6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11691 E. 2013/12495 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyet kuralları müddeabih iyiniyet kuralı iyiniyet fesih ıslah kredi sözleşmesi kötüniyet tacir

Atıf yapılan mevzuat: TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davalı banka kredi sözleşmesinin 33. maddesine dayanarak sözleşmeyi feshetmekten bahsetmiş ise de, feshin yapılmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşması gerektiği, oysa davalı bankanın, davacının kredisini ödemeye devam ederken demir çelik sektöründeki krizden dolayı, bankanın krediyi geri alamama riskini düşünerek sözleşmeyi feshetmesinin MK’nun 2. maddesine uygun bulunmadığı, yine sözleşmenin tarafları tacir olduğundan ve tacirlerin tüm işlemlerinde basiretli davranmaları gerektiğinden sözleşmenin imzası, ifası ve fesih aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken bu ilke nedeniyle, imza sırasında taraf pozisyonlarından hareketle sözleşmeye bağlı kalınmasının gerektiğinin belirtildiği, bu olgu doğru ise de imzalanan sözleşmenin yürütümü sırasında hukukun genel ilkelerinden olan Medeni Kanun'un 2.maddesi gereğince hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyiniyet kurallarına uyulması gerektiği, bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde kötüniyetle kullanılmasını kanunun himaye etmeyeceği, uyuşmazlık bu açıdan değerlendirildiğinde, sözleşme maddesinin davalıya somut olayda olduğu şekilde mutlak bir hak bahşetmediğinin kabulünün gerektiği, bu nedenle davalı bankanın sözleşmenin feshinde haklı görülmediği, davacının 27.240,22 USD alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 10.000 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesine göre devlet bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladıkları en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı tarafça 10.02.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabih artırıldığı halde, mahkemece ıslah talebi dikkate alınmadan dava dilekçesindeki miktar üzerinden 10.000 USD'nın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat | Sözleşme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18574 E. 2015/5327 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16555 E. 2015/1207 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/755 E. 2019/116 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13405 E. 2012/4101 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/11691 E.  ,  2013/12495 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2012 tarih ve 2011/111-2012/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 29.04.2008 tarihinde davalı banka ile 1 yıl süreli ve 5.000.000 USD tutarlı ihracat kredi sözleşmesi yaptığını, davalı bankanın vadesinden önce 14.11.2008 tarihinde kredi sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmesi nedeniyle, kredi bedelini vadesinden önce ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin ihracat yapan bir şirket olması nedeniyle bu krediyi başka bankalardan kredi çekerek temin ettiğini ancak faiz oranlarının değişmesi sonucunda yeni ihracat kredi sözleşmelerinin maliyetinin daha fazla olduğu, kredi sözleşmesinin tek taraflı feshi ile müvekkili şirketin bazı ihracat bağlantılarının da gerçekleşemediği, bu şekilde müvekkili şirketin davalı bankanın haksız eylemi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 USD alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini ıslahla 27.240,22 USD’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, piyasada yaşanan ekonomik kriz sebebiyle davacı şirketin hesaplarında gözlenen zarar dolayısı ile bankanın kredi sözleşmesinin kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak kredi hesabını kat ettiğini, herhangi bir haksızlığın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davalı banka kredi sözleşmesinin 33. maddesine dayanarak sözleşmeyi feshetmekten bahsetmiş ise de, feshin yapılmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşması gerektiği, oysa davalı bankanın, davacının kredisini ödemeye devam ederken demir çelik sektöründeki krizden dolayı, bankanın krediyi geri alamama riskini düşünerek sözleşmeyi feshetmesinin MK’nun 2. maddesine uygun bulunmadığı, yine sözleşmenin tarafları tacir olduğundan ve tacirlerin tüm işlemlerinde basiretli davranmaları gerektiğinden sözleşmenin imzası, ifası ve fesih aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken bu ilke nedeniyle, imza sırasında taraf pozisyonlarından hareketle sözleşmeye bağlı kalınmasının gerektiğinin belirtildiği, bu olgu doğru ise de imzalanan sözleşmenin yürütümü sırasında hukukun genel ilkelerinden olan Medeni Kanun'un 2.maddesi gereğince hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyiniyet kurallarına uyulması gerektiği, bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde kötüniyetle kullanılmasını kanunun himaye etmeyeceği, uyuşmazlık bu açıdan değerlendirildiğinde, sözleşme maddesinin davalıya somut olayda olduğu şekilde mutlak bir hak bahşetmediğinin kabulünün gerektiği, bu nedenle davalı bankanın sözleşmenin feshinde haklı görülmediği, davacının 27.240,22 USD alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 10.000 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesine göre devlet bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladıkları en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı tarafça 10.02.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabih artırıldığı halde, mahkemece ıslah talebi dikkate alınmadan dava dilekçesindeki miktar üzerinden 10.000 USD'nın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 908,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450966400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.