Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3853 E. 2011/15035 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü↗ tahsilat makbuzu↗ aldatma (hile)↗ ortaklık sözleşmesi↗ adi ortaklık↗ pasif husumet yokluğu↗ dolandırıcılık↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ ortaklık ilişkisi↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, sanıklar arasında davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “Jetpa Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve tahsilat makbuzuyla 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı ... ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu belirttiği dava tarihinden sonra ortaya çıkan vakalar, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.
Bu durumda mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6767 E. 2011/17224 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · dolandırıcılık · pasif husumet · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Benzer bu kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ..... ve ....’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, .....’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirkete sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptığı, davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketten talepte bulunabileceği, davalılara yapılan bir ödeme bulunmadığı ve davacının davalı şirketin ortağı olmadığından davalıların «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirkete sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptığı, davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketten talepte bulunabileceği, davalılara yapılan bir ödeme bulunmadığı ve davacının davalı şirketin ortağı olmadığından davalıların «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11113 E. 2012/2839 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · kâr payı · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Benzer bu kararda… te ortak olmak amacıyla para verdiği, bu şirketin davalı Holdingin ortağı bulunduğu, davacının yurt dışında ödeme yaptığı dava dışı şirkete dava açmadan, davalılara «husumet» yöneltmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar yurt dışında ödeme yapılan şirketin «iflas» ettiği ileri sürülmüş ise de, iflas eden yurt dışı şirkete iflas aşamasında da hukuken müracaat yollarının mevcut olduğu, bu yollara başvurulup, başvuru sonuçsuz kalmadan davalılardan talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… rinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu ....’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, ....’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ........., ve..........,’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, .........,ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ..............,ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılm …
10.03.1999 tarihli «tahsilat makbuzuyla» 60.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14660 E. 2011/8618 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · dolandırıcılık · pasif husumet · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · dava şartı
İncelediğiniz kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Benzer bu kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 08.07.199 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 100.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirkete sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptığı, davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketten talepte bulunabileceği, davalılara yapılan bir ödeme bulunmadığı ve davacının davalı şirketin ortağı olmadığından davalıların «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · ba formu · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirkete sessiz ortak olmak amacıyla ödeme yaptığı, davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketten talepte bulunabileceği, davalılara yapılan bir ödeme bulunmadığı ve davacının davalı şirketin ortağı olmadığından davalıların «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, 08.07.199 tarihli “Kâr «payı» ortaklık sertifikası talep «formu»” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 100.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5593 E. 2012/4723 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… na sahip bulunduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile yurt dışına mukim Jetpa AG arasında bu ülke yasalarına göre sessiz «ortaklık ilişkisi» kurulduğu, bu amaçla paranın verildiği, yurt dışındaki bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin mümkün olmadığı, anılan şirketin «iflas» ettiği bildirilmiş ise de yurt dışı şirketlere iflas aşamasında da hukuki müracaat yollarının bulunduğu, bu yollara başvurmadan yasada düzenlenen veya doktrinde ye …
01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” ve 13.8.1999 tarihli «tahsilat makbuzuyla» 100.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5796 E. 2012/5188 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · iflas · yönetim kurulu kararı · taahhütname · dava şartı
İncelediğiniz kararda… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Benzer bu kararda… na sahip bulunduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadı …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile yurt dışına mukim Jetpa AG arasında bu ülke yasalarına göre sessiz «ortaklık ilişkisi» kurulduğu, bu amaçla paranın verildiği, yurt dışındaki bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
10.11.1999 ve 08.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” ibareli belgelerle toplam 25.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5592 E. 2012/4966 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile yurt dışına mukim Jetpa AG arasında bu ülke yasalarına göre sessiz «ortaklık ilişkisi» kurulduğu, bu amaçla paranın verildiği, yurt dışındaki bu şirkete başvurmadan davalılara «husumet» yöneltmesinin mümkün olmadığı, anılan şirketin «iflas» ettiği bildirilmiş ise de yurt dışı şirketlere iflas aşamasında da hukuki müracaat yollarının bulunduğu, bu yollara başvurmadan yasada düzenlenen veya doktrinde yer alan bir görüşe dayanarak talepte bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü...ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı,...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadı …
Somut olayda 55.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1556 E. 2012/8450 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · tahsilat makbuzu · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · kâr payı · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar dava dışı şirketler ile davalı şirket kardeş şirket olsalar da, ayrı ayrı «tüzel kişiliklere» sahip olduklarından davacının davasını öncelikle parayı tahsil eden şirketlere yöneltmesi gerektiği, bu aşamada davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık Memet ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktad …
08.01.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 10.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar dava dışı şirketler ile davalı şirket kardeş şirket olsalar da, ayrı ayrı «tüzel kişiliklere» sahip olduklarından davacının davasını öncelikle parayı tahsil eden şirketlere yöneltmesi gerektiği, bu aşamada davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7547 E. 2012/7776 K.
Ortak:sermaye taahhüdü · pasif husumet yokluğu · dolandırıcılık · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen «adi ortaklık ilişkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… smına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve «tahsilat makbuzuyla» 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Benzer bu kararda… na sahip bulunduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne «sermaye taahhüdünü» yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin «tasfiye» işleminin başladığı ve mahkemece «iflasının» kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr «payı» şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
… A.Ş. nin ortağı bulunduğu, davalı şirketin ortağı olan ve davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketlerin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi sorumlu tutmanın mümkün olmadığı,öncelikle dava dışı şirketlere «husumet» yöneltilerek dava açılması, bu şirketlerle ilgili taleplerden sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayada “Ortaklık Sözleşmesi” ibareli belgelerle toplam 10.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading Gmbh arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir «ortaklık ilişkisi» kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3853 E. , 2011/15035 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/05/2009 tarih ve 2008/1466-2009/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14,200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yüksek getiri vaadi üzerine 5.000 DM parayı yurtdışında bulunan Jetpa AG isimli şirkete yatırdığını ancak yurtdışındaki şirketlerin iflas ederek ticaret sicilinden terkin edildiklerini, bu şirketler tarafından tahsil edilen paraların yasal davalı ... bünyesinde toplandığını ve gerçek kişi davalı hakkında açılan ceza davasının mahkumiyetle sonuçlandığını ileri sürerek, 5.000 DM karşılığı olan 5.200,59 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, sanıklar arasında davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “Jetpa Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...
ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve tahsilat makbuzuyla 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı ... ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu belirttiği dava tarihinden sonra ortaya çıkan vakalar, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.
Bu durumda mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034609300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz