İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14441 E. 2018/5836 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şüpheli alacak↗ hesap mutabakatı↗ prim alacağı↗ delil niteliği↗ kesin delil↗ acentelik sözleşmesi↗ mutabakat↗ teminat mektubu↗ acentelik↗ ek prim↗ icra takibine itiraz↗ ihtar↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ teminat↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile olan acentalık sözleşmesini 19.03.2007 tarihli ihtarla feshettiği, bakiye prim alacağının tahsili amacıyla 28.06.2010 tarihli ihtarı keşide ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesi uyarınca davacının defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, sahibi lehine delil olduğu, takip tarihi itibariyle davacının 6.005,00 TL alacaklı olduğu, davacı yanın defterleri ile sabit olan prim alacağının davalı tarafından davacıya ödendiğinin usulüne uygun belgelerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... . İcra Müdürlüğünün 2010/21052 esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, alacak likit olduğundan %20'si oranında 1.201,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan birikişi raporunda; dava konusu alacak tutarının dayanağı olan açık poliçeler listesinin, üçer aylık dönemlerde yapılması kanuni zorunluluk olan hesap mutabakatlarının, acentaya ait 2007-2010 yılları arasındaki yardımcı defter kayıtlarının, dava tarihi itibarıyla şüpheli alacak karşılığı hesabının bakiyesi ve yıl bazında detaylı hesap hareketlerinin, acentadan alınması gereken teminat ve bu teminatın akıbeti ile ilgili bilgilerin dosya da mevcut olmadığı ve davacı tarafından istenilmesine rağmen temin edilmediği belirtilmiş olup, mahkemece
eksik bilgi ve belge düzenlenmiş olan rapora itibar edilerek karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, anılan eksiklikler tamamlandıktan sonra dava konusu alacak miktarının tespiti için poliçe bazında değerlendirme yapılması, yeterli olmaması halinde davalının registro defterlerinin incelenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi davalı tarafından davacıya dava konusu alacak için verildiği ileri sürülen teminat mektubunun içeriği ve dava konusu ile ilgili olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3287 E. 2013/19589 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımının kesilmesi · itirazın iptali davası · vekalet ücreti takdiri · iş bölümü · fesih · iptal davası · alacak davası · ıslah
Benzer bu kararda126/4. maddesi gereği «zamanaşımı» süresinin 5 yıl olarak düzenlendiği, acentalık sözleşmesinin, davacı tarafından 20/03/2002 tarihinde feshedildiği, talep edilen alacağın «fesih» öncesi ilişkiye dayanmakta olduğu, «itirazın iptali davası» ve icra takibi ile «zamanaşımının kesilmeyeceği», zira bu işlemlerin 60.000,00 TL'lik «bölüme» ilişkin olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
… llerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Ancak, davada «ıslah» edilmiş şekli ile davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, ıslah edilen tutarın «vekalet ücreti takdirinde» nazara alınmaması doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi …
Mahkemece, davanın acentalık sözleşmesinden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, B.K.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8379 E. 2017/7337 K.
Ortak:prim alacağı · ek prim · icra takibine itiraz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile olan acentalık sözleşmesini 19.03.2007 tarihli ihtarla feshettiği, bakiye «prim alacağının» tahsili amacıyla 28.06.2010 tarihli «ihtarı» keşide ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesi uyarınca davacının «defterlerinin» «kesin delil niteliğinde» olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, sahibi lehine delil olduğu, takip tarihi itibariyle davacının 6.005,00 TL alacaklı olduğu, davacı yanın de …
İcra Müdürlüğünün 2010/21052 esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, alacak likit olduğundan %20'si oranında 1.201,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, acentalık sözleşmesi gereğince «prim alacağına» ilişkin «icra takibine itirazın» iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu sağlık sigorta poliçe primlerinin davalı tarafından tahsil edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 16.771,64 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanan 3.354,32 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava dosyasına sunulan sağlık «sigorta poliçelerinin» davalı acentanın aracı kılınarak yapıldığı anlaşılmakla bu kabul üzerinden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2818 E. 2015/8588 K.
Ortak:şüpheli alacak · acentelik sözleşmesi · acentelik · eksik inceleme · e-defter · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… e hükme esas alınan birikişi raporunda; dava konusu alacak tutarının dayanağı olan açık poliçeler listesinin, üçer aylık dönemlerde yapılması kanuni zorunluluk olan «hesap mutabakatlarının», acentaya ait 2007-2010 yılları arasındaki yardımcı «defter» kayıtlarının, dava tarihi itibarıyla «şüpheli alacak» karşılığı hesabının bakiyesi ve yıl bazında detaylı hesap hareketlerinin, acentadan alınması gereken «teminat» ve bu teminatın akıbeti ile ilgili bilgilerin dosya da mevcut olmadığı ve davacı tarafından istenilmesine rağmen temin edilmediği belirtilmiş olup, mahkemece eksik …
… ılan eksiklikler tamamlandıktan sonra dava konusu alacak miktarının tespiti için poliçe bazında değerlendirme yapılması, yeterli olmaması halinde davalının registro «defterlerinin» incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve araştırma neticesinde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi davalı tarafından davacıya dava konusu alacak için verildiği ileri sürülen «teminat mektubunun» içeriği ve dava konusu ile ilgili olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5684 sayılı yasaya göre «acentelerle» olan borç alacak ilişkilerinin poliçe kapsamında takip edilmesinin gerektiği, davacının ödenmemiş açık poliçeler listesini sunamadığı, acenteye ait 2007-2010 dönemini içeren yardımcı «defter» kayıtlarının, «şüpheli alacak» karşılığı hesap bakiyesinin ve yıl bazında detaylı hesap hareketlerinin dosyaya «ibraz» edilmediği, «ispat yükü» üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
24.01.2002 tarihli «acentelik sözleşmenin» 19. maddesinde "taraflar arasındaki ihtilaflarda davacı şirket «defter» ve kayıtlarının esas alınacağı" da düzenlenmiştir.
Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · ara karar · ispat yükü · ticari defter · ibraz · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, bilirkişi «görevlendirilmesine» ilişkin 27.02.2014 tarihli celsenin 3 nolu «ara» kararında "mahkemeye önceden bilgi vermek şartıyla tarafların «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi" verildiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece dosyada bulunan evrakların incelendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5684 sayılı yasaya göre «acentelerle» olan borç alacak ilişkilerinin poliçe kapsamında takip edilmesinin gerektiği, davacının ödenmemiş açık poliçeler listesini sunamadığı, acenteye ait 2007-2010 dönemini içeren yardımcı «defter» kayıtlarının, «şüpheli alacak» karşılığı hesap bakiyesinin ve yıl bazında detaylı hesap hareketlerinin dosyaya «ibraz» edilmediği, «ispat yükü» üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda, davacı ile iletişime geçildiği belirtildiği halde davacı «şirket merkezinde» davacı «defter» ve kayıtlarının incelendiğine dair bir tespite yer verilmemiştir.
Bu itibarla bilirkişiden davacı «defter» ve kayıtları üzerinde yapılacak incelemelere göre rapor «ibrazının» istenmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14441 E. , 2018/5836 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/03/2016 tarih ve 2015/988-2016/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinden dolayı davalının müvekkiline olan 6.005 TL tutarındaki borcunu ödenmeyince aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 2007 yılında sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, takip dosyasına borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile olan acentalık sözleşmesini 19.03.2007 tarihli ihtarla feshettiği, bakiye prim alacağının tahsili amacıyla 28.06.2010 tarihli ihtarı keşide ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesi uyarınca davacının defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, sahibi lehine delil olduğu, takip tarihi itibariyle davacının 6.005,00 TL alacaklı olduğu, davacı yanın defterleri ile sabit olan prim alacağının davalı tarafından davacıya ödendiğinin usulüne uygun belgelerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... . İcra Müdürlüğünün 2010/21052 esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, alacak likit olduğundan %20'si oranında 1.201,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan birikişi raporunda; dava konusu alacak tutarının dayanağı olan açık poliçeler listesinin, üçer aylık dönemlerde yapılması kanuni zorunluluk olan hesap mutabakatlarının, acentaya ait 2007-2010 yılları arasındaki yardımcı defter kayıtlarının, dava tarihi itibarıyla şüpheli alacak karşılığı hesabının bakiyesi ve yıl bazında detaylı hesap hareketlerinin, acentadan alınması gereken teminat ve bu teminatın akıbeti ile ilgili bilgilerin dosya da mevcut olmadığı ve davacı tarafından istenilmesine rağmen temin edilmediği belirtilmiş olup, mahkemece
eksik bilgi ve belge düzenlenmiş olan rapora itibar edilerek karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, anılan eksiklikler tamamlandıktan sonra dava konusu alacak miktarının tespiti için poliçe bazında değerlendirme yapılması, yeterli olmaması halinde davalının registro defterlerinin incelenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi davalı tarafından davacıya dava konusu alacak için verildiği ileri sürülen teminat mektubunun içeriği ve dava konusu ile ilgili olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449516000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz