Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/409 E. 2013/4980 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zeyilname↗ gecikme faizi↗ acentelik sözleşmesi↗ maddi hata↗ acentelik↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, poliçelere göre vergiden sigortalıların sorumlu olduğu, ancak davacının acentelik sözleşmesi feshedildiği için zeyilname düzenleyerek sigortalılardan vergiyi tahsil etmesinin mümkün olmadığı, bu vergiden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.857,93 TL alacağın 1.947,76 TL'lik kısmının 31.08.2007, 14.910,... TL'lik kısmının ise 26.....2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 25.06.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davaya konu miktarın vergi aslı ve gecikme faizinden oluşması karşısında bozma ilamında geçen “vergi cezası” ifadesinin maddi hata sonucu yazıldığı, bu ifadenin “gecikme faizi” şeklinde anlaşılması ve buna göre bozma ilamında değerlendirilmesi istenen kusur durumuna ilişkin incelemenin “gecikme faizi” yönünden yapılması gerekmekle, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4081 E. 2012/10843 K.
Ortak:zeyilname · acentelik sözleşmesi · acentelik · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, poliçelere göre vergiden sigortalıların sorumlu olduğu, ancak davacının «acentelik sözleşmesi» feshedildiği için «zeyilname» düzenleyerek sigortalılardan vergiyi tahsil etmesinin mümkün olmadığı, bu vergiden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.857,93 TL alacağın 1.947,76 TL'lik kısmının 31.08.2007, 14.910,...
… ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davaya konu miktarın vergi aslı ve gecikme faizinden oluşması karşısında bozma ilamında geçen “vergi cezası” ifadesinin «maddi hata» sonucu yazıldığı, bu ifadenin “«gecikme faizi»” şeklinde anlaşılması ve buna göre bozma ilamında değerlendirilmesi istenen «kusur» durumuna ilişkin incelemenin “gecikme faizi” yönünden yapılması gerekmekle, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeye …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, poliçelere göre vergiden sigortalıların sorumlu olduğu, ancak davacının «acentelik sözleşmesi» feshedildiği için «zeyilname» düzenleyerek sigortalılardan vergiyi tahsil etmesinin mümkün olmadığı, bu vergiden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.857,93 TL alac …
Taraflar arasında 14.07.1999 tarihinde yapılan sözleşme ile davacının «acente» olarak faaliyete başladığı, 30.06.2003 tarihinde davalı tarafından «tek taraflı fesih» ile «acentelik sözleşmesinin» feshedildiği, davacı adına tahakkuk eden Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin 2002 yılına ait olduğu anlaşılmıştır.
2-Dava, davalı ... şirketinin «acenteliğini» yapan davacının acentelik faaliyeti sırasında düzenlediği «sigorta poliçelerinden» doğan ve davacı tarafından ödenen Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tek taraflı fesih · rücuen tahsil · ticari işletme · acente · fesih · tacir · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaTaraflar arasında 14.07.1999 tarihinde yapılan sözleşme ile davacının «acente» olarak faaliyete başladığı, 30.06.2003 tarihinde davalı tarafından «tek taraflı fesih» ile «acentelik sözleşmesinin» feshedildiği, davacı adına tahakkuk eden Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin 2002 yılına ait olduğu anlaşılmıştır.
2-Dava, davalı ... şirketinin «acenteliğini» yapan davacının acentelik faaliyeti sırasında düzenlediği «sigorta poliçelerinden» doğan ve davacı tarafından ödenen Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve «tacirin» «ticari işletmesiyle» ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğunu belirtmektedir.
Yukarıda anılan kanun hükmü gereği davacı tarafından düzenlenen «sigorta poliçeleri» nedeniyle tahakkuk eden Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinden davalı ... sorumlu olup sigortacılık işlemlerinde aracılık faaliyetinde bulunan davacının vergi aslından sorumluluğu olmasa da, basiretli bir «tacir» olarak vergi aslı dışında "vergi cezası" yönünden davacının da kusurunun bulunabileceği dikkate alınarak, vergi cezası yönünden «kusur» durumunun değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3562 E. 2012/9811 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · şirketin feshi · şirket müdürü · ticaret sicili müdürlüğü · tebligat · ticaret sicili · geçersizlik · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin «ticaret sicil müdürlüğü» dosyasındaki belgelere göre davacının şirketi «temsile» yetkili olduğu, «şirketin feshi» yönünde açılmış herhangi bir dava olmadığı gibi kayıtlara göre de davacının 10 yıl için «şirket müdürü» olarak yetkilendirildiği, davacıya «tebligat» yapılmasında bir usulsüzlüğün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, dava dışı şirkete ait vergi borcu nedeniyle davacıya gönderilen vergi ve ceza ihbarnamesinin «geçersizliğinin» tespitine ilişkin olarak açılmıştır.
Bu itibarla; mahkemece, dava dilekçesinin «yargı yolu» yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3572 E. 2012/9928 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba beyannamesi · muafiyet · yetki · asıl alacak · harç · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı banka yönetim kurulunun 13.05.1996 gün 95 sayılı kararında satış bedelinin sermayeye eklenmesi konusunda herhangi bir «yetki» verilmediği halde bu konuda «görevlendirilen» davalılardan ... ile ...’in bu yönde «beyanname» vererek satış işleminin «harç» ve vergiden «muafiyetini» istemelerinden doğan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle bu davalılara yönelik davanın kısmen kabulü ile takibin 10.46,41 TL üzerinden davalı ...’in 9.993,75 TL ile sorumlu olmak üzere devamına, «asıl alacak» 9.187,20 TL’ye takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve «icra-inkar tazminatının» tahsiline dair verilen kararın davacı ve davalılardan ... vekilleri ile davalı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.12.2011 günlü ilamıyl …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11704 E. 2014/2862 K.
Ortak:gecikme faizi
İncelediğiniz kararda… ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davaya konu miktarın vergi aslı ve gecikme faizinden oluşması karşısında bozma ilamında geçen “vergi cezası” ifadesinin «maddi hata» sonucu yazıldığı, bu ifadenin “«gecikme faizi»” şeklinde anlaşılması ve buna göre bozma ilamında değerlendirilmesi istenen «kusur» durumuna ilişkin incelemenin “gecikme faizi” yönünden yapılması gerekmekle, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeye …
Benzer bu karardaAncak, verilen borç para nedeniyle şirketin elde etmesi gereken faiz geliri nedeniyle ödenmesi gereken verginin «gecikme faizi» ve bildirimde bulunulmamasından dolayı tahakkuk eden cezadan «şirket müdürü» olarak davalı sorumlu ise de, elde edilen gelir nedeniyle ödenmesi gereken vergiden davacı şirket sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:doğrudan zarar · şirket müdürü · şirket zararı · reeskont faizi · taraf ehliyeti · yasal faiz · husumet · e-defter
Benzer bu kararda… alacaktan dolayı asgari faiz tutarının vergi dairesine beyan edilmemesi üzerine uygulanan vergi cezasından kaynaklandığı, davalının şirket yöneticisi olarak şirket «defterleri» ve şirketin gelirleri ile ilgili muhasebe işlemlerini düzenli bir şekilde yaptırmaması nedeniyle şirkete uygulanan vergi cezasından dolayı müdür olarak sorumlu olduğu, davacı gerçek kişilerin vergi cezasından «doğrudan zarar» görmemeleri nedeniyle aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 35.930,53 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı gerçek kişiler yönünden «husumetten» davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davacı şirketin eski müdürü olan davalının «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf dava dilekçesinde tazminatın en yüksek «reeskont faizi» ile tahsilini talep ettiği halde mahkemece «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, verilen borç para nedeniyle şirketin elde etmesi gereken faiz geliri nedeniyle ödenmesi gereken verginin «gecikme faizi» ve bildirimde bulunulmamasından dolayı tahakkuk eden cezadan «şirket müdürü» olarak davalı sorumlu ise de, elde edilen gelir nedeniyle ödenmesi gereken vergiden davacı şirket sorumludur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/409 E. , 2013/4980 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 gün ve 2007/551-2010/737 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/06/2012 gün ve 2011/4081-2012/10843 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının acentesi olduğunu ve acentelik sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, müvekkilinin acentelik yaptığı döneme ilişkin düzenlenen sigorta poliçelerinden tahsil edilmeyen banka ve sigorta muameleleri vergisi olarak toplam ....088,77 TL ödediğini, bu vergiden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek bu miktarın 01.04.2007 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vergiden davacının sorumlu olduğunu, ayrıca davacının poliçelere göre sigortalılardan talepte bulunabileceğini, davacının ödeme yapmadan dava açtığını ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, poliçelere göre vergiden sigortalıların sorumlu olduğu, ancak davacının acentelik sözleşmesi feshedildiği için zeyilname düzenleyerek sigortalılardan vergiyi tahsil etmesinin mümkün olmadığı, bu vergiden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.857,93 TL alacağın 1.947,76 TL'lik kısmının 31.08.2007, 14.910,... TL'lik kısmının ise 26.....2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 25.06.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davaya konu miktarın vergi aslı ve gecikme faizinden oluşması karşısında bozma ilamında geçen “vergi cezası” ifadesinin maddi hata sonucu yazıldığı, bu ifadenin “gecikme faizi” şeklinde anlaşılması ve buna göre bozma ilamında değerlendirilmesi istenen kusur durumuna ilişkin incelemenin “gecikme faizi” yönünden yapılması gerekmekle, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453577200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz