Marka tecavüzü | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/212 E. 2014/6727 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil tespiti↗ hakkaniyet↗ reeskont faizi↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının, davacı adına tescilli “A.” markasını birebir aynı şekilde internet üzerinden, katolog ve tanıtım malzemelerinde ve marka ile ürün satışı yapmak suretiyle kullandığı, bu kullanımın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacının talebi uyarınca yapılan hesaplama sonucunda davalının iki yıllık satış ve markayı kullanım durumu gözetilerek BK ve hakkaniyet hükümleri uyarınca 12.500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, markaya tecavüzün tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece delil tespiti sırasında alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava açılmadan önce alınan ve mahkemece itibar edilen delil tespitine ilişkin bilirkişi raporunda, davacıya ait marka ile davalının tescilsiz olarak kullandığı markanın birebir aynı olmasa da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece celb edilip incelenmeyen ceza dosyası ve bu dosyada alınıp temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen bilirkişi raporunda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle markaya vaki tecavüzden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece delil olarak dayanılan ceza dosyası getirtilip incelenerek içinde sektörden bir bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15992 E. 2014/17469 K.
Ortak:eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaDava açılmadan önce alınan ve mahkemece itibar edilen «delil tespitine» ilişkin bilirkişi raporunda, davacıya ait marka ile davalının tescilsiz olarak kullandığı markanın birebir aynı olmasa da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece celb edilip incelenmeyen ceza dosyası ve bu dosyada alınıp temyiz dilekçesi ekinde «ibraz» edilen bilirkişi raporunda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle markaya vaki tecavüzden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece delil olarak dayanılan ceza dosyası getirtilip incelenerek içinde sektörden bir bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBozma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunda tarafların «ticari defter kayıtları» incelenmiş ancak defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığına yönelik bir tespit yapılmadığı gibi, davalının kısmi «prim» ödemesi yaptığına ilişkin davacı yanca «ibraz» edilen makbuz tutarındaki ödemenin yapıldığı icra takip dosya numarası belirtilmiş olmasına rağmen, söz konusu icra dosyası celb edilerek inceleme konusu yapılmamıştır.
İcra Müdürlüğü 2011/414e.) celb edilerek bilirkişi raporundaki gibi makbuzun her zaman tek taraflı olarak düzenlenebileceğinin de değerlendirilmesi suretiyle geçerli bir icra takibi ve bu takip kapsamında davalı tarafça ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · ticari defter kayıtları · sigorta sözleşmesi · ek prim · icra takibine itiraz · vade · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak; davaya konu «sigorta poliçesinin» «vadesi» içinde yürürlükte bulunduğu, davacının «prim alacağının» tahsili için davacı sıfatının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, dava değeri 2.300,64 TL üzerinden davalının %40 «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne yönelik 14.12.2010 tarihli ilk kararı, Dairemizce tarafların «ticari defter» ve belgelerine delil olarak dayandıklarına göre bu defter ve belgeler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre karar verilmesi ve davalının, davacının «primin» bir kısmının takipten önce ödendiğini kabul ettiği ve bu ödemenin mahkemece dikkate alınması talebi nazara alınmaksızın karar verilmesi nedeniyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunda tarafların «ticari defter kayıtları» incelenmiş ancak defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığına yönelik bir tespit yapılmadığı gibi, davalının kısmi «prim» ödemesi yaptığına ilişkin davacı yanca «ibraz» edilen makbuz tutarındaki ödemenin yapıldığı icra takip dosya numarası belirtilmiş olmasına rağmen, söz konusu icra dosyası celb edilerek inceleme konusu yapılmamıştır.
Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10537 E. 2013/4643 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · ara karar · kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu icra dosyasının celbine ilişkin tensip kararının yerine getirilmemesi üzerine, ....07.2009 tarihli duruşmada, icra dosyasının celbine ilişkin tensip kararının yerine getirilmesi için davacı vekiline usulüne uygun «kesin süre» verildiği, icra dosyasının celbine dair «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin «mehile» riayetsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilebilmesi için mahkemenin oluşturduğu «ara» kararda yerine getirilmesi istenen hususların açıkça gösterilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacı tarafça yatırılması gereken gider avansının miktarı gösterilmediğinden «kesin» mehle uyulmaması davanın reddini gerektirmez, bu itibarla davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Tasarım Hükümsüzlüğü ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15700 E. 2014/16753 K.
Ortak:eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaDava açılmadan önce alınan ve mahkemece itibar edilen «delil tespitine» ilişkin bilirkişi raporunda, davacıya ait marka ile davalının tescilsiz olarak kullandığı markanın birebir aynı olmasa da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece celb edilip incelenmeyen ceza dosyası ve bu dosyada alınıp temyiz dilekçesi ekinde «ibraz» edilen bilirkişi raporunda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle markaya vaki tecavüzden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece delil olarak dayanılan ceza dosyası getirtilip incelenerek içinde sektörden bir bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı-karşı davacı, davacı-karşı davalının tasarımlarının yeni olmadığını, başvurudan önce kamuya sunulduğunu ileri sürmüş, bu iddiasıyla ilgili olarak da dava dışı İspanya'da mukim firmanın ürünlerine ilişkin katologu «ibraz» etmiştir.
Bu durum karşısında, davacı-karşı davalı vekinin, özellikle davalı-karşı davacı tarafın sunduğu CD üzerinde yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucu düzenlenen rapora itirazları üzerinde durulması, bilgisayar mühendisliği alanında bilirkişi veya bilirkişi kurulu oluşturulması, gerektiğinde dava dışı firmanın sitesine erişim sağlanarak, davacı-karşı davalının «tescilli tasarımının» yeniliğini ortadan kaldırdığı ileri sürülen tasarımların hangi tarihte piyasaya sunulduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması, doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait davaya konu «tescilli tasarımların» daha önce İspanya'daki mukim firma tarafından piyasaya sunulduğu, başvuru tarihi itibariyle yenilik ve «ayırt edicilik» unsuru taşımadığı, hükümsüz sayılmaları gerektiği, bu hükümsüzlüğün başvuru tarihinden itibaren sonuç doğuracağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın k …
Bu durum karşısında, davacı-karşı davalı vekinin, özellikle davalı-karşı davacı tarafın sunduğu CD üzerinde yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucu düzenlenen rapora itirazları üzerinde durulması, bilgisayar mühendisliği alanında bilirkişi veya bilirkişi kurulu oluşturulması, gerektiğinde dava dışı firmanın sitesine erişim sağlanarak, davacı-karşı davalının «tescilli tasarımının» yeniliğini ortadan kaldırdığı ileri sürülen tasarımların hangi tarihte piyasaya sunulduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması, doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Asıl dava, «tescilli tasarımlara» tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili ile diğer fer'i taleplerin karar altına alınması, karşı dava ise tasarımların yeni olmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Birinci bilirkişi kurulu anılan katologdaki tasarımlar ile davacı-karşı davalının «tescilli tasarımlarının» belirgin derecede benzer olduğunu, ancak bu katologun tarih içermediğini açıklamışlardır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4100 E. 2013/7633 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ibraz
İncelediğiniz kararda… ” markasını birebir aynı şekilde internet üzerinden, katolog ve tanıtım malzemelerinde ve marka ile ürün satışı yapmak suretiyle kullandığı, bu kullanımın davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının talebi uyarınca yapılan hesaplama sonucunda davalının iki yıllık satış ve markayı kullanım durumu gözetilerek BK ve «hakkaniyet» hükümleri uyarınca 12.500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava açılmadan önce alınan ve mahkemece itibar edilen «delil tespitine» ilişkin bilirkişi raporunda, davacıya ait marka ile davalının tescilsiz olarak kullandığı markanın birebir aynı olmasa da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece celb edilip incelenmeyen ceza dosyası ve bu dosyada alınıp temyiz dilekçesi ekinde «ibraz» edilen bilirkişi raporunda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle markaya vaki tecavüzden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... firması tarafından kesilmiş faturayı gümrük yetkililerine «ibraz» ettiği dolayısıyla bu davalı yönünden taklit üretim yapıldığı yönünde bir delil bulunmadığı gibi gümrükten de bu yönde bir materyal gönderilmediğinden bu davalı yönünden «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» eylemi saptanamadığından davacı tarafından da bu davalı yönünden taklit ürün açısından yeniden ürün celbi yönünde bir talepte bulunulmadığı mahkemenin ise talep il …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... firması tarafından kesilmiş faturayı gümrük yetkililerine «ibraz» ettiği dolayısıyla bu davalı yönünden taklit üretim yapıldığı yönünde bir delil bulunmadığı gibi gümrükten de bu yönde bir materyal gönderilmediğinden bu davalı yönünden «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» eylemi saptanamadığından davacı tarafından da bu davalı yönünden taklit ürün açısından yeniden ürün celbi yönünde bir talepte bulunulmadığı mahkemenin ise talep il …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/212 E. , 2014/6727 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/09/2013
NUMARASI 2012/257-2013/368
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2013 tarih ve 2012/257-2013/368 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekil şirketin 2006 yılından beri “A.” markasının sahibi “A. S.P.A” ünvanlı İtalyan firmasının tek yetkili satıcısı ve ithalatçısı olduğunu, şirket ortağının ... nosuyla 7. ve 9. sınıftaki mal ve emtialar yönünden markasını TPE nezdinde tescil ettirdiğini, davalının müvekkil şirketin markasının tanınmışlığı ve marka değerinden istifade etmek suretiyle “A.” markasını haksız ve kötüniyetli olarak kullanarak haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek müvekkile ait markaya tecavüzün tespiti ve önlenilmesine, 556 Sayılı KHK'nın 66/b fıkrası gereğince 5.000.00 TL maddi 25.000,00 TL manevi tazminatın ihtar tarihi olan 12.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; “A.” markasını 2 yıldır kullandığnı, herhangi bir marka tescilinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının, davacı adına tescilli “A.” markasını birebir aynı şekilde internet üzerinden, katolog ve tanıtım malzemelerinde ve marka ile ürün satışı yapmak suretiyle kullandığı, bu kullanımın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacının talebi uyarınca yapılan hesaplama sonucunda davalının iki yıllık satış ve markayı kullanım durumu gözetilerek BK ve hakkaniyet hükümleri uyarınca 12.500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, markaya tecavüzün tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece delil tespiti sırasında alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava açılmadan önce alınan ve mahkemece itibar edilen delil tespitine ilişkin bilirkişi raporunda, davacıya ait marka ile davalının tescilsiz olarak kullandığı markanın birebir aynı olmasa da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiş ise de davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece celb edilip incelenmeyen ceza dosyası ve bu dosyada alınıp temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen bilirkişi raporunda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle markaya vaki tecavüzden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece delil olarak dayanılan ceza dosyası getirtilip incelenerek içinde sektörden bir bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101715700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz