Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10234 E. 2013/11670 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ hisse senedi↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalılar ... ve Kalkınma Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'nin usulsüz işlemleri nedeniyle davacının 6.869,52 TL zarara uğradığı, davalıların davacının kişisel verilerini kullanarak davacı onayı olmadan işlem yapmaları nedeniyle bu eylemlerin davacının kişisel haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.869,52TL maddi, 1.500,00TL manevi tazminatın faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Değerler A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasıan göre, davalı ... Değerler A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, menkul değerler şirketi çalışanının usulsüz yaptığı işlemler nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 49. maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zararar karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK 49. maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. (Bkz. Prof Dr. Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı şirket çalışanı olan diğer davalıya hisse senedi alması için elden verilen paranın bu davalı tarafından zimmetine geçirildiği iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, ileri sürülen sebepler maddi tazminata konu edilebilecek nitelikte olup, BK'nun 49. maddesinde öngörülen şartların oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı ... Değerler A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/508 E. 2016/3266 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · rücu hakkı · illiyet bağı · müteselsil kefil · kefalet · rücu · kefil · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefalette» alacaklının borçlu yahut kefillere direk olarak başvurabileceği, adi kefaletten farklı olarak ilk önce krediyi kullanan asıl borçluya başvurma şartının olmadığı, kendisine başvurulan «kefilin» ödediği para için asıl borçluya veyahut diğer kefillere «rücu hakkının» bulunduğu ayrıca, davacının aleyhinde icra takibi yapılması nedeniyle üzüldüğü ve küçük düştüğünün kabulü gerektiği gerekçesiyle, 70.000,00 TL'nin dava tarihinden …
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça, dava dışı banka ile akdedilen «kredi sözleşmesinin» müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olarak ödenen bedelin asıl borçlu ile diğer kefillerden tahsili ve manevi tazminat istemli olarak açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir Ancak, davacının kefil olarak ödediği bedelin diğer kefillerden «rücu» talebine yönelik olarak kefillerin payları hesap edilmek suretiyle değerlendirme yapılması gerekirken diğer kefillerden biri olan davalının ödenen bedelin tümünden …
Somut olayda, davacının «kefaletinin» bulunduğu «kredi sözleşmesine» ilişkin olarak açılan davada manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli olan şartların oluşmadığı nazara alınmaksızın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1295 E. 2020/4362 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakdi kredi · tazmin talebi · ticari itibar · illiyet bağı · teminat mektubu · eş rızası · muvafakat · istirdat
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasında imzalanan nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmesi» bağlamında davacı kredi müşterisinin talebiyle dava dışı 3. kişi lehine düzenlenen «teminat mektubunun» işlevinin sona erip kredi müşterisi tarafından bankaya iadesinden sonra 3. kişinin davalıdan talebi üzerine, davacı kredi müşterisinin «rızası» ve haberi olmaksızın, davalı banka tarafından iade edilen teminat mektubunun yerine başka bir teminat mektubu düzenlenip 3. kişiye verilmesi ve daha sonra 3. kişinin «tazmin talebinin» kabulü ile tazmin edilmesinin davacının «ticari itibarını» sarsan ve manevi zarara uğramasına neden olan eylem olduğu halde somut olayın bu özelliği dikkate alınmaksızın manevi tazminat isteminin reddi doğru görülmediğinde …
2- Dava, davalı bankanın davacının izni ve «muvafakatı» dışında düzenlemiş olduğu «teminat mektubu» nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedelin «istirdadı» ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde, davalının hukuka aykırı olarak teminat mektubu düzenle …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının hukuka aykırı olarak «teminat mektubu» düzenleyip borçlandırması neticesinde 36.694,02 TL ödemek zorunda kaldığı, davalının «temerrüte» düşürülmediği, faiz talebinin reddi gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararına ilişkin delil sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı, davacının şahsiyet haklarına bir saldırının olmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının «maddi manevi tazminat» isteminin reddine, «istirdat» talebinin kısmen kabulü ile 36.694,02 TL'nin dava tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın tara …
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8824 E. 2013/7977 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · illiyet bağı · yargılama gideri · vekalet ücreti · teslim
Benzer bu karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, kaybolan valizdeki eşyaların yerine yenisi alındığına ve valizin daha sonra «teslim» edilmiş olmasına göre, kişilik hakklarına saldırı bulunmadığı, B.K'nun 49. maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- (...) nolu bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, dava, hava yoluyla yapılan taşıma sırasında valizin «geç teslimi» nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır.(Bkz.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7489 E. 2011/608 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağı · ibraz
Benzer bu karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması,saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır.(Bkz.Prof Dr.Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,yirminci baskı, S.202-208) Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, davacı, havayolu şirketinde seyahat sonrası kaybolan valizi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş ve talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı vekili savunmasında,valizin sonradan bulunarak iade edildiğini, davacıya olay anında 100 USD ve sonrasında Amerika’da yapılan harcamalar nedeniyle 1.466 USD ödemede bulunulduğu belirtmiş ve buna ilişkin ödeme dekontunu «ibraz» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2501 E. 2015/7524 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · gerçek zarar · illiyet bağı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · teslim
Benzer bu karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı tarafça gönderinin «teslim» edilmemesinin MK'nın 24 ve TBK'nın 58. maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlali» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK' nın 882. maddesi uyarınca «taşıyıcının» «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan sorumluluğu, kaybolan gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
Bu itibarla mahkemece davalı «taşıyıcının» 6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi uyarınca sorumlu olduğu üst sınırı belirlenerek, «gerçek zarar» miktarı bu miktarın altında ise gerçek zarar miktarına, üstünde ise anılan Yasa maddesi uyarınca belirlenen miktara hükmetmek gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4839 E. 2017/7572 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı şirket çalışanı olan diğer davalıya «hisse senedi» alması için elden verilen paranın bu davalı tarafından «zimmetine» geçirildiği iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, ileri sürülen sebepler «maddi tazminata» konu edilebilecek nitelikte olup, BK'nun 49. maddesinde öngörülen şartların oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi do …
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin «yetkisiz temsil» ile imzalandığı, fakat davalının bir aylık da olsa sözleşmeyi kısmen ifası ile kabul ettiği, bu nedenle sözleşmenin davalıyı da bağladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin 18 ay boyunca geçerli olduğu, sözleşme sona erme tarihinden 1 ay öncesine kadar «fesih» edilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay daha uzayacağının kararlaştırıldığı, feshe ilişkin bir belgenin sunulmadığı dolayısıyla sözleşme süresinin 36 ay olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre davalının davacıya sözleşme konusu reklamlarda görev alması karşılığında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, her ay sonunda 850 ABD Doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla ücret alacağının toplamda 36Ayx850USD olduğu, sözleşme uyarınca 800USD'nin tahsil edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle kalan ücret alacağının 29.800 USD olduğu, 13.1 madde de 5.000 USD «cezai şartın» kararlaştırıldığı, bu nedenle toplam talep edilebilecek «maddi tazminatın» 34.800 USD olduğu, fakat TBK'nin 50 ve devamı maddeleri uyarınca «hakkaniyet» gereği takdiren indirilmesi suretiyle ücret alacağı için 25.000USD ile 5.000 USD cezai şartın toplamı ile 30.000 USD'nin tahsiline, davacının söz konusu sözleşmeni …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisiz temsil · kişilik haklarının ihlali · kişilik haklarına saldırı · sözleşmenin ihlali · kişilik hakları · illiyet bağı · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet
Benzer bu karardaHer «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da «sözleşmenin ihlal» edilmesi nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacının, davalı tarafın «sözleşmeyi ihlal» etmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de bu durumun MK'nin 24 ve BK'nin 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Hukuk Dairesinin bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin «yetkisiz temsil» ile imzalandığı, fakat davalının bir aylık da olsa sözleşmeyi kısmen ifası ile kabul ettiği, bu nedenle sözleşmenin davalıyı da bağladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin 18 ay boyunca geçerli olduğu, sözleşme sona erme tarihinden 1 ay öncesine kadar «fesih» edilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay daha uzayacağının kararlaştırıldığı, feshe ilişkin bir belgenin sunulmadığı dolayısıyla sözleşme süresinin 36 ay olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre davalının davacıya sözleşme konusu reklamlarda görev alması karşılığında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, her ay sonunda 850 ABD Doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla ücret alacağının toplamda 36Ayx850USD olduğu, sözleşme uyarınca 800USD'nin tahsil edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle kalan ücret alacağının 29.800 USD olduğu, 13.1 madde de 5.000 USD «cezai şartın» kararlaştırıldığı, bu nedenle toplam talep edilebilecek «maddi tazminatın» 34.800 USD olduğu, fakat TBK'nin 50 ve devamı maddeleri uyarınca «hakkaniyet» gereği takdiren indirilmesi suretiyle ücret alacağı için 25.000USD ile 5.000 USD cezai şartın toplamı ile 30.000 USD'nin tahsiline, davacının söz konusu sözleşmeni …
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nin 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2862 E. 2018/6288 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · kişilik haklarına saldırı · sigorta tazminatı · kişilik hakları · muafiyet · illiyet bağı · sözleşmeye aykırılık · yenileme
Benzer bu karardaHer «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 7 ay boyunca işsiz kaldığı, 30 günlük «muafiyetin» ardından 6 ay için tazminat talep edebileceği, ikinci yapılan poliçe «yenileme» niteliğinde olduğundan 90 günlük muafiyet süresinin uygulanmayacağı, kredi veren bankaya yapılması gereken 950,76 TL aylık kredi ödeme tutarı üzerinden 6 aylık dön …
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın 24 ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12806 E. 2017/2949 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı şirket çalışanı olan diğer davalıya «hisse senedi» alması için elden verilen paranın bu davalı tarafından «zimmetine» geçirildiği iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, ileri sürülen sebepler «maddi tazminata» konu edilebilecek nitelikte olup, BK'nun 49. maddesinde öngörülen şartların oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi do …
Benzer bu karardaCumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı, kızına istinat edilen «dolandırıcılık» suçundan dolayı büyük elem ızdırap yaşadığı, yargı camiasında da bu olayın duyulduğu ve arkadaşlarının içine çıkamaz hale geldiği gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi sebebiyle maddi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
2- Dava, davalı bankanın «haksız eylemi» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, «maddi tazminat» talebinin vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · gerçek zarar · haksız eylem · illiyet bağı · tazminat davası · üçüncü kişi · dolandırıcılık · çek
Benzer bu karardaDavalı banka da, ...'a «teslim» edilen çeklere ilişkin bizzat ... tarafından da ödemeler yapıldığını, davacı ...’nın bu çeklerden haberdar olduğunu savunduğuna göre, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durularak davacı ...’nın «üçüncü kişiye» teslim edilen «çek» yapraklarına ilişkin ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi, davacı ...’nın ödeme yaptığı ve çeklerden haberdar olduğunun tespiti halinde «gerçekleşen zarar» ile bankanın eylemi arasında «illiyet bağı» kurulamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı bankanın bu savunması üzerinde durulmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacı ..., davalı bankanın sahte talimatla «çek» «defterlerini» «üçüncü kişiye» «teslim» ettiğini ve bu çeklerin eski eşi Serdar tarafından doladırıcılık suçunda kullanılması nedeniyle hakkında ceza davası açıldığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın işlemleri nedeniyle davacı ... hakkında haksız yere «dolandırıcılık» suçundan dava açıldığı, davacının bundan dolayı büyük bir elem ızdırap yaşadığı, davacı ...'nın babası ...’nın ağır ceza mahkemesinde üç sefer tanık olarak dinlendiği ve söz konusu soruşturmalar zamanında ...
Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı, kızına istinat edilen «dolandırıcılık» suçundan dolayı büyük elem ızdırap yaşadığı, yargı camiasında da bu olayın duyulduğu ve arkadaşlarının içine çıkamaz hale geldiği gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi sebebiyle maddi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10234 E. , 2013/11670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2011 tarih ve 2008/322-2011/547 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Değerler A.Ş.'nin İngöl'deki seans salonunda çalışan görevli ...'ye borsada hisse senedi satın alması için elden para verdiğini, davalı ...'nün müvekkilini dolandırarak 8.900,00TL zarara uğrattığını ileri sürerek, 8.900,00TL maddi, 3.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., müşteri olarak şirkette hisse satın alma ve satma işlemlerinin müşterilerin bizzat talep ve direktifleri ile yapıldığını, olaydan hem müşterinin hem de şirketin bilgisinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, zarar ile müvekkili şirketin arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalılar ... ve Kalkınma Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'nin usulsüz işlemleri nedeniyle davacının 6.869,52 TL zarara uğradığı, davalıların davacının kişisel verilerini kullanarak davacı onayı olmadan işlem yapmaları nedeniyle bu eylemlerin davacının kişisel haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.869,52TL maddi, 1.500,00TL manevi tazminatın faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Değerler A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasıan göre, davalı ... Değerler A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, menkul değerler şirketi çalışanının usulsüz yaptığı işlemler nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 49. maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zararar karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK 49. maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. (Bkz. Prof Dr. Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı şirket çalışanı olan diğer davalıya hisse senedi alması için elden verilen paranın bu davalı tarafından zimmetine geçirildiği iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, ileri sürülen sebepler maddi tazminata konu edilebilecek nitelikte olup, BK'nun 49.
maddesinde öngörülen şartların oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı ... Değerler A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Değerler A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Değerler A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı ... Değerler A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... Değerler A.Ş.'ye iadesine, 04/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453094200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz