Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6086 E. 2021/4781 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eft↗ sahtecilik↗ bilirkişi incelemesi↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, müşterinin hakimiyet alanında olan cep telefonun güvenliğini bankanın sağlayamayacağı, dava konusu işlemin davacının kendisi tarafından belirlenen ve yalnızca kendisi tarafından bilinmesi gereken kullanıcı adı ve şifresi ile davalı sistemine kayıtlı cep telefonuna kısa mesajla gönderilen elektronik şifrenin eksiksiz bir şekilde girilmesi suretiyle gerçekleştiği, işlemin davacının bilgi ve talimatıyla ya da davacının ihmal ve kusuruyla meydana geldiği, toplanan tüm deliller ve dosya münderecatına göre bankaya izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu 3. kişi hesabına EFT yapılması suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, EFT işleminin sahtecilik suretiyle gerçekleştirildiğinin tespiti halinde eylemin davalı bankaya karşı gerçekleştirildiğinin ve bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesiyle, EFT işleminin sahtecilik suretiyle gerçekleştirildiği sübuta erdiğine göre, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3589 E. 2023/3440 K.
Ortak:sahtecilik · bilirkişi incelemesi · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaYaptırılan «bilirkişi incelemesiyle», EFT işleminin «sahtecilik» suretiyle gerçekleştirildiği sübuta erdiğine göre, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… davacının bilgi ve talimatıyla ya da davacının ihmal ve kusuruyla meydana geldiği, toplanan tüm deliller ve dosya münderecatına göre bankaya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, EFT işleminin «sahtecilik» suretiyle gerçekleştirildiğinin tespiti halinde eylemin davalı bankaya karşı gerçekleştirildiğinin ve bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15035 E. 2015/651 K.
Ortak:sahtecilik · kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… davacının bilgi ve talimatıyla ya da davacının ihmal ve kusuruyla meydana geldiği, toplanan tüm deliller ve dosya münderecatına göre bankaya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, EFT işleminin «sahtecilik» suretiyle gerçekleştirildiğinin tespiti halinde eylemin davalı bankaya karşı gerçekleştirildiğinin ve bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yaptırılan «bilirkişi incelemesiyle», EFT işleminin «sahtecilik» suretiyle gerçekleştirildiği sübuta erdiğine göre, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın gerekli ek güvenlik tedbirlerini aldığı, davacının «internet bankacılığı» kullanımından kaynaklanan bilgileri paylaşmayacağı yönünde «taahhütte» bulunduğu, şifresi kullanılarak verilen talimatların yazılı talimat yerine geçtiği, internet bankacılığı hizmeti verilen bankaların denetiminde olmayan müşterilerin kendi sahasında bulunan bilgisayarların güvenlik tedbirlerinden öncelikle müşterilerin kendilerinin sorumlu olduğu, bankaların denetimleri altında olmayan internet ortamına açık müşteri bilgisayarının güvenliğini sağlayamayacakları, dava konusu işlemin davacının kendisi tarafından belirlenen ve yalnızca kendisi tarafından bilinmesi gereken kullanıcı adı ve şifresi ile davalı sistemine kayıtlı cep telefonuna kısa mesajla gönderilen elektronik şifrenin eksiksiz bir şekilde girilmesi suretiyle gerçekleştiği, işlemin davacının bilgi ve talimatıyla ya da davacının ihmal ve kusuruyla meydana geldiği, bankaya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Birer güven kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorundadırlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · şikayet · dolandırıcılık · mahsup · vade
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın gerekli ek güvenlik tedbirlerini aldığı, davacının «internet bankacılığı» kullanımından kaynaklanan bilgileri paylaşmayacağı yönünde «taahhütte» bulunduğu, şifresi kullanılarak verilen talimatların yazılı talimat yerine geçtiği, internet bankacılığı hizmeti verilen bankaların denetiminde olmayan müşterilerin kendi sahasında bulunan bilgisayarların güvenlik tedbirlerinden öncelikle müşterilerin kendilerinin sorumlu olduğu, bankaların denetimleri altında olmayan internet ortamına açık müşteri bilgisayarının güvenliğini sağlayamayacakları, dava konusu işlemin davacının kendisi tarafından belirlenen ve yalnızca kendisi tarafından bilinmesi gereken kullanıcı adı ve şifresi ile davalı sistemine kayıtlı cep telefonuna kısa mesajla gönderilen elektronik şifrenin eksiksiz bir şekilde girilmesi suretiyle gerçekleştiği, işlemin davacının bilgi ve talimatıyla ya da davacının ihmal ve kusuruyla meydana geldiği, bankaya izafe edilebilecek bir «kusurun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6086 E. , 2021/4781 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.12.2019 tarih ve 2015/522-2019/1144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 17.01.2011 tarihinde müvekkilinin davalı bankadaki hesabından 7.400.- TL'nin internet bankacılığı yoluyla dava dışı ... hesabına aktarıldığını, müvekkilinin hiç bir zaman internet bankacılığını kullanmadığı gibi tek kullanımlık şifreyi de edinmediğini, olaydan sonra kendisini arayan banka görevlisine işlemi kendisinin yapmadığını belirtmesine rağmen paranın aktarıldığı hesap üzerine bloke konulmadığını ileri sürerek 7.400.- TL alacağın ve 5.000.- TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kullanıcı kodu, parola ve müşterinin kayıtlı telefonuna SMS ile gönderilen tek kullanımlık şifrenin internet şubeciliği aracılığıyla banka sistemine doğru olarak girilmesiyle işlemin gerçekleştirildiğini, müşterinin dolandırıcıların gönderdiği zararlı yazılımı telefonuna yükleyerek şifrenin çalınmasına sebep olduğunu, müvekkilince gerekli uyarmaların yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, müşterinin hakimiyet alanında olan cep telefonun güvenliğini bankanın sağlayamayacağı, dava konusu işlemin davacının kendisi tarafından belirlenen ve yalnızca kendisi tarafından bilinmesi gereken kullanıcı adı ve şifresi ile davalı sistemine kayıtlı cep telefonuna kısa mesajla gönderilen elektronik şifrenin eksiksiz bir şekilde girilmesi suretiyle gerçekleştiği, işlemin davacının bilgi ve talimatıyla ya da davacının ihmal ve kusuruyla meydana geldiği, toplanan tüm deliller ve dosya münderecatına göre bankaya izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu 3. kişi hesabına EFT yapılması suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, EFT işleminin sahtecilik suretiyle gerçekleştirildiğinin tespiti halinde eylemin davalı bankaya karşı gerçekleştirildiğinin ve bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesiyle, EFT işleminin sahtecilik suretiyle gerçekleştirildiği sübuta erdiğine göre, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681422300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz