İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10537 E. 2013/4643 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ ek mehil↗ ara karar↗ kesin süre↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu icra dosyasının celbine ilişkin tensip kararının yerine getirilmemesi üzerine, ....07.2009 tarihli duruşmada, icra dosyasının celbine ilişkin tensip kararının yerine getirilmesi için davacı vekiline usulüne uygun kesin süre verildiği, icra dosyasının celbine dair ara karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Kesin mehile riayetsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilebilmesi için mahkemenin oluşturduğu ara kararda yerine getirilmesi istenen hususların açıkça gösterilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacı tarafça yatırılması gereken gider avansının miktarı gösterilmediğinden kesin mehle uyulmaması davanın reddini gerektirmez, bu itibarla davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15992 E. 2014/17469 K.
Ortak:İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · ticari defter kayıtları · sigorta sözleşmesi · ek prim · icra takibine itiraz · vade · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak; davaya konu «sigorta poliçesinin» «vadesi» içinde yürürlükte bulunduğu, davacının «prim alacağının» tahsili için davacı sıfatının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, dava değeri 2.300,64 TL üzerinden davalının %40 «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne yönelik 14.12.2010 tarihli ilk kararı, Dairemizce tarafların «ticari defter» ve belgelerine delil olarak dayandıklarına göre bu defter ve belgeler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi ve davalının, davacının «primin» bir kısmının takipten önce ödendiğini kabul ettiği ve bu ödemenin mahkemece dikkate alınması talebi nazara alınmaksızın karar verilmesi nedeniyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunda tarafların «ticari defter kayıtları» incelenmiş ancak defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığına yönelik bir tespit yapılmadığı gibi, davalının kısmi «prim» ödemesi yaptığına ilişkin davacı yanca «ibraz» edilen makbuz tutarındaki ödemenin yapıldığı icra takip dosya numarası belirtilmiş olmasına rağmen, söz konusu icra dosyası celb edilerek inceleme konusu yapılmamıştır.
Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14030 E. 2017/2072 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu icra dosyasının celbine ilişkin tensip kararının yerine getirilmemesi üzerine, ....07.2009 tarihli duruşmada, icra dosyasının celbine ilişkin tensip kararının yerine getirilmesi için davacı vekiline usulüne uygun «kesin süre» verildiği, icra dosyasının celbine dair «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin «mehile» riayetsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilebilmesi için mahkemenin oluşturduğu «ara» kararda yerine getirilmesi istenen hususların açıkça gösterilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacı tarafça yatırılması gereken gider avansının miktarı gösterilmediğinden «kesin» mehle uyulmaması davanın reddini gerektirmez, bu itibarla davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · zayi · usulden reddi · çek · ilan · ibraz
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/212 E. 2014/6727 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · hakkaniyet · reeskont faizi · marka hakkına tecavüz · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… ” markasını birebir aynı şekilde internet üzerinden, katolog ve tanıtım malzemelerinde ve marka ile ürün satışı yapmak suretiyle kullandığı, bu kullanımın davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının talebi uyarınca yapılan hesaplama sonucunda davalının iki yıllık satış ve markayı kullanım durumu gözetilerek BK ve «hakkaniyet» hükümleri uyarınca 12.500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava açılmadan önce alınan ve mahkemece itibar edilen «delil tespitine» ilişkin bilirkişi raporunda, davacıya ait marka ile davalının tescilsiz olarak kullandığı markanın birebir aynı olmasa da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece celb edilip incelenmeyen ceza dosyası ve bu dosyada alınıp temyiz dilekçesi ekinde «ibraz» edilen bilirkişi raporunda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle markaya vaki tecavüzden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir.
1- Dava, markaya tecavüzün tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece «delil tespiti» sırasında alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece delil olarak dayanılan ceza dosyası getirtilip incelenerek içinde sektörden bir bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4100 E. 2013/7633 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... firması tarafından kesilmiş faturayı gümrük yetkililerine «ibraz» ettiği dolayısıyla bu davalı yönünden taklit üretim yapıldığı yönünde bir delil bulunmadığı gibi gümrükten de bu yönde bir materyal gönderilmediğinden bu davalı yönünden «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» eylemi saptanamadığından davacı tarafından da bu davalı yönünden taklit ürün açısından yeniden ürün celbi yönünde bir talepte bulunulmadığı mahkemenin ise talep il …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9851 E. 2014/14327 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyizi üzerine alacaklı yararına bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve «ihtiyati haciz» isteminin 01.03.2013 tarihinde talep edilmesine rağmen borçlu vekilinin karar düzeltme dilekçesine ekli tensip tutanağından itirazın iptali davasının 13.09.2013 tarihinde açıldığının anlaşılmış bulunmasına göre borçlu vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10537 E. , 2013/4643 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2009 tarih ve 2009/587-2009/1636 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya vermiş olduğu taşıma hizmetinden doğan fatura edilmiş alacağın ihtarnameye rağmen ödenmediğini, ... .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/4659 esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, ancak; davalının takibe itiraz etmesinden dolayı takibin durduğunu ileri sürerek vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu icra dosyasının celbine ilişkin tensip kararının yerine getirilmemesi üzerine, ....07.2009 tarihli duruşmada, icra dosyasının celbine ilişkin tensip kararının yerine getirilmesi için davacı vekiline usulüne uygun kesin süre verildiği, icra dosyasının celbine dair ara karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Kesin mehile riayetsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilebilmesi için mahkemenin oluşturduğu ara kararda yerine getirilmesi istenen hususların açıkça gösterilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacı tarafça yatırılması gereken gider avansının miktarı gösterilmediğinden kesin mehle uyulmaması davanın reddini gerektirmez, bu itibarla davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451673500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz