirket yönetim kurulu tarafından herhangi bir sebep gösterilmeksizin onay verilmemesi ve pay defterine kaydından kaçınılmasının mümkün olduğu ve buna bağlı olarak söz konusu pay devrine davalı şirket yönetim kurulunca açıkça onay verilmediği ve pay defterine kaydı kabul edilmediği sürece pay devrinin davalı şirket açısından hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, pay devrinin davalı anonim şirket tarafından pay defterine kayıttan imtina edilmesi nedeniyle ortaklığın tespiti ile devrin pay defterine işlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafça, hisse devrinin bildirildiği tarihte davacıya hisseyi devreden...'in ortaklıktan ıskatının kesinleştiği, ana sözleşmenin 6. maddesinde ''... Hisse devrinin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için devrin şirkete bildirilmesi ve pay defterine kayıt edilmesi lazımdır. Yönetim kurulu sebep gösterilmeksizin hisse devirlerini pay defterine kayıttan imtina etmek hakkına sahiptir'' hükmünün bulunduğu, bu nedenle devrin pay defterine işlenmediği savunulmuştur. Her ne kadar 6762 sayılı Yasa'nın 418/2 fıkrasında ''Sebep gösterilmeksizin dahi kayıttan imtina olunabileceği şartının esas mukaveleye konması caizdir'' düzenlemesi ve işbu madde kapsamında davalı şirket ana sözleşmesinin yukarıda belirtilen 6. maddesinde yönetim kurulunun sebep göstermeksizin hisse devrini pay defterine kayıttan imtina etmek hakkına sahip olduğuna dair hüküm bulunmakta ise de, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince bu hakkın kullanılması da MK'nın 2. maddesi ile sınırlıdır.
Bu durumda, somut davada davacı tarafından hisse devrine dair ihtarnamenin 06/04/2009 tarihinde davalı şirket çalışanına tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de, ihtarnamenin tebliğ edildiği şahsın, tebliğ tarihinde davalı şirket çalışanı olmadığı ve bu nedenle bildirimin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği dosyaya ibraz edilen belgelerden anlaşılmakla, 30/10/2012 tarihinde noter vasıtasıyla yapılan bildirim esnasında davacıya hisseyi devreden...'in ıskatının kesinleşip kesinleşmediği, bu tarih itibariyle payın halen bu kişi adına kayıtlı olup olmadığı, davalı şirketin pay devrini işlememekte ne gibi haklı sebebi bulunduğu hususları üzerinde durularak karar vermek gerekirken, bizatihi ana sözleşmedeki anılan hüküm nedeniyle davanın reddi doğru olmadığından, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/364 E. 2013/17720 K.
Ortak:pay defterine kayıt · pay defteri kaydı · pay devri · pay defteri · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · cy/cy kaydı · e-defter
İncelediğiniz karardaTTK'nın 416/2 maddesi uyarınca davalıya «usulüne uygun tebligatla» bildirilmemiş olduğu anlaşıldığından «pay devrinin» davalı şirket açısından hüküm ifade etmediği, ayrıca, her ne kadar davacı 30/10/2012 tarihli noter «ihtarnamesi» ile tekrar devrin tescilini talep etmiş ise de, davacı ile dava dışı... arasında yapılan pay devri işleminin davalı şirket «yönetim kurulu» tarafından herhangi bir sebep gösterilmeksizin onay verilmemesi ve «pay defterine» kaydından kaçınılmasının mümkün olduğu ve buna bağlı olarak söz konusu pay devrine davalı şirket yönetim kurulunca açıkça onay verilmediği ve «pay defterine kaydı» kabul edilmediği sürece pay devrinin davalı şirket açısından hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «pay devrinin» davalı «anonim şirket» tarafından «pay defterine» kayıttan imtina edilmesi nedeniyle ortaklığın tespiti ile devrin pay defterine işlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hisse devrinin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için devrin şirkete bildirilmesi ve «pay defterine kayıt» edilmesi lazımdır.
Benzer bu karardaDava, devralınan «anonim şirket» hissesinin şirket «defterine» kaydedilmemesi nedeniyle açılan ortaklığın tespiti ve hissenin «pay defterine kaydı» davasıdır.
Somut olayda davalı şirketin ana sözleşmesinin 7. maddesinde ''«yönetim kurulu» sebep göstermeden «pay devrini» onaylamayabilir'' şeklinde hüküm mevcut olup davalı şirket bu hükme dayanarak davacının «pay sahipliğini» «pay defterine» işlememiş, bu davada da davacı ...'ın Menemen'de oturmadığı veya Menemen nüfusuna kayıtlı olmadığı gerekçesi ile şirketin yabancılaşmasının önlenmesi için davacı ...'ın «pay defterine kayıt» talebinin reddedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yönetim kurulunun, 6762 sayılı TTK'nun 418. maddesi ve davalı şirketin «esas sözleşmesinin» hisse senetleri başlıklı 7. maddesindeki yetkiye istinaden hisse senetlerinin devrini onaylamamasının ve «pay defterine» kayıttan imtina etmesinin yasaya ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · haklı sebep · esas sözleşme · pay sahipliği · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yönetim kurulunun, 6762 sayılı TTK'nun 418. maddesi ve davalı şirketin «esas sözleşmesinin» hisse senetleri başlıklı 7. maddesindeki yetkiye istinaden hisse senetlerinin devrini onaylamamasının ve «pay defterine» kayıttan imtina etmesinin yasaya ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davalı şirketin ana sözleşmesinin 7. maddesinde ''«yönetim kurulu» sebep göstermeden «pay devrini» onaylamayabilir'' şeklinde hüküm mevcut olup davalı şirket bu hükme dayanarak davacının «pay sahipliğini» «pay defterine» işlememiş, bu davada da davacı ...'ın Menemen'de oturmadığı veya Menemen nüfusuna kayıtlı olmadığı gerekçesi ile şirketin yabancılaşmasının önlenmesi için davacı ...'ın «pay defterine kayıt» talebinin reddedildiğini savunmuştur.
Davalının devretmeme nedeni olarak ileri sürdüğü Menemen'de oturma ve Menemen nüfusuna kayıtlı olma hususu da davalı şirket yönünden «haklı sebep» oluşturmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6222 E. 2013/12262 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hisse devri · pay defteri · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaTTK'nın 416/2 maddesi uyarınca davalıya «usulüne uygun tebligatla» bildirilmemiş olduğu anlaşıldığından «pay devrinin» davalı şirket açısından hüküm ifade etmediği, ayrıca, her ne kadar davacı 30/10/2012 tarihli noter «ihtarnamesi» ile tekrar devrin tescilini talep etmiş ise de, davacı ile dava dışı... arasında yapılan pay devri işleminin davalı şirket «yönetim kurulu» tarafından herhangi bir sebep gösterilmeksizin onay verilmemesi ve «pay defterine» kaydından kaçınılmasının mümkün olduğu ve buna bağlı olarak söz konusu pay devrine davalı şirket yönetim kurulunca açıkça onay verilmediği ve «pay defterine kaydı» kabul edilmediği sürece pay devrinin davalı şirket açısından hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «pay devrinin» davalı «anonim şirket» tarafından «pay defterine» kayıttan imtina edilmesi nedeniyle ortaklığın tespiti ile devrin pay defterine işlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hisse devrinin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için devrin şirkete bildirilmesi ve «pay defterine kayıt» edilmesi lazımdır.
Benzer bu karardaAncak, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle işbu dava «anonim şirket» «pay defterine kayıt» davası olup davalı şirket de bu talebe karşı çıktığına göre davalı şirketin «hisse devrini» pay defterine kayıttan imtina ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama yazılı hisse senetlerinin, «ciro» ve «teslimle» birlikte «yönetim kurulu» kararına dayalı olarak «pay defterine kayıt» edilmesi ile devredilebileceği, 6762 sayılı TTK'nın 418. maddesi ve şirket anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun, hisse devirlerini pay defterine hiçbir neden göstermeden kayıt etmeme «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da davalı şirket yönetim kurulunun davaya konu «hisse senedi» devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Davacı taraf, davalı şirketteki hisselerini diğer davalılara devretmiş olmasına rağmen «hisse devrinin» davalılarca şirket «pay defterine» kaydedilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 418. ve şirket anasözleşmesinin 9. maddeleri uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun hiçbir neden göstermeden hisse devirlerini «pay defterine kayıt» etmeme «yetkisinin» bulunduğu, yönetim kurulunun davaya konu hisse devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine tescil · hisse senedi · ciro · yetki · yetkisizlik kararı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama yazılı hisse senetlerinin, «ciro» ve «teslimle» birlikte «yönetim kurulu» kararına dayalı olarak «pay defterine kayıt» edilmesi ile devredilebileceği, 6762 sayılı TTK'nın 418. maddesi ve şirket anasözleşmenin 9. maddesi uyarınca yönetim kurulunun, hisse devirlerini pay defterine hiçbir neden göstermeden kayıt etmeme «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da davalı şirket yönetim kurulunun davaya konu «hisse senedi» devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Davacı taraf, davalı şirketteki hisselerini diğer davalılara devretmiş olmasına rağmen «hisse devrinin» davalılarca şirket «pay defterine» kaydedilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 418. ve şirket anasözleşmesinin 9. maddeleri uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun hiçbir neden göstermeden hisse devirlerini «pay defterine kayıt» etmeme «yetkisinin» bulunduğu, yönetim kurulunun davaya konu hisse devrinin «pay defterine tesciline» ilişkin bir kararının bulunmadığı, mahkemenin yönetim kurulunun yerine geçerek devrin pay defterine işlenmesi yönünde bir karar vermesinin TTK'nın 418. maddesine a …
Ancak bu «yetkinin» keyfi olarak uygulanması söz konusu olmayıp böyle bir durumda bu hususun dava konusu yapılması mümkündür (Eriş G., Ticari İşletme ve Şirketler, c.2,b.3, s.2529).
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7630 E. 2018/878 K.
Ortak:pay devri · hisse devri · pay defteri · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaTTK'nın 416/2 maddesi uyarınca davalıya «usulüne uygun tebligatla» bildirilmemiş olduğu anlaşıldığından «pay devrinin» davalı şirket açısından hüküm ifade etmediği, ayrıca, her ne kadar davacı 30/10/2012 tarihli noter «ihtarnamesi» ile tekrar devrin tescilini talep etmiş ise de, davacı ile dava dışı... arasında yapılan pay devri işleminin davalı şirket «yönetim kurulu» tarafından herhangi bir sebep gösterilmeksizin onay verilmemesi ve «pay defterine» kaydından kaçınılmasının mümkün olduğu ve buna bağlı olarak söz konusu pay devrine davalı şirket yönetim kurulunca açıkça onay verilmediği ve «pay defterine kaydı» kabul edilmediği sürece pay devrinin davalı şirket açısından hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «pay devrinin» davalı «anonim şirket» tarafından «pay defterine» kayıttan imtina edilmesi nedeniyle ortaklığın tespiti ile devrin pay defterine işlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… leye konması caizdir'' düzenlemesi ve işbu madde kapsamında davalı şirket ana sözleşmesinin yukarıda belirtilen 6. maddesinde yönetim kurulunun sebep göstermeksizin «hisse devrini» «pay defterine» kayıttan imtina etmek hakkına sahip olduğuna dair hüküm bulunmakta ise de, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince bu hakkın kullanılması da MK'nın 2. maddesi ile …
Benzer bu kararda… an deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nin 491 ve 492. m. kapsamında nama yazılı payların ancak şirket onayı ile gerçekleşebileceği, 04.12.2010 tarihli şirket «yönetim kurulu» kararında ise, işbu davaya konu olan ...- ... arasında 29.03.2005 tarihli «hisse devir sözleşmesinin» kabul edilmediği, devre «muvafakat» verilmediği, «pay defterine» işlenmemesine yönelik karar alındığı, kanunen pay satışının deftere işlenmesine yönelik aranan şartın sağlanmamış olması, «pay devrine» yönelik yapılan sözleşmenin hükümsüz kalması ve TTK ile şirket «esas sözleşmesinin» yönetim kuruluna vermiş olduğu bu yetkiyi kullanması nedeniyle şirket ve davalı ...'un hak ve nesafet kuralları gereği sorumluluğu doğmayıp, tazminata mahkum edile …
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. -/- Dava, devralınan «anonim şirket» hissesinin şirket «defterine» kaydedilmesi, aksi halde uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nin 418/1 madde ve fıkrasında, şirketin devir keyfiyetini ana sözleşmede düzenlenen sebeplerle «pay defterine» kayıttan imtina edebileceği düzenlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, sebep gösterilmeksizin dahi kayıttan imtina edilebileceği şartının ana sözleşmeye konulmasının mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nama yazılı senet · esas sözleşme · kısıtlılık · hisse devir sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu kararda… an deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nin 491 ve 492. m. kapsamında nama yazılı payların ancak şirket onayı ile gerçekleşebileceği, 04.12.2010 tarihli şirket «yönetim kurulu» kararında ise, işbu davaya konu olan ...- ... arasında 29.03.2005 tarihli «hisse devir sözleşmesinin» kabul edilmediği, devre «muvafakat» verilmediği, «pay defterine» işlenmemesine yönelik karar alındığı, kanunen pay satışının deftere işlenmesine yönelik aranan şartın sağlanmamış olması, «pay devrine» yönelik yapılan sözleşmenin hükümsüz kalması ve TTK ile şirket «esas sözleşmesinin» yönetim kuruluna vermiş olduğu bu yetkiyi kullanması nedeniyle şirket ve davalı ...'un hak ve nesafet kuralları gereği sorumluluğu doğmayıp, tazminata mahkum edile …
Anılan yasal düzenleme uyarınca, «anonim şirketlerde» «pay devri» olgusunun diğer pay sahiplerini beklenmedik veya istenmeyen durumlarla karşı karşıya bırakmasını önlemek amacıyla ana sözleşmeye, nama yazılı hisse senetlerinin devrini «kısıtlayan» veya tamamen yasaklayan hükümler konulabilir ki bu hükümler “bağlam” meydana getirirler ve bu tür senetlere de bağlı «nama yazılı senet» denir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacının, 29/03/2005 tarihli «hisse devir sözleşmesiyle» davalıdan hisseleri devraldığı ancak şirket yönetim kurulunun 04.12.2010 tarihli kararı ile işbu «hisse devrinin» TTK'nin 418. maddesi çerçevesinde ana sözleşmenin 7. maddesinin verdiği yetkiye istinaden kabul edilmemesine, hissenin devrine «muvafakat» verilmemesine ve bu hisse devrinin ortaklar «pay devrine» işlenmemesine yönelik karar alındığı, anılan kararın yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğu, bu itibarla hisse devir sözleşmesinin akim kaldığı anlaşılmakla birlikte, …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14607 E. , 2016/2596 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/01/2015 tarih ve 2013/36-2015/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirket ortaklarından dava dışı ...'e ait 50 adet hisseyi 26/02/2009 tarihinde devraldığını ve 02/04/2009 tarihli noter ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirerek tescil talebinde bulunduğunu, ihtarnamenin 06/04/2009 tarihinde davalı şirket çalışanına tebliğ edildiğini ancak, aradan uzun bir süre geçmesine rağmen müvekkilinin toplantılara davet edilmemesi üzerine yapılan araştırma neticesinde devir işleminin şirket pay defterine kayıt ve Ticaret Siciline tescil edilmediğini öğrendiğini, bunun üzerine 30/10/2012 tarihli ihtarname ile hisse devrinin kayıt ve tescilini talep ettiklerini, ancak, davalı tarafından gönderilen 21/11/2012 tarihli ihtarname ile, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnamenin kendilerine tebliğ edilmediğini, kaldı ki, dava dışı...'in şirketçe yapılan Apel çağrılarına cevap vermemesi üzerine 16/05/2009 tarihinde yönetim kurulu kararı ile ıskat edildiğini, kararın genel kurulca da onaylanarak Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığını, ana sözleşmenin 6.
maddesi uyarınca şirkete bildirilmemiş ve pay defterine kaydedilmemiş hisse devrinin şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceğinin bildirildiğini ileri sürerek, dava dışı ...'in davalı şirketteki 50 adet hissesini 26/02/2009 tarihinde müvekkiline devrettiğinin tespitini, devrin şirket pay defterine kayıt ve Ticaret Siciline tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı...'in davalı şirkette bulunan 50 adet hissesini, 26/02/2009 tarihinde devraldığı ve bunu 02/04/2009 tarihli noter ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirerek tescil talebinde bulunduğu ancak, tebligatın şirketle ilgisi olmayan bir kişiye yapıldığı ve 6762 s. TTK'nın 416/2 maddesi uyarınca davalıya usulüne uygun tebligatla bildirilmemiş olduğu anlaşıldığından pay devrinin davalı şirket açısından hüküm ifade etmediği, ayrıca, her ne kadar davacı 30/10/2012 tarihli noter ihtarnamesi ile tekrar devrin tescilini talep etmiş ise de, davacı ile dava dışı... arasında yapılan pay devri işleminin davalı şirket yönetim kurulu tarafından herhangi bir sebep gösterilmeksizin onay verilmemesi ve pay defterine kaydından kaçınılmasının mümkün olduğu ve buna bağlı olarak söz konusu pay devrine davalı şirket yönetim kurulunca açıkça onay verilmediği ve pay defterine kaydı kabul edilmediği sürece pay devrinin davalı şirket açısından hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, pay devrinin davalı anonim şirket tarafından pay defterine kayıttan imtina edilmesi nedeniyle ortaklığın tespiti ile devrin pay defterine işlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafça, hisse devrinin bildirildiği tarihte davacıya hisseyi devreden...'in ortaklıktan ıskatının kesinleştiği, ana sözleşmenin 6. maddesinde ''... Hisse devrinin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için devrin şirkete bildirilmesi ve pay defterine kayıt edilmesi lazımdır. Yönetim kurulu sebep gösterilmeksizin hisse devirlerini pay defterine kayıttan imtina etmek hakkına sahiptir'' hükmünün bulunduğu, bu nedenle devrin pay defterine işlenmediği savunulmuştur.
Her ne kadar 6762 sayılı Yasa'nın 418/2 fıkrasında ''Sebep gösterilmeksizin dahi kayıttan imtina olunabileceği şartının esas mukaveleye konması caizdir'' düzenlemesi ve işbu madde kapsamında davalı şirket ana sözleşmesinin yukarıda belirtilen 6. maddesinde yönetim kurulunun sebep göstermeksizin hisse devrini pay defterine kayıttan imtina etmek hakkına sahip olduğuna dair hüküm bulunmakta ise de, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince bu hakkın kullanılması da MK'nın 2. maddesi ile sınırlıdır.
Bu durumda, somut davada davacı tarafından hisse devrine dair ihtarnamenin 06/04/2009 tarihinde davalı şirket çalışanına tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de, ihtarnamenin tebliğ edildiği şahsın, tebliğ tarihinde davalı şirket çalışanı olmadığı ve bu nedenle bildirimin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği dosyaya ibraz edilen belgelerden anlaşılmakla, 30/10/2012 tarihinde noter vasıtasıyla yapılan bildirim esnasında davacıya hisseyi devreden...'in ıskatının kesinleşip kesinleşmediği, bu tarih itibariyle payın halen bu kişi adına kayıtlı olup olmadığı, davalı şirketin pay devrini işlememekte ne gibi haklı sebebi bulunduğu hususları üzerinde durularak karar vermek gerekirken, bizatihi ana sözleşmedeki anılan hüküm nedeniyle davanın reddi doğru olmadığından, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215642500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz