Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2535 E. 2010/8279 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme faizi↗ kira sözleşmesi↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.01.1998 tarihli kira sözleşmesiyle 1538,16 m2 alanın kiraya verildiği, sonradan fiili kullanım alanının 1387 m2 kapalı ve 338 m2 açık alana çıkarıldığını, Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nin kesinleşen 2004/138 esas sayılı davasında fiili kullanım miktarının yukarıda belirtilen miktarlarda olduğunun kabul edildiği, 3 aylık eksik kira bedelinin 8.004,74 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 24.014,22 YTL’nın davalıdan tahsiline, alacağın 8.004,74 YTL’na 18.01.2007 tarihinden, 8.004,74 YTL’na 16.04.2007 tarihinden, 8.004,74 YTL’na 16.07.2007 tarihinden itibaren % 2,5 oranını aşmamak üzere 6183 sayılı yasada yazılı oranda gecikme faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, hesaplanan kira alacaklarına % 18 KDV eklenmesi gerekirken, talebe rağmen bu tutarın hükmedilen alacağa dahil edilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11126 E. 2016/5699 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaAncak, Dairemiz bozma ilamından önce alacak talebi hususunda verilen kabul kararının kesinleşmiş olmasına ve «bozma sonrası» yapılan yargılama sonucunda da mahkemece bu gerekçe ile anılan istem yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm tesis edilmesine rağmen, hüküm fıkrasının 4. bendinde ''Davalı kendisini vekil ile «temsil» ettiğinden «maddi tazminat» yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.004,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminata» ilişkin talebin bozmaya konu yapılmayarak kesinleştiği, manevi tazminat isteminin ise, bozma ilamında da belirtildiği üzere hesaptaki paranın makul bir süre ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı tarafın nasıl bir cismani zarara uğradığını, maddi nitelikte olmayan hangi kişisel değerinin ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesiyle, maddi tazminat istemi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», manevi tazminat isteminin ise, reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13691 E. 2011/7686 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:fesih hakkının kötüye kullanılması · objektif iyiniyet · hakkın kötüye kullanılması · sözleşmenin feshi · iyiniyet · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce davalının sözleşmeyi «fesih hakkını kötüye kullanıp» kullanmadığının belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, «sözleşmenin feshinin» «objektif iyiniyet» koşullarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 249.004,50 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8222 E. 2010/3847 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · hisse devir sözleşmesi · işlemiş faiz · protokol · geçersizlik · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre davalıların 35.777 TL «işlemiş faize», 11.887.92 YTL «masrafa» ilişkin borcu kaldığı, «cezai şartın» istenemeyeceği, zira adi yazılı «protokolün» TTK'nun 520/«son» maddesi uyarınca «geçersiz» olması karşısında bu protokole konu cezai şartın istenemeyeceği, noterde yapılan geçerli «hisse devir sözleşmelerinde» cezai şarta yer verilmediği, davalıların işlemiş faizi hesaplayabilmeleri olanaklarının bulunması nedeniyle «icra inkar tazminata» talebinin yerinde olduğu, masrafların hesaplanabilme olanağı bulunmadığından bu kalemin likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Takip talebinde yer alan taleplerden ödenmeyen bakiye 11.887.92 YTL «masraf» kalemi ile 39.117.02 YTL «işlemiş faiz» ve 500.000.00 YTL «cezai şart» talebi olmak üzere toplam 551.004.94 YTL üzerinden takibin devamı için dava açıldığı 05.10.2007 tarihli açıklama dilekçesinde belirtilmiş olup, mahkemece cezai şar …
3 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4726 E. 2013/21202 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · rehin · acentelik · ipotek · üçüncü kişi · ıslah · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «rehin» alacalısı olan davacının ilam ile yalnızca «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla ilamlı takipte bulunabileceği, tahsil istemi içerisinde tespit isteminin de yer aldığı, bu nedenle davalı «ipotek» borçlusu Durkadın yönünden alacağın tespitine karar verildiği, davalının sigorta şirketine 97.004,49 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın k …
… poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alanması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da «üçüncü kişiler» ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kaytlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem «acentenin» hemde sigorta şirketinin rejistro «defterlerinin» karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, kabule göre 09.06.2011 tarihli «ıslah» dilekçesiyle, talep alacak davasına dönüştürüldüğü, 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsili talep edildiği halde, dava tarihinde yürürlükte olan HUMK 74. ve sonradan yürürlüge giren HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak talebi aşar şekilde takip tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9191 E. 2013/12164 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek kişi tacir · ciranta · ispat yükü · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · alacak davası · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda2-Dava, TTK'nın 644. maddesine dayalı «alacak davası» olup, bu hükme göre önemli olan davacı «hamilin» ödenmeyen çekler nedeniyle uğradığı zarar sonucu davalı «keşidecinin» «sebepsiz zenginleşip» zenginleşmediğidir.
Anılan hükme göre açılan davalarda «ispat yükü», sebepsiz olarak zenginleşmediğini veya «çek» bedelini «cirantalardan» birine ya da «hamile» ödediğini savunan «keşideciye» aittir.
Somut olayda, davacının ortağı ve «temsilcisi» olduğu anlaşılan dava dışı şirket ile «gerçek kişi tacir» olan davalı ile arasında süre gelen bir ticari ilişkinin bulunduğu, dava dışı şirket kayıtlarında davalıya satılan mal karşılığında davalının 99.416.420.000 TL borçlandırıldığı, davalının çeşitli tarihlerde dava dışı şirkete yapmış olduğu ödemeler toplamının ise 16.412.000.000 TL olduğu, sonuçta dava dışı şirket «defterlerinde» borç bakiyesinin 83.004.420.000 TL gözüktüğü, davalının işletme defterindeki kayıtların dava dışı şirket kayıtlarını rakamsal olarak teyit ettiği dosya kapsamından ve yapılan «bilirkişi incelemelerinden» anlaşılmaktadır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ödemelerini başka bir ticari ilişki nedeni ile yapıldığını kanıtladığı, davalının bonoların ticari ilişki «sebebi» ile verilmediği savunmasını ispatlayamadığı, ödemelerin dava konusu çeklere ilişkin olduğunu kanıtlayamayan davalının «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15038 E. 2010/12736 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · işlemiş faiz · temerrüt faizi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · karar verilmesine yer olmadığına · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tahliye istemi bakımından «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», itirazın iptali istemi bakımından ise davanın kabulü ile %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine davacının isteyebileceği ana para ve faiz miktarının bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesi ve BK'nun 104/«son» maddesine aykırılık nedenleriyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının toplam 6.004,43 TL asıl, 987,63 TL «işlemiş faiz» alacağının bulunduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin toplam 6.992,06 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, tahliye istemi hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir, …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2535 E. , 2010/8279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2007/489 - 20085/523 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili ile davalı arasında 01.01.1998 tarihli kira sözleşmesi yapılarak, 1538,16 m2 yerin uçak hangarı yapılmak üzere kiraya verildiğini, sonradan burasının fiilen 1387 m2 kapalı ve 338 m2 açık alan olarak kullanıldığını, sözleşmeye göre kira bedelinin üçer aylık dönemler halinde ödeneceğini, 3 aylık kira bedelinin 13.294,20 YTL olduğunu, davalının ise 3 aylık kira bedelini 3.420,82 YTL olarak hesaplayarak ödemede bulunduğunu, 01.07.2007-30.09.2007 arası 9 aylık kira bedeli alacaklarının bulunduğunu, ödemeler düşüldükten sonra 29.620,01 YTL bakiye alacakları kaldığını ileri sürerek 29.620,01 YTL’nın fatura son ödeme tarihlerinden itibaren aylık % 2,5 gecikme faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kira sözleşmesinin 1538,16 m2 alan üzerinden yapıldığını, 2004 yılına kadar bu miktar üzerinden kira bedelinin ödendiğini, kira bedelinin 3 aylık 3.420,82 YTL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01.01.1998 tarihli kira sözleşmesiyle 1538,16 m2 alanın kiraya verildiği, sonradan fiili kullanım alanının 1387 m2 kapalı ve 338 m2 açık alana çıkarıldığını, Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nin kesinleşen 2004/138 esas sayılı davasında fiili kullanım miktarının yukarıda belirtilen miktarlarda olduğunun kabul edildiği, 3 aylık eksik kira bedelinin 8.004,74 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 24.014,22 YTL’nın davalıdan tahsiline, alacağın 8.004,74 YTL’na 18.01.2007 tarihinden, 8.004,74 YTL’na 16.04.2007 tarihinden, 8.004,74 YTL’na 16.07.2007 tarihinden itibaren % 2,5 oranını aşmamak üzere 6183 sayılı yasada yazılı oranda gecikme faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, hesaplanan kira alacaklarına % 18 KDV eklenmesi gerekirken, talebe rağmen bu tutarın hükmedilen alacağa dahil edilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz Itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026090000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz