6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sır saklama yükümlülüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/200 E. 2018/6359 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sır saklama yükümlülüğü tbk 445 karşı edim saklama yükümlülüğü rekabet yasağı kısıtlılık hakkaniyet hizmet sözleşmesi oy yasağı tbk 99 geçersizlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 445 · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan hizmet sözleşmesiyle radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde rekabet yasağı şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden geçersiz olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra sır saklama yükümlülüğünün devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi 818 sayılı BK döneminde akdedilmiş ise de, 6101 sayılı Kanun'un 1.ve 3. maddeleri gözetildiğinde, iş akdinin sona erdiği ve davalı açısından rekabet yasağının başladığı tarih itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK 445. maddesinin uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yer olan rekabet yasağı düzenlenmesinde coğrafi alana yönelik kısıtlama belirtilmemiş ise de TBK'nin 445/2 maddesinde mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde gözönünde tutmak suretiyle sınırlandırabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda coğrafi alan bakımından mahkemece bir sınırlama getirilmesi gerekirken, rekabet yasağı düzenlemesinin geçersiz olduğuna dair hüküm tesisi yerinde değildir. Ayrıca, rekabet yasağı düzenlenmesinin geçerli olduğu nazara alınarak yapılacak olan incelemede, davalının, davacı şirkette satış sorumlusu olarak ticari sırlara vakıf olduğunun kabulü ile rekabet yasağının ihlal edilip edilmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/805 E. 2020/3314 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12316 E. 2018/3828 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4347 E. 2017/6591 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6975 E. 2016/2969 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3977 E. 2019/990 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7639 E. 2016/761 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2017/200 E.  ,  2018/6359 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/07/2016 tarih ve 2014/691-2016/625 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette satış müdür olarak 20/02/2012 tarihli hizmet sözleşmesiyle çalışmaya başladığını, 17/09/2012 tarihinde istifa ettiğini, istifanın üzerinden bir yıl geçmeden aynı alanda iştigal eden dava dışı şirkette çalışmaya başladığını, davalının çalıştığı konum itibari ile müvekkili şirketin ticari sırlarına da vakıf olduğunu, ayrıca iş sözleşmesinde rekabet yasağı düzenlemesinin de bulunduğu, fakat davalı tarafın ticari sırlara vakıf olması nedeniyle çalıştığı dava dışı şirketin müvekkiline ait müşteri portföyüne yöneldiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkette sadece yedi ay çalıştığını, bu çalışmadan önce de sektörü bildiğini, bu nedenle müdür olarak çalıştırıldığını, ayrıca davacının müşteri portföyüne yönelme gibi bir durumunun olamayacağını, zira satılan malların tıbbı cihaz olduğunu ve ihale ile alım satım yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan hizmet sözleşmesiyle radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde rekabet yasağı şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden geçersiz olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra sır saklama yükümlülüğünün devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde öngörülen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi 818 sayılı BK döneminde akdedilmiş ise de, 6101 sayılı Kanun'un 1.ve 3. maddeleri gözetildiğinde, iş akdinin sona erdiği ve davalı açısından rekabet yasağının başladığı tarih itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK 445. maddesinin uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yer olan rekabet yasağı düzenlenmesinde coğrafi alana yönelik kısıtlama belirtilmemiş ise de TBK'nin 445/2 maddesinde mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde gözönünde tutmak suretiyle sınırlandırabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda coğrafi alan bakımından mahkemece bir sınırlama getirilmesi gerekirken, rekabet yasağı düzenlemesinin geçersiz olduğuna dair hüküm tesisi yerinde değildir. Ayrıca, rekabet yasağı düzenlenmesinin geçerli olduğu nazara alınarak yapılacak olan incelemede, davalının, davacı şirkette satış sorumlusu olarak ticari sırlara vakıf olduğunun kabulü ile rekabet yasağının ihlal edilip edilmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451861700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.