Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8630 E. 2013/12889 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ sözleşmenin iptali↗ teminat mektubu↗ fesih↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava dışı Turkish Finansal Kiralama A.Ş.'nin davalı ... Ayakkabı A.Ş. ile ... ve...ya karşı açtığı dava sonucunda, finansal kiralama sözleşmesinin iptal edildiği ve finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, böylece dava konusu teminat mektubunun kullanılması için bir gerekçenin kalmadığı, zira teminatın davalı şirket ve ortaklarının dava dışı leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için alındığı, bu kiralama sözleşmesi leasing şirketince fesih edildiğinden teminat mektubunun teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.03.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3490 E. 2013/4254 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin iptali · teminat mektubu · fesih · karar verilmesine yer olmadığına · teminat
İncelediğiniz karardaAyakkabı A.Ş. ile ... ve...ya karşı açtığı dava sonucunda, «finansal kiralama sözleşmesinin iptal» edildiği ve finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, böylece dava konusu «teminat mektubunun» kullanılması için bir gerekçenin kalmadığı, zira teminatın davalı şirket ve ortaklarının dava dışı leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için alındığı, bu kiralama sözleşmesi leasing şirketince «fesih» edildiğinden teminat mektubunun teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.03.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunm …
Benzer bu karardaA.Ş.'nin davalı ...A.Ş. ile ... ve ...'ya karşı açtığı dava sonucunda, «finansal kiralama sözleşmesinin iptal» edildiği ve finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, böylece dava konusu «teminat mektubunun» kullanılması için bir gerekçenin kalmadığı, zira teminatın davalı şirket ve ortaklarının dava dışı leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için alındığı, bu kiralama sözleşmesi leasing şirketince «fesih» edildiğinden teminat mektubunun teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
A.Ş. ile ... ve ...'ya karşı açtığı dava sonucunda, «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedilip, finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, «teminat mektubunun» davalı şirket ve ortaklarının anılan leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için verildiğinden, teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Dava, «teminat mektubunun» iadesi, bu mümkün olmadığı taktirde bedelinin «depo» edilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · ihtarname · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDavacı banka da keşide ettiği 06.01.2009 tarihli «ihtarname» ile davalıların «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ödenmemiş para borçları nedeniyle hesabın kat edildiğini bildirdikten sonra «teminat mektubunun» iadesini, bunun mümkün olmadığı taktirde bedelinin «depo» edilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 30.1. ve 30.8. maddelerinde, davacı bankanın «teminat mektubunu» hiçbir gerekçe göstermeden her zaman geri isteyebileceği, 46.1. maddesinde ise kefillerin de aynı borçtan sorumlu olduğu bildirilmiştir.
1- Dava, «teminat mektubunun» iadesi, bu mümkün olmadığı taktirde bedelinin «depo» edilmesi istemine ilişkindir.
… oğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin mahkemece hükmedilen «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4811 E. 2015/2951 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · hisse devri · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, şirket «hisse devrinin» 06.07.2009 tarihli sözleşmedeki bedel olan 1.550.000,00 TL üzerinden yapıldığı, 03.09.2009 tarihli sözleşmede yazılan miktarın şirketin kayıtlı sermayesi olduğu, davacılarca ödenen 1.550.000,00 TL'nin hisse devri bedeli olduğu, davalıların her iki sözleşmede de önceki borçları (leasing borcu dışında) üstlendikleri, yalnızca ilk sözleşmede leasing «borçlarını üstlendikleri», ancak ikinci sözleşmede bu borçların şirket borcu olduğunun kararlaştırıldığı, davalıların KDV alacakları hususunda her iki sözleşmede hüküm bulunmadığı, bu nedenle KDV alacaklarını talep etmelerinin mümkün görülmediği, aksi düşünülse bile ikinci sözleşmede, birinci sözleşmeye ödemeleri gereken leasing borçlarının şirkete devredilmiş olması karşısında bu alacaklarından vazgeçtiklerinin düşünülebileceği, ikinci sözleşmede, hem bu alacağa ilişkin «ihtarın» hükümsüz olduğunun belirtilmesi, hem de 6.maddede davalıların şirketten ve devir alanlardan hiç alacaklarının kalmadığının belirtilmesi karşısında bu istemlerinin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4618 E. 2020/3432 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · satış sözleşmesi · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · kefalet · kefil · protokol · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan değerlendirme sonucu, taraflar arasındaki 25.01.2006 tarihli «protokolde» "sözleşme tarihinden" önceki borçlanmalarla ilgili davacının yapacağı ödemelerin şirketi devralanlarca davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, leasing sözleşmesi ile protokolün aynı tarihli olması sebebiyle şahsen «kefil» olunan leasing sebebiyle yapılan ödemelerin protokol kapsamında değerlendirilemeyeceği, protokol tarihinden önceki döneme ilişkin borçların üstlenildiği kabul edilmiş ise de, 25.01.2006 tarihli protokolün 7. maddesinde bahsedilen hisse «satış sözleşmesinden» önceki şirket borçlanmalarına şahsi «kefalet» verilmesi tarihi ile kastedilenin protokol tarihi değil, hisselerin Kanun'a uygun şekilde satışına ilişkin resmi sözleşme tarihi olarak anlaşılması gerektiği, «limited şirkette hisse devri» 6102 sayılı TTK 595 (ETTK 520vd) ve devamında öngörülen prosedüre tabi olup, somut uyuşmazlıkta resmi «hisse devir sözleşme» tarihi 16.03.2006 tarihi olmakla, bu tarihe kadar yapılan ödemelerin protokol kapsamında olduğunun kabulü gerekeceğinden protokol tarihi esas alınmak sureti ile öd …
Davacılar vekili, davalı şirket hisselerinin müvekkili ... tarafından davalı şahıslara 25.01.2006 tarihli «protokol» ile devredildiğini, davalıların anılan protokol hükümleri gereğince üstlendikleri edimleri yerine getirmemeleri sebebiyle, müvekkillerinin birtakım ödemeler ve mal «teslimi» yapmak durumunda kaldıklarını ileri sürerek, ödenen tutarların ve mal bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Yine davacı leasing ödemeleri dışında, Vergi Dairesi ve SGK gibi kamu kurum ve kuruluşlarına, üçüncü kişilere ödeme ve mal «teslimi» yapıldığını da iddia ederek, delillerini «ibraz» etmiş olup, bunların «protokol» kapsamında olup olmadığı hususunun da karar yerinde tartışılmaması doğru olmamış, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 04.06.2018 tar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8630 E. , 2013/12889 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2010 gün ve 2009/828-2010/772 sayılı kararı bozan Daire’nin 07.03.2013 gün ve 2011/3490-2013/4254 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasındaki 06.12.2007 tarihli 1.150.000,00 TL tutarlı ve 11.04.2008 tarihli 2.000.100 USD tutarlı genel kredi sözleşmelerine, diğer davalıların müşterek borçlu ve kefil sıfatıyla taraf olduğunu, bu sözleşmelere istinaden müvekkilinin davalı şirket lehine 11.04.2008 tarihli 1.750.000 USD tutarlı kesin teminat mektubu verdiğini, bu teminat mektubunun 01.05.2014 tarihine kadar mer’i olduğunu, teminat mektubu bedelinin müvekkili bankaya depo edilmesi ve aslının da iade edilmesi için keşide edilen ihtarnameye rağmen davalıların edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, teminat mektubu bedelinin müvekkili banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini, bu olmadığı takdirde teminat mektubunun iadesinin sağlanmasını, dava sırasında tazmin edilmesi halinde teminat mektubu bedelinin %60 oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, halen mer'i olan teminat mektubunun risk gerçekleştiği halde muhatap Turkish Finansal Kiralama A.Ş. tarafından nakde çevrilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dışı Turkish Finansal Kiralama A.Ş.'nin davalı ... Ayakkabı A.Ş. ile ... ve...ya karşı açtığı dava sonucunda, finansal kiralama sözleşmesinin iptal edildiği ve finansal kiralamaya konu taşınmazların iadesine karar verildiği, böylece dava konusu teminat mektubunun kullanılması için bir gerekçenin kalmadığı, zira teminatın davalı şirket ve ortaklarının dava dışı leasing şirketinden kiraladıkları taşınmazlar için alındığı, bu kiralama sözleşmesi leasing şirketince fesih edildiğinden teminat mektubunun teminat vasfının da ortadan kalktığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.03.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039315500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz