Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5228 E. 2013/4703 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sim kart değişikliği↗ güven kuruluşu↗ eft↗ internet bankacılığı↗ bloke↗ havale↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada bulunan hesabından EFT ile bir başka hesaba havale yapıldığı, havalenin davacının bilgisayarı ile gerçeleştirilmediği, şifrenin gönderildiği davacıya ait telefon sim kartının EFT'nin yapıldığı tarihte bloke olduğu ve davacı dışında sim kart değişikliğinin gereçekleştirildiği, bu şekilde şifrenin ele geçirilmesi suretiyle havalenin yapıldığı, davalı bankanın internet bankacılığına ilişkin sistemini güvenilir kılmaması ve güven kuruluşu olması nedeniyle tam kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 39.923,33 TL'nin 12.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerkmiştir.
...- Ancak davacı hesabından dava dışı ... adına gönderilen paranın ....423,33 TL'sinin 31.05.2010 tarihinde davacının hesabına iade edildiğinin gözetilmeyerek davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1305 E. 2013/2903 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7217 E. 2011/17553 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6086 E. 2021/4781 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · bilirkişi incelemesi · kusur
Benzer bu karardaYaptırılan «bilirkişi incelemesiyle», EFT işleminin «sahtecilik» suretiyle gerçekleştirildiği sübuta erdiğine göre, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… davacının bilgi ve talimatıyla ya da davacının ihmal ve kusuruyla meydana geldiği, toplanan tüm deliller ve dosya münderecatına göre bankaya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, EFT işleminin «sahtecilik» suretiyle gerçekleştirildiğinin tespiti halinde eylemin davalı bankaya karşı gerçekleştirildiğinin ve bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13362 E. 2012/4256 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada bulunan hesabından EFT ile bir başka hesaba «havale» yapıldığı, havalenin davacının bilgisayarı ile gerçeleştirilmediği, şifrenin gönderildiği davacıya ait telefon sim kartının EFT'nin yapıldığı tarihte «bloke» olduğu ve davacı dışında «sim kart değişikliğinin» gereçekleştirildiği, bu şekilde şifrenin ele geçirilmesi suretiyle havalenin yapıldığı, davalı bankanın «internet bankacılığına» ilişkin sistemini güvenilir kılmaması ve «güven kuruluşu» olması nedeniyle tam kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 39.923,33 TL'nin 12.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK m.461/2 gereği «havale» gönderenin havalenin kabul edildiği beyan edilinceye kadar havaleden rucu edebileceği, davalı şirketin 22.07.2008 tarihli yazısı ile hesabına yanlışlıkla gönderilen paranın iadesini talep ettiği, davalı bankanın yapmış olduğu «mahsup» işleminin yetkisi dışında olduğu ve yasal dayanağının bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu bedel yönünden yasal sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı …
Dava, sehven yapıldığı iddia edilen EFT dolayısıyla gönderilen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, her ne kadar mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, lehine «havale» yapılan davalı şirketin davalı bankadaki hesabına hesap numarası ve hesap sahibi unvanı doğru gösterilmek suretiyle EFT yolu ile yapılan havale sonucu davalı şirke …
Bu nedenle «havale» göndericisinin havale alıcısı havaleyi kabul etmediği sürece havaleden vazgeçilebileceği yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · gayri nakdi kredi · hizmet sözleşmesi · mahsup · istirdat · yetki · kredi sözleşmesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… keme gerekçesinde davalı bankanın mahsuba yetkili olmadığı belirtilmiş ise de, mümeyyiz davalı, davalı banka ile davalı şirket arasında imzalanan 10.12.2001 tarihli «bankacılık hizmetleri sözleşmesi» ve 22.11.2002 tarihli genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmesinde» bankaya açıkça «mahsup» «yetkisinin» verildiğini savunmuş olmakla, taraflar arasında akdedilen bankacılık hizmet sözleşmesi ile genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri getirtilerek mahsup hususunda bankaya açıkça «yetki» verilip verilmediğinin tespiti ile sonucuna göre hüküm vermek gerekirken yazılı gerekçeler ile mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulü doğru olmamış, kararın mümey …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK m.461/2 gereği «havale» gönderenin havalenin kabul edildiği beyan edilinceye kadar havaleden rucu edebileceği, davalı şirketin 22.07.2008 tarihli yazısı ile hesabına yanlışlıkla gönderilen paranın iadesini talep ettiği, davalı bankanın yapmış olduğu «mahsup» işleminin yetkisi dışında olduğu ve yasal dayanağının bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu bedel yönünden yasal sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı …
Dava, sehven yapıldığı iddia edilen EFT dolayısıyla gönderilen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, her ne kadar mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, lehine «havale» yapılan davalı şirketin davalı bankadaki hesabına hesap numarası ve hesap sahibi unvanı doğru gösterilmek suretiyle EFT yolu ile yapılan havale sonucu davalı şirke …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5228 E. , 2013/4703 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2011 tarih ve 2010/336-2011/560 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 12.05.2010 tarihinde müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından 39.923,33 TL'nin internet bankacılığı yoluyla başka bir hesaba havale edildiğini, işlemde yeterli güvenlik önlemini almayan davalının sorumlu olduğunu, sistemde bulunan güvenlik önlemlerinin müşterinin insiyatifine bırakılmaksızın banka tarafından uygulanması gerektiğini, her ne kadar müvekkilinin cep telefonuna bir şifre gönderilmekte ise de olay anında bu telefonun da bloke olduğunu ileri sürerek davasını ıslah etmek suretiyle toplam 39.923,33 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemin davacının kendi egemenlik sahasında bulunan kişisel bilgilerini ve cep telefonununu koruyamamasından kaynaklandığını, müvekkilinin her türlü önlemi aldığını, bir kusurunun bulunmadığını, havale edilen paradan ....423,33 TL'sinin iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada bulunan hesabından EFT ile bir başka hesaba havale yapıldığı, havalenin davacının bilgisayarı ile gerçeleştirilmediği, şifrenin gönderildiği davacıya ait telefon sim kartının EFT'nin yapıldığı tarihte bloke olduğu ve davacı dışında sim kart değişikliğinin gereçekleştirildiği, bu şekilde şifrenin ele geçirilmesi suretiyle havalenin yapıldığı, davalı bankanın internet bankacılığına ilişkin sistemini güvenilir kılmaması ve güven kuruluşu olması nedeniyle tam kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 39.923,33 TL'nin 12.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerkmiştir.
...- Ancak davacı hesabından dava dışı ... adına gönderilen paranın ....423,33 TL'sinin 31.05.2010 tarihinde davacının hesabına iade edildiğinin gözetilmeyerek davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453396200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz