Gerçek kişi tacir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9191 E. 2013/12164 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek kişi tacir↗ ciranta↗ ispat yükü↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ alacak davası↗ bilirkişi incelemesi↗ çek↗ tacir↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ödemelerini başka bir ticari ilişki nedeni ile yapıldığını kanıtladığı, davalının bonoların ticari ilişki sebebi ile verilmediği savunmasını ispatlayamadığı, ödemelerin dava konusu çeklere ilişkin olduğunu kanıtlayamayan davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK'nın 644. maddesine dayalı alacak davası olup, bu hükme göre önemli olan davacı hamilin ödenmeyen çekler nedeniyle uğradığı zarar sonucu davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşip zenginleşmediğidir. Anılan hükme göre açılan davalarda ispat yükü, sebepsiz olarak zenginleşmediğini veya çek bedelini cirantalardan birine ya da hamile ödediğini savunan keşideciye aittir.
Somut olayda, davacının ortağı ve temsilcisi olduğu anlaşılan dava dışı şirket ile gerçek kişi tacir olan davalı ile arasında süre gelen bir ticari ilişkinin bulunduğu, dava dışı şirket kayıtlarında davalıya satılan mal karşılığında davalının 99.416.420.000 TL borçlandırıldığı, davalının çeşitli tarihlerde dava dışı şirkete yapmış olduğu ödemeler toplamının ise 16.412.000.000 TL olduğu, sonuçta dava dışı şirket defterlerinde borç bakiyesinin 83.004.420.000 TL gözüktüğü, davalının işletme defterindeki kayıtların dava dışı şirket kayıtlarını rakamsal olarak teyit ettiği dosya kapsamından ve yapılan bilirkişi incelemelerinden anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacı tarafın davasının dayanağının ticari ilişki olması ve bu ticari ilişkiye dayalı olarak bu davanın açılması karşısında, dava dışı şirket kayıtları ve davalı defterince teyit edilen davalı ödemesinin dava konusu çeklere istinaden yapıldığının kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalıya teslim edilen faturalara istinaden yaptığı ödemelerin mahsubu ve davalının 83.004,42 TL borcunun kaldığının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş,kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11126 E. 2016/5699 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacının ortağı ve «temsilcisi» olduğu anlaşılan dava dışı şirket ile «gerçek kişi tacir» olan davalı ile arasında süre gelen bir ticari ilişkinin bulunduğu, dava dışı şirket kayıtlarında davalıya satılan mal karşılığında davalının 99.416.420.000 TL borçlandırıldığı, davalının çeşitli tarihlerde dava dışı şirkete yapmış olduğu ödemeler toplamının ise 16.412.000.000 TL olduğu, sonuçta dava dışı şirket «defterlerinde» borç bakiyesinin 83.004.420.000 TL gözüktüğü, davalının işletme defterindeki kayıtların dava dışı şirket kayıtlarını rakamsal olarak teyit ettiği dosya kapsamından ve yapılan «bilirkişi incelemelerinden» anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAncak, Dairemiz bozma ilamından önce alacak talebi hususunda verilen kabul kararının kesinleşmiş olmasına ve «bozma sonrası» yapılan yargılama sonucunda da mahkemece bu gerekçe ile anılan istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm tesis edilmesine rağmen, hüküm fıkrasının 4. bendinde ''Davalı kendisini vekil ile «temsil» ettiğinden «maddi tazminat» yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.004,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaAncak, Dairemiz bozma ilamından önce alacak talebi hususunda verilen kabul kararının kesinleşmiş olmasına ve «bozma sonrası» yapılan yargılama sonucunda da mahkemece bu gerekçe ile anılan istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm tesis edilmesine rağmen, hüküm fıkrasının 4. bendinde ''Davalı kendisini vekil ile «temsil» ettiğinden «maddi tazminat» yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.004,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminata» ilişkin talebin bozmaya konu yapılmayarak kesinleştiği, manevi tazminat isteminin ise, bozma ilamında da belirtildiği üzere hesaptaki paranın makul bir süre ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı tarafın nasıl bir cismani zarara uğradığını, maddi nitelikte olmayan hangi kişisel değerinin ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesiyle, maddi tazminat istemi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», manevi tazminat isteminin ise, reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13691 E. 2011/7686 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:fesih hakkının kötüye kullanılması · objektif iyiniyet · hakkın kötüye kullanılması · sözleşmenin feshi · iyiniyet · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce davalının sözleşmeyi «fesih hakkını kötüye kullanıp» kullanmadığının belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, «sözleşmenin feshinin» «objektif iyiniyet» koşullarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 249.004,50 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2535 E. 2010/8279 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · kira sözleşmesi · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.01.1998 tarihli «kira sözleşmesiyle» 1538,16 m2 alanın kiraya verildiği, sonradan fiili kullanım alanının 1387 m2 kapalı ve 338 m2 açık alana çıkarıldığını, Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nin kesinleşen 2004/138 esas sayılı davasında fiili kullanım miktarının yukarıda belirtilen miktarlarda olduğunun kabul edildiği, 3 aylık eksik kira bedelinin 8.004,74 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 24.014,22 YTL’nın davalıdan tahsiline, alacağın 8.004,74 YTL’na 18.01.2007 tarihinden, 8.004,74 YTL’na 16.04.2007 tarihinden, 8.004,74 YTL’na 16.07.2007 tarihinden itibaren % 2,5 oranını aşmamak üzere 6183 sayılı yasada yazılı oranda «gecikme faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
2-Ancak, hesaplanan kira alacaklarına % 18 KDV eklenmesi gerekirken, talebe rağmen bu tutarın hükmedilen alacağa «dahil» edilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9191 E. , 2013/12164 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2007 tarih ve 2004/146-2007/218 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının keşidecisi davacının hamili olduğu 15 adet çekin müvekkilince ödeneceği inancı ile bankaya ibraz edilmediğini, TTK'nın 644'ncü maddesi hükmünce davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, toplam 94.022 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çek bedelllerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ödemelerini başka bir ticari ilişki nedeni ile yapıldığını kanıtladığı, davalının bonoların ticari ilişki sebebi ile verilmediği savunmasını ispatlayamadığı, ödemelerin dava konusu çeklere ilişkin olduğunu kanıtlayamayan davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK'nın 644. maddesine dayalı alacak davası olup, bu hükme göre önemli olan davacı hamilin ödenmeyen çekler nedeniyle uğradığı zarar sonucu davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşip zenginleşmediğidir. Anılan hükme göre açılan davalarda ispat yükü, sebepsiz olarak zenginleşmediğini veya çek bedelini cirantalardan birine ya da hamile ödediğini savunan keşideciye aittir.
Somut olayda, davacının ortağı ve temsilcisi olduğu anlaşılan dava dışı şirket ile gerçek kişi tacir olan davalı ile arasında süre gelen bir ticari ilişkinin bulunduğu, dava dışı şirket kayıtlarında davalıya satılan mal karşılığında davalının 99.416.420.000 TL borçlandırıldığı, davalının çeşitli tarihlerde dava dışı şirkete yapmış olduğu ödemeler toplamının ise 16.412.000.000 TL olduğu, sonuçta dava dışı şirket defterlerinde borç bakiyesinin 83.004.420.000 TL gözüktüğü, davalının işletme defterindeki kayıtların dava dışı şirket kayıtlarını rakamsal olarak teyit ettiği dosya kapsamından ve yapılan bilirkişi incelemelerinden anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacı tarafın davasının dayanağının ticari ilişki olması ve bu ticari ilişkiye dayalı olarak bu davanın açılması karşısında, dava dışı şirket kayıtları ve davalı defterince teyit edilen davalı ödemesinin dava konusu çeklere istinaden yapıldığının kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalıya teslim edilen faturalara istinaden yaptığı ödemelerin mahsubu ve davalının 83.004,42 TL borcunun kaldığının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş,kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453076000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz