6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7547 E. 2012/7776 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye taahhüdü aldatma (hile) ortaklık sözleşmesi pasif husumet yokluğu dolandırıcılık pasif husumet husumet yokluğu ortaklık ilişkisi kâr payı ek tasfiye iflas yönetim kurulu kararı taahhütname eksik inceleme ibraz husumet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 53 · SPK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacıların, dava dışı şirkete sessiz ortak olmak amacı ile ödeme yaptıklarının tarafların kabulünde olduğu, anılan şirketlerin aynı zamanda davalı Jet-pa Holding A.Ş. nin ortağı bulunduğu, davalı şirketin ortağı olan ve davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketlerin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi sorumlu tutmanın mümkün olmadığı,öncelikle dava dışı şirketlere husumet yöneltilerek dava açılması, bu şirketlerle ilgili taleplerden sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili, sanıklar arasında davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “Jetpa Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip bulunduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Somut olayada “Ortaklık Sözleşmesi” ibareli belgelerle toplam 10.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading Gmbh arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketlerin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Akdi ilişki davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.

Bu durumda mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alınarak, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6767 E. 2011/17224 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5593 E. 2012/4723 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3853 E. 2011/15035 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5796 E. 2012/5188 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5592 E. 2012/4966 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14660 E. 2011/8618 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11113 E. 2012/2839 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5580 E. 2012/5061 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7547 E.  ,  2012/7776 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.10.2008 tarih ve 2008/252-2008/326 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...’ün Türkiye ve Almanya’da bir çok şirket kurduğunu, özellikle Almanya’da kurduğu şirketler vasıtasıyla talep edildiği an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek faiz verileceği garantileriyle bu ülkede çalışan kişilerden para topladığını, müvekkilinden de aynı şekilde para tahsil edildiğini, karşılığında ‘Jetpa İnternational marketing and trading GmbH’ ibareli tahsilat makbuzu ve "Jetpa Ortaklık Sözleşmesi" adlı belgeler verildiğini, davalı gerçek kişinin SPK mevzuatına aykırı davranışları nedeniyle mahkum edildiğini, ayrıca yurt dışında kurduğu şirketler vasıtasıyla paralar topladığı ve bu paraları davalı şirkete aktardığı fiillerini kapsar şekilde hakkında dolandırıcılık nedeniyle ceza davası açıldığını, Jetpa GmbH ile Jetpa AG’nin iflas ederek Almanya’daki ticaret sicilinden kayıtlarının silindiğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin bu şirketlere başvurma şansının olmadığını, davalı gerçek kişi tarafından içlerinin boşaltılarak diğer davalı şirkete aktarıldığını, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, davalıların fiillerinin TTK, SPK, BK ve Bankalar Kanunu’na aykırı bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve 9.818,32-TL.nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacıların, dava dışı şirkete sessiz ortak olmak amacı ile ödeme yaptıklarının tarafların kabulünde olduğu, anılan şirketlerin aynı zamanda davalı Jet-pa Holding A.Ş. nin ortağı bulunduğu, davalı şirketin ortağı olan ve davacıların ödeme yaptıkları dava dışı şirketlerin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiyi sorumlu tutmanın mümkün olmadığı,öncelikle dava dışı şirketlere husumet yöneltilerek dava açılması, bu şirketlerle ilgili taleplerden sonuç alınamaması halinde davalılara husumet yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili, sanıklar arasında davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “Jetpa Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip bulunduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ...

ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Somut olayada “Ortaklık Sözleşmesi” ibareli belgelerle toplam 10.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading Gmbh arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketlerin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Akdi ilişki davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirketi ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.

Bu durumda mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alınarak, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058664300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.