Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4839 E. 2017/7572 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisiz temsil↗ kişilik haklarının ihlali↗ kişilik haklarına saldırı↗ sözleşmenin ihlali↗ kişilik hakları↗ illiyet bağı↗ sözleşmeye aykırılık↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ tbk 99↗ fesih↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin yetkisiz temsil ile imzalandığı, fakat davalının bir aylık da olsa sözleşmeyi kısmen ifası ile kabul ettiği, bu nedenle sözleşmenin davalıyı da bağladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin 18 ay boyunca geçerli olduğu, sözleşme sona erme tarihinden 1 ay öncesine kadar fesih edilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay daha uzayacağının kararlaştırıldığı, feshe ilişkin bir belgenin sunulmadığı dolayısıyla sözleşme süresinin 36 ay olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre davalının davacıya sözleşme konusu reklamlarda görev alması karşılığında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, her ay sonunda 850 ABD Doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla ücret alacağının toplamda 36Ayx850USD olduğu, sözleşme uyarınca 800USD'nin tahsil edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle kalan ücret alacağının 29.800 USD olduğu, 13.1 madde de 5.000 USD cezai şartın kararlaştırıldığı, bu nedenle toplam talep edilebilecek maddi tazminatın 34.800 USD olduğu, fakat TBK'nin 50 ve devamı maddeleri uyarınca hakkaniyet gereği takdiren indirilmesi suretiyle ücret alacağı için 25.000USD ile 5.000 USD cezai şartın toplamı ile 30.000 USD'nin tahsiline, davacının söz konusu sözleşmenin feshinden dolayı duymuş olduğu elem ve üzüntü nedeniyle somut olayın özelliğine göre takdiren 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasında akdedilen 01.04.2004 tarihli sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin, olup mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, manevi zarar, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. (TBK 58) maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK 49. (TBK 58) maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır. (Bkz. Prof Dr. Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacının, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de bu durumun MK'nin 24 ve BK'nin 49. (TBK 58) maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün değildir. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir. Bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, BK'nin 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2862 E. 2018/6288 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · illiyet bağı · sözleşmeye aykırılık
İncelediğiniz karardaHer «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da «sözleşmenin ihlal» edilmesi nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacının, davalı tarafın «sözleşmeyi ihlal» etmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de bu durumun MK'nin 24 ve BK'nin 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nin 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHer «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nın 24 ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · muafiyet · yenileme · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 7 ay boyunca işsiz kaldığı, 30 günlük «muafiyetin» ardından 6 ay için tazminat talep edebileceği, ikinci yapılan poliçe «yenileme» niteliğinde olduğundan 90 günlük muafiyet süresinin uygulanmayacağı, kredi veren bankaya yapılması gereken 950,76 TL aylık kredi ödeme tutarı üzerinden 6 aylık dön …
2- Dava işsizlik «sigorta poliçesinden» kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf «sigorta tazminatının» davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürmüş ve mahkemece davacının işsiz kaldığı dönemde davalının ödeme yapmamasının davacının manevi ızdırabına neden olduğu gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12806 E. 2017/2949 K.
Ortak:kişilik hakları · illiyet bağı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin «yetkisiz temsil» ile imzalandığı, fakat davalının bir aylık da olsa sözleşmeyi kısmen ifası ile kabul ettiği, bu nedenle sözleşmenin davalıyı da bağladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin 18 ay boyunca geçerli olduğu, sözleşme sona erme tarihinden 1 ay öncesine kadar «fesih» edilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay daha uzayacağının kararlaştırıldığı, feshe ilişkin bir belgenin sunulmadığı dolayısıyla sözleşme süresinin 36 ay olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre davalının davacıya sözleşme konusu reklamlarda görev alması karşılığında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, her ay sonunda 850 ABD Doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla ücret alacağının toplamda 36Ayx850USD olduğu, sözleşme uyarınca 800USD'nin tahsil edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle kalan ücret alacağının 29.800 USD olduğu, 13.1 madde de 5.000 USD «cezai şartın» kararlaştırıldığı, bu nedenle toplam talep edilebilecek «maddi tazminatın» 34.800 USD olduğu, fakat TBK'nin 50 ve devamı maddeleri uyarınca «hakkaniyet» gereği takdiren indirilmesi suretiyle ücret alacağı için 25.000USD ile 5.000 USD cezai şartın toplamı ile 30.000 USD'nin tahsiline, davacının söz konusu sözleşmeni …
Ancak, manevi zarar, «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Benzer bu karardaCumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı, kızına istinat edilen «dolandırıcılık» suçundan dolayı büyük elem ızdırap yaşadığı, yargı camiasında da bu olayın duyulduğu ve arkadaşlarının içine çıkamaz hale geldiği gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi sebebiyle maddi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
2- Dava, davalı bankanın «haksız eylemi» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, «maddi tazminat» talebinin vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil ve fakat «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · haksız eylem · tazminat davası · üçüncü kişi · dolandırıcılık · çek · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDavalı banka da, ...'a «teslim» edilen çeklere ilişkin bizzat ... tarafından da ödemeler yapıldığını, davacı ...’nın bu çeklerden haberdar olduğunu savunduğuna göre, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durularak davacı ...’nın «üçüncü kişiye» teslim edilen «çek» yapraklarına ilişkin ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi, davacı ...’nın ödeme yaptığı ve çeklerden haberdar olduğunun tespiti halinde «gerçekleşen zarar» ile bankanın eylemi arasında «illiyet bağı» kurulamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı bankanın bu savunması üzerinde durulmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacı ..., davalı bankanın sahte talimatla «çek» «defterlerini» «üçüncü kişiye» «teslim» ettiğini ve bu çeklerin eski eşi Serdar tarafından doladırıcılık suçunda kullanılması nedeniyle hakkında ceza davası açıldığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın işlemleri nedeniyle davacı ... hakkında haksız yere «dolandırıcılık» suçundan dava açıldığı, davacının bundan dolayı büyük bir elem ızdırap yaşadığı, davacı ...'nın babası ...’nın ağır ceza mahkemesinde üç sefer tanık olarak dinlendiği ve söz konusu soruşturmalar zamanında ...
Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı, kızına istinat edilen «dolandırıcılık» suçundan dolayı büyük elem ızdırap yaşadığı, yargı camiasında da bu olayın duyulduğu ve arkadaşlarının içine çıkamaz hale geldiği gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacının «maddi tazminat» talebinden vazgeçmesi sebebiyle maddi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4451 E. 2020/3069 K.
Ortak:kişilik haklarının ihlali · kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · illiyet bağı · sözleşmeye aykırılık · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaHer «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da «sözleşmenin ihlal» edilmesi nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacının, davalı tarafın «sözleşmeyi ihlal» etmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de bu durumun MK'nin 24 ve BK'nin 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, BK'nin 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu şartlar ise «kişilik haklarına saldırı» olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır (Bkz.
Her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının ve ailesinin, eşyalarının belirlenen günde taşınmaması, taşımanın ertesi güne kalması ve arkadaş toplantısına yetişilememesinden ötürü üzülmüş olmaları dolayısıyla manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK'nun 24 ve TBK’nun 58 maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davalıya taşıma ücreti olarak verildiği sabit görülen 300,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, TBK.114 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 58.maddesi uyarınca manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüy …
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece «maddi tazminat» isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diğer yandan davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen 29.09.2012 tarihli tutanağa göre, taşımanın yapılacağı tarihte, saat 13.30’da taşımayı gerçekleştirecek araç ve şoför halen sitede bulunmaktadır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/508 E. 2016/3266 K.
Ortak:illiyet bağı
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Benzer bu karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · rücu hakkı · müteselsil kefil · kefalet · rücu · kefil · kredi sözleşmesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefalette» alacaklının borçlu yahut kefillere direk olarak başvurabileceği, adi kefaletten farklı olarak ilk önce krediyi kullanan asıl borçluya başvurma şartının olmadığı, kendisine başvurulan «kefilin» ödediği para için asıl borçluya veyahut diğer kefillere «rücu hakkının» bulunduğu ayrıca, davacının aleyhinde icra takibi yapılması nedeniyle üzüldüğü ve küçük düştüğünün kabulü gerektiği gerekçesiyle, 70.000,00 TL'nin dava tarihinden …
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça, dava dışı banka ile akdedilen «kredi sözleşmesinin» müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olarak ödenen bedelin asıl borçlu ile diğer kefillerden tahsili ve manevi tazminat istemli olarak açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir Ancak, davacının kefil olarak ödediği bedelin diğer kefillerden «rücu» talebine yönelik olarak kefillerin payları hesap edilmek suretiyle değerlendirme yapılması gerekirken diğer kefillerden biri olan davalının ödenen bedelin tümünden …
Somut olayda, davacının «kefaletinin» bulunduğu «kredi sözleşmesine» ilişkin olarak açılan davada manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli olan şartların oluşmadığı nazara alınmaksızın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
1- HUMK'nın 434/3 maddesi atfı ile aynı Yasa'nın 432/«son» maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine ilişkin karara karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde temyiz yoluna başvurulabileceğinden ve davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz isteminin reddine dair ek karar temyiz edilmediğinden mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1295 E. 2020/4362 K.
Ortak:illiyet bağı · maddi ve manevi tazminat
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının hukuka aykırı olarak «teminat mektubu» düzenleyip borçlandırması neticesinde 36.694,02 TL ödemek zorunda kaldığı, davalının «temerrüte» düşürülmediği, faiz talebinin reddi gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararına ilişkin delil sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı, davacının şahsiyet haklarına bir saldırının olmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının «maddi manevi tazminat» isteminin reddine, «istirdat» talebinin kısmen kabulü ile 36.694,02 TL'nin dava tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın tara …
Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakdi kredi · tazmin talebi · ticari itibar · teminat mektubu · eş rızası · muvafakat · istirdat · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasında imzalanan nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmesi» bağlamında davacı kredi müşterisinin talebiyle dava dışı 3. kişi lehine düzenlenen «teminat mektubunun» işlevinin sona erip kredi müşterisi tarafından bankaya iadesinden sonra 3. kişinin davalıdan talebi üzerine, davacı kredi müşterisinin «rızası» ve haberi olmaksızın, davalı banka tarafından iade edilen teminat mektubunun yerine başka bir teminat mektubu düzenlenip 3. kişiye verilmesi ve daha sonra 3. kişinin «tazmin talebinin» kabulü ile tazmin edilmesinin davacının «ticari itibarını» sarsan ve manevi zarara uğramasına neden olan eylem olduğu halde somut olayın bu özelliği dikkate alınmaksızın manevi tazminat isteminin reddi doğru görülmediğinde …
2- Dava, davalı bankanın davacının izni ve «muvafakatı» dışında düzenlemiş olduğu «teminat mektubu» nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedelin «istirdadı» ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde, davalının hukuka aykırı olarak teminat mektubu düzenle …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının hukuka aykırı olarak «teminat mektubu» düzenleyip borçlandırması neticesinde 36.694,02 TL ödemek zorunda kaldığı, davalının «temerrüte» düşürülmediği, faiz talebinin reddi gerektiği, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararına ilişkin delil sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı, davacının şahsiyet haklarına bir saldırının olmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının «maddi manevi tazminat» isteminin reddine, «istirdat» talebinin kısmen kabulü ile 36.694,02 TL'nin dava tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın tara …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8824 E. 2013/7977 K.
Ortak:illiyet bağı · Alacak
İncelediğiniz karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır. (Bkz.
Benzer bu karardaBu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunmasıdır.(Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · yargılama gideri · vekalet ücreti · teslim
Benzer bu karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, kaybolan valizdeki eşyaların yerine yenisi alındığına ve valizin daha sonra «teslim» edilmiş olmasına göre, kişilik hakklarına saldırı bulunmadığı, B.K'nun 49. maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- (...) nolu bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, dava, hava yoluyla yapılan taşıma sırasında valizin «geç teslimi» nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Tazminat | Cezai şart | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4484 E. 2023/4954 K.
Ortak:yetkisiz temsil · kişilik haklarının ihlali · kişilik haklarına saldırı · sözleşmenin ihlali · kişilik hakları · illiyet bağı · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet
İncelediğiniz karardaHer «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da «sözleşmenin ihlal» edilmesi nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği ispat edilememiştir.
Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacının, davalı tarafın «sözleşmeyi ihlal» etmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de bu durumun MK'nin 24 ve BK'nin 49. (TBK 58) maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün değildir.
Hukuk Dairesinin bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin «yetkisiz temsil» ile imzalandığı, fakat davalının bir aylık da olsa sözleşmeyi kısmen ifası ile kabul ettiği, bu nedenle sözleşmenin davalıyı da bağladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin 18 ay boyunca geçerli olduğu, sözleşme sona erme tarihinden 1 ay öncesine kadar «fesih» edilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay daha uzayacağının kararlaştırıldığı, feshe ilişkin bir belgenin sunulmadığı dolayısıyla sözleşme süresinin 36 ay olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre davalının davacıya sözleşme konusu reklamlarda görev alması karşılığında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, her ay sonunda 850 ABD Doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla ücret alacağının toplamda 36Ayx850USD olduğu, sözleşme uyarınca 800USD'nin tahsil edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle kalan ücret alacağının 29.800 USD olduğu, 13.1 madde de 5.000 USD «cezai şartın» kararlaştırıldığı, bu nedenle toplam talep edilebilecek «maddi tazminatın» 34.800 USD olduğu, fakat TBK'nin 50 ve devamı maddeleri uyarınca «hakkaniyet» gereği takdiren indirilmesi suretiyle ücret alacağı için 25.000USD ile 5.000 USD cezai şartın toplamı ile 30.000 USD'nin tahsiline, davacının söz konusu sözleşmeni …
Benzer bu karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) somut olayda davacının, davalı tarafın «sözleşmeyi ihlal» etmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 818 sayılı Kanun'un 49 uncu maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulünün mümkün olmadığı, her «sözleşmeye aykırılık» manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilemediği, bu itibarla, davacının «kişilik haklarına saldırı» bulunmadığı, 818 sayılı Kanun'un 49 uncu (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükme …
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 15.01.2016 tarih, 2013/222 E. ve 2016/1 K. sayılı kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin «yetkisiz temsil» ile imzalandığı, fakat davalının bir aylık da olsa kısmen «ifa» ile sözleşmeyi kabul ettiği, bu nedenle sözleşmenin davalı şirketi bağladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8 inci maddesinde sözleşmenin 18 ay boyunca geçerli olduğu, sözleşme sona erme tarihinden bir ay öncesine kadar feshedilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay daha uzayacağının kararlaştırıldığı, feshe ilişkin bir belgenin sunulmadığı dolayısıyla sözleşme süresinin 36 ay olduğu, sözleşmenin 9 uncu maddesine göre davalının davacıya sözleşme konusu reklamlarda görev alması karşılığında sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, her ay sonunda 850 USD ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, neticede davacının 5.000,00 USD «cezai şart» ile birlikte toplam 34.800 USD talep edebileceği fakat 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 vd. maddeleri gereğince ücret alacağında «hakkaniyet indirimi» yapılması gerektiği gerekçesiyle takdiren 25.000,00 USD ücret alacağı ve 5.000,00 USD cezai şartın toplamı 30.000,00 USD ile davacının söz konusu sözleşmenin feshi …
… inden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak, manevi zararın «kişilik haklarına» vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade ettiği, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 49 uncu (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 nci maddesi) maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denildiği, şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gerektiği, bu şartların ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve «illiyet bağı» bulunması olduğu (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet indirimi · tashih · dosyanın gönderilmesi · bozma sonrası karar · tahkikat · yetki itirazı · direnme kararı · maddi hata
Benzer bu karardaMahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; manevi tazminata yönelik bozma kararına uyulmuş; «maddi tazminata» yönelik bozma kararına ise her ne kadar Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 06.05.2016 tarih, 2015/1 E. ve 2016/1 K. sayılı kararı gereği bozmadan sonra «ıslah» yapılamayacağından bahisle maddi tazminat yönünden karar bozulmuş ise de «bozma sonrası» 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 177 nci maddesine 22.07.2020 tarihinde 7251 sayılı Kanun ile eklenen ek fıkra gereğince Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin «tahkikata» ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslahın yapılabileceği, usule ilişkin hükümlerin derhâl uygulanması gerektiği, dolayısıyla Özel Dairenin bozma ilamında belirtmiş olduğu bozma gerekçesinin Kanun değişikliği ile ortadan kaldırıldığı, zira önceki karar safahatında bozma sonrası tahkikata geçildiği, Kanun değişikliği dikkate alındığında davacının ıslah talebinin dikkate alınması ve talebin ıslah dilekçesi doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece derhal uygulama ilkesinin hatalı uygulandığını, somut uyuşmazlıkta «ıslah» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin uygulanması gerektiğini, bu tarih itibariyle de bozmadan sonra ıslah yapılamayacağını, Mahkemece tamamlanmış işlemi geriye dönük ortadan kaldırılarak davacı lehine hüküm kurulduğunu, «direnme» kararının hatalı değerlendirmeye dayandığını ileri sürerek «maddi tazminat» yönünden verilen hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiş, ayrıca «tashih» kararı ile hukuken değiştirilmesi mümkün olmayan «maddi hata» niteliğinde olmayan vekâlet ücretine yönelik hükmün değiştirilemeyeceğini belirterek 01.04.2021tarihli tashih kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmişti …
Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen «direnme» kararına ve 01.04.2021 tarihli «tashih» kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Başka bir deyişle mahkemece «direnme» kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, «bozma sonrası» yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar, direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10234 E. 2013/11670 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin «yetkisiz temsil» ile imzalandığı, fakat davalının bir aylık da olsa sözleşmeyi kısmen ifası ile kabul ettiği, bu nedenle sözleşmenin davalıyı da bağladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin 18 ay boyunca geçerli olduğu, sözleşme sona erme tarihinden 1 ay öncesine kadar «fesih» edilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay daha uzayacağının kararlaştırıldığı, feshe ilişkin bir belgenin sunulmadığı dolayısıyla sözleşme süresinin 36 ay olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre davalının davacıya sözleşme konusu reklamlarda görev alması karşılığında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, her ay sonunda 850 ABD Doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla ücret alacağının toplamda 36Ayx850USD olduğu, sözleşme uyarınca 800USD'nin tahsil edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle kalan ücret alacağının 29.800 USD olduğu, 13.1 madde de 5.000 USD «cezai şartın» kararlaştırıldığı, bu nedenle toplam talep edilebilecek «maddi tazminatın» 34.800 USD olduğu, fakat TBK'nin 50 ve devamı maddeleri uyarınca «hakkaniyet» gereği takdiren indirilmesi suretiyle ücret alacağı için 25.000USD ile 5.000 USD cezai şartın toplamı ile 30.000 USD'nin tahsiline, davacının söz konusu sözleşmeni …
Benzer bu karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı şirket çalışanı olan diğer davalıya «hisse senedi» alması için elden verilen paranın bu davalı tarafından «zimmetine» geçirildiği iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, ileri sürülen sebepler «maddi tazminata» konu edilebilecek nitelikte olup, BK'nun 49. maddesinde öngörülen şartların oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi do …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · hisse senedi
Benzer bu karardaSafa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı şirket çalışanı olan diğer davalıya «hisse senedi» alması için elden verilen paranın bu davalı tarafından «zimmetine» geçirildiği iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, ileri sürülen sebepler «maddi tazminata» konu edilebilecek nitelikte olup, BK'nun 49. maddesinde öngörülen şartların oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi do …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4839 E. , 2017/7572 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/01/2016 tarih ve 2013/222-2016/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01/04/2004 tarihinde sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davalı şirketin reklam, sponsorluk ve diğer tüm tanıtım amaçlı projelerinde ve reklamlarında müvekkilinin sanatçı olarak yer alacağını, sözleşmenin 8. maddesine göre sözleşmenin 18 ay süreli olduğunu, sona erme tarihinden 1 ay önce fesih ihtarında bulunulması halinde sözleşmenin kendiliğinden 18 ay daha uzayacağını ve ihtarın yapılmadığını, dolayısıyla sözleşmenin 36 aylık olduğunu, 9. maddesine göre de aylık 850 USD ödeneceğini, sadece bir aylık ücretin ödendiğini, müvekkilinin diğer aylarda reklam için hazır beklediğini, fakat davalının iş vermediğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca üzerinde düşen edimleri yerine getirdiğini, ayrıca sözleşmenin 13.
maddesinde davalının edimini yerine getirmemesi halinde kayıtsız şartsız 5.000 USD cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından bu sözleşmenin gereğinin yerine getirilmesi için davalı şirketle defalarca iletişime geçildiğini, fakat netice alınamadığını, bu süreçte müvekkilinin manen yıkıma uğradığını ileri sürerek, cezai şart ve ücret alacaklarına istinaden şimdilik 10.000 USD maddi tazminata ve manevi zarara karşılık 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
11. 12.2015 tarihli ıslah ile maddi tazminat talebini ücret alacağı için 29.800 USD, cezai şart için 5.000 USD olmak üzere toplam 34.800 USD'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, sözleşme aslının ibraz edilmesi gerektiğini, ibraz edilen fotokopide tek imzanın bulunduğunu, müvekkili şirketin çift imza ile temsil ve ilzam edildiğini, davacının 2004 yılı Mayıs ayında bir aylık bir dönemde tanıtımlarda görev aldığını ve karşılığında davacıya ödeme yapıldığını, davacının bu dönemden sonra müvekkili şirket ile ilgili reklamlarda ya da başkaca bir tanıtım organizasyonunda görev almadığını, dolayısıyla davacının iddia olunan sözleşme ile ilgili olarak müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin yetkisiz temsil ile imzalandığı, fakat davalının bir aylık da olsa sözleşmeyi kısmen ifası ile kabul ettiği, bu nedenle sözleşmenin davalıyı da bağladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin 18 ay boyunca geçerli olduğu, sözleşme sona erme tarihinden 1 ay öncesine kadar fesih edilmediği takdirde otomatik olarak 18 ay daha uzayacağının kararlaştırıldığı, feshe ilişkin bir belgenin sunulmadığı dolayısıyla sözleşme süresinin 36 ay olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre davalının davacıya sözleşme konusu reklamlarda görev alması karşılığında, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren, her ay sonunda 850 ABD Doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla ücret alacağının toplamda 36Ayx850USD olduğu, sözleşme uyarınca 800USD'nin tahsil edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle kalan ücret alacağının 29.800 USD olduğu, 13.1 madde de 5.000 USD cezai şartın kararlaştırıldığı, bu nedenle toplam talep edilebilecek maddi tazminatın 34.800 USD olduğu, fakat TBK'nin 50 ve devamı maddeleri uyarınca hakkaniyet gereği takdiren indirilmesi suretiyle ücret alacağı için 25.000USD ile 5.000 USD cezai şartın toplamı ile 30.000 USD'nin tahsiline, davacının söz konusu sözleşmenin feshinden dolayı duymuş olduğu elem ve üzüntü nedeniyle somut olayın özelliğine göre takdiren 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasında akdedilen 01.04.2004 tarihli sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin, olup mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, manevi zarar, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. (TBK 58) maddesine göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK 49.
(TBK 58) maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır. (Bkz. Prof Dr. Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda davacının, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de bu durumun MK'nin 24 ve BK'nin 49. (TBK 58) maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün değildir. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir.
Bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, BK'nin 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/389263500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz