6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasarrufun İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16372 E. 2013/4558 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü aldatma (hile) ortaklık sözleşmesi kesin süre dolandırıcılık kâr payı havale ek tasfiye iflas taahhütname eksik inceleme ibraz kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: BK · SPK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça makbuz karşılığı para yatırıldığı ve dava dışı ... ... A.G. şirketine ortak olunduğu ileri sürülmüş ise de, buna ilişkin herhangi bir belge aslının sunulamadığı, dosyaya sunulan belge fotokopilerinin ortaklığı kanıtlar nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların tazmin yükümlülüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, dava dışı yabancı şirkete para yatırıldığına ilişkin bir belge aslının sunulamadığı, dosyaya sunulan belge fotokopilerinin ortaklığı kanıtlar nitelikte bulunmadığı ve bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça sureti sunulan ortaklık sözleşmesinin aslının sunulması için davacıya usulüne uygun kesin süre verilmediği gibi dava dışı şirketin yetkilisine havale yoluyla para gönderildiği iddia edilmesine ve buna ilişkin dekont dosyaya sunulmasına rağmen mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma ve değerlendirme de yapılmamıştır.

Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davalı ...'ün de sanık olduğu ... 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “... Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına ... GmbH’nin sahip olduğu, ... A.G’nin de ... GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip bulunduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün ... dışındaki ... GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ... Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ... Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün ... dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile ... içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, ... A.G’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, ... GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” yönünde tespitlerin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece, öncelikle davacı yanın suretini ibraz ettiği ortaklık sözleşmesinin aslının ibrazı için davacı yana kesin önel verilerek, sunulduğu ve gerektiği takdirde bu belge üzerinden yabancı adli makamlardan yardım istenmek suretiyle keyfiyetin sorulup saptanması, belge aslının sunulmaması halinde davacı tarafça dosyaya ibraz edilen dekonta konu paranın dava dışı yabancı şirketin hesaplarına intikal edip etmediğinin araştırılması, şayet söz konusu para dava dışı şirket hesaplarına geçirilmiş ise yukarıda değinilen ceza mahkemesindeki tespitler de göz önünde bulundurularak bu paradan davalıların sorumlu olup olmadıklarının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/104 E. 2010/10523 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8596 E. 2014/16857 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11113 E. 2012/2839 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6767 E. 2011/17224 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3853 E. 2011/15035 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5593 E. 2012/4723 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmenin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7547 E. 2012/7776 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5796 E. 2012/5188 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/16372 E.  ,  2013/4558 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.06.2012 tarih ve 2008/1032-2012/387 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...’ün Türkiye ve ...’da bir çok şirket kurduğunu, özellikle ...’da kurduğu şirketler vasıtasıyla talep edildiği an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek faiz verileceği garantileriyle bu ülkede çalışan kişilerden para topladığını, müvekkilinden de aynı şekilde para tahsil edildiğini, karşılığında sözleşmenin feshini bildirir “Kar Payı Dağıtımı Puan Çizelgesi” başlıklı belge verdiğini, talep edilmesine rağmen parasının iade edilmediğini, davalı gerçek kişinin SPK mevzuatına aykırı davranışları nedeniyle mahkum edildiğini, ayrıca ... dışında kurduğu şirketler vasıtasıyla paral toplaması ve bu parayı davalı şirkete aktarması nedeniyle hakkında dolandırıcılık suçundan ceza davası açıldığını, ...

GmbH ile ... A.G’nin iflas ederek ...’daki ticaret sicilinden kayıtlarının silindiğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin bu şirketlere başvurma şansının olmadığını, davalı gerçek kişi tarafından ... dışında kurulan şirketlerin içlerinin boşaltılarak diğer davalı şirkete aktarıldığını, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, davalıların fiillerinin ..., SPK, BK ve Bankalar Kanunu hükümlerine aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve 20.000 DM karşılığı 20.802,43 TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, husumetin ... ... GMBH’ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilleri ile davacı arasında bir ilişkinin bulunmadığını, davacının ... dışındaki şirkete ortak olup olmadığının belli olmadığını, ortak olması halinde ise davacının kâr ve zarar ortaklığına bilerek katıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça makbuz karşılığı para yatırıldığı ve dava dışı ... ... A.G. şirketine ortak olunduğu ileri sürülmüş ise de, buna ilişkin herhangi bir belge aslının sunulamadığı, dosyaya sunulan belge fotokopilerinin ortaklığı kanıtlar nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların tazmin yükümlülüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, dava dışı yabancı şirkete para yatırıldığına ilişkin bir belge aslının sunulamadığı, dosyaya sunulan belge fotokopilerinin ortaklığı kanıtlar nitelikte bulunmadığı ve bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça sureti sunulan ortaklık sözleşmesinin aslının sunulması için davacıya usulüne uygun kesin süre verilmediği gibi dava dışı şirketin yetkilisine havale yoluyla para gönderildiği iddia edilmesine ve buna ilişkin dekont dosyaya sunulmasına rağmen mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma ve değerlendirme de yapılmamıştır.

Dairemize intikal eden emsal dosyalardan, davalı ...'ün de sanık olduğu ...

8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “... Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına ... GmbH’nin sahip olduğu, ... A.G’nin de ... GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip bulunduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün ... dışındaki ... GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ... Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ... Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün ... dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile ... içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ...

olduğu, ... A.G’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, ... GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” yönünde tespitlerin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece, öncelikle davacı yanın suretini ibraz ettiği ortaklık sözleşmesinin aslının ibrazı için davacı yana kesin önel verilerek, sunulduğu ve gerektiği takdirde bu belge üzerinden yabancı adli makamlardan yardım istenmek suretiyle keyfiyetin sorulup saptanması, belge aslının sunulmaması halinde davacı tarafça dosyaya ibraz edilen dekonta konu paranın dava dışı yabancı şirketin hesaplarına intikal edip etmediğinin araştırılması, şayet söz konusu para dava dışı şirket hesaplarına geçirilmiş ise yukarıda değinilen ceza mahkemesindeki tespitler de göz önünde bulundurularak bu paradan davalıların sorumlu olup olmadıklarının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449054600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.