Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2501 E. 2015/7524 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 882↗ pervasızca davranış↗ sorumluluk üst sınırı (sdr)↗ özel çekme hakkı (sdr)↗ kişilik haklarının ihlali↗ kişilik hakları↗ gerçek zarar↗ illiyet bağı↗ taşıma sözleşmesi↗ tbk 99↗ taşıyıcı↗ maddi ve manevi tazminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş gezisi ve tatil amacıyla kullanmak üzere kargoya verilen eşyalarının davalı kargo şirketi nezdinde kaybolduğu, kaybolan eşya bedelinin 4.679,53 TL olduğu ayrıca davacının olay nedeniyle kişisel yararlarının haleldar olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın 30.07.2012 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsilen karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK' nın 882. maddesi uyarınca taşıyıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğu, kaybolan gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Davacı, zarara davalının kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiğini de iddia ve ispat etmemiştir. Mahkemece, isabetli olarak davalının davacının gerçek zararından sorumlu olduğu belirtilmişse de gerçek zararı miktarı yukarıda açıklandığı gibi kaybolan gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarı ile sınırlıdır. Bu itibarla mahkemece davalı taşıyıcının 6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi uyarınca sorumlu olduğu üst sınırı belirlenerek, gerçek zarar miktarı bu miktarın altında ise gerçek zarar miktarına, üstünde ise anılan Yasa maddesi uyarınca belirlenen miktara hükmetmek gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, mahkemece davacının bagajının kaybolması nedeniyle kişisel yararlarının haleldar olduğu gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmişse de, TBK'nın 58. (BK'nın 49.) maddesi uyarınca şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Şahsiyet haklarına saldırıda manevi tazminat istenebilmesi için TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır. (Bkz. Prof Dr. Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı tarafça gönderinin teslim edilmemesinin MK'nın 24 ve TBK'nın 58. maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlali olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla, TBK'nın 58 maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8824 E. 2013/7977 K.
Ortak:illiyet bağı · teslim
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı tarafça gönderinin «teslim» edilmemesinin MK'nın 24 ve TBK'nın 58. maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlali» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, dava, hava yoluyla yapılan taşıma sırasında valizin «geç teslimi» nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır.(Bkz.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, kaybolan valizdeki eşyaların yerine yenisi alındığına ve valizin daha sonra «teslim» edilmiş olmasına göre, kişilik hakklarına saldırı bulunmadığı, B.K'nun 49. maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- (...) nolu bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, kaybolan valizdeki eşyaların yerine yenisi alındığına ve valizin daha sonra «teslim» edilmiş olmasına göre, kişilik hakklarına saldırı bulunmadığı, B.K'nun 49. maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- (...) nolu bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, dava, hava yoluyla yapılan taşıma sırasında valizin «geç teslimi» nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/508 E. 2016/3266 K.
Ortak:illiyet bağı
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Benzer bu karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · rücu hakkı · müteselsil kefil · kefalet · rücu · kefil · kredi sözleşmesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefalette» alacaklının borçlu yahut kefillere direk olarak başvurabileceği, adi kefaletten farklı olarak ilk önce krediyi kullanan asıl borçluya başvurma şartının olmadığı, kendisine başvurulan «kefilin» ödediği para için asıl borçluya veyahut diğer kefillere «rücu hakkının» bulunduğu ayrıca, davacının aleyhinde icra takibi yapılması nedeniyle üzüldüğü ve küçük düştüğünün kabulü gerektiği gerekçesiyle, 70.000,00 TL'nin dava tarihinden …
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça, dava dışı banka ile akdedilen «kredi sözleşmesinin» müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olarak ödenen bedelin asıl borçlu ile diğer kefillerden tahsili ve manevi tazminat istemli olarak açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir Ancak, davacının kefil olarak ödediği bedelin diğer kefillerden «rücu» talebine yönelik olarak kefillerin payları hesap edilmek suretiyle değerlendirme yapılması gerekirken diğer kefillerden biri olan davalının ödenen bedelin tümünden …
Somut olayda, davacının «kefaletinin» bulunduğu «kredi sözleşmesine» ilişkin olarak açılan davada manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli olan şartların oluşmadığı nazara alınmaksızın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
1- HUMK'nın 434/3 maddesi atfı ile aynı Yasa'nın 432/«son» maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine ilişkin karara karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde temyiz yoluna başvurulabileceğinden ve davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz isteminin reddine dair ek karar temyiz edilmediğinden mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7489 E. 2011/608 K.
Ortak:illiyet bağı
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Benzer bu karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması,saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır.(Bkz.Prof Dr.Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,yirminci baskı, S.202-208) Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, davacı, havayolu şirketinde seyahat sonrası kaybolan valizi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş ve talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı vekili savunmasında,valizin sonradan bulunarak iade edildiğini, davacıya olay anında 100 USD ve sonrasında Amerika’da yapılan harcamalar nedeniyle 1.466 USD ödemede bulunulduğu belirtmiş ve buna ilişkin ödeme dekontunu «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması,saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır.(Bkz.Prof Dr.Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,yirminci baskı, S.202-208) Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, davacı, havayolu şirketinde seyahat sonrası kaybolan valizi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş ve talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı vekili savunmasında,valizin sonradan bulunarak iade edildiğini, davacıya olay anında 100 USD ve sonrasında Amerika’da yapılan harcamalar nedeniyle 1.466 USD ödemede bulunulduğu belirtmiş ve buna ilişkin ödeme dekontunu «ibraz» etmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10234 E. 2013/11670 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · hisse senedi · maddi tazminat
Benzer bu karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı şirket çalışanı olan diğer davalıya «hisse senedi» alması için elden verilen paranın bu davalı tarafından «zimmetine» geçirildiği iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, ileri sürülen sebepler «maddi tazminata» konu edilebilecek nitelikte olup, BK'nun 49. maddesinde öngörülen şartların oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi do …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1295 E. 2020/4362 K.
Ortak:illiyet bağı · maddi ve manevi tazminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının hukuka aykırı olarak «teminat mektubu» düzenleyip borçlandırması neticesinde 36.694,02 TL ödemek zorunda kaldığı, davalının «temerrüte» düşürülmediği, faiz talebinin reddi gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararına ilişkin delil sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı, davacının şahsiyet haklarına bir saldırının olmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının «maddi manevi tazminat» isteminin reddine, «istirdat» talebinin kısmen kabulü ile 36.694,02 TL'nin dava tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın tara …
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakdi kredi · tazmin talebi · ticari itibar · teminat mektubu · eş rızası · muvafakat · istirdat · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasında imzalanan nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmesi» bağlamında davacı kredi müşterisinin talebiyle dava dışı 3. kişi lehine düzenlenen «teminat mektubunun» işlevinin sona erip kredi müşterisi tarafından bankaya iadesinden sonra 3. kişinin davalıdan talebi üzerine, davacı kredi müşterisinin «rızası» ve haberi olmaksızın, davalı banka tarafından iade edilen teminat mektubunun yerine başka bir teminat mektubu düzenlenip 3. kişiye verilmesi ve daha sonra 3. kişinin «tazmin talebinin» kabulü ile tazmin edilmesinin davacının «ticari itibarını» sarsan ve manevi zarara uğramasına neden olan eylem olduğu halde somut olayın bu özelliği dikkate alınmaksızın manevi tazminat isteminin reddi doğru görülmediğinde …
2- Dava, davalı bankanın davacının izni ve «muvafakatı» dışında düzenlemiş olduğu «teminat mektubu» nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedelin «istirdadı» ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde, davalının hukuka aykırı olarak teminat mektubu düzenle …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının hukuka aykırı olarak «teminat mektubu» düzenleyip borçlandırması neticesinde 36.694,02 TL ödemek zorunda kaldığı, davalının «temerrüte» düşürülmediği, faiz talebinin reddi gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararına ilişkin delil sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı, davacının şahsiyet haklarına bir saldırının olmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının «maddi manevi tazminat» isteminin reddine, «istirdat» talebinin kısmen kabulü ile 36.694,02 TL'nin dava tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın tara …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4839 E. 2017/7572 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · illiyet bağı
İncelediğiniz karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı tarafça gönderinin «teslim» edilmemesinin MK'nın 24 ve TBK'nın 58. maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlali» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Benzer bu karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacının, davalı tarafın «sözleşmeyi ihlal» etmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de bu durumun MK'nin 24 ve BK'nin 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da «sözleşmenin ihlal» edilmesi nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Ancak, manevi zarar, «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisiz temsil · kişilik haklarına saldırı · sözleşmenin ihlali · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · cezai şart · fesih · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin «yetkisiz temsil» ile imzalandığı, fakat davalının bir aylık da olsa sözleşmeyi kısmen ifası ile kabul ettiği, bu nedenle sözleşmenin davalıyı da bağladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin 18 ay boyunca geçerli olduğu, sözleşme sona erme tarihinden 1 ay öncesine kadar «fesih» edilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay daha uzayacağının kararlaştırıldığı, feshe ilişkin bir belgenin sunulmadığı dolayısıyla sözleşme süresinin 36 ay olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre davalının davacıya sözleşme konusu reklamlarda görev alması karşılığında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, her ay sonunda 850 ABD Doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla ücret alacağının toplamda 36Ayx850USD olduğu, sözleşme uyarınca 800USD'nin tahsil edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle kalan ücret alacağının 29.800 USD olduğu, 13.1 madde de 5.000 USD «cezai şartın» kararlaştırıldığı, bu nedenle toplam talep edilebilecek «maddi tazminatın» 34.800 USD olduğu, fakat TBK'nin 50 ve devamı maddeleri uyarınca «hakkaniyet» gereği takdiren indirilmesi suretiyle ücret alacağı için 25.000USD ile 5.000 USD cezai şartın toplamı ile 30.000 USD'nin tahsiline, davacının söz konusu sözleşmeni …
Her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da «sözleşmenin ihlal» edilmesi nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacının, davalı tarafın «sözleşmeyi ihlal» etmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de bu durumun MK'nin 24 ve BK'nin 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nin 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2862 E. 2018/6288 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · illiyet bağı
İncelediğiniz karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı tarafça gönderinin «teslim» edilmemesinin MK'nın 24 ve TBK'nın 58. maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlali» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Benzer bu karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın 24 ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · sigorta tazminatı · muafiyet · sözleşmeye aykırılık · yenileme · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 7 ay boyunca işsiz kaldığı, 30 günlük «muafiyetin» ardından 6 ay için tazminat talep edebileceği, ikinci yapılan poliçe «yenileme» niteliğinde olduğundan 90 günlük muafiyet süresinin uygulanmayacağı, kredi veren bankaya yapılması gereken 950,76 TL aylık kredi ödeme tutarı üzerinden 6 aylık dön …
2- Dava işsizlik «sigorta poliçesinden» kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf «sigorta tazminatının» davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürmüş ve mahkemece davacının işsiz kaldığı dönemde davalının ödeme yapmamasının davacının manevi ızdırabına neden olduğu gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmiştir.
Her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2501 E. , 2015/7524 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ VAN 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 16/12/2014
NUMARASI 2014/192-2014/333
Taraflar arasında görülen davada Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2014/192-2014/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait iş gezisi ve tatil amacıyla hazırlanan eşyaların davalı kargo şirketine teslim edildiğini, eşyaların davalı kargo şirketi tarafından yapılan taşıma sırasında kaybedildiğini ileri sürerek, 4.000,00 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, göndericinin gönderinin içeriğinin ne olduğunu beyan etmek ve buna ilişkin belgeleri taşıyıcıya teslim etmekle mükellef olduğunu, bunları beyan etmemesi durumunda göndericinin, gönderinin içeriğini ispatla yükümlü olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacının beyanları doğrultusunda kendisine kullanılmış giysilere verilebilecek en yüksek tazminat tutarının teklif edildiğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş gezisi ve tatil amacıyla kullanmak üzere kargoya verilen eşyalarının davalı kargo şirketi nezdinde kaybolduğu, kaybolan eşya bedelinin 4.679,53 TL olduğu ayrıca davacının olay nedeniyle kişisel yararlarının haleldar olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın 30.07.2012 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsilen karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK' nın 882. maddesi uyarınca taşıyıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğu, kaybolan gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Davacı, zarara davalının kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiğini de iddia ve ispat etmemiştir. Mahkemece, isabetli olarak davalının davacının gerçek zararından sorumlu olduğu belirtilmişse de gerçek zararı miktarı yukarıda açıklandığı gibi kaybolan gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarı ile sınırlıdır.
Bu itibarla mahkemece davalı taşıyıcının 6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi uyarınca sorumlu olduğu üst sınırı belirlenerek, gerçek zarar miktarı bu miktarın altında ise gerçek zarar miktarına, üstünde ise anılan Yasa maddesi uyarınca belirlenen miktara hükmetmek gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, mahkemece davacının bagajının kaybolması nedeniyle kişisel yararlarının haleldar olduğu gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmişse de, TBK'nın 58. (BK'nın 49.) maddesi uyarınca şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Şahsiyet haklarına saldırıda manevi tazminat istenebilmesi için TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır. (Bkz. Prof Dr. Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı tarafça gönderinin teslim edilmemesinin MK'nın 24 ve TBK'nın 58.
maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlali olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla, TBK'nın 58 maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132895100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz