Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3490 E. 2013/4254 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ sözleşmenin iptali↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ genel kredi sözleşmesi↗ fesih↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı ... A.Ş.'nin davalı ...A.Ş. ile ... ve ...'ya karşı açtığı dava sonucunda, finansal kiralama sözleşmesinin iptal edildiği ve finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, böylece dava konusu teminat mektubunun kullanılması için bir gerekçenin kalmadığı, zira teminatın davalı şirket ve ortaklarının dava dışı leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için alındığı, bu kiralama sözleşmesi leasing şirketince fesih edildiğinden teminat mektubunun teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, teminat mektubunun iadesi, bu mümkün olmadığı taktirde bedelinin depo edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu teminat mektubunun muhatabı olan dava dışı ... A.Ş.'nin, davalı... A.Ş. ile ... ve ...'ya karşı açtığı dava sonucunda, finansal kiralama sözleşmesinin feshedilip, finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, teminat mektubunun davalı şirket ve ortaklarının anılan leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için verildiğinden, teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa teminat mektubu halen muhatabın elinde olup iade edilmemiştir. Bu durumda muhatapça her an için tazmini talep edilebilir. O halde davacı banka açısından da teminat mektubu iade edilinceye kadar risk devam etmektedir. Davalılar vekilince sunulan temyiz dilekçesinde dahi teminat mektubunun halen mer’i olduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 30.1. ve 30.8. maddelerinde, davacı bankanın teminat mektubunu hiçbir gerekçe göstermeden her zaman geri isteyebileceği, 46.1. maddesinde ise kefillerin de aynı borçtan sorumlu olduğu bildirilmiştir. Davacı banka da keşide ettiği 06.01.2009 tarihli ihtarname ile davalıların genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş para borçları nedeniyle hesabın kat edildiğini bildirdikten sonra teminat mektubunun iadesini, bunun mümkün olmadığı taktirde bedelinin depo edilmesini istemiştir. O halde davalı bankanın talebi sözleşmeye uygun olup, mahkemenin gerekçesinde belirttiği ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12.....2010 tarih 2009/393 E.- 2010/537 K. sayılı kararı da teminat mektubunun teminat vasfının ortadan kalktığı anlamına gelmeyecektir. Kaldı ki anılan karar henüz kesinleşmemiş olup, nitekim Yargıtay 19. HD’nin 18.....2011 tarih ve 2011/3881 E.-12809 K. sayılı kararı ile de bozulmuştur.
Bu durum karşısında mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8630 E. 2013/12889 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin iptali · teminat mektubu · fesih · karar verilmesine yer olmadığına · teminat
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin davalı ...A.Ş. ile ... ve ...'ya karşı açtığı dava sonucunda, «finansal kiralama sözleşmesinin iptal» edildiği ve finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, böylece dava konusu «teminat mektubunun» kullanılması için bir gerekçenin kalmadığı, zira teminatın davalı şirket ve ortaklarının dava dışı leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için alındığı, bu kiralama sözleşmesi leasing şirketince «fesih» edildiğinden teminat mektubunun teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
A.Ş. ile ... ve ...'ya karşı açtığı dava sonucunda, «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedilip, finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, «teminat mektubunun» davalı şirket ve ortaklarının anılan leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için verildiğinden, teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Dava, «teminat mektubunun» iadesi, bu mümkün olmadığı taktirde bedelinin «depo» edilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAyakkabı A.Ş. ile ... ve...ya karşı açtığı dava sonucunda, «finansal kiralama sözleşmesinin iptal» edildiği ve finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, böylece dava konusu «teminat mektubunun» kullanılması için bir gerekçenin kalmadığı, zira teminatın davalı şirket ve ortaklarının dava dışı leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için alındığı, bu kiralama sözleşmesi leasing şirketince «fesih» edildiğinden teminat mektubunun teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.03.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4811 E. 2015/2951 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · hisse devri · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, şirket «hisse devrinin» 06.07.2009 tarihli sözleşmedeki bedel olan 1.550.000,00 TL üzerinden yapıldığı, 03.09.2009 tarihli sözleşmede yazılan miktarın şirketin kayıtlı sermayesi olduğu, davacılarca ödenen 1.550.000,00 TL'nin hisse devri bedeli olduğu, davalıların her iki sözleşmede de önceki borçları (leasing borcu dışında) üstlendikleri, yalnızca ilk sözleşmede leasing «borçlarını üstlendikleri», ancak ikinci sözleşmede bu borçların şirket borcu olduğunun kararlaştırıldığı, davalıların KDV alacakları hususunda her iki sözleşmede hüküm bulunmadığı, bu nedenle KDV alacaklarını talep etmelerinin mümkün görülmediği, aksi düşünülse bile ikinci sözleşmede, birinci sözleşmeye ödemeleri gereken leasing borçlarının şirkete devredilmiş olması karşısında bu alacaklarından vazgeçtiklerinin düşünülebileceği, ikinci sözleşmede, hem bu alacağa ilişkin «ihtarın» hükümsüz olduğunun belirtilmesi, hem de 6.maddede davalıların şirketten ve devir alanlardan hiç alacaklarının kalmadığının belirtilmesi karşısında bu istemlerinin …
-
Menfi tespit | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11335 E. 2010/12351 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takibin kesinleşmesi · ipoteğin kaldırılması · ipoteğin paraya çevrilmesi · ipotek · geçersizlik · yetki · kötüniyet · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile davalının yaptığı «takibin kesinleşmesinden» sonra, davacının açtığı o dava sonunda vekaletnamede geçerli bir «yetki» bulunmadan «ipotek» tesis edildiği gerekçesiyle «ipoteğin kaldırılmasına» karar verilmekle, takibin dayanağı olan ipoteğin «geçersiz» hale geldiği, alacağın temeli olan hukuki ilişkinin ortadan kalktığı, böyle bir ipoteğe itibar edilemeyeceği, davalının «kötüniyetinin» kanıtlanamadığı gerekçesiyle, «menfi tespit» isteminin kabulüne, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.01.2010 tarihli kararı ile mahkeme …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11028 E. 2013/21519 K.
Ortak:vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin davalı ...A.Ş. ile ... ve ...'ya karşı açtığı dava sonucunda, «finansal kiralama sözleşmesinin iptal» edildiği ve finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, böylece dava konusu «teminat mektubunun» kullanılması için bir gerekçenin kalmadığı, zira teminatın davalı şirket ve ortaklarının dava dışı leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için alındığı, bu kiralama sözleşmesi leasing şirketince «fesih» edildiğinden teminat mektubunun teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
A.Ş. ile ... ve ...'ya karşı açtığı dava sonucunda, «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedilip, finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, «teminat mektubunun» davalı şirket ve ortaklarının anılan leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için verildiğinden, teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… oğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin mahkemece hükmedilen «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece; yargılama sırasında «bononun» iadesi nedeni ile konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, «masraf» ve «vekalet ücreti» davacıya yükletilmiştir.
Ancak; dava tarihinde davacının bedelini ödediği «bononun» iadesini istemekte haklı olduğuna ve yargılama sırasında bononun iadesi sebebiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiğine göre,«yargılama giderlerinden» davalı tarafın sorumlu tutulması gerekir.Bu itibarla «masraf» ve «vekalet ücretinin» davacıya yükletilmesine ilişkin mahkeme kararı doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · bono · dosya masrafı
Benzer bu karardaAncak; dava tarihinde davacının bedelini ödediği «bononun» iadesini istemekte haklı olduğuna ve yargılama sırasında bononun iadesi sebebiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiğine göre,«yargılama giderlerinden» davalı tarafın sorumlu tutulması gerekir.Bu itibarla «masraf» ve «vekalet ücretinin» davacıya yükletilmesine ilişkin mahkeme kararı doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece; yargılama sırasında «bononun» iadesi nedeni ile konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, «masraf» ve «vekalet ücreti» davacıya yükletilmiştir.
Dava; bedeli ödenen «bono» nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve bononun iadesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3490 E. , 2013/4254 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2010 tarih ve 2009/828-2010/772 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.03.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasındaki 06.12.2007 tarihli 1.150.000,00 TL tutarlı ve 11.04.2008 tarihli ....000.100 USD tutarlı genel kredi sözleşmelerine, diğer davalıların müşterek borçlu ve kefil sıfatıyla taraf olduğunu, bu sözleşmelere istinaden müvekkilinin davalı şirket lehine 11.04.2008 tarihli 1.750.000 USD tutarlı kesin teminat mektubu verdiğini, bu teminat mektubunun 01.05.2014 tarihine kadar mer’i olduğunu, teminat mektubu bedelinin müvekkili bankaya depo edilmesi ve aslının da iade edilmesi için keşide edilen ihtarnameye rağmen davalıların edimlerini yerine getirmediği ileri sürerek, teminat mektubu bedelinin müvekkili banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini, bu olmadığı takdirde teminat mektubunun iadesinin sağlanmasını, dava sırasında tazmin edilmesi halinde teminat mektubu bedelinin %60 oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, halen mer'i olan teminat mektubunun risk gerçekleştiği halde muhatap ... A.Ş. tarafından nakde çevrilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı ... A.Ş.'nin davalı ...A.Ş. ile ... ve ...'ya karşı açtığı dava sonucunda, finansal kiralama sözleşmesinin iptal edildiği ve finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, böylece dava konusu teminat mektubunun kullanılması için bir gerekçenin kalmadığı, zira teminatın davalı şirket ve ortaklarının dava dışı leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için alındığı, bu kiralama sözleşmesi leasing şirketince fesih edildiğinden teminat mektubunun teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, teminat mektubunun iadesi, bu mümkün olmadığı taktirde bedelinin depo edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu teminat mektubunun muhatabı olan dava dışı ... A.Ş.'nin, davalı... A.Ş. ile ... ve ...'ya karşı açtığı dava sonucunda, finansal kiralama sözleşmesinin feshedilip, finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, teminat mektubunun davalı şirket ve ortaklarının anılan leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için verildiğinden, teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa teminat mektubu halen muhatabın elinde olup iade edilmemiştir. Bu durumda muhatapça her an için tazmini talep edilebilir. O halde davacı banka açısından da teminat mektubu iade edilinceye kadar risk devam etmektedir.
Davalılar vekilince sunulan temyiz dilekçesinde dahi teminat mektubunun halen mer’i olduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 30.1. ve 30.8. maddelerinde, davacı bankanın teminat mektubunu hiçbir gerekçe göstermeden her zaman geri isteyebileceği, 46.1. maddesinde ise kefillerin de aynı borçtan sorumlu olduğu bildirilmiştir. Davacı banka da keşide ettiği 06.01.2009 tarihli ihtarname ile davalıların genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş para borçları nedeniyle hesabın kat edildiğini bildirdikten sonra teminat mektubunun iadesini, bunun mümkün olmadığı taktirde bedelinin depo edilmesini istemiştir. O halde davalı bankanın talebi sözleşmeye uygun olup, mahkemenin gerekçesinde belirttiği ...
9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12.....2010 tarih 2009/393 E.- 2010/537 K. sayılı kararı da teminat mektubunun teminat vasfının ortadan kalktığı anlamına gelmeyecektir. Kaldı ki anılan karar henüz kesinleşmemiş olup, nitekim Yargıtay 19. HD’nin 18.....2011 tarih ve 2011/3881 E.-12809 K. sayılı kararı ile de bozulmuştur.
Bu durum karşısında mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin mahkemece hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449068200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz