İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2818 E. 2015/8588 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şüpheli alacak↗ acentelik sözleşmesi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ ticari defter kayıtları↗ ara karar↗ acentelik↗ icra takibine itiraz↗ ispat yükü↗ ticari defter↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5684 sayılı yasaya göre acentelerle olan borç alacak ilişkilerinin poliçe kapsamında takip edilmesinin gerektiği, davacının ödenmemiş açık poliçeler listesini sunamadığı, acenteye ait 2007-2010 dönemini içeren yardımcı defter kayıtlarının, şüpheli alacak karşılığı hesap bakiyesinin ve yıl bazında detaylı hesap hareketlerinin dosyaya ibraz edilmediği, ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, bilirkişi görevlendirilmesine ilişkin 27.02.2014 tarihli celsenin 3 nolu ara kararında "mahkemeye önceden bilgi vermek şartıyla tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi" verildiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece dosyada bulunan evrakların incelendiği anlaşılmıştır. 24.01.2002 tarihli acentelik sözleşmenin 19. maddesinde "taraflar arasındaki ihtilaflarda davacı şirket defter ve kayıtlarının esas alınacağı" da düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda, davacı ile iletişime geçildiği belirtildiği halde davacı şirket merkezinde davacı defter ve kayıtlarının incelendiğine dair bir tespite yer verilmemiştir. Bu itibarla bilirkişiden davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılacak incelemelere göre rapor ibrazının istenmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14441 E. 2018/5836 K.
Ortak:şüpheli alacak · acentelik sözleşmesi · acentelik · eksik inceleme · e-defter · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5684 sayılı yasaya göre «acentelerle» olan borç alacak ilişkilerinin poliçe kapsamında takip edilmesinin gerektiği, davacının ödenmemiş açık poliçeler listesini sunamadığı, acenteye ait 2007-2010 dönemini içeren yardımcı «defter» kayıtlarının, «şüpheli alacak» karşılığı hesap bakiyesinin ve yıl bazında detaylı hesap hareketlerinin dosyaya «ibraz» edilmediği, «ispat yükü» üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
24.01.2002 tarihli «acentelik sözleşmenin» 19. maddesinde "taraflar arasındaki ihtilaflarda davacı şirket «defter» ve kayıtlarının esas alınacağı" da düzenlenmiştir.
Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… e hükme esas alınan birikişi raporunda; dava konusu alacak tutarının dayanağı olan açık poliçeler listesinin, üçer aylık dönemlerde yapılması kanuni zorunluluk olan «hesap mutabakatlarının», acentaya ait 2007-2010 yılları arasındaki yardımcı «defter» kayıtlarının, dava tarihi itibarıyla «şüpheli alacak» karşılığı hesabının bakiyesi ve yıl bazında detaylı hesap hareketlerinin, acentadan alınması gereken «teminat» ve bu teminatın akıbeti ile ilgili bilgilerin dosya da mevcut olmadığı ve davacı tarafından istenilmesine rağmen temin edilmediği belirtilmiş olup, mahkemece eksik …
… ılan eksiklikler tamamlandıktan sonra dava konusu alacak miktarının tespiti için poliçe bazında değerlendirme yapılması, yeterli olmaması halinde davalının registro «defterlerinin» incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve araştırma neticesinde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi davalı tarafından davacıya dava konusu alacak için verildiği ileri sürülen «teminat mektubunun» içeriği ve dava konusu ile ilgili olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap mutabakatı · prim alacağı · delil niteliği · kesin delil · mutabakat · teminat mektubu · ek prim · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile olan acentalık sözleşmesini 19.03.2007 tarihli ihtarla feshettiği, bakiye «prim alacağının» tahsili amacıyla 28.06.2010 tarihli «ihtarı» keşide ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesi uyarınca davacının «defterlerinin» «kesin delil niteliğinde» olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, sahibi lehine delil olduğu, takip tarihi itibariyle davacının 6.005,00 TL alacaklı olduğu, davacı yanın de …
… e hükme esas alınan birikişi raporunda; dava konusu alacak tutarının dayanağı olan açık poliçeler listesinin, üçer aylık dönemlerde yapılması kanuni zorunluluk olan «hesap mutabakatlarının», acentaya ait 2007-2010 yılları arasındaki yardımcı «defter» kayıtlarının, dava tarihi itibarıyla «şüpheli alacak» karşılığı hesabının bakiyesi ve yıl bazında detaylı hesap hareketlerinin, acentadan alınması gereken «teminat» ve bu teminatın akıbeti ile ilgili bilgilerin dosya da mevcut olmadığı ve davacı tarafından istenilmesine rağmen temin edilmediği belirtilmiş olup, mahkemece eksik …
… ılan eksiklikler tamamlandıktan sonra dava konusu alacak miktarının tespiti için poliçe bazında değerlendirme yapılması, yeterli olmaması halinde davalının registro «defterlerinin» incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve araştırma neticesinde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi davalı tarafından davacıya dava konusu alacak için verildiği ileri sürülen «teminat mektubunun» içeriği ve dava konusu ile ilgili olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2818 E. , 2015/8588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/09/2014
NUMARASI 2013/55-2014/225
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/09/2014 tarih ve 2013/55-2014/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinden dolayı davalının müvekkiline olan 6.005 TL tutarındaki borcunu ödenmeyince aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 2007 yılında sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, takip dosyasına borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5684 sayılı yasaya göre acentelerle olan borç alacak ilişkilerinin poliçe kapsamında takip edilmesinin gerektiği, davacının ödenmemiş açık poliçeler listesini sunamadığı, acenteye ait 2007-2010 dönemini içeren yardımcı defter kayıtlarının, şüpheli alacak karşılığı hesap bakiyesinin ve yıl bazında detaylı hesap hareketlerinin dosyaya ibraz edilmediği, ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, bilirkişi görevlendirilmesine ilişkin 27.02.2014 tarihli celsenin 3 nolu ara kararında "mahkemeye önceden bilgi vermek şartıyla tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi" verildiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece dosyada bulunan evrakların incelendiği anlaşılmıştır.
24. 01.2002 tarihli acentelik sözleşmenin 19. maddesinde "taraflar arasındaki ihtilaflarda davacı şirket defter ve kayıtlarının esas alınacağı" da düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda, davacı ile iletişime geçildiği belirtildiği halde davacı şirket merkezinde davacı defter ve kayıtlarının incelendiğine dair bir tespite yer verilmemiştir. Bu itibarla bilirkişiden davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılacak incelemelere göre rapor ibrazının istenmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135316800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz