Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/805 E. 2020/3314 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sır saklama yükümlülüğü↗ saklama yükümlülüğü↗ rekabet yasağı↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ geçersizlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan hizmet sözleşmesiyle radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde rekabet yasağı şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden geçersiz olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra sır saklama yükümlülüğünün devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/200 E. 2018/6359 K.
Ortak:sır saklama yükümlülüğü · saklama yükümlülüğü · rekabet yasağı · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan «hizmet sözleşmesiyle» radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde «rekabet yasağı» şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden «geçersiz» olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra «sır saklama yükümlülüğünün» devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozu …
Benzer bu karardaMahkemece bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan «hizmet sözleşmesiyle» radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde «rekabet yasağı» şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden «geçersiz» olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra «sır saklama yükümlülüğünün» devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» 818 sayılı BK döneminde akdedilmiş ise de, 6101 sayılı Kanun'un 1.ve 3. maddeleri gözetildiğinde, iş akdinin sona erdiği ve davalı açısından «rekabet yasağının» başladığı tarih itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK 445. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Bu düzenleme doğrultusunda coğrafi alan bakımından mahkemece bir sınırlama getirilmesi gerekirken, «rekabet yasağı» düzenlemesinin «geçersiz» olduğuna dair hüküm tesisi yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · kısıtlılık · hakkaniyet
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yer olan «rekabet yasağı» düzenlenmesinde coğrafi alana yönelik «kısıtlama» belirtilmemiş ise de TBK'nin 445/2 maddesinde mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde gözönünde tutmak suretiyle sınırlandırabileceği düzenlenmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5830 E. 2017/5208 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan «hizmet sözleşmesiyle» radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde «rekabet yasağı» şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden «geçersiz» olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra «sır saklama yükümlülüğünün» devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozu …
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan «cezai şartın» tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
… ılı TBK’na göre değerlendirme yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de taraflar arasındaki “iş sözleşmesi eki sır saklama ve «rekabet yasağı sözleşmesi»”nin 22.06.2010 tarihinde yapıldığı ve davalının işten 06.01.2012 tarihinde ayrıldığı ve yeni işyerinde 01.02.2012 tarihinde işe başladığı gözetilerek davada yürürl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · kısıtlılık · hakkaniyet · cezai şart · icra takibine itiraz
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan «cezai şartın» tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; sözleşmede yer alan yer yönünden yapılan «kısıtlamanın» «hakkaniyete» aykırı olduğu bu nedenle geçerli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ılı TBK’na göre değerlendirme yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de taraflar arasındaki “iş sözleşmesi eki sır saklama ve «rekabet yasağı sözleşmesi»”nin 22.06.2010 tarihinde yapıldığı ve davalının işten 06.01.2012 tarihinde ayrıldığı ve yeni işyerinde 01.02.2012 tarihinde işe başladığı gözetilerek davada yürürl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14075 E. 2012/19197 K.
Ortak:sır saklama yükümlülüğü · saklama yükümlülüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan «hizmet sözleşmesiyle» radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde «rekabet yasağı» şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden «geçersiz» olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra «sır saklama yükümlülüğünün» devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozu …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca bankanın «sır saklama yükümlülüğü» bulunduğu, dava dışı ...’ya davacının hesap numarası verilmek suretiyle anılan kanun maddesinin ihlal edildiği, davacının olay nedeniyle manevi zarara uğradığı ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Bankacılık işleminden kaynaklanan manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1309 E. 2012/7169 K.
Ortak:sır saklama yükümlülüğü · saklama yükümlülüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan «hizmet sözleşmesiyle» radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde «rekabet yasağı» şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden «geçersiz» olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra «sır saklama yükümlülüğünün» devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozu …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca bankanın «sır saklama yükümlülüğü» bulunduğu, dava dışı ...’ya davacının hesap numarası verilmek suretiyle anılan kanun maddesinin ihlal edildiği, davacının olay nedeniyle manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup; davacı, dava dışı ...’nın müvekkili hesabına «havale» gönderdiğini, davalı bankanın kendilerinden izin almadan parayı hesaplarına aktardığını, bankanın «sır saklama yükümlülüğüne» aykırı davrandığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Mahkemece, davalının Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesinde düzenlenen «sır saklama yükümlülüğüne» aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · kusur
Benzer bu karardaOysa, davalı banka «havale» göndericisinin talimatını aynen yerine getirmiş olup, ortada bir «kusur» varsa bunun havale göndericisine ait olması gerekir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup; davacı, dava dışı ...’nın müvekkili hesabına «havale» gönderdiğini, davalı bankanın kendilerinden izin almadan parayı hesaplarına aktardığını, bankanın «sır saklama yükümlülüğüne» aykırı davrandığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
-
Bankacılık işleminden kaynaklanan manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1309 E. 2012/7169 K.
Ortak:sır saklama yükümlülüğü · saklama yükümlülüğü
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan «hizmet sözleşmesiyle» radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde «rekabet yasağı» şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden «geçersiz» olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra «sır saklama yükümlülüğünün» devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozu …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca bankanın «sır saklama yükümlülüğü» bulunduğu, dava dışı ...’ya davacının hesap numarası verilmek suretiyle anılan kanun maddesinin ihlal edildiği, davacının olay nedeniyle manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup; davacı, dava dışı ...’nın müvekkili hesabına «havale» gönderdiğini, davalı bankanın kendilerinden izin almadan parayı hesaplarına aktardığını, bankanın «sır saklama yükümlülüğüne» aykırı davrandığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Mahkemece, davalının Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesinde düzenlenen «sır saklama yükümlülüğüne» aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · kusur
Benzer bu karardaOysa, davalı banka «havale» göndericisinin talimatını aynen yerine getirmiş olup, ortada bir «kusur» varsa bunun havale göndericisine ait olması gerekir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup; davacı, dava dışı ...’nın müvekkili hesabına «havale» gönderdiğini, davalı bankanın kendilerinden izin almadan parayı hesaplarına aktardığını, bankanın «sır saklama yükümlülüğüne» aykırı davrandığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/805 E. , 2020/3314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19/07/2016 gün ve 2014/691 - 2016/625 sayılı kararı bozan Daire'nin 16/10/2018 gün ve 2017/200 - 2018/6359 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette satış müdür olarak 20/02/2012 tarihli hizmet sözleşmesiyle çalışmaya başladığını, 17/09/2012 tarihinde istifa ettiğini, istifanın üzerinden bir yıl geçmeden aynı alanda iştigal eden dava dışı şirkette çalışmaya başladığını, davalının çalıştığı konum itibari ile müvekkili şirketin ticari sırlarına da vakıf olduğunu, ayrıca iş sözleşmesinde rekabet yasağı düzenlemesinin de bulunduğu, fakat davalı tarafın ticari sırlara vakıf olması nedeniyle çalıştığı dava dışı şirketin müvekkiline ait müşteri portföyüne yöneldiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirkette 22/02/2012 tarihinde yapılan hizmet sözleşmesiyle radyoloji satış müdürü olarak işe başladığı ve 17/09/2012 tarihinde işten ayrıldığı hususunun çekişmesiz olduğu, hizmet sözleşmesinde rekabet yasağı şartı varsa da benimsenen raporda kapsamlı olarak belirtildiği gibi rekabet yasağı coğrafi yer sınırlaması içermediğinden geçersiz olduğu, davacının iş sözleşmesinin bitiminden sonra sır saklama yükümlülüğünün devamını öngören hükmün ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/608511000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz