6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13362 E. 2012/4256 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık hizmetleri sözleşmesi gayri nakdi kredi eft hizmet sözleşmesi mahsup istirdat havale yetki kredi sözleşmesi yetkisizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 461

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK m.461/2 gereği havale gönderenin havalenin kabul edildiği beyan edilinceye kadar havaleden rucu edebileceği, davalı şirketin 22.07.2008 tarihli yazısı ile hesabına yanlışlıkla gönderilen paranın iadesini talep ettiği, davalı bankanın yapmış olduğu mahsup işleminin yetkisi dışında olduğu ve yasal dayanağının bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu bedel yönünden yasal sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.

Dava, sehven yapıldığı iddia edilen EFT dolayısıyla gönderilen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, her ne kadar mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, lehine havale yapılan davalı şirketin davalı bankadaki hesabına hesap numarası ve hesap sahibi unvanı doğru gösterilmek suretiyle EFT yolu ile yapılan havale sonucu davalı şirket hesabına geçen paranın ayrıca hesap sahibi tarafından kabulüne gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle havale göndericisinin havale alıcısı havaleyi kabul etmediği sürece havaleden vazgeçilebileceği yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde değildir.

Diğer taraftan, mahkeme gerekçesinde davalı bankanın mahsuba yetkili olmadığı belirtilmiş ise de, mümeyyiz davalı, davalı banka ile davalı şirket arasında imzalanan 10.12.2001 tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve 22.11.2002 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinde bankaya açıkça mahsup yetkisinin verildiğini savunmuş olmakla, taraflar arasında akdedilen bankacılık hizmet sözleşmesi ile genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri getirtilerek mahsup hususunda bankaya açıkça yetki verilip verilmediğinin tespiti ile sonucuna göre hüküm vermek gerekirken yazılı gerekçeler ile mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulü doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Cevap süresi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7882 E. 2017/5148 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2576 E. 2017/4315 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13362 E.  ,  2012/4256 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2010 tarih ve 2008/613-2010/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkete ait Garanti Bankası hesabından 18.07.2008 tarihinde 11.549,28 TL'nın yanlışlıkla davalı şirketin davalı banka nezdindeki hesabına EFT yapıldığını, bu bedele davalı banka tarafından davalı şirketin borcu sebebiyle alıkonulduğunu ve talep edilmesine rağmen iade edilmediğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında havaleye esas teşkil edecek ticari ilişki ve borç ilişkisi bulunmadığını belirterek 11.549,28 TL'nın ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, havalenin alıcı adı ve hesap numarası belirtilmek suretiyle gönderildiğini ve davalı şirketin müvekkiline olan borcu sebebiyle bankacılık hizmet sözleşmesi ve nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine istinaden mahsup edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK m.461/2 gereği havale gönderenin havalenin kabul edildiği beyan edilinceye kadar havaleden rucu edebileceği, davalı şirketin 22.07.2008 tarihli yazısı ile hesabına yanlışlıkla gönderilen paranın iadesini talep ettiği, davalı bankanın yapmış olduğu mahsup işleminin yetkisi dışında olduğu ve yasal dayanağının bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu bedel yönünden yasal sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.

Dava, sehven yapıldığı iddia edilen EFT dolayısıyla gönderilen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, her ne kadar mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, lehine havale yapılan davalı şirketin davalı bankadaki hesabına hesap numarası ve hesap sahibi unvanı doğru gösterilmek suretiyle EFT yolu ile yapılan havale sonucu davalı şirket hesabına geçen paranın ayrıca hesap sahibi tarafından kabulüne gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle havale göndericisinin havale alıcısı havaleyi kabul etmediği sürece havaleden vazgeçilebileceği yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde değildir.

Diğer taraftan, mahkeme gerekçesinde davalı bankanın mahsuba yetkili olmadığı belirtilmiş ise de, mümeyyiz davalı, davalı banka ile davalı şirket arasında imzalanan 10.12.2001 tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve 22.11.2002 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinde bankaya açıkça mahsup yetkisinin verildiğini savunmuş olmakla, taraflar arasında akdedilen bankacılık hizmet sözleşmesi ile genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri getirtilerek mahsup hususunda bankaya açıkça yetki verilip verilmediğinin tespiti ile sonucuna göre hüküm vermek gerekirken yazılı gerekçeler ile mümeyyiz davalı yönünden davanın kabulü doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049552600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.