Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3572 E. 2012/9928 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ba beyannamesi↗ muafiyet↗ yetki↗ asıl alacak↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı banka yönetim kurulunun 13.05.1996 gün 95 sayılı kararında satış bedelinin sermayeye eklenmesi konusunda herhangi bir yetki verilmediği halde bu konuda görevlendirilen davalılardan ... ile ...’in bu yönde beyanname vererek satış işleminin harç ve vergiden muafiyetini istemelerinden doğan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle bu davalılara yönelik davanın kısmen kabulü ile takibin 10.46,41 TL üzerinden davalı ...’in 9.993,75 TL ile sorumlu olmak üzere devamına, asıl alacak 9.187,20 TL’ye takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve icra-inkar tazminatının tahsiline dair verilen kararın davacı ve davalılardan ... vekilleri ile davalı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.12.2011 günlü ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, ilamda açıklanan nedenlerle karar temyiz eden davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili ve davalılardan ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5081 E. 2011/16775 K.
Ortak:ba beyannamesi · muafiyet · yetki · asıl alacak · harç · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı banka yönetim kurulunun 13.05.1996 gün 95 sayılı kararında satış bedelinin sermayeye eklenmesi konusunda herhangi bir «yetki» verilmediği halde bu konuda «görevlendirilen» davalılardan ... ile ...’in bu yönde «beyanname» vererek satış işleminin «harç» ve vergiden «muafiyetini» istemelerinden doğan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle bu davalılara yönelik davanın kısmen kabulü ile takibin 10.46,41 TL üzerinden davalı ...’in 9.993,75 TL ile sorumlu olmak üzere devamına, «asıl alacak» 9.187,20 TL’ye takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve «icra-inkar tazminatının» tahsiline dair verilen kararın davacı ve davalılardan ... vekilleri ile davalı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.12.2011 günlü ilamıyl …
Benzer bu kararda… ksızın açılan davada dava şartının yerine getirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, «sorumluluk davası» açılması için genel kurul kararı ve denetçilerce vekaletname tanziminin davacı tarafça sağlandığı ve davacı banka yönetim kurulunun 13.05.1996 gün 95 sayılı kararında satış bedelinin sermayeye eklenmesi konusunda herhangi bir «yetki» verilmediği halde bu konuda «görevlendirilen» davalılardan ... ile ...’in bu yönde «beyanname» vererek satış işleminin «harç» ve vergiden «muafiyetini» istemelerinden doğan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle bu davalılara yönelik davanın kısmen kabulü ile takibin (10.46,41) YTL üzerinden (davalı ...’in 9.993,75 YTL ile sorumlu olmak üzere) devamına, «asıl alacak» (9.187,20) YTL’ye takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve «icra-inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
3) İİK’nun 67/2 nci madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve «alacağın likit olması» halinde, istem varsa borçlu aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece, «icra inkar tazminatı» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın likit olması · gecikme cezası · ağır kusur · yönetici sorumluluğu · sorumluluk davası · kusur
Benzer bu karardaAncak, davaya konu zararın doğmasına neden olan taşınmaz satışı nedeniyle ödenmesi gerektiği halde davalılardan ... ve ...’in işlemiyle ödenmeyen 960,00 TL tutarındaki tapu harcının aslını ödemekle yükümlü olan zaten davacı taraf olup, davalılardan ancak bu ödemenin zamanında yapılmaması nedeniyle ödenmek zorunda kalınan «gecikme cezası» ve «ağır kusur» cezası tutarı talep edilebilir.
… ksızın açılan davada dava şartının yerine getirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, «sorumluluk davası» açılması için genel kurul kararı ve denetçilerce vekaletname tanziminin davacı tarafça sağlandığı ve davacı banka yönetim kurulunun 13.05.1996 gün 95 sayılı kararında satış bedelinin sermayeye eklenmesi konusunda herhangi bir «yetki» verilmediği halde bu konuda «görevlendirilen» davalılardan ... ile ...’in bu yönde «beyanname» vererek satış işleminin «harç» ve vergiden «muafiyetini» istemelerinden doğan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle bu davalılara yönelik davanın kısmen kabulü ile takibin (10.46,41) YTL üzerinden (davalı ...’in 9.993,75 YTL ile sorumlu olmak üzere) devamına, «asıl alacak» (9.187,20) YTL’ye takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve «icra-inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2)Dava, banka eski «yöneticilerinin sorumlu» oldukları ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir.
3) İİK’nun 67/2 nci madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve «alacağın likit olması» halinde, istem varsa borçlu aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/409 E. 2013/4980 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · gecikme faizi · acentelik sözleşmesi · maddi hata · acentelik · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, poliçelere göre vergiden sigortalıların sorumlu olduğu, ancak davacının «acentelik sözleşmesi» feshedildiği için «zeyilname» düzenleyerek sigortalılardan vergiyi tahsil etmesinin mümkün olmadığı, bu vergiden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.857,93 TL alacağın 1.947,76 TL'lik kısmının 31.08.2007, 14.910,...
… ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davaya konu miktarın vergi aslı ve gecikme faizinden oluşması karşısında bozma ilamında geçen “vergi cezası” ifadesinin «maddi hata» sonucu yazıldığı, bu ifadenin “«gecikme faizi»” şeklinde anlaşılması ve buna göre bozma ilamında değerlendirilmesi istenen «kusur» durumuna ilişkin incelemenin “gecikme faizi” yönünden yapılması gerekmekle, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeye …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11613 E. 2014/1352 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece,davanın kabulüne karar verildikten sonra davacı vekili 18/04/2013 tarihli dilekçe vererek zararın karşılandığını,davanın konusuz kaldığını; fakat bu davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini beyan ederek sadece «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talep ettiğini bildirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3572 E. , 2012/9928 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2009 gün ve 2008/627-2009/620 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.12.2011 gün ve 2010/5081 - 2011/16775 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın 13.05.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ile bankaya ait bir taşınmazın satılmasına ve bu konuda davalılar ... ile ...’in yetkilendirilmesine karar verildiğini, anılan davalılarca Vergi Dairesine satıştan doğan kazancın şirket sermayesine ekleneceğinden söz edilerek Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Geçici 23/a bendinden yararlanmak amacıyla başvurulduğu halde taşınmaz satışından doğan kazancın sermaye artırımında kullanılmaması nedeniyle tahakkuk ettirilen tapu harcı, gecikme faizi ve ağır kusur cezası toplamı 9.187,20 TL’nin 04.12.2001 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, davalıların sorumlu olduğu alacağın rücuan tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptalini ve % 40 icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı banka yönetim kurulunun 13.05.1996 gün 95 sayılı kararında satış bedelinin sermayeye eklenmesi konusunda herhangi bir yetki verilmediği halde bu konuda görevlendirilen davalılardan ... ile ...’in bu yönde beyanname vererek satış işleminin harç ve vergiden muafiyetini istemelerinden doğan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle bu davalılara yönelik davanın kısmen kabulü ile takibin 10.46,41 TL üzerinden davalı ...’in 9.993,75 TL ile sorumlu olmak üzere devamına, asıl alacak 9.187,20 TL’ye takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve icra-inkar tazminatının tahsiline dair verilen kararın davacı ve davalılardan ... vekilleri ile davalı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.12.2011 günlü ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, ilamda açıklanan nedenlerle karar temyiz eden davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili ve davalılardan ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ...'den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, davacı taraf harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061291700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz