Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16555 E. 2015/1207 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tek taraflı fesih↗ sözleşme serbestisi↗ kazanç kaybı↗ yoksun kalınan kâr↗ iyiniyet kuralı↗ hakkın kötüye kullanılması↗ sözleşmenin feshi↗ iyiniyet↗ taşıma sözleşmesi↗ yenileme↗ fesih↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ yetki↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; sözleşmenin 4. maddesi gereğince, sözleşmenin 1 yıl süreyle geçerli olduğu, sözleşmenin bitiminden 1 ay önce taraflardan birinin sözleşmenin yenilenmeyeceğini karşı tarafa bildirmemesi halinde aynı koşullarda sözleşmenin uzamış sayılacağı, aynı maddenin 2. ve 3. paragraflarında davacının sözleşmeyi süresinden evvel feshetme hakkının olmadığının, davalının dilediği zaman ihbarda bulunmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceğinin, davacının bankadan tazminat, bedel vb. talep edemeyeceğinin düzenlendiği, sözleşmenin davacı aleyhine hükümler içermesine rağmen bu durumu kabul eden tacir davacının sözleşme serbestisi ilkesi ile sözleşme hükmü nazara alındığında tazminat, bedel vb herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinin feshi nedeniyle yoksun kalınan kazanç kaybının tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın özünü, sözleşme ile davalı bankaya verilen tek taraflı fesih yetkisinin kullanılmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olup olmadığı, böyle bir yetkinin haklı nedenler olmaksızın kullanılıp kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de yine sözleşme gereğince tazminat istenemeyeceği şartının geçerli olup olmadığı oluşturmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan personel taşıma sözleşmesinin 4. maddesinde; sözleşmenin, imzalandığı tarihten itibaren bir yıl süre ile geçerli olduğu, bir yıllık sürenin bitiminden bir ay önce taraflardan herhangi biri, fesih için diğerine ihbarda bulunmadığı takdirde sözleşmenin kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzayacağı, yüklenicinin sözleşmeyi süresinin sona ermesinden evvel feshetme hakkının olmadığı, davalı bankanın ise dilediği zaman, bildirimde bulunmaksızın, bildirim önelsiz, tazminatsız ve tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği, yüklenicinin, fesih halinde davalıdan her ne nam altında olursa olsun hiçbir bedel, tazminat v.s. talep edemeyeceği, bu halde, davalı ...'ın her türlü ödeme yükümlülüğünün son bulacağı kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin tarafları tacirdir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2. maddesine (mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20/II. maddesine) göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Bu ilke sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken ilke olması nedeniyle mahkemece, sözleşmenin davacı aleyhine hükümler içermesine rağmen bu durumu kabul eden tacir davacının sözleşme serbestisi ilkesi ile sözleşme hükmü nazara alındığında tazminat, bedel vb herhangi bir talepte bulunamayacağı belirtilmiştir. Bu gerekçe ilke olarak doğru ise de, imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da iyiniyet kurallarına uyulması gerekmektedir. Bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde kötüye kullanılmasını kanun himaye etmez. Uyuşmazlık konusu sözleşme hükmü bu açıdan değerlendirildiğinde bu sözleşme maddesinin davalıya keyfi olarak nitelendirilebilecek mutlak bir hak bahşetmediğinin kabulü gerekir. O halde, mahkemece, davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı yönünde değerlendirilme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18574 E. 2015/5327 K.
Ortak:tek taraflı fesih · sözleşme serbestisi · kazanç kaybı · yoksun kalınan kâr · iyiniyet kuralı · hakkın kötüye kullanılması · sözleşmenin feshi · iyiniyet
İncelediğiniz karardaDava, «taşıma sözleşmesinin feshi» nedeniyle «yoksun kalınan» «kazanç kaybının» tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın özünü, sözleşme ile davalı bankaya verilen «tek taraflı fesih» «yetkisinin» kullanılmasının «hakkın kötüye kullanımı» niteliğinde olup olmadığı, böyle bir «yetkinin» haklı nedenler olmaksızın kullanılıp kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de yine sözleşme gereğince tazminat istenemeyeceği şartının geçerli olup olmadığı olu …
Bu gerekçe ilke olarak doğru ise de, imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da «iyiniyet kurallarına» uyulması gerekmektedir.
… e dosya kapsamına göre; sözleşmenin 4. maddesi gereğince, sözleşmenin 1 yıl süreyle geçerli olduğu, sözleşmenin bitiminden 1 ay önce taraflardan birinin sözleşmenin «yenilenmeyeceğini» karşı tarafa bildirmemesi halinde aynı koşullarda sözleşmenin uzamış sayılacağı, aynı maddenin 2. ve 3. paragraflarında davacının sözleşmeyi süresinden evvel feshetme hakkının olmadığının, davalının dilediği zaman «ihbarda» bulunmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceğinin, davacının bankadan tazminat, bedel vb. talep edemeyeceğinin düzenlendiği, sözleşmenin davacı aleyhine hükümler içermesine rağmen bu durumu kabul eden «tacir» davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi ile sözleşme hükmü nazara alındığında tazminat, bedel vb herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinin feshi» nedeniyle «yoksun kalınan» «kazanç kaybının» tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın özünü, sözleşme ile davalı şirkete verilen «tek taraflı fesih» «yetkisinin» kullanılmasının «hakkın kötüye kullanımı» niteliğinde olup olmadığı, böyle bir «yetkinin» haklı nedenler olmaksızın kullanılıp kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de yine sözleşme gereğince tazminat istenemeyeceği şartının geçerli olup olmadığı olu …
Bu gerekçe ilke olarak doğru ise de, imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da «iyiniyet kurallarına» uyulması gerekmektedir.
Bu ilke sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken ilke olması nedeniyle mahkemece, sözleşmenin davacı aleyhine hükümler içermesine rağmen bu durumu kabul eden «tacir» davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi ile sözleşme hükmü nazara alındığında tazminat, bedel vb herhangi bir talepte bulunamayacağı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/755 E. 2019/116 K.
Ortak:tek taraflı fesih · sözleşme serbestisi · kazanç kaybı · yoksun kalınan kâr · iyiniyet kuralı · hakkın kötüye kullanılması · sözleşmenin feshi · iyiniyet · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, «taşıma sözleşmesinin feshi» nedeniyle «yoksun kalınan» «kazanç kaybının» tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın özünü, sözleşme ile davalı bankaya verilen «tek taraflı fesih» «yetkisinin» kullanılmasının «hakkın kötüye kullanımı» niteliğinde olup olmadığı, böyle bir «yetkinin» haklı nedenler olmaksızın kullanılıp kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de yine sözleşme gereğince tazminat istenemeyeceği şartının geçerli olup olmadığı olu …
Bu gerekçe ilke olarak doğru ise de, imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da «iyiniyet kurallarına» uyulması gerekmektedir.
… e dosya kapsamına göre; sözleşmenin 4. maddesi gereğince, sözleşmenin 1 yıl süreyle geçerli olduğu, sözleşmenin bitiminden 1 ay önce taraflardan birinin sözleşmenin «yenilenmeyeceğini» karşı tarafa bildirmemesi halinde aynı koşullarda sözleşmenin uzamış sayılacağı, aynı maddenin 2. ve 3. paragraflarında davacının sözleşmeyi süresinden evvel feshetme hakkının olmadığının, davalının dilediği zaman «ihbarda» bulunmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceğinin, davacının bankadan tazminat, bedel vb. talep edemeyeceğinin düzenlendiği, sözleşmenin davacı aleyhine hükümler içermesine rağmen bu durumu kabul eden «tacir» davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi ile sözleşme hükmü nazara alındığında tazminat, bedel vb herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «taşıma sözleşmesinin feshi» nedeniyle «yoksun kalınan» «kazanç kaybının» tazmini istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, uyuşmazlığın özünü, sözleşme ile davalı bankaya verilen «tek taraflı fesih» «yetkisinin» kullanılmasının «hakkın kötüye kullanımı» niteliğinde olup olmadığı, böyle bir «yetkinin» haklı nedenler olmaksızın kullanılıp kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de yine sözleşme gereğince tazminat istenemeyeceği ./.. şartının geçerli olup olmadığı oluşturmaktadır.
Bu gerekçe ilke olarak doğru ise de, imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan TMK'nın .... maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da «iyiniyet kurallarına» uyulması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · bozma sonrası karar · tahkikat · müktesep hak · ıslah
Benzer bu kararda… ığı takdirde, davalının sözleşmeyi haksız feshi üzerine, öncelikle davacının sözleşmenin feshinden sonra aynı veya emsal nitelikte bir işi ikame etmesi için gereken «makul süre» tespit edilip, bu süreye karşılık gelen zarar miktarına hükmedilmesi gerekirken davalı şirketin tüm cirosuna tekabül eden tutarda tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. ...- Kabul şekli bakımından da, «ıslah» tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası» «ıslah» edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
O halde, mahkemece uyulmakla lehine olan taraf yararına usuli «müktesep hak» oluşturan bozma ilamı doğrultusunda davalının savunmaları da nazara alınarak, sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı yönünde MK'nın .... maddesi kapsamında değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...- Kabule göre de, mahkemece fesihten sonra kalan sürenin tamamı itibariyle davacının gelir «kaybına» uğrayacağı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E- 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13405 E. 2012/4101 K.
Ortak:tek taraflı fesih · iyiniyet kuralı · sözleşmenin feshi · iyiniyet · fesih · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, «taşıma sözleşmesinin feshi» nedeniyle «yoksun kalınan» «kazanç kaybının» tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın özünü, sözleşme ile davalı bankaya verilen «tek taraflı fesih» «yetkisinin» kullanılmasının «hakkın kötüye kullanımı» niteliğinde olup olmadığı, böyle bir «yetkinin» haklı nedenler olmaksızın kullanılıp kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de yine sözleşme gereğince tazminat istenemeyeceği şartının geçerli olup olmadığı olu …
Bu gerekçe ilke olarak doğru ise de, imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da «iyiniyet kurallarına» uyulması gerekmektedir.
Taraflar arasında imzalanan personel «taşıma sözleşmesinin» 4. maddesinde; sözleşmenin, imzalandığı tarihten itibaren bir yıl süre ile geçerli olduğu, bir yıllık sürenin bitiminden bir ay önce taraflardan herhangi biri, «fesih» için diğerine «ihbarda» bulunmadığı takdirde sözleşmenin kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzayacağı, yüklenicinin sözleşmeyi süresinin sona ermesinden evvel feshetme hakkının olmadığı, davalı bankanın ise dilediği zaman, bildirimde bulunmaksızın, bildirim önelsiz, tazminatsız ve tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği, yüklenicinin, fesih halinde davalıdan her ne nam altında olursa olsun hiçbir bedel, tazminat v.s. talep edemeyeceği, bu halde, davalı ...'ın her türlü ödeme yükümlülüğünün «son» bulacağı kararlaştırılmıştır.
Benzer bu karardaOysa, her ne kadar sözleşmenin 10. maddesine göre davalı bankaya «tek taraflı fesih» hakkı verilmiş ise de hukukun genel ilkelerinden olan TMK’nun 2. maddesi uyarınca, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da «iyiniyet kurallarına» uyulması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın İstanbul Valiliği'nin yazısına istinaden hesaplara «bloke» koyduğu, aksi halde bankanın izinsiz yardım toplama işlemine iştirak etmiş durumda kalacağı, aralarındaki sözleşmenin 10. maddesine göre önelsiz olarak «fesih» hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının İstanbul Valiliği’nin yazısına istinaden sözleşmeyi feshettiği, aksi halde usulsüz yardım toplanmasına iştirak etmiş olacağı, ayrıca bankanın sözleşmenin 10. maddesine göre önelsiz olarak «fesih» hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın İstanbul Valiliği'nin yazısına istinaden hesaplara «bloke» koyduğu, aksi halde bankanın izinsiz yardım toplama işlemine iştirak etmiş durumda kalacağı, aralarındaki sözleşmenin 10. maddesine göre önelsiz olarak «fesih» hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «sözleşmenin feshine» gerekçe gösterilen Valilik yazısında, hesapların kapatılması değil, «bloke» konulması talep edilmiş olup, nitekim idari ve adli yargıda görülen davalarda da İstanbul Valiliği’nin tedbir yazısının usulsüz olduğuna karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11691 E. 2013/12495 K.
Ortak:iyiniyet kuralı · iyiniyet · fesih · tacir
İncelediğiniz karardaBu gerekçe ilke olarak doğru ise de, imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da «iyiniyet kurallarına» uyulması gerekmektedir.
… e dosya kapsamına göre; sözleşmenin 4. maddesi gereğince, sözleşmenin 1 yıl süreyle geçerli olduğu, sözleşmenin bitiminden 1 ay önce taraflardan birinin sözleşmenin «yenilenmeyeceğini» karşı tarafa bildirmemesi halinde aynı koşullarda sözleşmenin uzamış sayılacağı, aynı maddenin 2. ve 3. paragraflarında davacının sözleşmeyi süresinden evvel feshetme hakkının olmadığının, davalının dilediği zaman «ihbarda» bulunmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceğinin, davacının bankadan tazminat, bedel vb. talep edemeyeceğinin düzenlendiği, sözleşmenin davacı aleyhine hükümler içermesine rağmen bu durumu kabul eden «tacir» davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi ile sözleşme hükmü nazara alındığında tazminat, bedel vb herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinin feshi» nedeniyle «yoksun kalınan» «kazanç kaybının» tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın özünü, sözleşme ile davalı bankaya verilen «tek taraflı fesih» «yetkisinin» kullanılmasının «hakkın kötüye kullanımı» niteliğinde olup olmadığı, böyle bir «yetkinin» haklı nedenler olmaksızın kullanılıp kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de yine sözleşme gereğince tazminat istenemeyeceği şartının geçerli olup olmadığı olu …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davalı banka «kredi sözleşmesinin» 33. maddesine dayanarak sözleşmeyi feshetmekten bahsetmiş ise de, feshin yapılmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşması gerektiği, oysa davalı bankanın, davacının kredisini ödemeye devam ederken demir çelik sektöründeki krizden dolayı, bankanın krediyi geri alamama riskini düşünerek sözleşmeyi feshetmesinin MK’nun 2. maddesine uygun bulunmadığı, yine sözleşmenin tarafları «tacir» olduğundan ve tacirlerin tüm işlemlerinde basiretli davranmaları gerektiğinden sözleşmenin imzası, ifası ve «fesih» aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken bu ilke nedeniyle, imza sırasında taraf pozisyonlarından hareketle sözleşmeye bağlı kalınmasının gerektiğinin belirtildiği, bu olgu doğru ise de imzalanan sözleşmenin yürütümü sırasında hukukun genel ilkelerinden olan Medeni Kanun'un 2.maddesi gereğince hak ve borçların kullanımı ve ifasında «iyiniyet kurallarına» uyulması gerektiği, bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde «kötüniyetle» kullanılmasını kanunun himaye etmeyeceği, uyuşmazlık bu açıdan değerlendirildiğinde, sözleşme maddesinin davalıya somut olayda olduğu şekilde mutlak bir hak bahşet …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralları · müddeabih · ıslah · kredi sözleşmesi · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davalı banka «kredi sözleşmesinin» 33. maddesine dayanarak sözleşmeyi feshetmekten bahsetmiş ise de, feshin yapılmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşması gerektiği, oysa davalı bankanın, davacının kredisini ödemeye devam ederken demir çelik sektöründeki krizden dolayı, bankanın krediyi geri alamama riskini düşünerek sözleşmeyi feshetmesinin MK’nun 2. maddesine uygun bulunmadığı, yine sözleşmenin tarafları «tacir» olduğundan ve tacirlerin tüm işlemlerinde basiretli davranmaları gerektiğinden sözleşmenin imzası, ifası ve «fesih» aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken bu ilke nedeniyle, imza sırasında taraf pozisyonlarından hareketle sözleşmeye bağlı kalınmasının gerektiğinin belirtildiği, bu olgu doğru ise de imzalanan sözleşmenin yürütümü sırasında hukukun genel ilkelerinden olan Medeni Kanun'un 2.maddesi gereğince hak ve borçların kullanımı ve ifasında «iyiniyet kurallarına» uyulması gerektiği, bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde «kötüniyetle» kullanılmasını kanunun himaye etmeyeceği, uyuşmazlık bu açıdan değerlendirildiğinde, sözleşme maddesinin davalıya somut olayda olduğu şekilde mutlak bir hak bahşet …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı tarafça 10.02.2011 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «müddeabih» artırıldığı halde, mahkemece ıslah talebi dikkate alınmadan dava dilekçesindeki miktar üzerinden 10.000 USD'nın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16555 E. , 2015/1207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2014 tarih ve 2013/726-2014/742 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan personel taşıma sözleşmesinin 4. maddesinde sözleşmenin bir yıl süreyle geçerli olduğunun, bir yıllık sürenin bitiminden bir ay önce taraflardan herhangi biri fesih için diğerine ihbarda bulunmadığı takdirde sözleşmenin kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzayacağının düzenlendiğini, sözleşmenin fesihi için süresinde ihbarda bulunulmadığından taraflar arasındaki sözleşme bir yıl daha yenilendiği halde davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, davacının yoksun kaldığı kazanç kaybından şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 4. maddesi gereğince yenilenen dönemler açısından davalının dilediği zaman dönem sonunu beklemeksizin tek taraflı fesih hakkının olduğunu, davacının davalıya yeni yapılacak olan taşıma sözleşmesi açısından teklifte bulunmasının, önceki sözleşmenin feshedildiğinin kabulü anlamına geldiğini, davacının zarar iddiasını ispatlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; sözleşmenin 4. maddesi gereğince, sözleşmenin 1 yıl süreyle geçerli olduğu, sözleşmenin bitiminden 1 ay önce taraflardan birinin sözleşmenin yenilenmeyeceğini karşı tarafa bildirmemesi halinde aynı koşullarda sözleşmenin uzamış sayılacağı, aynı maddenin 2. ve 3. paragraflarında davacının sözleşmeyi süresinden evvel feshetme hakkının olmadığının, davalının dilediği zaman ihbarda bulunmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceğinin, davacının bankadan tazminat, bedel vb. talep edemeyeceğinin düzenlendiği, sözleşmenin davacı aleyhine hükümler içermesine rağmen bu durumu kabul eden tacir davacının sözleşme serbestisi ilkesi ile sözleşme hükmü nazara alındığında tazminat, bedel vb herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle;
davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinin feshi nedeniyle yoksun kalınan kazanç kaybının tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın özünü, sözleşme ile davalı bankaya verilen tek taraflı fesih yetkisinin kullanılmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olup olmadığı, böyle bir yetkinin haklı nedenler olmaksızın kullanılıp kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de yine sözleşme gereğince tazminat istenemeyeceği şartının geçerli olup olmadığı oluşturmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan personel taşıma sözleşmesinin 4. maddesinde; sözleşmenin, imzalandığı tarihten itibaren bir yıl süre ile geçerli olduğu, bir yıllık sürenin bitiminden bir ay önce taraflardan herhangi biri, fesih için diğerine ihbarda bulunmadığı takdirde sözleşmenin kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzayacağı, yüklenicinin sözleşmeyi süresinin sona ermesinden evvel feshetme hakkının olmadığı, davalı bankanın ise dilediği zaman, bildirimde bulunmaksızın, bildirim önelsiz, tazminatsız ve tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği, yüklenicinin, fesih halinde davalıdan her ne nam altında olursa olsun hiçbir bedel, tazminat v.s. talep edemeyeceği, bu halde, davalı ...'ın her türlü ödeme yükümlülüğünün son bulacağı kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin tarafları tacirdir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2. maddesine (mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20/II. maddesine) göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Bu ilke sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken ilke olması nedeniyle mahkemece, sözleşmenin davacı aleyhine hükümler içermesine rağmen bu durumu kabul eden tacir davacının sözleşme serbestisi ilkesi ile sözleşme hükmü nazara alındığında tazminat, bedel vb herhangi bir talepte bulunamayacağı belirtilmiştir. Bu gerekçe ilke olarak doğru ise de, imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunu'nun 2.
maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da iyiniyet kurallarına uyulması gerekmektedir. Bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde kötüye kullanılmasını kanun himaye etmez. Uyuşmazlık konusu sözleşme hükmü bu açıdan değerlendirildiğinde bu sözleşme maddesinin davalıya keyfi olarak nitelendirilebilecek mutlak bir hak bahşetmediğinin kabulü gerekir. O halde, mahkemece, davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı yönünde değerlendirilme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167098400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz