Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4121 E. 2013/4036 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık ilkesi↗ hakim ortak↗ aciz vesikası↗ taleple bağlılık↗ halefiyet↗ borcun üstlenilmesi↗ feragat↗ havale↗ ıslah↗ yasal faiz↗ ilan↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının ... ... Ltd. hakkındaki takibin sonuçsuz kaldığına ilişkin aciz vesikasının iş bu davadan sonra alındığı, bu nedenle erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı yazısına göre ... ... Ltd.’in yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edildiği ve bu durumun 07.03.2004 tarihli resmi gazetede ilan edildiği belirtilmiş olup, bu durumda aciz belgesinin dava açıldıktan sonraki bir tarihte düzenlenmiş olsa bile, davacı tarafından başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığı ve davacının alacağını icra yoluyla tahsil etme imkanı ulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının mevduatının davalı bankanın görevlileri tarafından daha fazla faiz ödeneceği telkin ve yönlendirmeleri ile ... güvencesinde bulunmayan davalı banka ile organik bağı olan ... ... Ltd.’ye havale edildiği, ... AŞ.’nin bu şekilde topladığı mevduatları bankanın hakim ortaklarına ait şirketlere usulsüz kredi olarak kullandırdığı, alacağın tahsil edilemediği, davacının bu şekilde oluşan zararından davalı bankanın halefiyet gereği sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 38.858,18 EURO’nun 03.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, borcu üstlenen ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait davalı bankada bulunan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, davalı bankanın devraldığı ... AŞ.’de bulunan davacıya ait döviz hesabındaki paranın dava dışı ... ... Ltd. Şti. isimli bankaya izinsiz olarak gönderildiği iddia edilerek şimdilik 6.000,00 TL’nin tahsili talep edilmiş, yargılama sırasında alacak miktarı ıslah edilerek 38.874,00 EURO’nun tahsili istenilmiştir.
Oysa, davacı vekilince, başlangıçta döviz cinsinden talepte bulunulabilecekken, bu tercih edilmemiş olduğundan, döviz cinsinden talepte bulunma hakkından feragat edilmiş sayılacağından, artık bir daha ıslah yolu ile dahi döviz üzerinden talepte bulunulması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece, açıklanan ilkeler doğrultusunda, HUMK'nın 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3656 E. 2010/3393 K.
Ortak:aciz vesikası · Alacak
İncelediğiniz karardaLtd. hakkındaki takibin sonuçsuz kaldığına ilişkin «aciz vesikasının» iş bu davadan sonra alındığı, bu nedenle erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı yazısına göre ... ...
Benzer bu karardaMahkemece, «aciz vesikasının» dava tarihinden sonra alınması nedeniyle, dava tarihinde davacının off-shore şirketinden tahsili için gereken işlemleri tamamlamadığından erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5289 E. 2011/4753 K.
Ortak:aciz vesikası · havale · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaLtd. hakkındaki takibin sonuçsuz kaldığına ilişkin «aciz vesikasının» iş bu davadan sonra alındığı, bu nedenle erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı yazısına göre ... ...
… nluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edildiği ve bu durumun 07.03.2004 tarihli resmi gazetede «ilan» edildiği belirtilmiş olup, bu durumda aciz belgesinin dava açıldıktan sonraki bir tarihte düzenlenmiş olsa bile, davacı tarafından başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığı ve davacının alacağını icra yoluyla tahsil etme imkanı ulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının mevduatının davalı bankanın «görevlileri» tarafından daha fazla faiz ödeneceği telkin ve yönlendirmeleri ile ... güvencesinde bulunmayan davalı banka ile organik bağı olan ... ...
Ltd.’ye «havale» edildiği, ...
Benzer bu kararda… me imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
Her ne kadar davacı tarafından öncelikle off-shore bankası aleyhine dava açılmadan ve borç ödemeden aciz belgesi alınmadan işbu dava açılmış olsa da, aynı konuda Dairemize intikal eden diğer dava dosyalarında off-shore bankası hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği off shore bankasına başvurmadan, o banka adına işlem yaptığını ileri sürerek davalı banka aleyhine dava açamayacağı, böyle bir davanın zamansız açıldığı ve bu aşamada dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2330 E. 2011/309 K.
Ortak:aciz vesikası · havale · ıslah · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaLtd. hakkındaki takibin sonuçsuz kaldığına ilişkin «aciz vesikasının» iş bu davadan sonra alındığı, bu nedenle erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı yazısına göre ... ...
… nluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edildiği ve bu durumun 07.03.2004 tarihli resmi gazetede «ilan» edildiği belirtilmiş olup, bu durumda aciz belgesinin dava açıldıktan sonraki bir tarihte düzenlenmiş olsa bile, davacı tarafından başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığı ve davacının alacağını icra yoluyla tahsil etme imkanı ulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının mevduatının davalı bankanın «görevlileri» tarafından daha fazla faiz ödeneceği telkin ve yönlendirmeleri ile ... güvencesinde bulunmayan davalı banka ile organik bağı olan ... ...
Ltd.’ye «havale» edildiği, ...
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacınınalacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK'nun 53.maddesi kapsamında değerlendirilmesi, davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» hileli davranışlarının, telkin ve yönlendirmelerinin ve davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi, o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden «aciz vesikası» alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba «havale» edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu,bankalara olan güven ve «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı hususunun «kesinleşen ilam» ile daha önce belirlendiği, «ıslah» dilekçesindeki «imza inkarına» bu nedenle itibar edilmediği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, Efektifbank Off Shore Ltd. nin ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu ve onun verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, aksi yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın re …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · erken açılan dava · imza inkarı · organik bağ · kesinleşen ilam · ilamsız icra takibi · dolandırıcılık · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı hususunun «kesinleşen ilam» ile daha önce belirlendiği, «ıslah» dilekçesindeki «imza inkarına» bu nedenle itibar edilmediği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, Efektifbank Off Shore Ltd. nin ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu ve onun verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, aksi yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın re …
… aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden «aciz vesikası» alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba «havale» edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu,bankalara olan güven ve «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlattığı «ilamsız icra takibi» sırasında aldığı «aciz vesikasının» iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiştir.
… rbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10329 E. 2013/10137 K.
Ortak:aciz vesikası · havale · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaLtd. hakkındaki takibin sonuçsuz kaldığına ilişkin «aciz vesikasının» iş bu davadan sonra alındığı, bu nedenle erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı yazısına göre ... ...
… nluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edildiği ve bu durumun 07.03.2004 tarihli resmi gazetede «ilan» edildiği belirtilmiş olup, bu durumda aciz belgesinin dava açıldıktan sonraki bir tarihte düzenlenmiş olsa bile, davacı tarafından başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığı ve davacının alacağını icra yoluyla tahsil etme imkanı ulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının mevduatının davalı bankanın «görevlileri» tarafından daha fazla faiz ödeneceği telkin ve yönlendirmeleri ile ... güvencesinde bulunmayan davalı banka ile organik bağı olan ... ...
Ltd.’ye «havale» edildiği, ...
Benzer bu kararda… imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkması karşısında, davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle Sümerbank A. …
Mahkemece, Dairemizin 25.05.2005 tarih 2004/7503 E, 2005/5457 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının TMSF kapsam ve güvencesinde olmayan hesap türünü benimseyerek mevduatını talimat yolu ile Off Shore Bankasına «havale» etmesi, buradan sonuç alınamadığında davalı bankaya başvurması gerekeceğinden, davanın erken açıldığı gerekçesiyle dinlenilme koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Keza, off-shore banka hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı dosyada mevcut aciz vesikaları ile sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4121 E. , 2013/4036 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2010 tarih ve 2009/298-2010/582 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi borcu üstlenen ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.02.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devredilen ... A.Ş.’nın ... Şubesi'nde 14.07.1999 tarihinde 101.800 DM yatırarak hesap açtırdığını, hesabın 02.12.1999 tarihinde 111.342 DM'a ulaştığını, hesaptan 03.12.1999 tarihinde 35.342 DM çekilmesi sonrasında bakiye 76.000 DM kaldığını, ... A.Ş.'ye el konulması üzerine hesaptaki paranın davacıya ödenmediğini, yapılan araştırmada banka yetkililerinin bankaya olan güveni kötüye kullanarak, boş olarak davacıya imzalatılan havale talimatlarını doldurarak ... A.Ş. yönetimince KKTC’de paravan olarak kurdurulmuş olan ... ... Ltd. adlı banka adına ... A.Ş. ... Şubesi ve merkez şubede açılan hesaba havale edildiğinin belirlendiğini, yapılan işlemin kanuna karşı hile ile havale görünümü verilmiş mevduat toplamak olduğunu, müvekkilince ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın erken açıldığından bahisle reddedildiğini, ... ... Ltd. aleyhine açılan davanın kabul edildiğini, ancak icra takibinde borçluya ödeme emrinin tebliğ edilemediğini ...’ın herhangi bir mal varlığının da bulunmadığını, başvurulardan bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, şimdilik 6.000 YTL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile 38.874,00 EURO’nun temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının ... ... Ltd. hakkındaki takibin sonuçsuz kaldığına ilişkin aciz vesikasının iş bu davadan sonra alındığı, bu nedenle erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı yazısına göre ... ... Ltd.’in yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edildiği ve bu durumun 07.03.2004 tarihli resmi gazetede ilan edildiği belirtilmiş olup, bu durumda aciz belgesinin dava açıldıktan sonraki bir tarihte düzenlenmiş olsa bile, davacı tarafından başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığı ve davacının alacağını icra yoluyla tahsil etme imkanı ulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının mevduatının davalı bankanın görevlileri tarafından daha fazla faiz ödeneceği telkin ve yönlendirmeleri ile ...
güvencesinde bulunmayan davalı banka ile organik bağı olan ... ... Ltd.’ye havale edildiği, ... AŞ.’nin bu şekilde topladığı mevduatları bankanın hakim ortaklarına ait şirketlere usulsüz kredi olarak kullandırdığı, alacağın tahsil edilemediği, davacının bu şekilde oluşan zararından davalı bankanın halefiyet gereği sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 38.858,18 EURO’nun 03.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, borcu üstlenen ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait davalı bankada bulunan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, davalı bankanın devraldığı ... AŞ.’de bulunan davacıya ait döviz hesabındaki paranın dava dışı ... ... Ltd. Şti. isimli bankaya izinsiz olarak gönderildiği iddia edilerek şimdilik 6.000,00 TL’nin tahsili talep edilmiş, yargılama sırasında alacak miktarı ıslah edilerek 38.874,00 EURO’nun tahsili istenilmiştir.
Oysa, davacı vekilince, başlangıçta döviz cinsinden talepte bulunulabilecekken, bu tercih edilmemiş olduğundan, döviz cinsinden talepte bulunma hakkından feragat edilmiş sayılacağından, artık bir daha ıslah yolu ile dahi döviz üzerinden talepte bulunulması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece, açıklanan ilkeler doğrultusunda, HUMK'nın 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448627200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz