Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3656 E. 2010/3393 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aciz vesikası↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, aciz vesikasının dava tarihinden sonra alınması nedeniyle, dava tarihinde davacının off-shore şirketinden tahsili için gereken işlemleri tamamlamadığından erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/154 E. 2022/1985 K.
Ortak:aciz vesikası · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, «aciz vesikasının» dava tarihinden sonra alınması nedeniyle, dava tarihinde davacının off-shore şirketinden tahsili için gereken işlemleri tamamlamadığından erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… ya kapsamına göre, borcun tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibinin dava konusu sözleşmeye istinaden başlatıldığı, ancak dosyada davalıya çıkarılan «tebligatın» iade dönmesine rağmen «aciz vesikasının» gerekli araştırmalar yapılmadan tanzim edildiği, «usulüne uygun tebliğ» edilmemiş bir «ödeme emri» söz konusu iken takip borçlusu aleyhine düzenlenen aciz vesikası hukuki sonuçlarını doğurmayacağı, alacağın dayanağı sözleşmeye istinaden yapılan takibin ise («son» işlem tarihi göz önüne alındığında) düştüğü, bu haliyle 2007 tarihli icra takip dosyasının, takibin açılmasıyla maddi hukuk yönünden etkilerinin ortadan kalktığı, 10/11/2000 tarihli sözleşmeye dayalı borcun «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının açmış olduğu davada 17.05.2016 tarihli «aciz vesikasının» bulunduğu, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ve yapılan yargılama sonucunda usulüne uygun bir «aciz vesikası» bulunmadığı ve davacı alacağının «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle yeniden davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri · usulüne uygun tebliğ · hukuki yarar · tebligat · kredi sözleşmesi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ya kapsamına göre, borcun tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibinin dava konusu sözleşmeye istinaden başlatıldığı, ancak dosyada davalıya çıkarılan «tebligatın» iade dönmesine rağmen «aciz vesikasının» gerekli araştırmalar yapılmadan tanzim edildiği, «usulüne uygun tebliğ» edilmemiş bir «ödeme emri» söz konusu iken takip borçlusu aleyhine düzenlenen aciz vesikası hukuki sonuçlarını doğurmayacağı, alacağın dayanağı sözleşmeye istinaden yapılan takibin ise («son» işlem tarihi göz önüne alındığında) düştüğü, bu haliyle 2007 tarihli icra takip dosyasının, takibin açılmasıyla maddi hukuk yönünden etkilerinin ortadan kalktığı, 10/11/2000 tarihli sözleşmeye dayalı borcun «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tarımsal «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacının açmış olduğu davada 17.05.2016 tarihli «aciz vesikasının» bulunduğu, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ve yapılan yargılama sonucunda usulüne uygun bir «aciz vesikası» bulunmadığı ve davacı alacağının «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle yeniden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3656 E. , 2010/3393 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.04.2007 gün ve 2006/607-2007/239 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.05.2009 gün ve 2007/11449-2009/6410 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.11.1999 tarihinde davalıya devir edilen Sümerbank A.Ş. Sinop Şubesi’nde (100.000)USD tutarında hesap açtırdığını, şube tarafından ikna suretiyle parasının off-shore hesabına aktarıldığını, müvekkilinin muhatabının davalı banka olması nedeniyle banka aleyhine açılan davanın erken açıldığından bahisle reddedildiğini, off-shore şirketi açısından ise kabul edildiğini, bu şirket aleyhine icra takibi yapıldığını ancak TMSF’nin hacizleri nedeniyle tahsil imkanı kalmadığını ve şirket hakkında aciz vesikası aldıklarını, banka hakkındaki erken dava açılma nedenlerinin ortadan kalktığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (6.000)USD’nin fiili tahsil tarihindeki TL karşılığının 22.12.1999 tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, aciz vesikasının dava tarihinden sonra alınması nedeniyle, dava tarihinde davacının off-shore şirketinden tahsili için gereken işlemleri tamamlamadığından erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, Bankalar Kanunu’nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davalı ... A.Ş.’nden harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 26.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015040400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz