Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3287 E. 2013/19589 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımının kesilmesi↗ itirazın iptali davası↗ vekalet ücreti takdiri↗ iş bölümü↗ fesih↗ iptal davası↗ alacak davası↗ ıslah↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın acentalık sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, B.K. 126/4. maddesi gereği zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak düzenlendiği, acentalık sözleşmesinin, davacı tarafından 20/03/2002 tarihinde feshedildiği, talep edilen alacağın fesih öncesi ilişkiye dayanmakta olduğu, itirazın iptali davası ve icra takibi ile zamanaşımının kesilmeyeceği, zira bu işlemlerin 60.000,00 TL'lik bölüme ilişkin olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Ancak, davada ıslah edilmiş şekli ile davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, ıslah edilen tutarın vekalet ücreti takdirinde nazara alınmaması doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8379 E. 2017/7337 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · ek prim · icra takibine itiraz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1-Dava, acentalık sözleşmesi gereğince «prim alacağına» ilişkin «icra takibine itirazın» iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu sağlık sigorta poliçe primlerinin davalı tarafından tahsil edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 16.771,64 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanan 3.354,32 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasına sunulan sağlık «sigorta poliçelerinin» davalı acentanın aracı kılınarak yapıldığı anlaşılmakla bu kabul üzerinden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/638 E. 2014/8141 K.
Ortak:fesih · alacak davası · vekalet ücreti · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın acentalık sözleşmesinden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, B.K.
126/4. maddesi gereği «zamanaşımı» süresinin 5 yıl olarak düzenlendiği, acentalık sözleşmesinin, davacı tarafından 20/03/2002 tarihinde feshedildiği, talep edilen alacağın «fesih» öncesi ilişkiye dayanmakta olduğu, «itirazın iptali davası» ve icra takibi ile «zamanaşımının kesilmeyeceği», zira bu işlemlerin 60.000,00 TL'lik «bölüme» ilişkin olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
… llerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Ancak, davada «ıslah» edilmiş şekli ile davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, ıslah edilen tutarın «vekalet ücreti takdirinde» nazara alınmaması doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın acentalık sözleşmesi gereğince acentalık faaliyetinden doğan «alacak davası» olduğu, davalılardan Ö..
C..'a tebliğ edildiği, «fesih» «sebebinin» mukavelenin müddedi ve feshi maddesi olarak belirtildiği, 09/09/2008 tarihli «garanti sözleşmesi» uyarınca davalılar Ö..
B.. vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fesihname · garanti sözleşmesi · reeskont faizi · kefalet · garantörlük · taşıyan · dava sebebi
Benzer bu kararda2-Tarafların imzasını «taşıyan» 09.09.2008 tarihli sözleşme 818 sayılı BK'nın 110. maddesi kapsamında «garanti sözleşmesi» olmayıp «kefalet» akdi niteliğinde bulunduğuna göre, söz konusu sözleşmede belirtilen miktar olan 250 TL'den davalılardan H..
C..'a tebliğ edildiği, «fesih» «sebebinin» mukavelenin müddedi ve feshi maddesi olarak belirtildiği, 09/09/2008 tarihli «garanti sözleşmesi» uyarınca davalılar Ö..
B..'ın «garanti sözleşmesinde» garanti ettiği miktarın garanti sözleşmesinde yazılı olmadığı, ne miktar hangi riski garanti ettiğinin belirtilmediği ve bu nedenle H..
C.. ile davacı arasında 9 Eylül 2008 tarihinde acentalık sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşme gereğince davalının davacı adına acentalık faaliyeti yaptığı, ancak daha sonra davacı tarafından 19 Şubat 2010 tarihli «fesihname» ile sözleşmenin feshedildiği ve bu durumun davalı Ö..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3287 E. , 2013/19589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/11/2012 tarih ve 2011/6-2012/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri ayrı ayrı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davalılar vekili, davalı ile olan acentelik sözleşmesini fesheden müvekkilinin daha önce mahkemenin 2002/688 esas 2010/84 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla davalıdan 95.031,78 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, bunun 60.000,00 TL’lik kısmına karar verildiğini ileri sürerek, bakiye 35.000,00 TL alacağın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, alacağın tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının sözleşmeyi haksız feshettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın acentalık sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, B.K. 126/4. maddesi gereği zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak düzenlendiği, acentalık sözleşmesinin, davacı tarafından 20/03/2002 tarihinde feshedildiği, talep edilen alacağın fesih öncesi ilişkiye dayanmakta olduğu, itirazın iptali davası ve icra takibi ile zamanaşımının kesilmeyeceği, zira bu işlemlerin 60.000,00 TL'lik bölüme ilişkin olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Ancak, davada ıslah edilmiş şekli ile davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, ıslah edilen tutarın vekalet ücreti takdirinde nazara alınmaması doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle mahkeme kararının (Hüküm) bölümünün 5. bendinde yer alan “4.100,00 TL” rakam kümesinin hükümden çıkartılarak yerine “8.103,36 TL” rakam kümesinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı'ya iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/696141100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz