Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13315 E. 2018/6670 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik harcın tamamlattırılması↗ harcın tamamlanması↗ hmk 297↗ belirsiz alacak davası↗ ön inceleme aşaması↗ reeskont faizi↗ ticaret unvanı↗ olumsuz oy↗ alacak davası↗ marka hakkına tecavüz↗ limited şirket↗ havale↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın “... ...-...”, “...” şeklindeki işyeri tabelasında, internet adresinde, twitter ve facebook'da, iş ilanlarında, market tanıtım araçlarında kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzünün ve haksız rekabetin internet yoluyla kullanılması dahil men’ine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz oluşturan tabela, broşür, afiş, poster, poşet, torba, ürün ve her türlü tanıtım vasıtasına el konulup imhasına, hükmün ilanına, ıslah dilekçesi kapsamında talep edilen 50.000 TL tazminatın 26/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000 TL manevi tazminatın 26/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin diğer istemlerinin ve ikinci kez yapılan ıslah talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkeme karar başlığında davacılardan ... ... ... Alışveriş Hizmetleri Limited Şirketinin unvanı gösterilmemiş, adı geçen davacı tarafından açılan dava hakkında bir değerlendirme yapılmamış, hüküm de kurulmamış olup, mahkeme kararında yapılan bu eksiklik doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Dava dilekçesiyle, markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, men'i, sonuçlarının ortadan kaldırılması, hükmün ilanı istemleriyle birlikte davalının davacıların ticaret unvanına ve işletme adına tecavüz eden kullanımlarının tespitine, yasaklanmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden davalının kullanımına ilişkin araçların ve malların imhasına karar verilmesi de talep edilmiş olduğu halde ticaret unvanına ve işletme adına yapılan tecavüz iddiaları yönünden mahkemece bir inceleme ve araştırma yapılmamış, karar gerekçesinde bu talepler yönünden bir değerlendirmede bulunulmamış, olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. HMK'nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararlarının iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, bu delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yani mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Aynı şekilde, Anayasa'nın 141/3. maddesi hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Bu suretle, ticaret unvanına ve işletme adına yapılan tecavüz iddiaları yönünden mahkemece inceleme ve değerlendirme yapılmaması ve bu talepler yönünden bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca yukarıda açıklandığı gibi davacılar vekilince dava dilekçesiyle, davalının davacıların marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, davalı fiillerinin men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına, davalının davacıların ticaret unvanına ve işletme adına tecavüz eden kullanımlarının tespitine, yasaklanmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden davalının kullanımına ilişkin araçların ve malların imhasına karar verilmesi talep edilmiş, 13/03/2014 tarihli ıslah dilekçesiyle dava dilekçesindeki taleplere ek olarak 50.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsili istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilen marka
ihlalinden kaynaklanan tazminat davasında tazminat hesaplamasına ilişkin rapor sunulana kadar şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsilinin istendiği bildirilmiş, 15/12/2014 havale tarihli dilekçeyle ise maddi tazminat talebinin 105.173,36 TL'ye yükseltildiği, eksik harcın tamamlandığı, maddi tazminat talebinin 105.173,36 TL olarak değerlendirilmesinin talep edildiği belirtilmiştir. Böylece, 13/03/2014 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak açıldığı ifade edildiğine göre 15/12/2014 havale tarihli dilekçeyle maddi tazminat talebinin belirlenerek harcın tamamlanması mümkün olup, verilen 15/12/2014 havale tarihli dilekçenin ikinci ıslah dilekçesi olarak kabul edilmeyeceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, mahkemece 15/12/2014 havale tarihli dilekçenin ikinci ıslah dilekçesi olduğu kabulüyle 13/03/2014 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında talep edilen 50.000 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsiline hükmedilerek ikinci kez yapılan ıslah talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
5-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/155 E. 2020/3003 K.
Ortak:harcın tamamlanması · reeskont faizi · marka hakkına tecavüz · havale · ıslah · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda4-Ayrıca yukarıda açıklandığı gibi davacılar vekilince dava dilekçesiyle, davalının davacıların marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabette» bulunduklarının tespitine, davalı fiillerinin men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün «ilanına», davalının davacıların «ticaret unvanına» ve işletme adına tecavüz eden kullanımlarının tespitine, yasaklanmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden davalının kullanımına ilişkin araçların ve malların imhasına karar verilmesi talep edilmiş, 13/03/2014 tarihli «ıslah» dilekçesiyle dava dilekçesindeki taleplere ek olarak 50.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsili istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca «belirsiz alacak davası» şeklinde ikame edilen marka ihlalinden kaynaklanan tazminat davasında tazminat hesaplamasına ilişkin rapor sunulana kadar şimdilik 50.000 TL «maddi tazminatın» faiziyle birlikte tahsilinin istendiği bildirilmiş, 15/12/2014 «havale» tarihli dilekçeyle ise maddi tazminat talebinin 105.173,36 TL'ye yükseltildiği, «eksik harcın tamamlandığı», maddi tazminat talebinin 105.173,36 TL olarak değerlendirilmesinin talep edildiği belirtilmiştir.
… ın “... ...-...”, “...” şeklindeki işyeri tabelasında, internet adresinde, twitter ve facebook'da, iş ilanlarında, market tanıtım araçlarında kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzünün ve haksız rekabetin internet yoluyla kullanılması «dahil» men’ine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz oluşturan tabela, broşür, afiş, poster, poşet, torba, ürün ve her türlü tanıtım vasıtasına el konulup imhasına, hükmün «ilanına», «ıslah» dilekçesi kapsamında talep edilen 50.000 TL tazminatın 26/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000 TL manevi tazminatın 26/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fa …
Böylece, 13/03/2014 tarihli dilekçe ile «maddi tazminat» talebinin «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı ifade edildiğine göre 15/12/2014 «havale» tarihli dilekçeyle maddi tazminat talebinin belirlenerek «harcın tamamlanması» mümkün olup, verilen 15/12/2014 havale tarihli dilekçenin ikinci «ıslah» dilekçesi olarak kabul edilmeyeceği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… m metro-netro”, “Metro” şeklindeki işyeri tabelasında, internet adresinde, twitter ve facebook'da, iş ilanlarında, market tanıtım araçlarında kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzünün ve haksız rekabetin internet yoluyla kullanılması «dahil» men’ine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz oluşturan tabela, broşür, afiş, poster, poşet, torba, ürün ve her türlü tanıtım vasıtasına el konulup imhasına, hükmün «ilanına», «ıslah» dilekçesi kapsamında talep edilen 50.000.- TL tazminatın 26/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000.- TL manevi tazminatın 26/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının …
2-Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacılar vekili, markaya tecavüzün, «haksız rekabetin», unvana ve işletme adına tecavüzün tespiti, önlenmesi talepleri yanında 13/03/2014 tarihli dilekçesiyle dava dilekçesindeki taleplere ek olarak 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca harcını da tamamlamak suretiyle 50.000.- TL maddi, 10.000.- TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 15/12/2014 «havale» tarihli dilekçeyle «maddi tazminat» talebini 105.173,36 TL'ye yükseltmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, davacıların her biri yönünden talep edilen tazminat miktarları ayrı ayrı açıklattırılmadan, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde, 50.000.- TL maddi ve 10.000.- TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile “davacı tarafa verilmesi” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14180 E. 2016/503 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, İİK'nın «265». maddesinde belirtilen ihtiyati haczin kaldırılması koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, «ihtiyati hacze itirazın» reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden... vekili temyiz etmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yerel mahkeme kararında ise sadece «ihtiyati hacze itiraz» dilekçeleri özetlenerek ihtiyati haczin kaldırılması koşullarının gerçekleşmediği bildirilmiş, başkaca hiçbir gerekçe gösterilmemiştir.
-
Kazanç Kaybı Zararı ve Portföy Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5265 E. 2015/2885 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:portföy tazminatı · kar kaybı · kazanç kaybı · kâr kaybı · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 93.646,00 TL «kazanç kaybı» zararının «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kaldı ki, bilirkişi raporunda da davalının sözleşmeyi feshetmesinde her hangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, buna göre davacının davalıdan «kar kaybı» ve «portföy tazminatı» isteyemeyeceği, ancak mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının talep edebileceği kar kaybı zararının 93.646,31 TL olduğu belirtildiği halde mahkemece, bil …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13315 E. , 2018/6670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2016 tarih ve 2013/231-2016/128 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 23/10/2018 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin ...'nin grup şirketlerinden olduğunu, ...'nin birçok ülkede market zinciri bulunduğunu, davacı ....KG'nin ... Grup’a ait marketler ve satışa sunulan her nevi ürün ve hizmete ait markaların tescil ve yönetimi ile uğraştığını, “...” unsurlu çok sayıda tescilli markasının olduğunu, diğer davacının da ... Grup Şirketleinin Türkiye’deki kolu konumunda bulunduğunu, davalının açtığı markette “...” ibaresini öne çıkaracak şekilde kullandığını, çekilen ihtar sonrasında tabelesını “...” haline getirdiyse de şubelerinde, ürün ambalajları, iş evrakları üzerinde “...” ibaresini kullanılmaya devam ettiğini, davalının “...” ve “...” ibarelerini kullanımının davacıların haklarına tecavüz niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek, davalının davacıların marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, davalı fiillerinin men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına, davalının davacıların ticaret unvanına ve işletme adına tecavüz eden kullanımlarının tespitine, yasaklanmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden davalının kullanımına ilişkin araçların ve malların imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/03/2014 tarihli dilekçesi ile 50.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 15/12/2014 tarihli dilekçesiyle de maddi tazminat talebini 105.173,36 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davalının markasal kullanımının renk ve şekil unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde davacıların tescilli olduğunu bildirdikleri “...” unsurlu markalarından farklı olduğunu, davalının kullanımlarının davacıların marka hakkına, unvanına tecavüz oluşturmayacağı gibi haksız rekabet de yaratmayacağını, davacıların bir zarara uğramadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı tarafın “... ...-...”, “...” şeklindeki işyeri tabelasında, internet adresinde, twitter ve facebook'da, iş ilanlarında, market tanıtım araçlarında kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzünün ve haksız rekabetin internet yoluyla kullanılması dahil men’ine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz oluşturan tabela, broşür, afiş, poster, poşet, torba, ürün ve her türlü tanıtım vasıtasına el konulup imhasına, hükmün ilanına, ıslah dilekçesi kapsamında talep edilen 50.000 TL tazminatın 26/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000 TL manevi tazminatın 26/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin diğer istemlerinin ve ikinci kez yapılan ıslah talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkeme karar başlığında davacılardan ... ... ... Alışveriş Hizmetleri Limited Şirketinin unvanı gösterilmemiş, adı geçen davacı tarafından açılan dava hakkında bir değerlendirme yapılmamış, hüküm de kurulmamış olup, mahkeme kararında yapılan bu eksiklik doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Dava dilekçesiyle, markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, men'i, sonuçlarının ortadan kaldırılması, hükmün ilanı istemleriyle birlikte davalının davacıların ticaret unvanına ve işletme adına tecavüz eden kullanımlarının tespitine, yasaklanmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden davalının kullanımına ilişkin araçların ve malların imhasına karar verilmesi de talep edilmiş olduğu halde ticaret unvanına ve işletme adına yapılan tecavüz iddiaları yönünden mahkemece bir inceleme ve araştırma yapılmamış, karar gerekçesinde bu talepler yönünden bir değerlendirmede bulunulmamış, olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. HMK'nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararlarının iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, bu delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yani mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir.
Aynı şekilde, Anayasa'nın 141/3. maddesi hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Bu suretle, ticaret unvanına ve işletme adına yapılan tecavüz iddiaları yönünden mahkemece inceleme ve değerlendirme yapılmaması ve bu talepler yönünden bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca yukarıda açıklandığı gibi davacılar vekilince dava dilekçesiyle, davalının davacıların marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, davalı fiillerinin men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına, davalının davacıların ticaret unvanına ve işletme adına tecavüz eden kullanımlarının tespitine, yasaklanmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden davalının kullanımına ilişkin araçların ve malların imhasına karar verilmesi talep edilmiş, 13/03/2014 tarihli ıslah dilekçesiyle dava dilekçesindeki taleplere ek olarak 50.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsili istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilen marka
ihlalinden kaynaklanan tazminat davasında tazminat hesaplamasına ilişkin rapor sunulana kadar şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsilinin istendiği bildirilmiş, 15/12/2014 havale tarihli dilekçeyle ise maddi tazminat talebinin 105.173,36 TL'ye yükseltildiği, eksik harcın tamamlandığı, maddi tazminat talebinin 105.173,36 TL olarak değerlendirilmesinin talep edildiği belirtilmiştir. Böylece, 13/03/2014 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak açıldığı ifade edildiğine göre 15/12/2014 havale tarihli dilekçeyle maddi tazminat talebinin belirlenerek harcın tamamlanması mümkün olup, verilen 15/12/2014 havale tarihli dilekçenin ikinci ıslah dilekçesi olarak kabul edilmeyeceği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, mahkemece 15/12/2014 havale tarihli dilekçenin ikinci ıslah dilekçesi olduğu kabulüyle 13/03/2014 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında talep edilen 50.000 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsiline hükmedilerek ikinci kez yapılan ıslah talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
5-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.732,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 25/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452187800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz