İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7639 E. 2016/761 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 445↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ kısıtlılık↗ oy yasağı↗ tbk 99↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce değişik gerekçe ile onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece 6098 SK'nın 445. maddesine göre rekabet yasağının 2 yıl ile sınırlandırıldığı, 06.07.2010 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinden itibaren iki yıllık sürenin 06.07.2012 tarihinde dolduğu, 03.12.2012 olan icra takip tarihi itibariyle yasa ile belirlenen sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle davanın 818 Sayılı BK'nın 348. vd. hükümlerine tabi olduğu, sözleşmede belirlenen sürenin uzunluğu ve içeriği itibariyle tüm ülkeyi kapsayacak şekilde düzenlendiği, bu durumun BK'nın 19 ve 20. maddelerine aykırı bulunduğu belirtilerek mahkemenin ret kararı sonucu itibariyle açıklanan karar işbu değişik gerekçe ile onanmıştır.
6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haizdir. Taraflar arasındaki 06.07.2010 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 08.11.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın 445. maddesinin tatbik edileceğine dair mahkeme gerekçesi yerinde ise de, anılan kanunda bahsi geçen iki yıllık rekabet yasağı süresinin 06.07.2010 tarihinden itibaren başlatılarak davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 5 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik kısıtlama ise yapılmamıştır. TBK'nın 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer ve zaman sınırlaması öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki 06.07.2010 tarihli sözleşmenin TBK'nın 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 05.03.2015 gün 2014/18435 Esas, 2015/2990 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12799 E. 2016/8956 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece 6098 SK'nın 445. maddesine göre «rekabet yasağının» 2 yıl ile sınırlandırıldığı, 06.07.2010 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinden» itibaren iki yıllık sürenin 06.07.2012 tarihinde dolduğu, 03.12.2012 olan icra takip tarihi itibariyle yasa ile belirlenen sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 06.07.2010 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 08.11.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın 445. maddesinin tatbik edileceğine dair ma …
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinin «rekabet yasağına» ilişkin VI. maddesinde rekabet yasağı sınırları Türkiye Cumhuriyeti şeklinde belirlenmiş olup sözleşmede rekabet yasağına yönelik olarak belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki ....03.2009 başlangıç tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 30.06.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın 444 ve 445. maddesinin tatbik edileceğine dair mahkeme gerekçesi yerinde ise de, anılan maddelerdeki koşulların gerçekleşmediğine dair gerekçe yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · cezai şart
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinin «rekabet yasağına» ilişkin VI. maddesinde rekabet yasağı sınırları Türkiye Cumhuriyeti şeklinde belirlenmiş olup sözleşmede rekabet yasağına yönelik olarak belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3035 E. 2022/4680 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · kısıtlılık · oy yasağı · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece 6098 SK'nın 445. maddesine göre «rekabet yasağının» 2 yıl ile sınırlandırıldığı, 06.07.2010 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinden» itibaren iki yıllık sürenin 06.07.2012 tarihinde dolduğu, 03.12.2012 olan icra takip tarihi itibariyle yasa ile belirlenen sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 5 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik «kısıtlama» ise yapılmamıştır.
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesi», yapıldığı 06/07/2010 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 348. maddesi vd. hükümlerine tabi olup; rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşmede belirlenen sürenin uzunluğu ve içeriği itibariyle de tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 19. ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğundan rekabet yasağının davalı işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde coğrafi alana yönelik sınırlama içerdiğinden, rekabet yasağı sözleşmesinin «kesin hükümsüzlükle» («yoklukla» sakat) «geçersiz» olduğu, 06/07/2010 tarihli rekabet sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğü karşısında taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08/11/2012 tarihi itibariyle taraflarca geçerli bir şekilde yapılan bir rekabet sözleşmesinin yokluğu nedeniyle iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nun 444-445. maddeleri kapsamında rekabet yasağına ilişkin usulen yapılan bir sözleşme bulunmadığından, davacının rekabet yasağına aykırılık iddiasından kaynaklanan «cezai şart» alacağı talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 5 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik «kısıtlama» ise yapılmamıştır.
Mahkemece, 6098 sayılı TBK'nun 445. maddesinde «rekabet yasağının» iki yılla sınırlandırıldığı, taraflar arasında imzalanan 06.07.2010 tarihli sözleşmeden dolayı iki yıllık sürenin 6098 sayılı TBK'nun yürürlükte olduğu 06/07/2012 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin hükümsüzlük · yokluk · direnme kararı · hakkaniyet · cezai şart · geçersizlik · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesi», yapıldığı 06/07/2010 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 348. maddesi vd. hükümlerine tabi olup; rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşmede belirlenen sürenin uzunluğu ve içeriği itibariyle de tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 19. ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğundan rekabet yasağının davalı işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde coğrafi alana yönelik sınırlama içerdiğinden, rekabet yasağı sözleşmesinin «kesin hükümsüzlükle» («yoklukla» sakat) «geçersiz» olduğu, 06/07/2010 tarihli rekabet sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğü karşısında taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08/11/2012 tarihi itibariyle taraflarca geçerli bir şekilde yapılan bir rekabet sözleşmesinin yokluğu nedeniyle iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nun 444-445. maddeleri kapsamında rekabet yasağına ilişkin usulen yapılan bir sözleşme bulunmadığından, davacının rekabet yasağına aykırılık iddiasından kaynaklanan «cezai şart» alacağı talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına karşı direnilmesi üzerine Yargıtay Yüksek H.G.K.'ca «direnme» kararının, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.01.2016 tarih 2015/7639-2016/761 sayılı kararı ile bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunduğuna karar verilmiştir.
Mahkemenin, ilk kararından tamamen farklı değerlendirmelere yer verilerek direnildiği, bu durumda usulüne uygun bir «direnme» kararı değil, yeni bir hüküm oluşturulduğu ve yeni hükme yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının kararı veren dairenin incelemesi gerektiği gerekçesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5499 E. 2016/923 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, «borç üstlenildiğinden» davalı banka hakkında karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle 65.445.36 Euro'nun 29.04.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiziyle üstlenenden tahsiline dair verilen karar davalı ve üstlenen vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.01.2015 tarihli kararı ile bozulmuştur. .... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12588 E. 2014/18859 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · hak düşürücü süre
Benzer bu karardaDava «genel kurul kararın iptali» istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesine göre, iptal davasının karar tarihinden itibaren 3 aylık «hak düşürücü süre» içinde açılması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesinde belirtilen 3 aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 11/10/2013 tarihinde açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda iptali istenen genel kurul kararları 12.07.2013 tarihinde yapılan toplantıda alınmış, işbu dava ise, 3 aylık «hak düşürücü süre» geçirilmeden, 11/10/2013 tarihinde açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13134 E. 2016/9112 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece 6098 SK'nın 445. maddesine göre «rekabet yasağının» 2 yıl ile sınırlandırıldığı, 06.07.2010 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinden» itibaren iki yıllık sürenin 06.07.2012 tarihinde dolduğu, 03.12.2012 olan icra takip tarihi itibariyle yasa ile belirlenen sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 06.07.2010 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 08.11.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın 445. maddesinin tatbik edileceğine dair ma …
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının «rekabet yasağı» hükümlerine aykırı bir şekilde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, bu nedenle sözleşmede öngörülen «cezai şart» koşulların somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anılan karar Dairemizce “....davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlamasının, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerektiği...” gerekçesiyle bozulmuş ise de 6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un .... maddesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · cezai şart · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaAnılan karar Dairemizce “....davalının imzaladığı «hizmet sözleşmesinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlamasının, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığından «çalışma özgürlüğüne», akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup bu nedenle «cezai şarta» ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerektiği...” gerekçesiyle bozulmuş ise de 6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un .... maddesi …
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının «rekabet yasağı» hükümlerine aykırı bir şekilde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, bu nedenle sözleşmede öngörülen «cezai şart» koşulların somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7639 E. , 2016/761 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 gün ve 2014/498-2014/246 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/03/2015 gün ve 2014/18435-2015/2990sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette çalışmakta iken 08.11.2012 tarihinde işten ayrılmasına müteakip davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyette bulunmaya başladığını, davalının bu eyleminin davacı şirket ile aralarında imzalanan 06.07.2010 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin eki niteliğindeki rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle sözleşme ile kararlaştırılan 5.000 USD cezai şartın tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce değişik gerekçe ile onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece 6098 SK'nın 445. maddesine göre rekabet yasağının 2 yıl ile sınırlandırıldığı, 06.07.2010 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinden itibaren iki yıllık sürenin 06.07.2012 tarihinde dolduğu, 03.12.2012 olan icra takip tarihi itibariyle yasa ile belirlenen sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle davanın 818 Sayılı BK'nın 348. vd. hükümlerine tabi olduğu, sözleşmede belirlenen sürenin uzunluğu ve içeriği itibariyle tüm ülkeyi kapsayacak şekilde düzenlendiği, bu durumun BK'nın 19 ve 20. maddelerine aykırı bulunduğu belirtilerek mahkemenin ret kararı sonucu itibariyle açıklanan karar işbu değişik gerekçe ile onanmıştır.
6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haizdir. Taraflar arasındaki 06.07.2010 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 08.11.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın 445. maddesinin tatbik edileceğine dair mahkeme gerekçesi yerinde ise de, anılan kanunda bahsi geçen iki yıllık rekabet yasağı süresinin 06.07.2010 tarihinden itibaren başlatılarak davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 5 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik kısıtlama ise yapılmamıştır. TBK'nın 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer ve zaman sınırlaması öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki 06.07.2010 tarihli sözleşmenin TBK'nın 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 05.03.2015 gün 2014/18435 Esas, 2015/2990 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.03.2015 gün 2014/18435 Esas, 2015/2990 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde temyiz başvuru, temyiz ilam ve karar düzeltme isteyene iadesine, 26/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215748500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz